MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ » BİLİM.ORG BİLİM VE TEKNOLOJİ HABERLERİ

BİLİM.ORG BİLİM VE TEKNOLOJİ HABERLERİ

Bilim.org

  • Takeshi Sakurai ile orexin sistemleri ve bilim kariyeri üzerine özel bir söyleşi

    Dr. Takeshi Sakurai’yi beynin hipotalamus bölgesinde üretilen özel bir nöropeptit olan orexin/hypocretin keşfindeki anahtar rolü ile tanıyoruz. Daha sonraki süreçlerde yürüttüğü çalışmalar ile orexin sistemlerinin, uyku ve uyanıklığın nörobiyolojisinin daha iyi anlaşılmasında önemli katkılar sağladı. Bilimsel kariyerinin başlarında damar dokusunda bulunan bir protein olan endothelinin karekterizasyonu ve fonksiyonun aydınlatmasında öncü roller oynadı. Kendisi halen Tsukuba Üniversitesi Uluslararası Uyku Tıbbı Enstitüsünde profesör olarak çalışmalarını sürdürüyor. Kendisi ile bir söyleşi gerçekleştirip kariyeri başarılar ile dolu bu bilim insanını sizlere tanıtma şansını buldum. Dr. Sakurai bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz? Tsukuba Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra 1993 yılında doktoramı yine aynı üniversitenin tıbbı bilimler bölümünden aldım. Doktora çalışmaların genel olarak bir damar dokusu proteini olan endothelin fonksiyonlarının anlaşılması üzerineydi. Çalışmalarımın sonunda endothelin reseptörlerinin bir grubunu klonlamayı başardım. Bir süre Tsukuba Üniversitesi temel tıp bilimleri bolümün de doktora sonrası çalışmalarımı sürdürdükten sonra, yardımcı..

    Sonrası Takeshi Sakurai ile orexin sistemleri ve bilim kariyeri üzerine özel bir söyleşi Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Plastik, dünyanın oksijeninin %10’unu oluşturan bakteriyi öldürüyor

    Plastik tüketimi ve sonrasında doğaya atılımı şüphesiz ki insanlığın dünyaya ve doğaya yapmış olduğu en acı kötülüklerden birisidir. Hepimiz teneke içecek kutularının halkalarına sıkışmış yunusların yürek burkan fotoğraflarına illa ki tanık olmuşuzdur. Bu sorumsuzluğun neticesinde birçok canlı alışık olduğu ortamdan mahrum kalıyor, acı çekiyor ve belki de nesillerinin tükenmesi noktasına kadar gelebiliyorlar. Ancak yeni araştırmalar, deniz yaşamını etkileyen bir faktör olan plastik kirliliğinin deniz yaşamını etkilemesi ile bağıntılı olarak, yavaş yavaş dünya ekosistemini de etkileyerek ciddi sonuçlara neden olacağını gösteriyor. Ciddi sonuçlar Prochlorococcus adlı denizde yaşayan fotosentetik bakteri, soluduğumuz oksijenin %10’unu oluşturuyor. Nature Communications Biology dergisinde Salı günü yayınlanan araştırmaya göre, atık plastikten suya sızan kimyasallar bu bakterinin büyümesini genetik bir düzeyde engelliyor. Dolayısıyla Dünya’yı değerli bir solunabilir hava kaynağından yoksun bırakmış oluyor. Laboratuvar ortamında yapılmış olan bu özel araştırmayı yöneten Macquarie Üniversitesi biyoloğu Sasha Tetu, The Independent’a yaptığı açıklamada,..

    Sonrası Plastik, dünyanın oksijeninin %10’unu oluşturan bakteriyi öldürüyor Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Bilim insanları Nazi Almanyası’nın nükleer reaktör programını nasıl takip etti?

    Gizemli küp 2013 yazında araştırmacıların eline geçti. Fizikçi Timothy Koeth, belirsiz bir postayı almak üzere bir park alanına gitmeyi kabul etti. Mavi renkli bir kumaşın içinde, kâğıt havlular içine sarılmış küçük bir uranyum külçesi buldu. Koeth, bulguyu 5 santimetre çapında, “taş üzerine yazılmış fidye mektubu” gibi niteliyordu. Kâğıdın üzerinde “Hitler’in inşa etmeyi denediği reaktörden alınmış, Ninniger’in hediyesi” yazıyordu. Koeth, “bunun ne olduğunu o an anladım” diyor. II. Dünya Savaşı sırasında Alman bilim insanları nükleer reaktör inşa etmeye çalışıyordu, bu sırada 600’den fazla uranyum kübüne birleşik güçler tarafından el konuldu ve ABD’ye gönderildi. Koeth bunun söz konusu el konmuş gruptan bir parça olduğunu düşündü, ancak bunu doğrulamak için bir doktora öğrencisi olan Miriam Hiebert ile birlikte çalışıp cesur bir fikri ortaya attı; bu fikri Physics Today dergisinde yayınladı: Yaygın kabul gören görüşün aksine Alman bilim insanları savaş sırasında bir nükleer reaktör..

    Sonrası Bilim insanları Nazi Almanyası’nın nükleer reaktör programını nasıl takip etti? Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Notre Dame Katedrali yangınını söndüren robot ile tanışın: Colossus

    800 yıllık bir tarihe sahip olan Notre Dame Katedrali’nde çıkan yangın, bir süre sonra o kadar büyüdü ki itfaiye erlerinin bile içeriye girmeleri mümkün olmadı. Yangınların pençesinde kalan katedralin imdadına Colossus isimli yangın söndürücü robot yetişti. Alevlerle savaşan robot Geçtiğimiz pazartesi günü yaşanan yangında yükselen aşırı sıcaklık ve çökmenin eşiğinde olan çatı itfaiyenin işini hayli zorlaştırdı ve insanlar için tehlikeli hale geldi. Paris İtfaiye Ekibi, acil durum ekibinin iş güvenliğini sağlayabilecek olduğunu kanıtlanmış olan ve şaşırtıcı bir performans gösteren yüksek teknolojili Colossus’u çağırdı. Popular Mechanics’e konuşan ve yine benzer tiplerde itfaiye robotu üreten bir şirketin başkanı olan Micheal Howe ‘’Gerçekten çok kötü bir durum, ama yangın söndüren robotların kullanılması ve itfaiye ekibini alevlerden koruduklarını görmek harika.’’ diyor. Ayrıca röportajında bu robotların geleceğin %100 temsilcileri olduklarını kanıtladıklarını söylüyor Howe. Yardımcı tasarım Colossus’u üreten Fransız firma Shark Robotics robotlarını suya, ateşe ve..

    Sonrası Notre Dame Katedrali yangınını söndüren robot ile tanışın: Colossus Bilim.org ilk ortaya çıktı.

    İlgili yazı bulunmuyor.


  • Bir kara deliğin ilk gerçek fotoğrafı yayınlandı

    Dünyanın 8 farklı bölgesinde bulunan 9 teleskobun verileri birleştirilerek bir kara deliğin ilk gerçek görüntüsü elde edildi. “Tremendous accomplishment!” Evet, Stanford Üniversitesinden astrofizikçi Roger Blandford büyük keşfi bu ifadeyi kullanarak duyurdu. Hepimizin sıklıkla duyduğu o meşhur cümleyi bilirsiniz: Öyle yüksek bir kütle çekimi vardır ki, evrende bildiğimiz en hızlı şey, ışık, bile ondan kaçamaz. Evet, sonunda bir görüntü elde etmeyi başardık. M87 adındaki komşu galaksimizin merkezinde yer alan kara deliğin fotoğrafı bilim tarihine geçti. Bir başka astrofizikçi Radboud Üniversitesinden Heino Falcke ise “Şu an, uzay- zamanın sonundaki bir cehennemin kapısına bakıyorsunuz!” diyerek tanıttı görseli. Bu başarı oldukça yoğun bir çaba ve büyük bir iş birliği örneği sergiler aynı zamanda. İlk kara delik fotoğrafı, dünyanın 8 farklı bölgesinde bulunan 9 teleskobun verileri birleştirilerek oluşturuldu. Dünyanın altı farklı noktasında düzenlenen basın toplantılarıyla halka duyurusu yapılan bu çalışma sadece bilim dünyası için değil,..

    Sonrası Bir kara deliğin ilk gerçek fotoğrafı yayınlandı Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Sosyal yenilgi stresinin uyku üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir model tanıtıldı

    Yaşayan tüm organizmalar hayatları boyunca bir çok stres faktörüne maruz kalmaktadırlar. Sosyal çekişmeler insanlar için en yaygın görülen stres kaynaklarından biridir. Her ne kadar araştırmacılar sosyal yenilgiler (SoD) sonrası oluşan stresin uyku ve uyanıklık davranışları üzerindeki etkilerini çeşitli deney modelleri üzerinden çalışmış olsalar da, SoD sonrası etkileri yeterince incelenememiştir. Geçtiğimiz günlerde Frontiers of Neuroscience ‘da yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar sosyal yenilgiler sonrası oluşan stresin uyku mekanizmaları ve fonksiyonları üzerindeki etkilerini incelenmesini sağlayabilecek yeni bir deney modeli tanıttılar. Bu modelde elde edilen bilimsel veriler agresif bir farenin kafesine konulmuş boyun egen zayıf bir fare üzerinden elde edilmiştir. Tsukuba Üniversitesi Uluslararası bütünleşik uyku tıbbi enstitüsünden (WPI-IIIS) araştırmacıların dizayn ettiği bu yeni modelde; saldırgan farenin zayıf fareye zarar vermemesine özen gösterildi. Bu sayede sosyal yenilgi stresi dışında oluşabilecek etkiler minimize edilmeye çalışıldı. Sonuçlar, sosyal yenilgi stresinin farelerde uyku sürelerini önemli miktarlarda artırdığını gösterirken,..

    Sonrası Sosyal yenilgi stresinin uyku üzerindeki etkilerini inceleyen yeni bir model tanıtıldı Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Mantar yemeli miyiz?

    Sık tüketilen besin kaynaklarından biri olan mantar, birçok çarpıcı iyileştirici özelliklere sahip. İnternette mantarın faydalarını araştırdığınızda mantar tüketiminin kanseri ve kalp hastalıklarını nasıl engellediğini savunan onlarca yazıya şahit olacaksınız. Eminim ki titiz okuyucular mantar tüketimini bu kadar öven bu yazıların aldatıcı bir reklam olup olmadığını merak ediyordur. Gerçekten düzenli olarak mantar yemeli miyiz? Yoksa sadece bir abartıdan mı ibaret? Bu konuyu bir de bilimin merceğinden inceleyelim ve gerçekten daha sık mantar yemeli miyiz görelim. D vitamini kaynağı olan birkaç vegan besinden biri Vücudun gerekli miktarda D vitamini alabilmesi için haftada sadece 10-15 dakika gün ışığına maruz kalmak yeterlidir – buna rağmen D vitamini eksikliği yaşanıyorsa besin kaynaklarından gereken takviye alınabilir. Fakat bir problem var; bu vitamini sadece hayvansal besinler barındırıyor. Yağlı balıklar (ya da balık ciğeri) ve takviyeli süt ürünleri D vitamini içeren ana hayvansal besinlerdir. Bazı tahıllara da D..

    Sonrası Mantar yemeli miyiz? Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Tesla, otomobillerine tam otonom sürüş özelliği kazandırıyor

    Tesla, tam otonom sürüş özelliğine sahip yeni Hardware 9 (HW3) sürücüsüz araç sistemini otomobillerine yerleştirmeye başladı. Yeni bir çip Hardware 3’ün de aslında tam otonom sürüş özelliğini kazandırması bekleniyordu ancak tam otonom sürüşden ne kastedildiği de henüz tam olarak net değil (sürücü direksiyon başında mı olacak, otomobil tamamen kendine kendine mi bir noktadan diğerine gidecek?). Bilenen şu ki, Teslarati raporlarına göre yeni sistemdeki çipin performansı büyük ölçüde artıracağı, yerleşik bilgisayarın saniyede çok daha fazla hesaplama yapmasını sağlayarak etrafındaki alanları hızlı bir şekilde tarayacağı ve kritik kararlar almak gibi şeylerde daha iyi olmasına yardımcı olacağı… Geçen haftaki Tesla model 3’ün otopilot sürüşü kamera kayıtlarının ardından çıkan haberler, modelin otoyol bariyerine yöneldiğini ve bunun otopilot davraşının ilk kanıtı olmadığını gösteriyor. Şimdiye kadar olan gelişmeler Elon Musk, 2018 Ekim’inde bir tweet atarak, yeni çipin sadece otopilot bilgisayarının değiştirilmesini gerektireceğini ve önceden tam otomatik..

    Sonrası Tesla, otomobillerine tam otonom sürüş özelliği kazandırıyor Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Karbondioksiti elektrik ve hidrojen yakıtına dönüştüren yeni bir yöntem geliştirildi

    Dünyayı bu yüzyılda 1,5 ° C’den fazla ısınmadan koruma hedefine ulaşmak istiyorsak, karbondioksit salınımlarımızı azaltmak yeterli olmayacaktır. Aynı zamanda aktif olarak atmosferden de temizlememiz gerekiyor. Okyanusun doğal bir karbon havuzu olma rolünden ilham alan Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nün (UNIST) ve Georgia Tech’in araştırmacıları CO2’yi emen, elektrik ve kullanılabilir hidrojen yakıtı üreten yeni bir sistem geliştirdiler. Üç yıl önce de araştırmacılar, havadan CO2‘yi yakalayarak metanole dönüştürmüşlerdi. Takımın bir Hibrit Na-CO2 Sistemi dediği yeni cihaz, temelde büyük bir sıvı batarya. Bir sodyum metal anot organik bir elektrolit içerisine yerleştirilir, katot ise sulu bir çözeltide bulunur. İki sıvı, bir sodyum Süper İyonik İletken (NASICON) membranı ile ayrılır. Sulu elektrolite CO2 enjekte edildiğinde, katot ile reaksiyona girerek çözeltiyi daha asidik hale getirir, bu da elektrik üretir ve hidrojen oluşturur. Ekip testlerde, %50 CO2 dönüşüm verimliliğini bildirirken, sistem elektrotlara zarar vermeden 1000 saatten..

    Sonrası Karbondioksiti elektrik ve hidrojen yakıtına dönüştüren yeni bir yöntem geliştirildi Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Sesi tutan ancak havayı ve ışığı geçiren malzeme üretildi

    Matematik ve 3D yazıcıların marifetlerini birleştiren Boston Üniversitesi araştırmacıları, içinden ışığın ve havanın sorunsuz geçtiği, ancak sesin geçemediği bir malzeme üretti. Araştırmacı Xin Zhang, basın toplantısında şöyle dedi: “Buradaki fikir, herhangi bir nesnenin ürettiği sesin engellendiği bir nesneyi matematiksel olarak tasarlayabileceğimizi göstermekti”. Bunun anlamı geleceğin şu ana göre daha sessiz olacağı idi. Akustik metamalzeme Physical Review B dergisinde yayınlanan makalelerinde, araştırmacılar ”akustik metamalzeme” olarak tarif ettikleri malzemenin üretilme çalışmalarını tarif ettiler. Araştırmacılar çalışmalarına önce hava veya ışığı engellemeden, gelen ses dalgalarını kaynağına geri gönderebilen malzemenin boyutlarını ve özellklerini hesaplamakla başladılar. Ardından malzemeyi 3 boyutlu yazıcıda ürettiler ve bir PVC borunun ucuna yerleştirdiler, diğer ucuna da bir megafon koydular. Megafondan tiz bir ses verildiğinde, sesin %94’ünün engellendiğini gördüler. Araştırmacı Jacob Nikolajczyk, basın toplantısında şöyle dedi: “Aylardır bilgisayar modelleme çalışmalarımızda bu tür sonuçlar görüyorduk, bilgisayarda modellenmiş ses seviyelerini görmek bir şey, ama..

    Sonrası Sesi tutan ancak havayı ve ışığı geçiren malzeme üretildi Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Unutmak hatırlamaktan daha çok beyin gücü gerektiriyor

    Austin Teksas Üniversitesi araştırmacıları, nörolojik görüntüleme yöntemini kullanarak, bir şeyi unutma eyleminin hatırlama eyleminden daha çok zihinsel efor ve beyin gücü gerektirdiğini keşfettiler. Neuroscience dergisinde yayımlanmış olan bu bulgular, istenmeyen bir anıyı veya tecrübeyi unutmanın daha çok dikkat gerektirdiğini gösteriyor. Bu şaşırtıcı sonuç, odak noktasını istenmeyen anıdan uzaklaştırma ve anının geri kazanımını bastırma yolu ile dikkati istenmeyen tecrübeden çeken  ‘’kasıtlı unutma’’ yöntemi araştırmasını daha da genişletiyor. ‘’Travmatik anılar gibi uyumsuz etkileri tetikleyen anıları hafızadan atmak isteyebiliriz, böylece yeni tecrübelere daha uyum sağlayabilen bir yol ile cevap verebiliriz’’ diyor projenin yöneticisi ve Austin Teksas Üniversitesi yardımcı psikolog profesör Jarod Lewis-Peacock. ‘’Yıllardır yapılan araştırmalar, herhangi bir şeyi isteyerek unutabilme yeteneğine sahip olduğumuzu göstermesine rağmen beynimizin bunu nasıl yapabildiği hala araştırılıyor. Beynin unutabilmek için  anıları nasıl zayıflatabildiğini ve bunu kontrol edebilmek adına nasıl yollar geliştirdiğini keşfettiğimiz zaman, insanların istenmeyen anılarından kurtulmasına yardımcı olan..

    Sonrası Unutmak hatırlamaktan daha çok beyin gücü gerektiriyor Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Okyanuslardaki balık sayısı hızla azalıyor

    Yeni bir araştırmaya göre, okyanuslardaki balık sayısı alarm verici bir şekilde azalmakta ve bu durum haliyle besin zincirinin üst basamaklarındaki insanları ciddi bir biçimde etkiliyor. 1930 ve 2010 yılları arasında toplanan verilere göre, sürdürülebilir balık stoku ortalama %4,1 azalmış durumda. Sürdürülebilirden kasıt, uzun vadede balık nüfusuna zarar vermeden avlayanabilecek miktar. İşin kötüsü, Doğu Çin Denizi ve Kuzey Denizi gibi bazı bölgelerde bu sayı %15-35’lere kadar çıkıyor. Araştırmacılara göre, suçlu olağan şüpheliler: küresel ısınmanın sebep olduğu iklimsel değişiklikler ve aşırı avlanma. Ortalama sayıda düşüş yaşanması, suların ısınmasıyla bazı balık türlerinin sayısının artmadığı anlamına gelmiyor. Ancak Rutgers Üniversitesi’nden Dr. Olaf Jensen uyarıyor: “Balık toplulukları sadece belli bir seviyeye kadar bu ısınmayı kaldırabilir.” Araştırma grubu, dünya genelinde toplamda 235 balık grubunu incelemiş; bu örnek grubu 38 ekolojik bölgeden 124 balık türünü içeriyor. Balık türlerinin yanında kabuklular ve yumuşakçalardan da örnekler toplanmış. Peki, suların..

    Sonrası Okyanuslardaki balık sayısı hızla azalıyor Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Çin, yapay güneşini tamamlıyor

    Kasım ayında, Çinli araştırmacılar, Deneysel Gelişmiş Süper İletken Tokamak (EAST) -gerçek Güneş’in enerji üretmek için kullandığı nükleer füzyon sürecini taklit etmek için tasarlanmış bir “yapay güneş” reaktörünün 100 milyon santigrat derece elektron sıcaklığına ulaşarak bir dönüm noktasına ulaştığını açıkladılar. Şimdi ise, yetkililer bu yıl yeni bir yapay güneş inşaatını tamamlayabileceklerini söylüyorlar. Bu cihazın iyon sıcaklığında bir kilometre taşı olarak görüp, nükleer füzyonun gücünden yararlanmaya bizi bir adım daha yaklaştırdığını ifade ediyorlar. Çin Ulusal Nükleer Anonim Şirketi yetkililerinde Duan Xuru, Çin Halkı Siyasi Danışma Konferansı’nın yıllık oturumunda, mühendislerin ülkenin 2019’da HL-2M Tokamak’taki inşaatını tamamlayacağını açıkladı. Global Times’a göre Duan ifadelerde bulundu: “Yapay güneşin plazması esas olarak elektronlardan ve iyonlardan oluşur. Ülkenin mevcut Tokamak cihazları çekirdek plazmasında 100 milyon derecenin üzerinde bir elektron sıcaklığına ve cihazda enerji üreten iyon ise 50 milyon santigrat derecelik iyon sıcaklığa ulaşmıştır.” Duan’a göre, HL-2M Tokamak, gerçek..

    Sonrası Çin, yapay güneşini tamamlıyor Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Örümcek ipeği yapay kasların geliştirilmesine yardımcı olabilir

    Araştırmacılar, örümcek ipeğinin neme olan ilginç tepkisinin robot kaslarının gelişimine katkısı olabileceğini keşfetti. Örümcek ağının doğada var olan en eşsiz maddelerden biri olduğu su götürmez bir gerçek. Hafif ve elastik olmasının yanı sıra çelik kadar güçlü ve Kevlardan daha dayanıklı; şimdi araştırmacılar yeni garip bir özelliğini daha keşfetti. MIT tarafından yönetilen bir grup, yapay kasların geliştirilmesinde kullanılabilecek bir gelişme olan, örümcek ipeğinin belirli bir nem oranına maruz bırakıldığında büzülüp küçüldüğünü gördüler. Her iki harekette aynı anda gerçekleşmesine rağmen önceden sadece büzülme hareketi biliniyordu. Bu ‘’aşırı büzülme’’ hareketinin, sabah çiyinin olduğu sırada, örümcek ağlarının gergin durabilmesi için ortaya çıktığı düşünülen bir reaksiyon olduğu keşfedildi. Böylece gergin olan ağlar titreşimleri daha iyi algılıyor ve örümcek akşam yemeği zamanının geldiğini anlayabilyor. Örümcek ipeğinin neme karşı olan bu reaksiyonu incelenirken, araştırma ekibi mevcut çalışma da örümcek ağının sadece büzülmediğini, aynı zaman da küçüldüğünü de..

    Sonrası Örümcek ipeği yapay kasların geliştirilmesine yardımcı olabilir Bilim.org ilk ortaya çıktı.

    İlgili yazı bulunmuyor.


  • Bilim insanları kara delikler ile çalışan uzay gemilerini nasıl tespit edebileceğimizi açıkladı

    Birçok dünya dışı varlığın (ETI) insanlıktan daha yaşlı ve teknolojik olarak daha ileri olacağı sonucuna varıldığı için, Dünya Dışı Varlık Araştırması (SETI) yapanlar daha gelişmiş bir türün ne yapabileceğini düşünmek zorundadır. Özellikle radikal bir fikir, uzay uçuşu yapan medeniyetlerin, kara deliklerden (Hawking radyasyonu) yayılan radyasyonu güç üretmek için kullanabileceğini ileri sürmekte. Buna dayanarak, Kansas Devlet Üniversitesi’nden (KSU) bir matematikçi olan Louis Crane – son zamanlarda gama teleskopları kullanarak yapılan ölçümlerin küçük yapay kara delikler tarafından desteklenen uzay aracı kanıtlarını nasıl bulabileceğini gösteren bir çalışma yazdı. “Gama Işını Teleskoplarını Kullanarak Dünya Dışı Medeniyetleri Aramak” adlı araştırma son zamanlarda online ortamlardan ulaşılabilmekte. İlk makalede, Crane ve Westmoreland, Hawking radyasyonunu yapay bir kara delikten kullanma olasılığını araştırdı. Olasılığın sınırında olduğuna karar verdiler, ancak şu anda bilinmeyen kuantum gravite etkilerinin bir sorun olabileceği sonucuna vardılar. Crane, en son makalesinde, böyle bir sistemin üreteceği sonuçtaki..

    Sonrası Bilim insanları kara delikler ile çalışan uzay gemilerini nasıl tespit edebileceğimizi açıkladı Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Yapay zekâ çocuk hastalıklarını bazı doktorlardan daha iyi teşhis edebilir

    Derin öğrenme yeteneğine sahip olan yapay zekâ sistemleri, menenjit ve grip gibi çocuk hastalıklarını saptamada düşük tecrübeli pediatri uzmanlarını geçiyor. Araştırma Sistem, 1,4 milyon ziyaretle, 18 yaşın altında 567.498 hasta içeren, Çin’in Guangzhou şehrinde yer alan bir tıbbi merkezin kayıtlarını hedef aldı. Araştırmacılar bu bilgileri çeşitli teşhislere bağlı anahtar kelimelere çevirip sistemin içine işleyerek, yapay zekânın 55 hastalığı ayrı ayrı saptaması sağlandı. Peki nasıl yaptı? Sistem, yaygın çocuk hastalıkları olan influenzayı, el ayak ağız hastalıklarını ve yaşamı tehdit eden menenjit gibi birçok enfeksiyonu %90-%97 arası değişen bir doğruluk payıyla teşhis etmeyi başarıyor. Editörün notu: “Son Cerrah isimli bilimkurgu öyküsünde teşhis robotlarının doğru teşhis oranının ortalama olarak %95’in üzerine çıkacağını tahmin etmiştim.“ – Ümit Büyükyıldırım Bu kesinlik payı bazı pediatri doktorlarının tetkikleri ile karşılaştırıldı. Yapay zekânın teşhis doğruluğu daha az kıdemli olan çocuk doktorlarını geçmeyi başarmış olmasına rağmen uzman doktorların teşhis..

    Sonrası Yapay zekâ çocuk hastalıklarını bazı doktorlardan daha iyi teşhis edebilir Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Bill Gates: Özel kanser aşıları ilaç sektöründe devrim yaratacak

    MIT Technology Review, 2001’den itibaren her yıl, hayatlarımızı büyük ölçüde etkileyeceğine inandığı ‘’10 çığır açan teknoloji’’ listesi yayımladı. Bu yılki yayımlanan listenin dizginleri Bill Gates’e verildi ve listesini oluşturan teknoloji devrimlerinden biri en çok ölüme neden olanlar listesinde ikinci olan kanserin kökünü kurutabilir. Gates: ‘’Bilim insanları ilk kişiselleştirilmiş kanser aşısını pazarlamada zirveye ulaştı. Umulduğu gibi olursa, kişinin bağışıklık sistemini, özgün gen değişimleriyle tümörü saptamaya tetikleyen aşı, birçok kanser tipini durdurabilir.’’ Kanseri durdurmak Gates’e göre, kanser aşılarının gelişimi, 2008’de genetisyenler ilk kez kanserli bir tümör hücresinin ardışık genomlarını açıkladığında başladı. O zamandan beri araştırmacılar, çeşitli tümörlü hücrelerdeki mutasyonları karşılaştırmaya başladı ve çoğu tümörün kendine has mutasyonlar içerdiğini buldular. Aynı mutasyonlar diğer tümör hücrelerinde veya sağlıklı hücreler de bulunmuyor.  Şimdi Gates’e göre birçok şirket belirli bir tümör hücresinin mutasyon kopyalarını içeren kanser aşıları oluşturmaya ve test etmeye çalışıyor. Buradaki fikir, aşının kişinin bağışıklık..

    Sonrası Bill Gates: Özel kanser aşıları ilaç sektöründe devrim yaratacak Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • İçme suyundaki bakterilerin %99,9’unu öldüren yeni bir yöntem geliştirildi

    Çinli bir grup araştırmacı, çok etkili ve çevresel olarak anlamlı olduğunu söyledikleri bir yöntemle içme suyundaki bakterileri arındırmak için yeni bir yöntem geliştirdi. Grafitik karbon nitrür Grafitik karbon nitrür olarak andıkları bir bileşiğin iki boyutlu levha yapısı üzerine morötesi ışık yansıtarak 10 litrelik bir su numunesini yalnızca bir saatte temizlediğini söylüyorlar. Böylece zararlı bakterilerin neredeyse tamamı ölmüş oluyor. Suyun bu şekilde temizlenme biçimine fotokatalitik dezenfeksiyon deniyor ve sıklıkla, ekolojiye dost olmayan klorlama, ozon dezenfeksiyonu gibi sistemlere ciddi bir alternatif olmak üzere hevesle araştırılmaya devam ediyor. İklim değişikliği ve su kaynaklarının yetersiz hale gelmesi ile bezenmiş bir geleceğe doğru giden dünyamızda içme suyunun temizlenmesi için çevresel bir yol bulunması son derece önemli. Makalenin tecrübeli yazarlarından Dan Wang, şöyle diyor: “Fotokatalitik dezenfeksiyon teknolojisinin gelecekte uygulanması temiz suyun bulunabilirliğini artırabilir ve küresel enerji kısıtlamasına da çözüm olabilir”. Arıtma nasıl gerçekleşiyor? Bu teknolojinin çalışma..

    Sonrası İçme suyundaki bakterilerin %99,9’unu öldüren yeni bir yöntem geliştirildi Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Yaşlılık karşıtı tedavi ilk insan deneyinden geçti

    Yaşlı hücreleri öldüren deneysel yaşlılık karşıtı tedavi ilk kez insan deneyinden geçti. Yaşlanma dediğimiz şey aslında hücrelerin ölmesi ve artık yenilerinin oluşmaması sebebiyle oluşuyor. Ama bütün hasarlı hücreler ölmez. Bir kısmı yaşlı hücreler olarak, bölünemeyen ancak hâlâ kimyasal sinyaller verebilecek şekilde dolaşır ve yaşlanmaya karşı savaşta büyük bir rol oynar. Texas at Austin Üniversitesi’nden Nicolas Musi, MIT Technology Review dergisine verdiği demeçte şöyle diyor: “Bu hücreler ve ürettiği maddelerin yaşlanma sürecinde kullanıldığı düşünülüyor. Buradaki fikir sağlıklı yaşlanmayı teşvik etmek ve yaşlılık hastalıklarını önlemek bakımından bu hücrelerin giderilmesinin faydalı olacağı yönünde”. Nasıl bir deney yapıldı? Çok erken bir deneyin sonuçlarına göre bu teoride bir şeyler olabilir. Ocak ayında, Musi ve arkadaşları bir çalışma yayınlamış ve burada ölümcül bir akciğer sorunu olan idiopatik pulmoner fibrosis (IPF) hastası 14 kişi incelenmiş ve yaşlanmış hücreleri gidereceği düşünülen bir ilaç kombinasyonu denenmiş. Üç haftalık bir..

    Sonrası Yaşlılık karşıtı tedavi ilk insan deneyinden geçti Bilim.org ilk ortaya çıktı.



  • Tesla Powerwall, Avustralya’da yayılıyor

    Avustralya zaten birçok nedenden dolayı Tesla Powerwall için büyük bir pazar. Ancak şimdi bir tane daha ekleyebiliriz: Güney Avustralya hükümeti Tesla’nın ev pilini 40.000 ev için pil paketinin % 50’sine varan önemli bir sübvansiyon* için onayladı. Tesla, halihazırda Güney Avustralya’daki Powerwalls ile devasa sanal enerji santrali projesine sahip, ancak projenin uygulanması sırasında hükümetteki değişiklik garip bir duruma yol açtı. Sanal Güneş enerjisi + depolama Bir yıl önce, Tesla, 50.000 eve kadar güneş enerjisi sistemleri ve PowerWalls kurmak için Güney Avustralya hükümeti ile bir anlaşmaya vardığını açıkladı. Anlaşma birkaç hafta sonra eyalette yeni bir hükümet seçildikten sonra askıya alındı ve bunun yerine 40.000 ev için indirimli pil paketleri sunmak için kendi planlarını uygulamak istediler. Bununla birlikte, hükümet o zamandan beri kuruldu ve Tesla’nın inisiyatifiyle başarılı bir şekilde finanse edildiği sürece ve kendilerine ait indirimli pil paketleri için kendi planlarını sürdüreceklerini ileri..

    Sonrası Tesla Powerwall, Avustralya’da yayılıyor Bilim.org ilk ortaya çıktı.