MEDYAJANS
17. 10. 2019
SON DAKİKA HABERLERİ
DHA RSS Video Foto
  • Yüzlerce balon balığı ağa takıldı (2)

    'AKDENİZ EKOSİSTEMİ İÇİN FELAKET'
    Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, balon balığının sayısının artışına dikkati çekerek, “Akdeniz ekosistemi içinde baktığımızda bu bir felaket. Çünkü ne varsa tüketiyorlar" dedi.
    Balık avlanma yasağının kalkmasıyla balıkçıların mavi sulardaki avlanma çabası devam ediyor. Ancak son zamanlarda balıkçıların ağlarına takılan istilacı bir tür olan balon balığının sayısının artışı dikkati çekiyor. Kızıldeniz'den Akdeniz'e geçen balon balığı, profesyonel avcıların yanı sıra amatör olta balıkçılarının da kabusu haline geldi.
    AÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Akdeniz Körfezi'nde bugüne kadar balon balığının 7 türünü keşfettiklerini, bunlardan 2'sinin son dönemde çoğaldığını vurguladı. Özellikle kayalık bölgelerdeki kumluk alanlarda bu iki türün çokça görülmeye başlandığını kaydeden Prof. Dr. Gökoğlu, “Akdeniz ekosisteminde bu kadar hızlı çoğalması şaşırtıcı. Doğal yaşam alanlarına göre burada daha hızlı çoğalmasının nedeni, besinin bölgede çok olması. Aynı piranalar şeklinde ve onlar gibi sürü halinde geziyorlar. Balıkçıların ağlarına takılanlar da muhtemelen bu sürü halinde gezenler. Akdeniz ekosistemi içinde baktığımızda bu bir felaket. Çünkü ne varsa tüketiyorlar" diye konuştu
    'OLTADAN ÇIKARIRKEN DİKKATLİ OLUN'
    Bu balığı herhangi bir engelleme yönteminin bugüne kadar bulunmadığını belirten Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Bu balığı ekonomiye nasıl kazandırırız onu araştırmamız lazım. Bazı kişiler bunu yiyor ama özellikle tüketilmemesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Üreme döneminde vücudunda barındırdığı toksin ciddi zehirlenmelere neden olabiliyor. Denize girenlere zararı yok ancak bazen hedef şaşırmaları olabilir. Korkmaya gerek yok. Özellikle balıkçıların dikkatli olması lazım. Balıkçılar oltalarına takılan bireyleri iğnelerden çıkarırken çok dikkatli olmalı. Oltayı çıkarken parmakları koparabilir" uyarısında bulundu.
    Hasan DEMİRBAŞ/ANTALYA, (DHA) 
    FOTOĞRAFLI



  • Van'daki öğrencilerden 'Barış Pınarı Harekatı'na destek

    Tuncay AVCI/ GÜRPINAR (Van), (DHA)- VAN'ın Gürpınar ilçesinde ortaokul öğrencileri, hazırladıkları kareografi ile Fırat'ın doğusuna terör örgütü PYD ve YPG'ye yönelik düzenlenen Barış Pınarı Harekatı'na destek verdi. 
    Gürpınar'da Güzelsu BİST Kız Yatılı Bölge Ortaokulu'nda okuyan 200 öğrenci, öğretmenlerinin desteği ile Suriye'de Barış Pınarı Harekatı'nda görevli Mehmetçiğe hazırladıkları 'Ay yıldızlı figür' ve 'Barış pınarı' yazılı kareografi ile destek verdi. Okul Müdürü Akif Bilgin, "Ordumuzdan dualarımızı eksik etmiyoruz. Rabbim askerlerimizin ayağına taş değdirmesin. Allah askerlerimize zeval vermesin" dedi. Okul bahçesindeki etkinliğin ardından öğrenciler askerler için dua etti.
    FOTOĞRAFLI



  • DeFacto Lefkoşa’da yeni mağaza açtı

    LEFKOŞA, (DHA), (Kurumsal Haberler)- Hazır giyim markası DeFacto, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) üçüncü mağazasını Lefkoşa’da açtığını duyurdu.

    DeFacto, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) mağazalarına yenisini ekledi. Şirket, KKTC’deki üçüncü mağazasını Lefkoşa’da Dereboyu Caddesi üzerinde hizmete açtı. DeFacto Operasyon ve Genişlemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serdar Ersoy, KKTC ekonomisinin sahip olduğu potansiyele inandıkları için mağaza yatırımlarını sürdürdüklerini söyledi.

    “EKONOMİK BAĞLARIN GÜÇLENMESİNE KATKI SUNMAK İSTİYORUZ”

    Türkiye ve KKTC arasındaki ekonomik bağların güçlenmesine katkıda bulunmak istediklerini belirten Serdar Ersoy, “Hazır giyim alanında Türkiye’den çıkmış uluslararası bir moda markası olmak istiyoruz. Buradaki üçüncü mağazamızı açtık. Böylece bu yıl içinde iki mağaza yatırımı yapmış olduk. KKTC’de yatırımını yaptığımız mağazalarımız büyüme hedeflerimiz ulaşmak konusunda büyük katkı sağlayacaktır” dedi.

    ‘KADIN, ERKEK VE ÇOCUK İÇİN TÜM İHTİYAÇLAR TEK MAĞAZADA’

    Ersoy, “Mağazalaşma konusunda tek duraklı alışveriş (one stop shopping) stratejisi doğrultusunda hareket ediyoruz. Buna göre kadın, erkek ve çocuk her yaş grubu tüketicilerimizin, giyim, aksesuar ve kozmetik ile ilgili tüm ihtiyaçlarını aynı anda tek bir mağazamızdan sağlayabiliyoruz. Ürün çeşitliliği sağlayarak tüm kategorilerde müşterilerin memnuniyetini sağlamaya büyük özen gösteriyoruz. KKTC’deki mağazalarımızda günü ve modayı yakalayan tasarımlara ve her yaştan insanın zevkine hitap eden zengin bir ürün gamına sahibiz. Kaliteyi erişilebilir fiyatlarla müşterilerimize sunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.



  • Rüzgâr enerjisinin global ekonomiye katkısı yüzde 40’a yaklaşacak

    İSTANBUL, (DHA)- Denetim ve danışmanlık şirketi KPMG tarafından hazırlanan rapora göre, 2040 yılına kadar rüzgâr enerjisinin global enerji talebine katkısının yaklaşık dokuz kat artarak yüzde 34’e ulaşacağı kaydedildi. Raporun sonuçlarını değerlendiren Siemens Gamesa CEO’su Markus Tacke iklim değişikliğini durdurmak için öğrencilere fen bilimleri (STEM) eğitimi alma çağrısında bulundu.

    Rüzgâr enerjisi üreticisi Siemens Gamesa Yenilenebilir Enerji adına, denetim ve danışmanlık şirketi KPMG’nin hazırladığı “Enerji geçişi bağlamında rüzgâr enerjisinin sosyoekonomik etkileri” (The socioeconomic impacts of wind energy in the context of the energy transition) başlıklı rapor yayınlandı. Rapor, özellikle temiz enerji temini sayesinde elde edilecek önemli toplumsal faydaları vurguluyor. Raporda, halen yüzde 4 olan rüzgâr enerjisinin global ekonomiye katkısının 2040 yılına kadar yaklaşık dokuz kat artarak yüzde 34’e ulaşacağı belirtiliyor. Rüzgâr enerjisinin benimsenme hızını artırmak kirliliği azaltmayı, hayat kurtarmayı ve yaşam için temel su kaynaklarını korumayı sağlayacak.

    YILDA 4 MİLYON KİŞİNİN HAYATI KURTULABİLİR

    Raporda ayrıca 2050 itibarıyla karbon emisyonlarında elde edilmesi gereken azalmanın yüzde 23’ünün rüzgâr enerjisinden sağlanabileceği ifade ediliyor. Bu oran 5,6 milyar ton karbondioksit (CO2), diğer bir deyişle en fazla kirliliğe neden olan 80 şehrin bir yıllık toplam emisyonu anlamına geliyor. Rapora göre bu azalma, yılda 4 milyon kişinin hayatını kurtararak ve sağlık harcamalarını yılda 3,2 trilyon ABD doları azaltarak topluma önemli faydalar sağlayabilir.

    YENİLENEBİLİR ENERJİ ALANINDA KARİYER YAPIN ÇAĞRISI
    Raporun sonuçlarını değerlendiren Siemens Gamesa CEO’su Markus Tacke, tüm dünyada öğrencilere, iklim değişikliğini durdurmak için üzerlerine düşeni yapmak üzere STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) eğitimlerini seçmeleri ve kariyerlerini yenilenebilir enerji alanında yapmaları çağrısında bulundu.

    Öğrenciler, 2019 yılında iklim değişikliği tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı ve giderek büyüyen iklim krizinin daha da acil ve aktif olarak ele alınmasını sağladı. Sadece 40 yıl içinde doğal yaşamın yüzde 60’ının yok olduğunu gösteren veriler de öğrencilerin bu kaygısını destekliyor.
    Raporun tanıtımında konuşma yapan Tacke, gençlerin bu konudaki etkilerini takdirle karşıladığını belirtti ve iklim krizine yönelik girişimler kapsamında Siemens Gamesa’nın da topluma temiz enerji sunma konusunda ciddi bir kararlılık içinde olduğunu belirtti.  

    STEM alanında kariyer yapan öğrencilerin sayısının ciddi oranda azalmasıyla, sektörün değişim için gerekli yeteneklerden yoksun kalacağına ilişkin kaygılarını dile getirerek gençlere çağrıda bulan Siemens Gamesa CEO’su Markus Tacke, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bazı şeyler sizin elinizde. Değişimi gerçekleştirecek kişilerden biri olmayı seçebilirsiniz. STEM’i seçin. Değişime yönelik merakınızı ve tutkunuzu çözüme dönüştürecek bir kariyeri seçin. Bugün ihtiyaç duyduğumuz, gelecekte daha da fazla ihtiyaç duyacağımız çözümleri üretin.”

    Tacke ayrıca düzenleyici kurumların, hükümetlerin ve şirketlerin de enerji dönüşümünü teşvik etmekteki rolünü vurguladı.

    Tacke, “Şu an burada bulunan bizler, farklı alanlardan geliyoruz: Aramızda sektör temsilcileri, analistler, siyasi kurumlar bulunuyor. Ama hepimizin kaygısı ortak: Elimizdeki bilgileri ve araçları kullanarak iklim değişikliği konusunda neler yapabiliriz? Çünkü bu konu gerçekten de acil. Hâlâ yeterli finansal teşvikler ve net politikalar yok. Yenilenebilir enerjiye tam anlamıyla geçişin önündeki engeller sadece teknolojik maliyetler değil, bu iddialı planları gerçeğe dönüştürmek için gerekli uzun vadeli stratejiler ve yatırımların da olmaması.”

    RÜZGARA YATIRIM 16 MİLYAR METREKÜP SU TASARRUFU SAĞLAYABİLİR

    Yeni rapor aynı zamanda enerji dönüşümünden sağlanacak diğer kazanımları da içeriyor. Susuzluk giderek daha büyük bir sorun haline geliyor ve dünya nüfusunun yüzde 40’ını etkiliyor. Rapora göre rüzgâr enerjisi, 2030 yılına kadar toplam 16 milyar metreküp su tasarrufu sağlayabilir. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse bu rakam Lut Gölü’ndeki suyun yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor.  Raporun ulaştığı bir başka sonuç da yenilenebilir enerjinin, az gelişmiş ülkelerdeki refahı artırmada kilit rol oynayabilmesi. Dünya genelinde 1 milyar insanın hâlâ elektriği yok ve 2,7 milyar insanın da yemek pişirmek için temiz yakıta ve teknolojiye erişimi bulunmuyor. Kararlı bir enerji geçişi sayesinde, dünyanın her yeri 10 yıl içinde hem elektriğe hem de temiz yakıtla yemek pişirme imkanlarına kavuşabilir.

     

     



  • TGDF Başkanı Şemsi Kopuz’dan Dünya Gıda Günü’ne ilişkin açıklama

    “Sıfır açlık ve sağlıklı beslenmenin garantisi, sürdürülebilir gıda üretimidir”

    İSTANBUL, (DHA) – Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü de kapsayan 14-18 Ekim Dünya Gıda Haftası’nda ‘Sıfır Açlık olan bir Dünya için Sağlıklı Beslenme’ temasıyla etkinlikler gerçekleştiriyor. Bu temanın, bir yandan açlık, diğer yandan obezitedeki artışa dikkat çeken çok isabetli bir seçim olduğunu belirten TGDF Başkanı Şemsi Kopuz, “İnsanlığın sağlıklı geleceğinin garantisi yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenme, bunun da garantisi sürdürülebilir gıda üretimidir” dedi.

    1945 yılında kurulan BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanıyor.

    16 Ekim Dünya Gıda Günü’nü de kapsayan 14-18 Ekim Dünya Gıda Haftası boyunca, bu yıl FAO’nun BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden ikincisi olan Sıfır Açlık Hedefi’ne uygun olarak belirlediği “Healthy Diets’ for a #ZEROHUNGER World’ (SıfırAçlık olan bir Dünya için Sağlıklı Beslenme)” temasıyla etkinlikler gerçekleştiriliyor.

    FAO; açlığın yükselişte olduğu, fakat aynı zamanda fazla kiloluluk ve obezitenin de arttığı, gıda kayıp ve israfının etkileri konusunda kaygıların da büyüdüğü günümüzde açlığa son vermek için gerçekleştirilmesi gereken eylemlere dikkat çekiyor.

    DÜNYA GIDA GÜNÜ 2019 TEMASI: SAĞLIKLI BESLENME

    FAO’nun raporlarına göre, bugün dünya genelinde 820 milyon insan açlık çekerken, sağlıksız diyetlerin yanı sıra hareketsiz yaşam tarzının bir sonucu olarak 670 milyon yetişkin, 5 -19 yaş aralığındaki 120 milyon çocuk ve genç obez, 5 yaşın altındaki 40 milyon çocuk ise aşırı kilolu.

    Sağlıksız beslenme, bulaşıcı olmayan hastalıklara (kalp damar hastalıkları, diyabet ve belirli kanser türleri) bağlı ölümlerde en büyük risk faktörü olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde her 5 ölümden 1’inden sorumlu olan sağlıksız yeme alışkanlıkları, yılda 2 trilyon dolarlık maliyetiyle ülkelerin sağlık bütçelerinde de önemli bir yer tutuyor.

    Obezite ve diğer kötü beslenme biçimleri, günümüzde neredeyse her 3 kişiden 1’ini etkiliyor. Mevcut verilere dayalı tahminler, bu sayının 2025 itibariye her 2 kişiden 1’i olacağını ortaya koyuyor.

    “AÇLIKLA MÜCADELEDE BAŞARI VE SAĞLIKLI BESLENME İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDA ÜRETİMİ”

    Dünya Gıda Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulunan Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, açlık ve obezite oranlarında yaşanan artışın FAO’nun 2019 Dünya Gıda Günü temasının ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini bildirdi.

    Dünya genelinde gelişmiş ya da az gelişmiş bütün ülkelerin sorunu olan açlığın ve obezitenin önüne geçilerek sağlıklı beslenmenin garanti altına alınması için ortak eylemler geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Kopuz, “Her insanın yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlayacak gıdaya ulaşması, temel bir insan hakkıdır. İnsanlığın sağlıklı geleceğinin garantisi yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenme; bunun da garantisi sürdürülebilir gıda üretimidir” dedi.

    Günümüzde artan dünya nüfusunu beslemeye yetecek gıdanın üretimi ile Sıfır Açlık hedefine ulaşılmasının önünde aşılması gereken çok önemli sorunlar olduğunun altını çizen TGDF Başkanı Kopuz, şöyle devam etti:

    “Bu sorunların başında küresel düzeyde tarım ve gıda üretimini tehdit eden iklim değişikliği gelirken, farklı coğrafyalarda yaşanan savaş ve çatışmalar da insanların sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmelerine yetecek gıdaya ulaşmalarının önünde engel teşkil ediyor. Ülkeler, hatta bölgeler arası gelişmişlik düzeyi ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler de gıdaya erişimin önündeki en önemli zorlukların başında geliyor. Tarım ve gıdanın önündeki en önemli tehdit olan küresel ısınma ve iklim değişikliği ile mücadelede BM öncülüğünde yürütülen çalışmaların başarıya ulaşması için, bütün ülkelerin ortak eylem planları üzerinde mutabık kalması önemlidir.”

    “TARIM VE GIDA ÜRETİMİNİ YENİDEN ORGANİZE ETMELİYİZ”

    Yılda 1,3 milyar ton gıdanın çöpe gittiğini hatırlatan Kopuz, “Birçok tarım ve gıda ürününde yeterlilik derecesi yüksek olan ülkemizde de tarım ve gıda üretimini yeniden organize etmemiz, geleneksel yöntemler yerine, modern, iklim değişikliğine uyumlu bir üretim yapısını acilen planlamamız gerekiyor. Üretimde girdi maliyetleri aşağı çekilerek, insanımızın yeterli miktarda ve kaliteli gıdaya daha ucuza ulaşması sağlanmalıdır. Tüm bunların yanı sıra bugün dünyada her yıl üretilen gıdaların üçte biri, yani 1,3 milyar ton gıda çöpe gidiyor. Gıda kayıp ve israfının önüne geçmezsek, ne açlığa son vermekten ne de sağlıklı beslenme için yeterli gıdayı sunmaktan bahsedebiliriz. Bu sebeple, TGDF olarak en öncelikli gündem maddelerimizden birisi olarak, gıda kayıp ve israfına yönelik çabalarımızda ısrarcıyız” diye konuştu.

     



  • Mardin'den Barış Pınarı Harekatı'na destek

    Nezir GÜNEŞ/ MARDİN,(DHA)- MARDİN'de sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Suriye'nin kuzeyinde terör örgütü PKK/YPG ve DEAŞ'a yönelik sürdürülen Barış Pınarı Harekatı'na desteklerini bildirdi.
    Mardin Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığı'nda bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri adına açıklamayı yapan Mardin Sanayi Ticaret Odası Başkanı Mehmet Ali Tutaşı, devletin ve askerlerin yanında olduklarını söyledi. Tutaşı, "Barış Pınarı'nda amaç, hem ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, hem de ülkemiz ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldırmaktır. Bu bölgeyi PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinden temizleyerek, Suriye halkını teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarmak, bölgede huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmektir. Bizler devletimizin aldığı bu kararın arkasındayız ve destekliyoruz. Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Barış Pınarı Harekâtı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi’nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir. Dolayısıyla bu harekât, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur" dedi.
    FOTOĞRAFLI
     



  • (Görüntülü) 2 milyar kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya

     

    Sinem ERYILMAZ – Ömer HASAR / İSTANBUL,(DHA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 26,4’ü yani 2 milyar kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya. Özyeğin Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üy. Faik Gür, “Önümüzde büyük bir sorun var. Bu sorunun temelleri bütün ülkeleri ilgilendiren temel sorunlar” ifadelerini kullandı.


     

    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nun ‘Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2019 Raporu’na göre, açlık yaşayan insan sayısındaki artış devam ediyor. Rapora göre dünyadaki her 9 kişiden birisi aç. Yetersiz beslenen ve açlık yaşayan insan sayısı 2018’de 811 milyonun üzerine çıktı.


     

    Raporda gıda güvensizliğinin yayılması da bir diğer önemli başlık olarak ön plana çıktı. Dünya nüfusunun yüzde 17,2’sine denk gelen 1,3 milyar insanın orta düzeyde besleyici ve yeterli gıdaya düzenli erişemedikleri kaydedildi. Orta ve şiddetli gıda güvensizlik seviyeleri birlikte ele alındığında ise dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 26,4’ü, yani yaklaşık 2 milyar kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya.


     

    FAO’nun kuruluşu olan 16 Ekim her yıl ‘Dünya Gıda Günü’ olarak kutlanıyor. Bu kapsamda gıda üretimine, gıda güvencesine dikkat çekilerek, açlıkla mücadele konusunda duyarlılığı artırmaya yönelik çalışmalar ve etkinlikler yapılıyor. Özyeğin Üniversitesi’nde 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla Türkiye’de Tarım, Gıda ve Değişen/Değişmeyen Pratikler isimli bir konferans düzenlendi. Konferansta tarım ve gıdanın geçmişi, bugünü ve geleceği ele alındı.


     

    FAİK GÜR: ÖNÜMÜZDE BÜYÜK BİR SORUN VAR


     

    Konferans hakkında bilgilendirmede bulunan sosyal bilimler fakültesinden Dr. Öğr. Üy. Faik Gür, “Dünyada gıda ile ilgili sorunumuz var. Neredeyse her 10 kişiden biri ya aç ya da yetersiz besneliyor. Dolayısıyla önümüzde büyük bir sorun var. Bu sorunun temelleri bütün ülkeleri ilgilendiren temel sorunlar. Biz özellikle Türkiye’de bu sorunu anlamamızı sağlayacak olan genel tarımsal yapıları ilgilendiren araştırmaları sunacağız. İstanbul’un genelinden gelen tarımla ilgili konuları araştırmış olan arkadaşlarımız sunum yapacak. Özyeğin Üniversitesi olarak bu sorunun akademik bilgi alanındaki eksiklikliklerini tamamlamaya yönelik bir çaba içine girdik” dedi.



  • Çanakkale Boğazı’ndan 2 Rus savaş gemisi geçti

    Mustafa SUİÇMEZ/(ÇANAKKALE), (DHA)- ÇANAKKALE Boğazı’ndan geçen Rus Donanması'na ait 2 savaş gemisi Akdeniz’e doğru yol aldı. Gemilerden birinin askeri römorkör ile çekildiği gözlendi.
    Marmara Denizi’nden bugün saat 12.00 sıralarında peş peşe Çanakkale Boğazı’na giriş yapan Rus Donanması'na ait 770 borda numaralı savaş gemisi 'Valentin Pikul', MB-304 borda numaralı askeri römorkör ile 837 borda numaralı ‘Kinel’ adlı savaş gemisi, saat 14.00 sıralarında Çanakkale önlerinde oldu. Kilitbahir köyü dağında bulunan ‘Dur Yolcu’ yazısı ile ‘Kilitbahir Kalesi’ önünden geçen savaş gemileri Akdeniz’e inmek üzere Ege Denizi’ne doğru yol aldı. Boğazdan geçen savaş gemilerinden birinin askeri römorkör ile çekilmesi dikkat çekti. Rus savaş gemileri ile askeri römorköre boğazdan geçişi sırasında sahil güvenlik botları eşlik etti.
    FOTOĞRAFLI



  • 2 milyar kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya

    Sinem ERYILMAZ – Ömer HASAR / İSTANBUL,(DHA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 26,4’ü yani 2 milyar kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya. Özyeğin Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üy. Faik Gür, “Önümüzde büyük bir sorun var. Bu sorunun temelleri bütün ülkeleri ilgilendiren temel sorunlar” ifadelerini kullandı.

    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nun ‘Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu 2019 Raporu’na göre, açlık yaşayan insan sayısındaki artış devam ediyor. Rapora göre dünyadaki her 9 kişiden birisi aç. Yetersiz beslenen ve açlık yaşayan insan sayısı 2018’de 811 milyonun üzerine çıktı.

    Raporda gıda güvensizliğinin yayılması da bir diğer önemli başlık olarak ön plana çıktı. Dünya nüfusunun yüzde 17,2’sine denk gelen 1,3 milyar insanın orta düzeyde besleyici ve yeterli gıdaya düzenli erişemedikleri kaydedildi. Orta ve şiddetli gıda güvensizlik seviyeleri birlikte ele alındığında ise dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 26,4’ü, yani yaklaşık 2 milyar kişi gıda güvensizliği ile karşı karşıya.

    FAO’nun kuruluşu olan 16 Ekim her yıl ‘Dünya Gıda Günü’ olarak kutlanıyor. Bu kapsamda gıda üretimine, gıda güvencesine dikkat çekilerek, açlıkla mücadele konusunda duyarlılığı artırmaya yönelik çalışmalar ve etkinlikler yapılıyor. Özyeğin Üniversitesi’nde 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla Türkiye’de Tarım, Gıda ve Değişen/Değişmeyen Pratikler isimli bir konferans düzenlendi. Konferansta tarım ve gıdanın geçmişi, bugünü ve geleceği ele alındı.

    FAİK GÜR: ÖNÜMÜZDE BÜYÜK BİR SORUN VAR

    Konferans hakkında bilgilendirmede bulunan sosyal bilimler fakültesinden Dr. Öğr. Üy. Faik Gür, “Dünyada gıda ile ilgili sorunumuz var. Neredeyse her 10 kişiden biri ya aç ya da yetersiz besneliyor. Dolayısıyla önümüzde büyük bir sorun var. Bu sorunun temelleri bütün ülkeleri ilgilendiren temel sorunlar. Biz özellikle Türkiye’de bu sorunu anlamamızı sağlayacak olan genel tarımsal yapıları ilgilendiren araştırmaları sunacağız. İstanbul’un genelinden gelen tarımla ilgili konuları araştırmış olan arkadaşlarımız sunum yapacak. Özyeğin Üniversitesi olarak bu sorunun akademik bilgi alanındaki eksiklikliklerini tamamlamaya yönelik bir çaba içine girdik” dedi.



  • Çorum'da muhtar ve öğrencilerden Mehmetçiğe destek

    Yusuf ÇINAR/ÇORUM,(DHA)- ÇORUM'da merkez mahalle muhtarları ve öğrenciler, Türk Silahlı Kuvvetleri'nce Suriye'de yürütülen Barış Pınarı Harekâtı’na katılan Mehmetçik'e destek verdi.
    Çorum'da merkeze bağlı 13 mahallenin muhtarı öğrencilerle, TSK'nın Suriye'de oluşturulmak istenen terör koridorunun ortadan kaldırılması, bölgeye barış ve huzurun getirilmesi amacıyla yürüttüğü Barış Pınarı Harekâtı'na destek için bir araya geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Mehmetçiğe dua eden muhtar ve öğrenciler, asker selamı da vererek 'Barış Pınarı Harekâtı'na desteklerini iletti. Karakeçili Mahallesi Muhtarı Mehmet Aydın, “Ülkemizin birliği, sınırlarımızın güvenliği için yapılan Barış Pınarı Harekatı’na katılan tüm güvenlik güçlerimize Allah, güç kuvvet versin. Sağ salim geri dönmelerini nasip etsin. Allah ordumuzu muzaffer eylesin. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” dedi.
    FOTOĞRAFLI



  • Barış Pınarı Harekatı'na STK'lardan destek

    Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA) - ANTALYA'da sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü Barış Pınarı Harekatı'na destek verdi.
    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ATSO) Başkan Davut Çetin'in yaptığı ortak açıklamaya, Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Abdullah Erdoğan, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Memur Sen Temsilcisi Mustafa Çoban, Türkiye Kamusen Temsilcisi Yılmaz Danabaşoğulları, Hak İş Başkanı Muhammet Talha Kandil, Eğitim İş Antalya Şube Başkanı Fatin Iltar, Konyaaltı Sanayici ve İş Adamları Derneği (KONYSİAD) Başkanı İlhami Kaplan ile  çok sayıda temsilci katıldı.
    AMAÇ TERÖR KORİDORUNU ORTADAN KALDIRMAK
    81 ilden hem ülkemiz hem de dünya kamuoyuna seslendiklerini belirten ATSO Başkanı Davut Çetin, Türkiye'nin 9 Ekim 2019'da Suriye sınırı üzerinde başlattığı Barış Pınarı sınır ötesi harekâtının, hem ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, hem de ülkemiz ve bölge ülkeleri için tehdit oluşturan terör koridorunu ortadan kaldırmayı amaçladığını söyledi. Çetin, “Bu bölgeyi PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinden temizleyerek, Suriye halkını teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarmak, bölgede huzur, güven ve barış ortamını yeniden tesis etmektir" dedi.
    MEŞRU MÜDAFAA HAKKI
    Devletin aldığı bu kararın arkasında olduklarını ve desteklediklerini aktaran Çetin, “Zira Türkiye, uluslararası kurallardan doğan hakkını kullanmıştır. Barış Pınarı Harekatı, evrensel hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvelik Konseyi terörle mücadele kararları ile BM Sözleşmesi'nde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde başlatılmıştır. Suriye'nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve siyasi birliğine saygı gösterilmektedir. Dolayısıyla bu harekât, meşrudur ve uluslararası hukuka uygundur" diye konuştu.
    TERÖR ÖRGÜTLERİ AÇIK TEHDİT
    Ülkemizin özellikle Fırat'ın doğusunda sınırın ötesinde konuşlu terör örgütü unsurlarınca, son iki yılda 100'ün üzerinde taciz ve hasmane eyleme maruz kaldığına dikkat çeken Çetin, “Bu terör örgütleri, Suriye içinde ve Suriyelilere yönelik de saldırılar düzenlemektedir. Suriye'deki yerel halkın da terör örgütlerinin giderek artan insan hakkı ihlalleri, göçe zorlanma, taciz ve zulmüne karşı şikâyetleri ve tepkileri sürekli artmaktadır. Herkes artık şunu çok iyi görmelidir ki masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan terör gruplarına sessiz kalmamız beklenemez" dedi.
    BÖLGEDE HAYAT NORMALE DÖNÜYOR
    Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı'yla başlayıp devam eden tüm bu operasyonlarıyla Türkiye'nin, terör örgütlerine ve destekçilerine gereken cevabı en güçlü şekilde verdiğini anlatan Çetin, “Aynı zamanda da sivillerin ve masumların korunmasına azami dikkat gösterilmektedir. Zaten bunu hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı harekâtlarında da gösterdik. Önceden terörün hâkim olduğu bölgede hayat normale döndü, barış ve huzur geldi. Yurtlarını terk etmek zorunda kalmış Suriyelilerin geri dönüşüne de zemin hazırlamış olduk" şeklinde konuştu.
    'TARAFIMIZ HUZUR VE BARIŞ'
    Türkiye'nin elinden gelen tüm imkânlarını bu bölgeler için nasıl seferber ettiğini de tüm dünya kamuoyunun gördüğüne işaret eden Çetin, “Çünkü biz inanıyoruz ki, gönül dünyasını ve insanları imar edemeyenler, yeryüzünü imar edemezler. Bizler Türkiye olarak yıkmaktan, yakmaktan yana hiç olmadık, olmayacağız. Bizim tarafımız huzurdur, barıştır, kardeşliktir" dedi.
    TSK, TERÖR UNSURLARINI YOK EDECEK
    Çetin şöyle devam ett: "Türkiye iş dünyası dualarıyla ve bütün gönülleriyle devletimizin ve kahraman askerlerimizin yanındadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgedeki terör unsurlarını yok edeceğine ve terör örgütlerini hezimete uğratacağına inancımız tamdır. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz, mekânları cennet olsun. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Cenab-ı Hak Mehmetçiğimizi korusun, ordumuzu muzaffer kılsın. Allah, yar ve yardımcımız olsun." 
    FOTOĞRAFLI



  • Anamur'da yıldırım düşmesiyle çıkan orman yangınlarına müdahale

    Mithat Ünal/ ANAMUR, (Mersin), (DHA)- MERSİN'in Anamur ilçesinde dün yıldırım düşmeleri sonucu arazi ve ormanlık bölgelerde çıkan yangınlara müdahale devam ediyor.
    Anamur ilçesi Çaltıbükü ve Kılıç mahalleleri arasındaki ormanlık alan ve arazideki farklı noktalarda dün saat 14.00 sıralarında yıldırım düşmeleri sonucu yangın çıktı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen itfaiye ekipleri, 50 kilometrelik alanda farklı noktalarda çıkan yangınlara müdahale etti. Çevre illerden de destek istendi. Yangın söndürme helikopterleri, 27 arazöz, 6 itfaiye aracı, 20 teknik ekip, 100 yangın görevlisinin havadan ve karadan müdahale ettiği yangınları söndürme çalışmalarının kontrollü bir şekilde devam ettiği belirtildi. 
    FOTOĞRAFLI 



  • Kayseri'de DEAŞ şüphelisi 3 kişi adliyede

    Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ, (DHA) - KAYSERİ'de, Suriye ile Irak'ta terör örgütü DEAŞ içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla gözaltına alınan 3 kişi adliyeye sevk edildi.
    İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 3 gün önce kentte terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyon düzenledi. Operasyonda, Suriye ve Irak'ta örgüt içerisinde faaliyet gösterdikleri belirlenen A.S.H., İ.E. ve M.H.M. kaldıkları evde gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde bulunan dijital malzemelere de el konuldu. 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
    FOTOĞRAFLI

     

     

     

     

     

     



  • Koçarlı'da sahte içki üretimine 2 gözaltı

    Bahattin ALBAYRAK / KOÇARLI (Aydın), (DHA) - AYDIN'ın Koçarlı ilçesinde, kaçak olarak içki imalatı yaptıkları belirlenen 2 kişi gözaltına alındı.
    Kırsal Bağcılar Mahallesi'nde yaşayan S.D ve B.D.'nin evinde kaçak içki üretimi yaptığı bilgisi üzerine jandarma ekipleri, dün akşam saatlerinde operasyon düzenledi. Zanlıların evlerinde yapılan aramada 2 bin 820 litre sahte içki ele geçirildi. 2 şüpheli gözaltına alınırken, içkiler ile birlikte imalatta kullanılan malzemelere el konuldu. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
    FOTOĞRAFLI

     



  • Bahçeşehir Koleji sürdürülebilir gelecek vizyonunu Berlin'de konuştu

    BERLİN, (DHA) - BAHÇEŞEHİR Kolejinin yeni dönem vizyonunun ve gelecek eğitim projelerinin konuşulduğu ‘Geleceğin Eğitimine Yön Verenler Zirvesi’nin 3’üncüsü Berlin’de gerçekleşti.

    İlki 2017 yılında Antalya’da düzenlenen Geleceğin Eğitimine Yön Verenler Zirvesi’nin 3’üncüsü, 10-13 Ekim tarihleri arasında Berlin’de yapıldı. Etkinlik, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, Genel Müdür Özlem Dağ, Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Rektörü Prof. Dr. Şirin Karadeniz, Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcıları Hale Güneş, Dr. Özge Aslan, Türkiye genelindeki kampüslerin yöneticileri ve kurucu temsilcilerini bir araya getirdi. Yeni eğitim öğretim yılının stratejilerinin paylaşıldığı zirvede BAU İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gürgen, ‘Vizyon, Misyon ve Değerler Temelinde Etkili İletişim’ başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Gazeteci Cüneyt Özdemir ise ‘21’inci Yüzyılda Sürdürülebilirlik’ başlıklı konuşmasıyla programa konuk oldu.

    Program dahilinde, bu yıl 3’üncü mezunlarını veren Berlin International University mezuniyet törenine ve Berlin International University’de düzenlenen ‘Göç Paneli’ne de katılım sağlandı.

    “HEP BİRLİKTE DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİRİZ"

    Gelecekte çok daha büyük işler başarmak için çalıştıklarının altını çizen Enver Yücel, “BUEK ailesi olarak, 52 yıllık eğitim tecrübemizden aldığımız güçle, hep birlikte dünyayı değiştirebiliriz. En büyük ilkelerimiz dünyaya değer katma ve topluma faydalı olmaktır. Bugün yapay zeka okuryazarlığını K12 düzeyinde ülkemizde uygulayan tek kurum bizim kolejimizdir. Öğrencilerimizi zamanlarının ötesinde yetiştiriyoruz. Dün kodlama ve STEM eğitiminin, Kişiye Özgü Öğretim Modeli’nin nasıl Türkiye’nin gündeminde yer edinmesi için çalıştıysak, bugün de Yapay Zeka Okuryazarlığı için aynı hedefteyiz” dedi.

    “SORUN ÇÖZEN BİREYLER YETİŞTİRİYORUZ”

    Zirvede açılış konuşmasını yapan Özlem Dağ, geçen yılı değerlendirerek yapay zeka okuryazarlığı eğitimi gibi yeni uygulamalardan ve Dünya Vatandaşlığı Programı’ndan bahsetti. Dağ, “Dünyada tüm sorunların çözümü eğitimdedir diyoruz ve öğrencilerimizi hem mikro hem makro ölçekte sorun çözen bireyler olarak yetiştiriyoruz. Dünyanın neresine giderse gitsin evrensel değerlere hâkim olmaları en büyük hedefimiz. Köklerini ülkelerinin değerlerinden almalarını istiyoruz. O değerleri dünyaya entegre etmelerini istiyoruz. Bu nedenle dünya vatandaşı olmayı öğrencilerimizin hem akademik hem sosyal yaşamlarında benimsemeleri en büyük hedeflerimizden biri” diye konuştu.

    “FEN VE TEKNOLOJİ LİSELERİ BİR TÜRKİYE PROJESİDİR”

    Hüseyin Yücel ise “Sürdürülebilir olmanın anahtarlarını konuşmak üzere bir araya geldik. 52 yıllık geçmişimizin en büyük dayanağı velimizin, öğrencimizin, Türkiye’nin kurumumuza duyduğu güvendir. 100’üncü yılımıza ulaşmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

    Sürdürülebilirliğin topluma fayda sağlamaktan geçtiğini vurgulayan Yücel, konuşmasına şöyle devam etti:
    “Sürdürülebilir olmak için topluma fayda sağlamak, topluma hizmet etmek, sosyal sorumluluk projeleri yaratmak gerekir çünkü kendi gelişimimizi toplumun gelişiminden bağımsız düşünemeyiz. Kurucumuz Enver Yücel 2006 yılında ‘Bir Türkiye Projesi’ dedi ve Fen ve Teknoloji Liselerini kurdu. Her yıl Türkiye’nin dört bir tarafından onlarca çocuğumuz bu okullarımızda burslu okuyor. Ben açıkçası Fen ve Teknoloji Liselerimizi Bahçeşehir Koleji’nin vicdanı olarak nitelendiriyorum. Buradan mezun olan çocuklar ileride Türkiye’nin geleceğinde söz ve rol sahibi olacak.”

    Bahçeşehir Koleji Basketbol Takımı hakkında da konuşan Yücel, takımın gelecek nesillere spor ruhunu kazandırmak için önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Yücel, “Bir Türkiye projesi olarak gördüğümüz bir iş daha var; o da kolej var oldukça var olmasını dilediğim Bahçeşehir Koleji Basketbol Takımı. Bu takımda en büyük eforu altyapılara veriyoruz. Amacımız yetenekli gençleri kolundan tutup işin içine çekmek. Türk sporuna başarılı gençler kazandırmak. Ve bir gün inanıyorum ki bizim altyapımızda yetişen oyuncular NBA’de oynayacak, milli takıma girecek” ifadelerini kullandı.



  • (Görüntülü) 'Bacağını kesmeliyiz' denilen ünlü top model Türkiye'de yürüdü

    İlknur SARGUT-Ömer HASAR/İSTANBUL, (DHA)- Trafik kazası sonrası, sağ bacağında ciddi yaralanma, kırıklar ve eklem kıkırdak hasarı oluşan 21 yaşındaki Bulgaristanlı ünlü top model Christine Ilieva, Türkiye’de gerçekleştirilen tedavi sonrasında yeniden yürümeye başladı. Türkiye’nin ilk kadavradan kıkırdak nakli yapılan hastası olan Ilieva, "Bacağını kaybedeceğimi söylediklerinde ümidini yitirdim. Türkiye’de ise asla vazgeçmemem gerektiğini öğrendim" dedi.


     

    Ünlü top model Christine Ilieva, ülkesi Bulgaristan'da büyük bir trafik kazası geçirdi. Kaza sonrası yaklaşık 2 saat ambulans beklemek zorunda kalan genç kızın sağ bacağı, uyluğu ve kalçasında ağır hasar meydana geldi. Hastanede tedavi altına alınan genç mankene doktorlar tarafından bacağının kurtarılamayacağı söylendi. Başka bir hastaneye nakledilen Christine'in bacağı burada enfeksiyon kaptı. Bacağını kullanamaz hale gelen, bacak derisi dahi tamamen yok olan genç manken, tedavi için helikopter ambulansla Türkiye'ye getirildi.


     

    ÖNCE BACAK DERİSİ ARDINDAN KIKIRDAK TEDAVİ EDİLDİ


     

    Christine'in ülkesinde 'kesilmesi gerekiyor' denilen bacağı Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Anıl Bingöl ve Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Turhan Özler'in gerçekleştirdiği operasyonlar sonrasında kurtuldu. Tedavi sonrasında yürümeye başlayan ancak diz eklemindeki kıkırdak hasarı nedeniyle dizini kullanmakta zorlanan ünlü modele Türkiye'de ilk defa donörden kıkırdak nakli yapıldı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Meriç tarafından gerçekleştirilen bu operasyonda organları bağışlanan kişiden alınan sağlam kıkırdak, hastanın dizindeki hasarlı bölgeye nakledildi. Bu sayede dizini tekrar kullanmaya başlayan Christine çok sevdiği mesleğine de geri dönebildi.


     

    Christine’in öncelikle Yeditepe Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Uğur Anıl Bingöl tarafından bacak ve uyluktaki hasarlanmış kas tendon sinir ve damar dokularının üzeri kapatıldı. Gerçekleştirilen operasyon hakkında bilgi veren Doç. Dr. Uğur Anıl Bingöl, "Öncelikle bütün yaraları temizleme işlemiyle başladık. Ölü dokular kaslar deriler ve kemikler temizlendi. Daha sonra kas ve deri nakilleriyle bacak ve uyluk yaraları kapatıldı. Ortopedi ile koordineli olarak kemik kırıklarıyla ilgilendik. Diz bölgesine de kas dokusu nakilleriyle enfeksiyonun yarattığı tahribatın önüne geçtik" dedi.


     

    "BACAĞINI KESMELİYİZ’ DEDİLER ŞİMDİ İSE YÜRÜYOR"


     

    Genç kızın çok zorlu bir kalça ve diz operasyonu atlattığını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Turhan Özler ise "Kendi ülkesinde iki hastane de bacağın tedavi edilemeyeceği söylenip kesilmesi önerilmiş. Bize geldiğinde yüksek ateş, ciddi enfeksiyon ve açık yaraları vardı. Kalça ve diz kemikleri parça parçaydı ve olması gereken yerlerden çok uzaktaydı. Üstelik kazanın üzerinden neredeyse bir ay süre geçmişti. Kaza sonrası dağınık  ve üzerleri açık olarak bırakılmış olan kemikleri  tek tek dokuların içinden çıkartıp orijinal yerlerine yerleştirmek zorunda kaldık. Yüksek enerjili bir kaza sonrası teknik açıdan çok zor kalça ve diz operasyonları gerçekleştirdik. Bulgaristan'daki hastanede aldığı enfeksiyon, ameliyatları daha da zorlu bir hale getirdi. En son gelinen noktada, kalça problemini tümüyle çözdük. Diz ekleminde ise kıkırdak kaybı vardı. Onun için de kadavradan kıkırdak naklini gerçekleştirdik. Bundan sonraki durumu bize Christine'in kendisi gösterecek" değerlendirmesinde bulundu.


     

    TÜRKİYE’NİN İLK “KADAVRADAN KIKIRDAK NAKLİ”


     

    Türkiye'de diz kıkırdak naklini ilk kez Christine Ilieva'ya gerçekleştirdiklerini ifade eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Meriç, genç kızın durumu ve gerçekleştirdikleri tedavi hakkında şunları paylaştı:


     

    "Hastamız uyluk kemiğinde ciddi kırık ve diz eklemi kıkırdaklarındaki ciddi hasarla bize başvurdu. Üstelik yaraları açık ve uzun süre tedavisiz kalmıştı. Doç. Dr. Uğur Anıl Bingöl ve Doç. Dr. Turhan Özler hocalarımızın yaptıkları çoklu operasyonlar sonrasında kırıkları ve hasarlanan yumuşak dokuların tedavisi yapıldı. Ancak hastamızın diz ekleminde meydana gelen kıkırdak hasarının çok geniş olması ve genç yaşında dizinde hareket kısıtlılığı yaşanmaması için kıkırdak nakli tedavisini planladık. Türkiye de ilk defa organları ailesi tarafından bağışlanan bir kişiden alınan diz kıkırdakları ile hastamızın hasarlanmış kıkırdakları değiştirerek kıkırdak nakli tedavisini gerçekleştirdik. Kıkırdak nakli yapılmasaydı diz ya tamamen dondurulacaktı ya da hastamızın erken yaşta diz protezi ihtiyacı olacaktı. 21 yaşında genç bir hasta olduğu için hastamıza şans verdik. Beyin kanaması sonrası hayatını kaybeden ve organları ailesi tarafından bağışlanan genç bir hastadan alındı. Yaptığımız testler ve Sağlık Bakanlığı’ndan aldığımız onay sonrasında hastamıza kıkırdak naklini gerçekleştirdik."


     

    “HAYATTA HER ŞEY YAŞANABİLİR BAŞINIZI DİK TUTUN”


     

    İstanbul’a ilk geldiğinde ortopedi ve plastik cerrahi hekimlerince kapsamlı bir şekilde tedavi altına alındığını anlatan Christine Ilieva, "Liseyi bitirdikten sonra modelliğe başlamıştım. Dünyanın birçok ülkesinde birçok firmayla çalışma fırsatım oldu. Bu benim için bir rüyanın gerçekleşmesi gibiydi. Hayalimdeki yaşamı yaşamaya başlamıştım. Kazadan sonra umudumu kaybetmeye başladım ve sonrasında hem Türkiye hem de ülkemdeki insanların desteği ile ayakta kaldım. O insanlar bana inanarak mücadele gücümü artırdılar. Şu an inandığım tek şey ise bu hayatta her şey olabileceği. İnsanın başına her şey gelebilir ama bunlar karşısında her zaman başınızı dik tutmalısınız. Her zaman bunlarla mücadele etmelisiniz" diye konuştu.


     

    Bulgaristan’da bacağını kaybedeceğimi düşündüğü an bütün ümidini yitirdiğini ifade eden genç kız, "Asla pes etmemem gerektiğini anladım. Şimdi eski işime, mesleğime, kariyerime dönebilmek adına bir umudum var" dedi. Bacağını kaybetme tehlikesi yaşayan ve zor günler geçiren genç manken artık bacağını kullanabiliyor, rahatlıkla yürüyor.



  • Pegasus Hava Yolları 2020 yaz sezonu biletlerini satışa çıkardı

    ANIL UÇAN/İSTANBUL(DHA)- Pegasus Hava Yolları, 2020 yaz sezonu biletlerini satışa çıkardığını duyurdu.

    Pegasus Hava Yolları’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “2020 yaz sezonu biletleri özel fiyatlarla satışa çıkarıldı. 22 Ekim 2019’a kadar 2020 yaz sezonu biletlerini flypgs.com ya da Pegasus Mobil uygulaması üzerinden alan misafirler, 29 Mart – 31 Ekim 2020 tarihleri arasında yurt içine 89,99 Türk Lirası, yurt dışına ise 39,99 dolardan başlayan avantajlı fiyatlarla seyahat etme fırsatı yakalıyor. Pegasus’un mobil uygulamasını indirmek isteyen misafirler, Apple Store ve Play Store’dan uygulamaya ulaşabiliyor.”



  • 1023 öğrenciden Mehmetçiğe 'selam'

    Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA'nın Kepez ilçesinde ilkokul öğrencileri, Suriye sınırındaki harekata katılan Mehmetçiğe destek vermek amacıyla okul bahçesinde bedenleriyle Türk bayrağı oluşturup, 'Barış Pınarı' yazdı.
    Kepez'deki İbrahim Doğaner İlkokulu'nun 1023 öğrenci ve 50 öğretmeni, Suriye sınırındaki Barış Pınarı Harekatı'na katılan Mehmetçiğe destek amaçlı bir gösteri hazırladı. Öğrenciler, okul bahçesinde bedenleriyle Türk bayrağı oluşturup 'Barış Pınarı' yazdı. Bir uçak maketinin de yer aldığı gösteride, bir grup öğrenci de Türk bayrağı açtı. Gösterinin drone ile videosu da çekildi. Okula ait sosyal medya hesabında paylaşılan videoda, Knock Out grubunun 'Mehmetçik Marşı' da fon müziği olarak kullanıldı. Kısa sürede büyük beğeni toplayan paylaşımda, "Bizler kalemlerimizle, dualarımızla, sizler yüreğinizle, bileğinizle. Birlikte yaşayacağız, birlikte var olacağız, ülkemizi birlikte koruyacağız" ifadeleri yer aldı.
    Okul Müdürü Mehmet Akay, okuldaki tüm öğrenci ve öğretmenlerin, Suriye sınırında terör örgütlerine yönelik harekata katılan Mehmetçiğe destek olmak ve selam göndermek için bu etkinliği düzenlediğini söyledi.
    FOTOĞRAFLI



  • Erdemli'deki yangında 15 hektar çam ormanı küle döndü

    Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ(Mersin), (DHA)- MERSİN'in Erdemli ilçesinde dün gece çıkan yangında 15 hektarlık çam ormanı kül oldu. Bölgede soğutma çalışmaları sürüyor.
    Erdemli'ye bağlı Gücüş Mahallesi'nde ormanlık alanda dün saat 22.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Orman İşletme Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin müdahale ettiği yangın 5 saatte kontrol altına alındı. Orman İşletme Müdürü Murat Körlü, "Akşam başlayan yangın ekiplerimizin kısa zamanda müdahalesi ile yaklaşık 5 saat sonra kontrol altına alınarak söndürüldü. Şu anda soğutma çalışması yapılıyor. Yangında 15 hektarlık çam ormanı zarar gördü" dedi.
    FOTOĞRAFLI



  • Göçmen kaçakçılığına 2 tutuklama

    Ahmet ACAR/DEMRE (Antalya), (DHA)- ANTALYA'nın Demre ilçesinde 60 kaçak göçmeni İstanbul'dan Antalya'nın Demre ilçesine getirip, yasa dışı yollarla Yunanistan'ın Meis Adası'na geçirmeye çalıştığı suçlamasıyla gözaltına alınan 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.
    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 14 Ekim Pazartesi günü Demre'ye bağlı Kapaklı Mahallesi Enişdibi mevkisinde düzenlediği operasyonda 20'si çocuk, 14'ü kadın 60 kaçak göçmeni yakaladı. 54'ü Afgan, 5'i Pakistanlı, 1'i de Lübnanlı olan kaçakları İstanbul'dan iki otobüsle getirerek Yunanistan'ın Meis Adası'na geçirmeye çalışan 3 organizatör de yakalandı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Aydın Lale (52) ile Eyüp Aksoy (49) çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, İ.M. (61) ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
    FOTOĞRAFLI