MEDYAJANS.COM

MEDYAJANS.COM : ANASAYFA » GÜNÜN KÖŞE YAZILARI » MİLLİ GAZETE YAZARLARI

MİLLİ GAZETE YAZARLARI

Makaleler RSS - Milli Gazete

Tüm makalelerimiz için rss besleyicisi
  • Okuyan kaliteli olur
    Muhterem Müslümanlar! Bilindiği gibi İslam dini OKU emriyle vahyedilmeye başlanan bir dindir. Bizler de Müslüman'ız. Müslümanlar olarak oku emrinin muhataplarıyız. Gelin görün ki, Türkiye'de Müslümanlar kitap okumuyor. Allah'ın bu emrine karşı insafsızca direniyorlar. Araştırmalara göre Türkiye'de düzenli kitap okuma oranı yüzde 2'dir. Bu yüz kişiden iki kişi okuyor demektir. Böylesi bir durum büyük bir felakettir.... devamı

  • 28 Şubat dedikleri memleketin iç kanamasıdır...
    Meclis toplantısı... Yer; Yenimahalle Belediyesi.... devamı

  • Futbol Çılgınlıkları
    Siyaset ve futbol... İki ayrı, iki bambaşka dünya... Lakin bunlar Türkiye'de iç içe girmiş vaziyette... Böyle bir karışım iyi midir, kötü mü?.. Kötü değildir, çok kötüdür. Futbol oyunları oynanır, halk yığınları buna merak eder, takımlar tutulur... Bunları anlarım da, futbol yüzünden kırmaları, yakıp yıkmaları, polis otomobillerini kaplumbağa gibi ters çevirmeleri, çeşitli tahribat yapmayı, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmeyi anlamam ve kabul etmem mümkün değildir.... devamı

  • Fethe doğru giderken
    Geçen haftaki yazımızda fethin iki silahı olarak kabul ettiğimiz sabır ve murabata kavramları üzerinden "fetih" konusuna girmiştik. Fetih yolculuğunda sabrın en büyük silah olduğunu, her daim hazırlıklı olmak anlamına gelen "murabata"nın ise olmazsa olmaz olduğunu belirtmiştik. Bu hafta meseleye siyasetin sultanı Fatih S. Muhammed Han ve gönüllerin sultanı Akşemsettin (r.a) hazretleri ile devam edelim.... devamı

  • "Aile" durumumuz, "İyi" ama!..
    "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı," 12 bin aile üzerinde yaptığı araştırmaya göre, "Türk aile kurumunun yüzde 59,6'sının mutlu" olduğunu açıkladı. Bütün olumsuzluklara ve değişimlere rağmen "Tük aile yapısının hâlâ güçlü ve iyi" durumda olduğu vurgulandı.... devamı

  • Siyonizmin, Türkiye'nin eğitim sistemi üzerindeki tahribatı
    "İşte asıl bundan sonra Türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları, mâneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz. Yani Mustafa Kemal ve İsmet'in verdikleri karar, Türk milletini İslâmiyet ve din cihetinden öldürmek kararıdır." Lord Gürzon Giriş Siyonistler için eğitim, hem tahrip vasıtası hem de tahrip edilecek olandır.... devamı

  • Kıbrıs Rumları ve Yunanistan
    Yunanistan'daki seçimler Helen dünyasına hayırlı olsun desek de pek hayırlı olacak gibi görünmüyor. Ülkede birazcık siyasi barış vardı, şimdi o da bitti.... devamı

  • Hıristiyan kadınların rol modelleri
    Mısır Ortodoks Kilisesinin Patriği Üçüncü Şenuda'nın vefatından sonra yerine geçecek muhtemel isimlerden birisi Kıpti Kilisesi Sen Sinod Meclisi Genel Sekreteri Gabriel Bishoy. Bishoy geçmişte Mısır'da çoğunluğu temsil eden Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında ilişkileri gerecek açıklamalarda bulundu. Özellikle Hayat Tv'de İslam hakkında kışkırtıcı programlar yapan Zekeriya Butros'a sahip çıkmış ve Hıristiyanlara küfür isnat eden Müslümanlar varken tek yanlı olarak nasıl Zekeriya Butros'a yüklenebileceğini sormuştu. Madem Kur'an Hıristiyanlar hakkında üçün üçüncüsü dedikleri için 'müşrik' ifadesi kullanıyor öyleyse İslam'a yönelik atış serbestti. Mantığı buydu. Asıl kışkırtıcı açıklamalarından birisini Müslümanların 7'inci yüzyılda Mısır'a (Amr İbnu'l As komutasında) misafir olarak geldiklerini söylemesiydi. Bu sözleriyle Müslümanları zımnen yerli saymıyor ve misafir statüsünde addediyordu. Maide Suresinde 'Allah, Meryem oğlu İsa diyenler şüphesiz inkar/küfür ettiler' mealindeki ayetin değiştirilmesini de istemişti. Herhalde o vakit Kur'an ile İznik Konsilinde elenen İnciller arasında kendince bir benzerlik kurmuş olmalıdır. Tevhidi içerdiği için elenen İnciller gibi tevhit özlü olan Kur'an-ı Kerim'in veya ilgili bölümlerinin de elenmesini istemiş olmalıdır. Zaten kimi Hıristiyanlar İslam'ı Heterodoks bildikleri Ariusculuğun bir devamı sayıyordu. Elbette ki bu sözleri Müslümanların tepkilerini çekti ve öfkelerinin kabarmasına neden oldu. Bir zamanlar AB de Türkiye'de cuma hutbelerine aynı şekilde temas etmiş ve 'Allah katında yegane din İslam'dır' ayetinin hutbelerde sansür edilmesini istemişti. Bunlar elbette ki hadde tecavüz örnekleridir. Lakin Papa Şenuda'nın vefatından sonra karşımıza bambaşka bir Peder Gabriel Bishoy çıkıyor. Hatta son çıkışı o kadar şaşırtıcı ki, insan ne diyeceğini bilemiyor. Giyim kuşam adabına riayet eden Müslüman kadınların Kıpti kadınlara rol modeli olduğunu ve Kıpti ve Hıristiyan kadınlardan Müslüman kadınları örnek almalarını ve giyimde kuşamda onları taklit etmelerini istiyor. Müslüman kadının kıyafetinin karşı tarafa saygı ve hürmet telkin ettiğini (haşme-ihtişam) ifade ediyor. Bu durumlarda eskiler 'dünya tersine mi dönüyor?' derlerdi! Biz de aynısını söylemekten kendimizi alamıyoruz.... devamı

  • Üç dil bilen ırgat mühendisler
    İlahiyat Fakültesini bitiren bir delikanlı yanında bir arkadaşıyla geldiler. Arkadaşının adını söyledikten sonra "Bu sene İlahiyat Fakültesini birincilikle bitirdi" dedi.... devamı

  • Sağlık çalışanlarının sorunları
    Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin yönetim kurulu toplantısına katılmak için Çarşamba günü Ankara'daydım. Ankara ikinci vatanım durumunda olduğu için kendimi dostların arasında buluyorum. Bunun yanında gazeteciliğin haber yönünden Başkenti de Ankara'dır. Ankaralı gazeteciler gece ve gündüz yoğun bir çalışmanın içindedirler. Gündüzleri gündemi takip ederken akşamları da toplantıdan toplantıya koşarlar. Diyebiliriz ki gazetecinin toplantısı bitmez. Bu noktada bir anımı aktarmak isterim. Yıllar önce kızım İlkokul birinci sınıfa giderken öğretmenleri öğrencilere babalarının ne iş yaptığını soruyor. Kızım,"Babam toplantı yapar" cevabını verince öğretmeni beni çağırmıştı. Bu bakımdan Anakara'ya gelir gelmez ilk durağım gazetemizin Ankara Bürosu olur. Bu defada öyle oldu. Akşam da kendimi bizim Ramazan Kaya'nın daveti ile Sağlık Muhabirleri Derneği ile Türk Sağlık Sen Sendikasının ortaklaşa düzenledikleri toplantıda buldum... Genç Meslektaşlarımın misafiri oldum. Güzel bir mekanda düzenlenen toplantının esas maksadı Türk Sağlık Sen'in 62 ilde 1864 sağlık çalışanı arasında yapılmış araştırmanın sonuçlarını açıklamaktı. Bu vesile ile hem araştırmanın sonuçlarını değerlendirmek hem de Türk Sağlık Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ile sağlık çalışanlarının sorunlarını konuşmak imkanı oluştu.... devamı

  • Müslümanların dünyevileştirilmesi,ardından da hıristiyanlaştırması...
    Müslümanlar üzerinde uzun yıllardır oynanan oyunlar var. Müslümanlar da kendilerini dünya egemenleri karşısında küçük gördüklerinden aşağılanma duygusuna kapıldılar. Bu, onlara daha başta yenilgiyi hazırladı. Müslümanların sahip olduğu iç dinamikler onların amaçlarını büyük ölçüde engelledi. Ya da geciktirdi. Müslümanların kendisinden kaynaklanmayan ama kendilerine yakıştırılan kimi sıfatlara ve durumlara alıştırılmaya çalışıldı, çalışılıyor. Müslümanlar da buna bir ölçüde tav oldular.... devamı

  • ABD'nin Uludere itirafı!
    Günlerdir "Bu istihbaratı kim verdi?" diye meraklandığımız ve cevabını bir türlü bulamadığımız Uludere bombardımanı ile ilgili olarak nihayet Amerika'dan "İstihbarat bizden" itirafı gelmiş bulunuyor! Amerika "itiraf ettiğine" göre bizimkilerde herhalde bundan sonra "Kim verdi bu istihbaratı?" sorusuna gönül rahatlığı(!) içinde "Amerika verdi" diye cevap verirler!... devamı

  • Tek "din/düzen" meselesi ve "zalim düzen"
    Prensip olarak suni, aldatıcı, ana gerçek ve hedeften uzaklaştırıcı, özellikle de "Adil (Ekonomik) Düzen"den nasibini almayan "gündemlerden" uzak duruyor, bu köşeyi onlardan uzak tutuyorum... Buna rağmen sözde spor futboldaki gelişmeler de dâhil olmak üzere, ekonomi ile siyaset dâhil her konudaki gelişmeleri her gün birkaç gazete ve birkaç internet sitesinden, ayrıca değerli birkaç yazarın yorumlarından takip ediyorum... Mesela, "tek din" meselesini atlamış değilim; bugün bu konu üzerinde duralım... Ahmet Hakan, on gün önce, "'Tek din' mi?" başlıklı yazısına şöyle başlamış: "Başbakan Erdoğan, "tek" vurgulu sloganını üçten dörde çıkarmış: "Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek din." Hatırlayınız, o günlerde pek çok yazar konuyu değerlendirdi, Başbakan Erdoğan da "dil sürçmesi" dedi... Lütfi Hocaoğlu arkadaşımız konu ile ilgili önemli bir değerlendirme yani yorum yaptı; önemli kısımlarını aktarıyorum: "DİN" kelimesi / Kelimeler zaman içinde anlam değişmesine uğrarlar. Zaman içinde asıl anlamlarının yerine başka bir anlam kazanırlar. Genellikle de ilk anlamı ortadan kaybolur. Bazılarının ise eski anlamı da devam eder... / Kur'an 1400 yıl önce indi. O zaman Arapçada kullanılan kelimeler vardı. Bugün pek çok Arap o kelimeleri günlük hayatında kullanmıyor. Kur'an'la yakın ilgilenmeyenler pek çok kelimeyi bilmiyor bile... / "Din" Arapça "DYN" kökünden gelir. Deyn "borç" demektir. Din ise "düzen" demektir. Din bir sistemi ifade eder. Hukuk düzenini ifade eder. / Aslında Başbakan Erdoğan doğru söylüyordu "tek din" diye. Sonra özür diledi, dilim sürçtü dedi. Çünkü onun anladığı "din" de Kur'an'daki din değildi. Onun anladığı din inançtı. Oysa "tek din" yani "tek düzen" İslâm'dır yani barıştır. İnsanların barış içinde yaşadığı düzenin adıdır İslâm dini ve Allah indindeki din de budur. / Başbakan Kur'an ehli, Kur'an okuyor, "Allah indinde din İslâm'dır" âyetini de biliyor, bunu da inanç olarak algılıyor. Ancak inanç olarak algılayınca "Fitne kalmayıncaya ve dinin tamamı Allah'a ait olana kadar savaşın" âyeti ile "Dinde hiç bir zorlama yoktur" âyeti çelişmektedir. / Bizim yapmamız gereken kelimeleri asıl yerlerine yerleştirmek, doğru anlamını vermek ve bunun üzerinden hareket etmektir. Ancak böyle olunca kitap bize rehberlik edecektir.... devamı

  • Ağrı kesici
    "Öldürmeyen acı güçlendirir..." Yukarıdaki söz tam da Sarı Lacivertli futbolcular için söylenmiş anlaşılan...... devamı

  • Birkaç dakika düşünmez misiniz (1)
    Bir düşünür, " büyük düşünceler büyük yüreklerden doğar" der. Yürekten beslenen ve akılla şekillenen düşüncelerin hayata davetini  ve geçişini sağlamak ise insanın içsel yolculuğa çıkması ve tefekkür etmesiyle mümkün olabilir. . Büyük düşünceler, büyük eylemler, büyük meseleler, büyük zaferler insanın akıl gönül irtibatı kurmasıyla şekillenir. Gayret ve  cehd etmekle ortaya  çıkar. Bunun için tarihte iz bırakan önemli şahsiyetlerin, ilkeli hareket ettiklerini ve   sorun ile çözümü çevreleyen bir düşünce ve tefekkür eyleminin  içinde olduklarını görürsünüz.  İnsanlar, kendileriyle baş başa kalarak hayatı sorgularlar, varlık sebeplerini, nesne-obje ilişkilerini anlamaya ve varlığın mahiyetini kavramaya çalışırlar. Yalnızlığa çekilirler. Bu tür yalnızlıklar insanı kendine getirir. Çünkü kişi iç dünyasına yaptığı yolculukta kendini görür, yeteneklerini keşfederek, yeri ve sorumlulukları çerçevesinde faydalı işlere imza atar.... devamı

  • Şirk nedir? Müşrik kime denir?
    İnsanların tam manasıyla bilmediği şeylerden biri de şirk meselesidir. Birilerine sorarsanız: - Şirk nedir? Müşrik kime denir?... devamı

  • Stratejik ortağımızı Abede Mekke ve Medine'ye kamikaze temrinleri...
    12 Mayıs 2012 tarihli gazetelere düşen bir haber bizi hiç de şaşırtmadı. Belki birçok dostlarımızı şaşırtmış olabilir, şaşırmış olsalar bile bunu suskunlukla geçiştireceklerinden eminim. Çünkü Abede'ye karşı bir sempati var ve nedense onların olumsuzluklarını rahatlıkla sindirebiliyorlar. Önce habere bakalım:... devamı

  • Şiirde Körleşen Ulusalcı Bıçak
    2000'li yılların ortalarına doğru, Bursa'da düzenlenen bir edebiyat programında 'ulusalcı' bir şairin, program izleyicisi başörtülü bir kıza 28 Şubat'ın denizci generaline benzer bir höykürmeyle dil uzatması hâlâ gözümün önündedir. Bizim hassas tutumumuz olmasaydı Belediyenin misafiri olan şair Hüseyin Peker muhtemelen daha ileri gidecek, Tayyare Kültür Merkezi'nde istenmedik bir olaya imza atacaktı. Gerek 28 Şubat sürecinde, gerekse bu sürecin etkilerinin devam ettiği sözkonusu yıllarda 'ulusalcı' müteşairlerin tavrı belliydi: Toplumun ekserisini oluşturan halk tabakalarına ve onların sahici değer yargılarına tecavüz...... devamı

  • İslam'ın Has Hizmetkârları Nasıl Olmalı?
    Sayıca çoğunlukta olmalarına rağmen bir türlü düze çıkamayan Türkiye Müslümanlarının kurtuluşu; yeterli sayıda tahtası sağlam çocuklarını çok iyi, çok vasıflı, çok güçlü, çok kültürlü, çok faziletli, çok bilge Müslümanlar olarak yetiştirmekle mümkün olabilir. İyi olmak yeterli değildir, çok iyi olacaklar.... devamı

  • Çıkacak anayasa daha sonra çıkacak olandan iyidir
    Şehre yeni gelen Kaymakam, şehrin halk filozofuna sorar: "Ben mi daha iyi kaymakamım yoksa benden önceki mi?" der. Halk filozofu cevap verir: "Giden senden iyiydi, sen, gelecek olandan iyisin" der.... devamı

MEDYAJANS'TA NE ARAMIŞTINIZ!

GOOGLE'DA ARA