MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • Kalp rahatsızlığı bulunan bebek helikopterle nakledildi

    Burhan CEYHAN/AYDIN, (DHA) - AYDIN'da kalp rahatsızlığı bulunan 5 günlük bebek, ambulans helikopterle İzmir'deki hastaneye sevk edildi.
    Aydın'da yaşayan Halis Gelturan ve Safiye Gelturan çifti, Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde bebek sevinci yaşadı. Safiye Gelturan, 15 Mart Cuma günü, bir kız bebek dünyaya getirdi. Henüz ismi bile konmayan bebekte, yapılan tetkiklerde doğuştan gelen bir kalp hastalığı olan 'Fallot Tetralojisi' saptandı. Bunun üzerine doktorlar, ileri tetkik ve ameliyatların yapılması için bebeğin İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne nakline karar verdi. Aydın İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı Hava Nakil Koordinasyon Birimi ile irtibata geçerek helikopter ambulans talep etti. Bakanlık tarafından tahsis edilen ambulans helikopter dün akşam Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde bulunan helikopter pistine indi. Kara ambulansıyla alana getirilen bebek, kuvözle helikoptere nakledilerek, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

    FOTORAFLI

     

     



  • (Görüntülü) "Öğrenciler için 24 saat çalışmaya hazırız"

    KONYA,(DHA)- Ankara Atılım Üniversitesi, Konya'da düzenlenen 'Üniversite Tercih Günleri'nde yer aldı. Üniversitenin Konya'da açtığı stant öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sargon, öğrenciler için 24 saat çalışmaya hazır olduklarını söyledi. 
    Konya'da bugün de devam edeceği belirtilen standa üniversite adayı öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Standa gelen öğrenciler üniversite ile ilgili bilgiler aldı. Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sargon da öğrencilerle de bir araya gelerek öğrencilerin sorularını yanıtladı. 
    Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sargon, "Tıp eğitimi nasıl mükemmel olur. Öğrenci sayısı tıp eğitimde çok önemlidir. Bu nedenle öğrenci sayısının daha az olduğu üniversitelerde daha çok fırsatlar karşınıza çıkacaktır. Bu sayede çok daha iyi bir eğitim alacağınıza emin olabilirsiniz. Örneğin Atılım Üniversitesine bu sene ilk kez öğrenci alacağız. Toplamda şuanda 6 öğrenci tam burslu, 14 öğrenci yüzde 25 burslu, 40 öğrencide ücretli olmak üzere total öğrenci kapasitemiz 60 öğrenci olacak. Üniversitemizin bu 60 öğrenciye hazırladığı, sunduğu imkanlar gerçekten son derece yeterli. Gelen öğrencilerimizin burada çok mutlu olacaklarına, bu sanatın en ince ayrıntılarına kadar öğreneceklerine eminim. Çok iyi ve kaliteli gerçekten çok deneyimli bir eğitim ve öğretim kadrosuna sahibiz. Her şeyden önemlisi bizler öğrenciyi seviyoruz. Biz öğrenci için 24 saat çalışmaya hazırız"diye konuştu.
    Ankara Atılım Üniversitesi Kurumsal Tanıtım Uzmanı Emre Cihan ise, öğrencilerin üniversite ile ilgili merak ettikleri soruları yanıtladı.
    Cihan,"Konyalı aday öğrencilerle bir aradayız.  Onlara üniversitemizi anlatıp, tanıtıyoruz. Aynı zamanda Prof. Dr. Mustafa Sargon hocamızda burada tıp fakültesi ile tüm bilgileri üniversite adayı öğrencilerle paylaşacak. Yedinci fakültemiz olarak bu sene tıp fakültemizi açıyoruz. İlk defa öğrenci alacağız, o nedenle heyecanlıyız. Öğrenci arkadaşlarıstandımızda bilgilendiriyoruz. Standımıza yoğun bir ilgi var. Perşembe ve Cuma günleri de Kayseri'de olacağız. Başta 12'nci sınıflar olmak üzere tüm öğrencilere YKS sınavında başarılar diliyoruz"dedi.



  • (Görüntülü) "Öğrenciler için 24 saat çalışmaya hazırız"

    KONYA,(DHA)- Ankara Atılım Üniversitesi, Konya'da düzenlenen 'Üniversite Tercih Günleri'nde yer aldı. Üniversitenin Konya'da açtığı stant öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sargon, öğrenciler için 24 saat çalışmaya hazır olduklarını söyledi. 
    Konya'da bugün de devam edeceği belirtilen standa üniversite adayı öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Standa gelen öğrenciler üniversite ile ilgili bilgiler aldı. Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sargon da öğrencilerle de bir araya gelerek öğrencilerin sorularını yanıtladı. 
    Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Sargon, "Tıp eğitimi nasıl mükemmel olur. Öğrenci sayısı tıp eğitimde çok önemlidir. Bu nedenle öğrenci sayısının daha az olduğu üniversitelerde daha çok fırsatlar karşınıza çıkacaktır. Bu sayede çok daha iyi bir eğitim alacağınıza emin olabilirsiniz. Örneğin Atılım Üniversitesine bu sene ilk kez öğrenci alacağız. Toplamda şuanda 6 öğrenci tam burslu, 14 öğrenci yüzde 25 burslu, 40 öğrencide ücretli olmak üzere total öğrenci kapasitemiz 60 öğrenci olacak. Üniversitemizin bu 60 öğrenciye hazırladığı, sunduğu imkanlar gerçekten son derece yeterli. Gelen öğrencilerimizin burada çok mutlu olacaklarına, bu sanatın en ince ayrıntılarına kadar öğreneceklerine eminim. Çok iyi ve kaliteli gerçekten çok deneyimli bir eğitim ve öğretim kadrosuna sahibiz. Her şeyden önemlisi bizler öğrenciyi seviyoruz. Biz öğrenci için 24 saat çalışmaya hazırız"diye konuştu.
    Ankara Atılım Üniversitesi Kurumsal Tanıtım Uzmanı Emre Cihan ise, öğrencilerin üniversite ile ilgili merak ettikleri soruları yanıtladı.
    Cihan,"Konyalı aday öğrencilerle bir aradayız.  Onlara üniversitemizi anlatıp, tanıtıyoruz. Aynı zamanda Prof. Dr. Mustafa Sargon hocamızda burada tıp fakültesi ile tüm bilgileri üniversite adayı öğrencilerle paylaşacak. Yedinci fakültemiz olarak bu sene tıp fakültemizi açıyoruz. İlk defa öğrenci alacağız, o nedenle heyecanlıyız. Öğrenci arkadaşlarıstandımızda bilgilendiriyoruz. Standımıza yoğun bir ilgi var. Perşembe ve Cuma günleri de Kayseri'de olacağız. Başta 12'nci sınıflar olmak üzere tüm öğrencilere YKS sınavında başarılar diliyoruz"dedi.



  • Mansur Yavaş: PKK ile bağını koparmamış insanlarla işimiz olmaz

    Haluk KARAASLAN-Selen YALAZ-Harun ÖZALP/ANKARA, (DHA)- MİLLET İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin açıklamasıyla ilgili, "Aleyhe, sırf seçtirmemek için, AK Partililerin eline koz vermek için yapıyor, bu kadar basit. Biz hür iradesiyle oy kullanan, vergi aldığımız herkesin oyuna talibiz. Terörden araya mesafe koymamış, PKK ile bağını koparmamış insanlarla işimiz olmaz" dedi.
    Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Ankara'nın Nallıhan ilçesine bağlı Çayırhan Mahallesi'ni ziyaret etti. Mansur Yavaş'a İYİ Parti Nallıhan Belediye Başkan adayı Abdulfettah Güngör eşlik etti. Burada mahalle sakinleri ile bir araya gelen Yavaş, daha önce Çayırhanspor'da futbol oynadığını kaydetti. AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Özhaseki'nin Ankara'yı bilmediğini öne süren Yavaş, "Çayırhan'ı belki hayatında hiç duymadı. Dolayısıyla hizmet ederken geçen dönemki bürokratlar ne derse ona göre hizmet edecek. Yanına yanaşmanız mümkün değil. Geçen Ankara Ticaret Odası'na gitti. Önce polis köpekleri gitti orayı bir aradı. Arkasından içeri giren herkesin üstünü başını aradılar. Bir de geniş bir bariyer koydular 'insanlar yanaşmasın' diye. Şimdiden böyle yaparsa, yarın kazara seçilirse yanına gidebilir misiniz?" dedi.
    'ULAŞIM PROBLEMİNİ ÇÖZERİZ'
    Mansur Yavaş, banliyo tren hattını Çayırhan'dan Elmadağ'a kadar uzatmak istediklerini belirtti. Bunun projesinin yapıldığını, kamulaştırılmasının bittiğini kaydeden Yavaş, "Ayaş tünelinin çok az delinecek yeri kalmış. İmkan olursa bir ucu Elmadağ'da bir ucu Çayırhan'da olacak şekilde yapmaya çalışacağız. Bir de ulaşımda şikayet var Çayırhan'da. İnşallah ayın birinde biz görevi aldıktan sonra, aynı hafta mazbatayı ne gün alırsak buranın da ulaşım problemini çözmek iki dudağımızın arasında. Ne meclis kararı istiyor, ne bir şey. Bir talimatla ulaşım problemini çözeriz" diye konuştu.
    'BİR DE ALLAH'IN HESABI VAR'
    Mansur Yavaş, Çayırhan'dan sonra Çankaya Mühye köyünde muhtarlarla istişare toplantısına katıldı. Yavaş'a Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen eşlik etti. Mansur Yavaş, seçime kadar daha çok çalışacaklarını kaydederek, "Onların bu yaptıklarına göre 10 puanı 15 puan yapacağız. 15 ise 20 puan yapacağız, inşallah sandığa gömeceğiz. Sandığa sahip çıkacağız. Üzülmeyeceğiz, her şeyi deneyecekler görüyorsunuz ama bir de Allah'ın hesabı var. Onu asla bozamayacaklar" şeklinde konuştu.
    'HÜR İRADESİYLE OY KULLANAN HERKESİN OYUNA TALİBİZ'
    Üçüncü kez aday olduğunu hatırlatan Yavaş, şöyle konuştu:
    "Eğer bir dertleri varsa, bütün devletin imkânları ellerinde. Didik didik ettiklerine eminim, bir şey olsa ortaya çıkartırlardı. 10 gün kala bunlarla uğraşıyorlar. Şimdi de bu provokasyona katılanlardan birisi de Sezai Temelli denen HDP'nin başkanı. Şimdi bakın, akıl var mantık var. Gerçekten Mansur Yavaş'ı HDP'liler seçmek istese şu lafı eder mi? Bu aleyhe, sırf seçtirmemek için, AK Partililerin eline koz vermek için yapıyor, bu kadar basit. Biz de hemen cevap verdik. Hemşerim biz hür iradesiyle oy kullanan, vergi aldığımız herkesin oyuna talibiz. Terörden araya mesafe koymamış, PKK ile bağını koparmamış insanlarla işimiz olmaz. 'Yürü işine' diye cevap verdik."
    'HİZMET ETMEYE GELİYORUZ'
    Mansur Yavaş, Beypazarı Belediye Başkanlığı döneminde aldığı işçilerinden kimsenin FETÖ'den atılmadığını söyledi. Rakibi Mehmet Özhaseki'ye tepki gösteren Yavaş, "İyi de kardeşim senin belediyenden 220 tane FETÖ'den adam atılmış. Beypazarı Belediyesi'nden benim dönemimde işe aldığım bir kişi atılmamış. Eğer terörist arıyorsan kendine bak. Teröriste 'gerilla' diyen, ondan sonra bu yayılınca bu kendi sözünü dünyada ilk defa yasaklatan başka bir kimse yok. Madem utanacaktın söylemeseydin öyle değil mi? Artık biz bunlardan bıktık, önümüze bakıyoruz. Hizmet etmeye geliyoruz."
    FOTOĞRAFLI

     



  • (Görüntülü) Lale Orta: Son söz hakemde değil VAR’da olmalı

    Sinem ERYILMAZ – Ömer HASAR / İSTANBUL, (DHA) - SON zamanların en çok tartışılan konularından Video Yardımcı Hakem (VAR) Sistemi ve hakem hatalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avrupa'nın ilk FIFA kokartlı kadın hakemi ve İstanbul Okan Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Lale Orta, sahada son sözün VAR hakeminde olması gerektiğini söyledi.

    Avrupa'nın ilk FIFA kokartlı kadın hakemi ve İstanbul Okan Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Lale Orta futbolda son zamanların en çok tartışılan konularından Video Yardımcı Hakem (VAR) Sistemi ve hakem hatalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    VAR Sistemi’nin Türkiye'de çok büyük umutlarla başladığını ifade eden Doç. Dr. Lale Orta, “Umutlar yükseldikçe beklentilerde yüksek oluyor. Ama bugüne kadar olan uygulamalara baktığımız zaman bu beklentilerin karşılanmadığını görüyoruz. VAR, futbola hizmet etmesi için getirilmiş bir sistem. Dünya Kupası'ndaki uygulamaya bakıldığında çok başarılı olduğunu görüyoruz. Zaten FIFA mutlaka başarılı olan bir kuralı uygulamaya koyuyor. VAR da Dünya Kupası gibi en üst düzey bir organizasyonda uygulanarak yüzde 99 oranında başarı sağladı ve dünyaya takdim edilen bir sistem oldu. Türkiye bu sistem bana göre belki bir sene önce başlamış oldu. Sistem çevrimdışı olarak bir sene uygulamasını yapılmış, 1 yıl içinde uzmanların sayısı, deneyimleri artırılarak başlamış olsaydı, çok daha fazla başarıyla, çok daha az tartışılarak uygulanmış olacaktı” dedi.

    “ARTIK ÇİFTE İTİRAZ VAR”

    VAR uygulamasını Türkiye’de başladığı 2018-19 sezonu ile bir önceki sezonun kıyaslamasını yapan Doç. Dr. Orta, “Gol sayıları VAR Sistemi sonrasında azalmış. Bu durum biraz da futbol zevkinin azalmasına neden oluyor. Öte yandan bakıldığında hakemlere olan güveni arttırdığını da görüyoruz. Bu kanıya hakemlere itirazdan sarı kartlarda azalma olmasından dolayısıyla vardım. Ama tartışmalar bitmiyor. Türkiye'deki hakemlerin kararlarına çok fazla itiraz vardı. Buna bir de VAR tartışmaları eklenince ‘o zaman niye VAR var?’ diye düşünüyorsunuz. Sonuç itibariyle VAR, itirazları bitirmek, spesifik hatalarda hakeme destek olacak, onların hatasını kurtaracak şekilde minimum müdahale ile maksimum fayda elde edilmesi için ortaya konulmuş. Futbola katkı sağlaması düşünülen bir uygulama. Bugün hem hakeme hem de VAR’ın kararlarına çifte itiraz söz konusu” diye konuştu.

    “SAHADAKİ HAKEM VAR’IN SADECE UYGULAYICISI OLMALI”

    Sistemin doğru işlemediğini söyleyen Doç. Dr. Orta şunları belirtti:

    “Yeterli sayıda ve eğitimli VAR hakeminin olduğunu düşünmüyorum. İlk kez uygulandığı için çeşitli sorunlar yaşanıyor. Benim görüşüm önümüzdeki yıllarda VAR’ın yetkili hakem olarak uygulamaya konulması. Çünkü VAR sonucu gören bir sistem.Gerçekten bu işte tecrübeli olan VAR hakemleri olmalı. VARhakemi sahadaki hakemi uyarmalı. Diyecek ki, ‘verdiğin karar hatalı.’ Bir daha tartışmaya gerek yok. Yani siz sahada hakeme verdiğiniz yetkiyi VAR’a verdiğiniz zaman hem zamandan kazanacaksınız hem de tartışma olmayacak. Sahadaki hakem sadeceuygulayıcı konumunda olacak. Bence bu şekilde birçok sorun ortadan kalkmış olur.”

    KAYIP ZAMAN 1 DAKİKA

    Uygulamaya konulan bu sistemin zaman kaybı yaşattığına dair söylemlere de yanıt veren Doç. Dr. Lale Orta, “Türkiye’deki maçları baktığımızdazaten zaman kaybı çok fazla. Hakeme itiraz en fazla zaman kaybettiren faktörlerden. Oyuncu değişikliği ve serbest vuruş gibi faktörler de zaman kaybettiriyor. Yurtdışında 800 maç incelenmiş ve sadece VAR’dan kaybedilen zamanınortalama bir dakika olduğu ortaya konulmuş. Yani bu, futbol içinde çok normal sayılacak bir zaman kaybı” açıklamasında bulundu.

    HAKEMLERİN YÜZDE 40’I AYNI POZİSYONU FARKLI DEĞERLENDİRİYOR

    360 hakem ile gerçekleştirdikleri araştırmanın sonuçlarını da paylaşan Doç. Dr. Lale Orta, “Hakemlerin verdiği kararlar birbirleriyle uyuşuyor mu diye aynı pozisyonları 360 hakeme izlettik. Yüzde 60 oranında ortak bir başarı sağlandı. Yüzde 40’ı ise farklı düşündü. İzledikleri görüntülerde yüzde 60’ın penaltı dediğine yüzde 40’ı penaltı değil dedi. Bu çok önemli. Hakemleri aynı standarda getirerek, aynı pozisyona benzer karar vermelerini sağlayarak bu yüzdeyi arttırmak lazım. Bu da başarıyı arttıracaktır” ifadelerini kullandı.

    “KADIN HAKEMLER EN ÜST DÜZEY MAÇLARDA GÖREV ALMALI”

    İstanbul Okan Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Lale Orta, Süper Lig'de kadın hakemlerin olmasını istediğini vurgulayarak, “Futbol milyonları ilgilendiriyor. Herkesin çok sevdiği, herkesin çok bildiği, herkesin içinde yer almak istediği bir spor ama kadınların daha fazla futbolun içinde olmasını istiyorum.Kadın hakemleri en üst düzey maçlarda tekrar görmek istiyorum. Süper Lig'de kadın hakemlerimizin olmasını istiyorum. Ve kadınların adalet konusunda çok daha başarılı olacağına inanıyorum” şeklinde temennilerde bulundu.

    FUTBOLSEVERLER İKİYE BÖLÜNDÜ

    Futbolseverler ise VAR Sistemi’nin maçlarda adaleti sağlayıp sağlamadığı konusunda ikiye bölünmüş durumda. VAR’ın Türkiye’de sonuca ulaşamadığını düşünen de var, kurallara göre hareket edilip kesinlikle doğru kararlar verildiğini düşünen de…



  • Başiskele İYİ Parti Belediye Başkan adayından, suç duyurusu

    Ergün AYAZ/İZMİT (Kocaeli), (DHA)- İYİ Parti Başiskele Belediye Başkan adayı Rıza Güven Usta, İYİ Parti meclis üyesi aday listesinde PKK'dan gözaltına alınan bir kişinin olduğu iddialarını gündeme getiren internet siteleri ve sosyal medya hesapları hakkında suç duyurusunda bulundu.
    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçen hafta yaptığı konuşmada, İYİ Parti Başiskele İlçe Belediye Meclis üyesi listesinde bulunan bir adayın, 2010 yılında terör örgütü adına 'Zınhar' kod adıyla faaliyet gösterirken 2012 yılında güvenlik güçlerine teslim olduğunu söyledi. Millet İttifakı Başiskele Belediye Başkan adayı Rıza Güven Usta da bu iddiaları ortaya atanlar ve kamuoyuna haberleri servis edenler hakkında suç duyurusunda bulundu.
    Hakkında çeşitli iftiralar atıldığını savunan Rıza Güven Usta, "Millet İttifakı'nın Başiskele Belediye Başkan adayı olarak gösterilmemin ardından hakkımda gerek yazılı, gerek internet medyada ortaya atılan çirkin iftiralara kayıtsız kalmayarak, tüm bu karalama politikalarının uzaktan yada yakından içinde olduğunu tespit ettiklerimiz ve kuvvetle ihtimal verdiklerimiz hakkında CHP ve İyi Parti ilçe başkanlarımız, Millet İttifakı meclis üyesi adayı arkadaşlarımızla birlikte bugün itibariyle adalet arayışımızı başlatmış bulunmaktayım. Bugüne kadar susmuş olmamın öncelikli sebebi kirli ellerin bizim temiz siyasetimizi kirletmesine izin vermemek ve kimseyi zan altında bırakmamaktı. Ancak o kadar çok üstümüze gelindi ve hakkımızda o kadar çirkin iftiralar atıldı ki bu saatten sonra susmanın tüm bu iddiaları kabul etmek olarak anlaşılacağını düşünerek hakkımızı aramanın yerinde ve onurlu bir davranış olacağına karar verdim. Tüm delillerimizi topladık ve bugün mahkemeye başvurdum" dedi.
    'SALDIRILAR KARŞISINDA DURMA CESARETİM VAR'
    Haklarında çıkartılan asılsız dedikoduları aklamak için bu şikayeti yapmak mecburiyetinde kaldıklarını belirten Usta, "Hakkımda aslı astarı olmayan haberler, mesajlar kim tarafından yayınlanmaktadır? Delillerin işaret ettiği, medya, sosyal medya hesabından iftira atanlar hakkında hukuk yoluna başvurmuş bulunmaktayım. Ayrıca tüm bu servis yapılan haberleri doğruluğunu sorgulamadan yayınlayan bazı haber sitelerini de esefle kınadığımı belirtmek isterim. Bizler sırf seçim kazanmak adına bel altı siyaset yapmayacak kadar şerefliyiz. Hakkımızda çıkardıkları asılsız dedikoduları aklamak için bu şikayeti yapmaya mecbur kaldık. Ben mühendisim, proje adamıyım. Başiskele için çok güzel projelerim var. Ama insanım da. Bu nedenle üzerime atılan çirkin iftiraları savunabilme hakkım, tüm saldırıların karşısında durma cesaretim ve ayrıca hukuk bilgim var."

    FOTOĞRAFLI



  • Özhaseki: HDP'nin yönetimde mutlaka işe el koyacağının işaretidir (3)

    'YENİMAHALLE'DE HİZMET HATIRLAMIYORUM'
    AK Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi adayı Mehmet Özhaseki, seçim çalışmaları kapsamında Yenimahalle'de bulunan Gersan Sanayi Sitesi'ni ziyaret etti. Özhaseki'ye burada AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ve AK Parti Yenimahalle Belediye Başkan adayı Veysel Tiryaki eşlik etti. Sanayi esnafıyla buluşan Özhaseki, 31 Mart yerel seçimleri için destek istedi. Belediye bütçesinin vatandaşın olduğuna, bütçeyi kullanan başkanın da buna dikkat etmesi gerektiğini belirten Özhaseki, şöyle konuştu:
    "Bunlar da tıpatıp Veysel Bey'de var. 'Nereye aday yapalım' diye düşündük. Dedik ki, 'Yenimahalle'de bir sıkıntı var'. Yenimahalle'de doğru bir insan var, asla kimseye kötü bir şey demeyiz. Ancak, bir tane hizmetini hatırlamıyorum ben. Veysel Bey'in orada 20 hizmetini sıralayabilirim. İnşallah burada sizler de uygun görürseniz biz kol kola girer çalışırız. 5 yıl boyunca kimse bizden dedikodu, polemik görmez. Benim geçmişimde, belediye başkanlığım da öyleydi zaten. İşimizi yapardık, kimseye bir şey demezdik. Çalışırız, gayret ederiz, şehri ileri taşırız."
    FOTOĞRAFLI



  • Seyit Onbaşı'nın canlı heykeli görenleri duygulandırdı

    İSTANBUL, (DHA)- 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 104. yıldönümünde, Venezia Mega Outlet’te düzenlenen Seyit Onbaşı canlı heykel gösterisi, Çanakkale Geçilmez ruhunu yaşattı. Vatanı için canını ortaya koyan şehitler ve gaziler vatandaşları duygulandırdı.

    Venezia Mega Outlet, Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde Türk Milleti'nin birlikte yaşama iradesi, vatan ve bayrak sevgisi vurgulandı. Ahşap atölyesinde Türk bayrağını boyayan çocuklar yapboz ile Türkiye’nin coğrafi bölgelerini öğrendi. Oyunların tadını çıkaran çocuklar için etkinlik pazar günü 3 defa düzenlendi. Çanakkale Zaferi yıl dönümü için hazırlanan asker ve Seyit Onbaşı canlı heykel gösterisi ile ziyaretçiler duygusal anlar yaşadı. Yoğun ilgi gören etkinlikte ziyaretçiler canlı heykeller ile bol bol fotoğraf çektirdi.



  • Gökhan: Emperyalizme karşı verilen mücadelenin en yalın halidir Çanakkale

    Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE, (DHA)- ÇANAKKALE Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıl dönümü ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü konuşmasını internet ve sosyal medya hesapları üzerinden canlı olarak paylaşan Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan, "Demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, özgür ve bağımsız bir vatan için canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle anıyor. Anıları önünde saygıyla eğiliyorum. 'Çanakkale'nin Geçilmesine' dur diyerek, tarihin akışını ve dünyayı değiştiren Deniz zaferimizin 104. yıldönümü hepimize kutlu olsun ve barış kültürümüz olsun" dedi.
    Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104'üncü yıldönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü konuşmasını saat 11.30'da internet üzerinden yaptı. Başkan Gökhan'ın konuşması aynı zamanda kişisel sosyal medya hesapları ve belediye sosyal medya hesapları üzerinden canlı olarak da paylaşıldı.
    'YÜREKLERİ TİTRETEN BİR KENTTİR'
    Başkan Ülgür Gökhan internet üzerindeki konuşmasında şunları söyledi: "Çanakkale Ruhunu yaşamak için kentimize gelen çok kıymetli misafirler, dünyanın dört bir yanına dağılmış, Çanakkale Geçilmez diyen sevgili dostlar; barışın ve özgürlüklerin kenti Çanakkale'ye hoşgeldiniz. Bereket, huzur ve kardeşlik kenti Çanakkale'ye safalar getirdiniz. Çanakkale'nin Belediye Başkanı olmanın her zaman gurur duyduğum ayrıcalığıyla, sesimin ulaştığı en uzak noktaya dek herkesi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, Biliyorum ki böylesine güzel bir coğrafyada değerli insanlarla özgürce yaşamak, kenti beraberce yönetmek, her belediye başkanının şansı değildir. Ama bu şansın aynı zamanda çok büyük sorumluluk getirdiği de bir gerçek. Çanakkale'nin tarihiyle destanlar, kalemiyle laik demokratik Cumhuriyetin ön sözünü yazmış bir kenttir. Çanakkale, 1915'te Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde binlerce Mehmetçiğin canıyla korunmuş, atılan her bir adımda yürekleri titreten bir kenttir. Tüm bu nedenlerle Anadolu coğrafyasında yaşayan herkes Ata'dan Çanakkalelidir. Bugün 18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104. yılı anma törenleri için bir aradayız, yüreklerimiz 104 yıl önce olduğu gibi yine her birlikte atıyor." 
    'DİMDİK AYAKTA'
    Konuşmasının devamında 104 yıllık Çanakkale Zaferi'nin sürecini de anlatan Başkan Gökhan, "Zamanında binlerin canıyla korunmuş bu topraklarda artık tatlı bir rüzgâr var. Kızıl topraklarda barışın çiçekleri gelincikler açmış, sükûnet hâkim. Savaşın yakıcı sıcağı bu topraklardan uzakta artık, ancak bugün başka türlü acılar yaşanıyor acımasızca, hunharca, gençlerimiz yine şehit oluyor, bize uzak gizli kurguların, gizli emellerin cellatlığında. Öfke, nefret ve düşmanlık yine diz boyu. Bir zamanlar bu toprakları omuz omuza birlikte savunmuş Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler birbirlerine düşürülmüş, sanki aynı vatanın çocukları değillermiş gibi. Devletin içine çöreklenen çeteler, Cumhuriyetimize, demokrasimize kafa tutuyor, Tam bir akıl tutulması yaşanıyor. Cehalet takdir görüyor, liyakat yerlerde sürünüyor. Cehalet, ilkellik, vahşilik çocuklarımızı, kadınlarımızı öldürüyor. Allah'ın sessiz kulları hayvanlar, Allah'ın sesli kullarınca şiddete, tacize maruz kalıyor, acımasızca öldürülüyor, Tüm bu olumsuzluklara karşın, dünya tarihinin en acı savaşlarını bizzat bağrında yaşayan Çanakkale, bugün bizi bağrımızdan vurmaya devam eden öfkeden, nefretten, şiddetten, ötekileştirmeden kurtulmanın da yaşayan bir abidesi olarak dimdik ayakta" dedi.
    'EMPERYALİZME KARŞI VERİLEN MÜCADELENİN EN YALIN HALİDİR ÇANAKKALE'
    Vatan toprağı için gösterilen cesaretin, umudun, özgürlük ve bağımsızlık inancının en yüce göstergesinin Çanakkale olduğunu belirten Gökhan, sözlerine şöyle devam etti:
    "Emperyalizme karşı verilen mücadelenin en yalın halidir Çanakkale. Bu topraklara ilk defa ayak basanları, ilelebet bağrına basan yerdir Çanakkale. Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlamakla yetinen değil, birbirleri arasında dostluk ağı kurandır Çanakkale. Bugün barışa ve özgürlüğe ev sahipliği yapandır Çanakkale. Ey Çanakkale'de bir hilal uğruna savaşan kahramanlar; sizler, tarihimizde ve yüreğimizde büyük izler bıraktınız. Merak etmeyiniz, bizler, bıraktığınız emanete gözümüz gibi bakıyoruz. 104 yıl önceki kızıl topraklarda şimdi kızıl gelincikler açıyor. Ey şanlı Çanakkale'min güzel insanları, en iyi sizler bilirsiniz. Emperyalizme karşı bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin baş temsilcisi Gazi Mustafa Kemal Ataütürk'ün liderliğinde; bin bir ağıtla, bin bir gözyaşıyla, bin bir zorlukla korunmuştur bu topraklar. Bu nedenle, Ata'ya minneti ifade etmenin en güzel yolu; barış için, özgürlük için, demokrasi için, adalet için, insan hakları için mücadele ederek, en büyük mirasımız olan Türkiye Cumhuriyeti'ni birlik ve beraberlik içinde, kararlılıkla sonsuza dek yaşatmaktır. Çünkü bizler; tarihin en zor sahnelerinde bile bu vatanı kurtarma inancından bir an olsun vazgeçmemiş bir liderin inancı ve kararlılığını taşıyoruz. Mücadelemiz büyük; her geçen gün barışa, adalete, aydınlığa beraberce, daha güçlü ve emin adımlarla yürüyoruz. Omuz omuza, birlik, beraberlik ve kardeşçe bir yaşam düşlüyor, bu yaşam için var gücümüzle çalışıyoruz. Çanakkale gerçeğinin ülkemizin tüm bölgelerine, hatta dünyaya örnek olması için, daha da iddialı olacağız. Çünkü; bitmeyen kardeş kavgalarının, dinmeyen acı ve gözyaşının adresi Ortadoğu coğrafyasına barışın hâkim olması için Çanakkale eşsiz bir örnektir. 3000 yıl önce Troia'da, 104 yıl önce de Gelibolu'da Anadolu'nun dört bir yanından, bin bir farklı kültüründen gelip burada, Çanakkale'de, omuz omuza varoluş mücadelesi vermiş insanlarımızın anısını yaşatmak istercesine bu özgürlüğü ve bu gururu fazlasıyla hak etmiyor mu Çanakkaleliler. Tüm bu hislerimle her geçen yıl önemi giderek artan bu anlamlı günde; demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü; özgür ve bağımsız bir vatan için canlarını veren tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnetle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum. 'Çanakkale'nin Geçilmesine' dur diyerek, tarihin akışını ve dünyayı değiştiren Deniz Zaferimizin 104. yıldönümü hepimize kutlu olsun ve barış kültürümüz olsun."

    FOTOĞRAFLI



  • Gazeteciler Sarıyer’de düzenlenen kampta stres attı

    İSTANBUL, (DHA) - İstanbul’da çeşitli kurum ve kuruluşlarda görev yapan medya çalışanları hafta sonunda yoğun gündeme kısa bir mola verdi. Sarıyer Rumeli Feneri’nde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Marmaracık Gençlik Kampı’nda Yeşilay Sarıyer Şubesi’nin organizasyonuyla gün boyu aileleriyle birlikte vakit geçiren medya çalışanları okçuluk, masa tenisi, tırmanma gibi çeşitli yarışlarla da stres attı.

    2017 yılında Sarıyer Rumeli Feneri’nde gençleri teknoloji bağımlılığı ve kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak amacıyla Sarıyer Yeşilay Başkanı AK Parti Sarıyer Belediye Başkan Adayı Salih Bayraktar’ın girişimleriyle hizmete açılan ve bugüne kadar 20 bine yakın Sarıyerli ortaokul ve lise öğrencisinin faydalandığı İBB Marmaracık Eğitim ve Eğitim Gençlik Kampı’nın pazar günkü misafirleri medya mensupları oldu. İletişim Platformu ve Yeşilay Sarıyer Şubesi organizasyonuyla yapılan etkinlikte profesyonel eğitmenler eşliğinde çeşitli aktiviteler gerçekleştirildi. Medya çalışanları çocuklarıyla birlikte aktivitelerden yararlanırken renkli görüntüler oluştu.

    “STRES ATILACAK EN İYİ NOKTALARDAN BİRİ”

    Etkinlik sonunda çeşitli yarışmalarda dereceye giren medya mensuplarına sembolik ödüller de takdim edildi. Ödül töreninde konuşan İletişim Platformu Başkanı Ali Artmaz, gazetelerde, televizyonlarda, dergilerde ve iletişim danışmanı olarak çalışan ancak yoğun gündem nedeniyle katılamayan gazetecilerin selamlarını iletti. Artmaz, “Biz çok stresli bir mesleği yapıyoruz ve dönem dönem bu stresi atmamız gerekiyor. Türkiye’de belki de bu stresi en iyi atabileceğimiz noktalardan birine geldik” dedi. 

    “GENÇLER TELEFONU UNUTUYOR”

    Marmaracık Gençlik ve Eğitim Kampı’nı 2017 yılında projelendirerek İBB’ye sunan ve Sarıyer’e kazandıran Yeşilay Şubesi Başkanı ve AK Parti Sarıyer Belediye Başkan Adayı Salih Bayraktar da gençlerin teknoloji ve oyun bağımlılığı gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutulması gerektiğini hatırlattı. Bayraktar, kampın gençleri doğayla buluşturduğunu ve kampta kaldıkları süre boyunca telefonu unuttuklarını kaydetti. Sarıyer’de 40-50 yıllık arkadaşlıklar kurulabildiğini anlatan Bayraktar, kampın da pek çok farklı okuldaki öğrenciler arasında arkadaşlık, dostluk ve kaynaşma zemini oluşturduğunu dile getirdi. Bayraktar, “Gençlikle ilgili ciddi sorunlar var. Gençleri faydalı ve doğru işlerle meşgul etmemiz lazım. Her gün 200 öğrenci burada kamp yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile koordinasyonlu bir şekilde Sarıyer’deki tüm okullarımızdan gençler buradan istifade ediyor” dedi.



  • Çocuklar için ‘Arjantin Günleri’ başlıyor

    İSTANBUL, (DHA) - TRUMP Alışveriş Merkezi’nde yer alan KidzMondo, Mart ayında Arjantin kültürünü çocuklarla tanıştırmaya hazırlanıyor.  
    Trump AVM’den yapılan açıklamaya göre, KidzMondo 23-24 ve 30-31 Mart tarihlerinde Arjantin’in simgeleriyle donatılacak. ‘Arjantin Günleri’ kapsamında çocuklar, yöresel kıyafetlerin sergilendiği moda defilesi izleyebilecek, ayrıca yüz boyama ve yaratıcılık atölyeleri gibi farklı etkinliklere de katılabilecek.



  • Engelleri aşarak madalyaları aldılar

    İSTANBUL, (DHA) - İstanbul Rumeli Üniversitesi’nin Spor Kulübü sporcuları ‘Görme Engelliler Türkiye Yüzme Şampiyonası’nda 4’ü altın 4’ü gümüş ve 3’ü bronz olmak üzere toplam 11 madalya kazandı.

    Alanya’da 16–17 Mart tarihlerinde gerçekleştirilen ve 57 kulüpten 25 kadın, 80 erkek olmak üzere toplam 105 sporcunun katıldığı Türkiye Görme Engelliler Yüzme Takım ve Bireysel Türkiye Yüzme Şampiyonası’na 3 sporcusuyla katılan İstanbul Rumeli Üniversitesi altın ve gümüş madalyalar aldı.

    İki gün süren şampiyonaya İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Spor Danışmanı Seda Ocak, İstanbul Rumeli Üniversitesi Spor Kulübü Başkanı Özhan Akın ve Antrenör Dr. Durhan Aslan ile hazırlanan sporcular Emirhan Yılmaz, Betül Malkoç ve Hayrunnisa Malkoç toplamda 4 altın, 4 gümüş ve 3 bronz madalya alarak yarışmaları kapadı.

    Sporcularına destek vermeye devam edeceğini söyleyen İstanbul Rumeli Üniversitesi Spor Kulübü Başkanı Özhan Akın, “Çalışmalarımıza aralıksız olarak devam edeceğiz. Tüm sporcularımızı gönülden kutluyorum. Onlarla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.



  • İzmir'de, helikopterli trafik denetimi

    Davut CAN / İZMİR, (DHA) - İZMİR'in Kemalpaşa, Torbalı ve Bayındır ilçelerinde, helikopter destekli trafik denetimi yapıldı.
    İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sağ şeritte uygunsuz bekleme, ağır taşıtların uygunsuz şerit kullanımı, makas atma, hatalı sollama ve yakın takip gibi trafik suçlarının önlenebilmesi amacıyla, bugün bir dizi denetim yaptı. Aydın Jandarma Filo Komutanlığı'ndan görevlendirilen bir helikopterin de havadan destek verdiği denetimlerde, trafik kurallarını ihlal eden birçok sürücüye idari para cezası kesildi. Jandarmadan yapılan açıklamada, sürücülerdeki 'yakalanma riski' duygusunun sürekli üst düzeyde tutulabilmesi için trafik denetimlerinin süreceği belirtildi.
    FOTOĞRAFLI



  • Doğumda ani basınç beyin hasarına sebep olabilir

    İSTANBUL, (DHA)- Yenidoğan bebeklerin doğum travmasına karşı son derece dirençli ve büyük ölçüde iyileşme gücüne sahip olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Gülşah Konakoğlu, "Buna rağmen çeşitli faktörlerin bebekleri riske attığı görülmektedir. Yetersiz oksijen ve bebeğin başı üzerinde beklenmedik bir basınç, kafatası içinde oluşan kanamanın sonucu olarak beyin hasarına neden olabilir" dedi.

    Doğum süreci anne, baba ve bebek arasındaki üç yönlü bağlılık için önemli bir başlangıcı olarak biliniyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğr. Gör. Gülşah Konakoğlu, yenidoğan bebeklerde görülecek komplikasyonlara karşı önemli uyarılarda bulundu. Doğduğunda bebeğin kafa tası kemiklerinin yumuşak olduğunu ve tam olarak büyümediğini belirten Öğr. Gör. Gülşah Konakoğlu, "Bu nedenle baş doğum sırasında biraz uzasa da bundan zarar görmez, tekrar normal biçimini alabilir. Ancak, bebek dışarıya çok hızlı çekilirse ve eğer annenin kemikleri başın uygun bir biçimde geçebilmesi için yeterli genişlikte değilse, serviks yeterince genişlememişse bebeğin başı çok fazla basınca maruz kalabilir. Doğum sırasında ortaya çıkan böyle ani basınç durumlarında, kafatası içinde oluşan kanamanın sonucu olarak beyin hasarı ortaya çıkabilir. Ani basıncın önlenmesi, doğum sancısı ve doğum sırasında en çok dikkat edilmesi gereken noktadır" uyarısında bulundu.

    "YANLIŞ VE AŞIRI KULLANIMLAR ÖLÜMCÜL ETKİ YARATABİLİR"

    Fetüsün ters ya da yan gelişinin, bin 500 gramdan az doğmuş olan bebeklerde sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Konakoğlu, "Bu normal dışı gelişler, hekim tarafından değiştirilebilir. Normal dışı gelişlerdeki en büyük tehlike bebeğin oksijensiz kalmasıdır” dedi.

    Forsepslerin bazen bebeği doğum kanalından çekmek için kullanıldığını ancak günümüzde forsepslerin kullanımının acil durumlarla sınırlandırıldığını vurgulayan Konakoğlu, "Anne kontrolünün dışında itme uyguladığında,  bebeğin kalp atışı düşük olduğunda, göbek kordonu bebeğin başından önce çıktığında, bebeğin oksijen alımı tehlikeye girdiğinde ya da plasenta erken ayrıldığında doğumu hızlandırmak için hayat kurtarıcı bir araç olarak kullanılabilirler. Böyle durumlarda forsepsler, hayati bir rol oynamakla birlikte, yanlış ve aşırı kullanımlarında ise hem anne hem de bebek üzerinde çeşitli sorunlara ve ölümcül etkilere sebep olabilmektedir" ifadelerini kullandı.

    OKSİJENSİZLİK HANGİ HASTALIKLARA YOL AÇIYOR?

    Doğum sürecinde bebeğin yeterli oksijen alamamasının 'perinatal anoksiya' olarak adlandırıldığını belirten Konaoğlu, "Birçok araştırma, oksijen yetersizliğinin beyin hücrelerinin tahrip olmasına bağlı beyin felcine yani serebral palsi, epilepsi ya da zihinsel geriliğe yol açar. Yapılan araştırmaların sonuçları, oksijen yetersizliğinin büyük dalgınlık, gizli öğrenme güçlükleri, zayıf koordinasyon gibi hafif sorunlardan, zihinsel gerilik, nöbetler ve beyin felci gibi ciddi sorunlara kadar yayılabileceğini ileri sürmektedir" değerlendirmesinde bulundu.



  • Bakan Soylu: Dünyadaki zulme verdiğimiz cevap birilerinin kulağına küpedir / Ek fotoğraf



  • Mevlüt Uysal: Çanakkale şehitlerinin mücadele ruhu bize örnek olsun

    İSTANBUL,(DHA)- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Büyükçekmece AK Parti Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, “Çanakkale şehitlerinin mücadele ruhu bize örnek olsun” dedi.

    Çanakkale Zaferi’nin 104. Yıl dönümünde MHP Büyükçekmece İlçe Teşkilatı ‘18 Mart Çanakkale Zaferi’ anma programı düzenledi. Kur’an-ı Kerim Tilavetiyle başlayan program, ‘18 Mart Çanakkale’ savaşı kısa belgeselinin ardından Azerbaycanlı Şarkıcı Azerin’in söylediği Çanakkale ve Milli Mücadele Dönemi’ni anlatan türkülerle sona erdi. MHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Erdem Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleşen programa, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, geçmiş dönem İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı Murat Çelik ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “BİZİ ÇANAKKALE’DE YOK ETMEK İSTEYENLER MÜCADELESİNE HALA DEVAM EDİYOR”

    Çanakkale Savaşı’nde yapılan mücadelenin bir benzerinin günümüzde de devam ettiğini söyleyen Mevlüt Uysal, “Bir devletimiz varsa ve özgürsek bunu Çanakkale’de şehit olanlara borçluyuz. Onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Onların o mücadelesi şehit olma istediği İnşallah milletimize örnek olur. Çanakkale’de bu milleti boğmak isteyen güçler hala pes etmiş değil. Hala bu mücadeleye devam ediyorlar. İnşallah Çanakkale Ruhu ile bu mücadeleyi biz kaybetmedik kaybetmeyeceğiz. Çanakkale’de, dışarıdan gemiler ilk görüldüğü zaman nasıl ki eli silah tutan herkes cepheye koştuysa, 15 Temmuz’da da dışardan gelmediler ama sokakta tankı gördüğü zaman bu millet ayağa kalktı ve devletine sahip çıktı. Bizi Çanakkale’de yok etmek isteyenler mücadelesine hala devam ettiği gibi bizde savunma mücadelesine devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Çanakkale ve 15 Temmuz’da ülkenin önüne set çekmek isteyenlere karşı bir beka mücadelesi verildiğini anımsatan Uysal, benzer bir mücadelenin 31 Mart’ta da olduğunu belirtti. Aynı çevrelerin 31 Mart’ta da boş durmayacağını sözlerine ekleyen Uysal, “31 Mart bir beka meselesi ise aday olarak benim en büyük görevim, Büyükçekmece’de en iyi hizmetleri üretebilirim dememdir. Bu bölgede yaşayan Büyükçekmeceliler olarak sizlerde, tanklar meydana çıkmadan da tehlikenin gelebileceğini vatandaşlarımıza anlatmalısınız. Cumhur İttifakı beka için mücadele ediyorsa, bizim de belediye olarak bütün vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek birinci görevimiz olacak. Hep beraber yapacağız ve muhakkak yapacağız. Büyükçekmece’yi İstanbul’un en güzel ilçesi yapacağız ki mücadelemiz Cumhur İttifakı adına kalıcı olsun” diye konuştu.

     



  • Bahçeşehir Koleji Çanakkale Kampüsü tanıtıldı

    Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE, (DHA)- ÇANAKKALE’de, 2019-2020 eğitim öğretim yılında açılacak olan Bahçeşehir Koleji Çanakkale Kampüsü tanıtım toplantısı yapıldı. Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi kampüsü içerisinde kurulacak olan bu kampüsümüzün, gelecekte Türkiye’nin en iyi kampüslerinden biri olabileceğini görüyorum” dedi.

    Toplantıya, Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, Çanakkale AK Parti Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, Bahçeşehir Koleji yöneticileri ile çok sayıda davetli katıldı. Tanıtım toplantısı, Bahçeşehir Koleji Antalya Kampüsü öğrencilerinin seslendirdiği “Çanakkale Türküsü” videosu ile başladı. Bahçeşehir Koleji Antalya kampüsü öğretmenlerinin canlı “Çanakkale Türküsü” performansı ve Halk oyunları gösterisiyle devam etti. Ardından açılış konuşmalarına geçildi.

    "DÜNYANIN SAYILI EĞİTİM GRUPLARINDAN BİRİYİZ"

    Avrupa’nın en büyük eğitim grubu olduklarını belirterek sözlerine başlayan Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, “Anaokulundan, üniversiteye kadar dünyanın sayılı eğitim gruplarından birisiyiz. Bahçeşehir Eğitim Kurumları diyoruz. Şu anda da 51’inci yıla geldik. Yarım asrı aşkın süredir çocuk yetiştiriyoruz, insan yetiştiriyoruz. Bilim üretiyoruz. Araştırma yapıyoruz. Ülkemize ve insanlığa hizmet ediyoruz. Yolumuz belli, gideceğimiz yer belli. Değerlerimizle, medeniyet ve kültürümüzle Cumhuriyetimizin Kurucusunun Mustafa Kemal’in gösterdiği o muasır medeniyet düzeyine ulaşma hedefimiz var. 51 yıl önce böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. İstanbul’daki üniversitemizin yanında, ABD’de Washington’da, Berlin’de, Gürcistan Batum’da, Kıbrıs’ta üniversiteleri olan Kanada’da, Hong Kong’da okul ve merkezleri olan büyük bir camiayız. Onun için dünyadaki eğitim sistemini A’dan Z’ye belki de dünyada en iyi takip edenlerdeniz” dedi.

    "TÜRKİYE’NİN EN İYİ KAMPÜSLERİNDEN BİRİ OLABİLECEĞİNİ GÖRÜYORUM"

    Bahçeşehir Kolejini, anaokulundan liseye, fen lisesine kadar Çanakkale’de inşa etme gayreti içerisindeki olduklarını ifade eden Enver Yücel, “Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi kampüsü içerisinde kurulacak olan bu kampüsümüzün, gelecekte Türkiye’nin en iyi kampüslerinden biri olabileceğini görüyorum. Bu kampüs ile Türkiye’de kolej, lise anlamında daha neler yapabileceğini bugünden görüyorum. Çünkü okulu, üniversite sahiplenmiş. Vilayet sahiplenmiş, halk sahiplenmiş. Biz artık eğitimin nasıl olabileceğini, gelecekte eğitimin nasıl şekilleneceğini görebiliyoruz. Eğer biz ülke olarak değişen bu dünyaya ayak uyduramazsak, buna ayak uydurabilecek nesiller ve çocuklar yetiştiremezsek, 4’üncü endüstri devrimi denen bu çağı da ıskalarız. Sanayi Devrimi’ni yakalayamadık. Şimdi bu çağı yakalamamız lazım” diye konuştu.

    " 'ÇANAKKALE’NİN GEÇİLEMEZ' OLACAĞINI MUTLAKA GÖSTERMELİYİZ"

    Çanakkale Şehitleri’nin 2 gün sonra 18 Mart’ta tekrar anılacağını kaydeden Yücel, “Onları rahmetle minnetle yad ediyorum. O günkü gücüyle, o günkü yürekleriyle savaştılar. Şimdi biz beynimizle ‘Çanakkale’nin Geçilemez’ olacağını mutlaka göstermeliyiz. Bu okullarımızdan mezun olanlar artık Çanakkale’yi çok daha fazla muhafaza edebileceklerdir, etmelidirler. Bahçeşehir Kolejinin Türkiye’deki, dünyadaki yerinden bir Türk olarak çok mutluyum. Bir eğitimci olarak çok mutluyum. Dünyadan geri kalmadığımızı görmekten çok mutluyum. Bu okulun Çanakkale’ye, kurumlarımıza, ülkemize, insanlığa hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    "DÜNYAYI KUCAKLAYAN VE DÜNYAYLA BARIŞIK BİR NESİL YETİŞTİRECEĞİZ"

    Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, Çanakkale kampüsü ve bu yıl açılacak yeni kampüslerle eylül ayından itibaren Türkiye genelinde 130 kampüse ulaşacaklarını belirterek, “Yaklaşık 100 bin öğrenci, 15 bininin üzerinde eğitimci anlamına geliyor. Bahçeşehir Koleji olarak bizim yeni okullar açarken, yeni kampüslere imza atarken en büyük motivasyonumuz Türkiye’nin dört bir yanında, bugün de olduğu gibi Çanakkale’den Silopi’ye, Trabzon’dan Antalya’ya, en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine çocuklarımıza kaliteli eğitimi ulaştırmaya çalışmak. 18 Mart’ta biz Türk ulusu olarak başka bir mesaj verdik. Savaş herkes için çok yıkıcı, çok bitirici yok edici ve hatta çoğu zaman insanlık onurunun da ayaklar altına alınmasına neden olan bir süreç. Ama biz Türk ulusu olarak tüm dünyaya şunu gösterdik: İnsanlık onuru ayaklar altında değil, biz sadece kendi askerimiz için değil, bizim karşımızda düşman olarak savaşan askerlerin onurunu da koruduk. Savaş esiri olduğunda da şehit olduğunda da bu topraklara gömüldüğünde de. Bence bu çok kıymetli. İşte biz Çanakkale’de, bütün bu değerlere sahip kendi özünden topraklarından bu değerlerle yola çıkan dünyayı kabul eden, dünyayı kucaklayan ve dünyayla barışık bir nesil yetiştireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

    Çanakkale’de anaokulu, ilkokul, ortaokul, anadolu lisesi ve fen lisesi kademelerinin bulunacağı Bahçeşehir Koleji Çanakkale Kampüsü 2019-2020 eğitim öğretim yılında açılacak. Türkiye genelindeki tüm kampüslerinde anaokulundan itibaren uyguladığı STEM+A eğitimiyle geleceğe hazır bir nesil yetiştiren Bahçeşehir Kolejinin Çanakkale Kampüsü, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sarıcaeli Yerleşkesi içinde toplam 43 bin 975 metrekare alanda; 54 sınıf, 350 kişilik konferans salonu, 558 metrekare kapalı spor salonu, STEM, fizik, kimya ve biyoloji laboratuvarları, resim, müzik, görsel sanatlar derslikleri bulunuyor.



  • “Diş dövmesi yaptırmak için dişinizi kestirmeyin”

    İSTANBUL, (DHA) - Diş dövmesinin acısız ve kolay bir işlem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hüseyin Mehmet Kurtulmuş, “Diş dövmesi kolayca silinebildiği için oldukça rağbet görüyor. Hiçbir protez endikasyonu yokken, sırf bu dövmeyi yaptırmak için dişi kesmek, kaplamak hekimlik anlamında etik ve deontolojik olamaz” dedi.

    DİŞ PROTEZ TEKNİSYENLERİ VE SERAMİSTLER YAPABİLİR

    Diş dövmesinin yapılabilmesi için hastanın ilgili dişinin öncelikle komşu bölgede eksik diş mevcutsa, porselen bir malzemeyle kaplama kron ya da köprü dizaynıyla sabit bir protetik tedavinin yapılması gerektiğini vurgulayan İstanbul Aydın Üniversitesi Protetik Diş Tedavisi Öğr. Gör. Doç. Dr. Hüseyin Mehmet Kurtulmuş, “Aksesuarların direkt diş dokusu üzerine yapılması mümkün değil. Muhakkak doku ile uyumlu yabancı bir malzeme üzerine, yine bu malzemenin renklendirici tozlarından kullanılabilir. Bunu sadece diş protez teknisyenleri ve seramistler yapabilir. Klinikte uygulanamaz. Kron-köprü protezleri, protez laboratuvarında teknisyenlerce yapılır. Çünkü malzemenin nihai sertliğe, dayanıklılığa ve kullanılabilir duruma gelmesi için fırınlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

    “UYGULAMANIN SAKINCASI YOK”

    Hastanın isteği doğrultusunda görsel ve estetik değişiklik yapmanın hiçbir sakıncası olmadığını söyleyen Kurtulmuş, “Vakaya göre doğru yöntemdir. Zaten bir kron-köprü gibi sabit protez ihtiyacı olan hastanın isteği doğrultusunda böyle görsel ve estetik bir katkı sağlamanın hiçbir sakıncası yoktur” dedi. Kurtulmuş, “Sadece dövme için hiçbir protez endikasyonu yokken dişi kesmek, kaplamak hekimlik anlamında etik ve deontolojik olmaz. Bu uygulamanın hiçbir teknik, biyolojik ve mekanik sakıncası da yoktur” diye ekledi.
     



     



  • (Görüntülü) Yüksek teknoloji şirketleri kapanma noktasında

    Sinem ERYILMAZ - Ömer HASAR / İSTANBUL,(DHA) - İhracat firmalarına getirilen ihracat bedellerinin yüzde 80'ini Türkiye'deki bankalara yatırma zorunluluğundan dolayı yüksek teknolojili ürün yapan bazı firmaların üretimlerini durdurduğunu ve kapatma yoluna gittiklerini söyleyen Atılım Üniversitesi İmalat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu, "Bu Türkiye için büyük bir kayıp. Bu gibi düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi lazım" dedi.


     

    TÜİK tarafından açıklanan Ocak 2019 dış ticaret verilerine göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,4 olarak gerçekleşti. İhracatta imalat sanayi ürünlerinin içindeki yüksek teknolojili ürünler yüzde 3'te kalırken ithalatta bu 5 katına çıkarak yüzde 15,2 oldu.


     

    Geçtiğimiz yıl eylül ayında Resmi Gazete'de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın tebliğine göre ihracat firmalarına, ihracat bedellerinin yüzde 80'ini Türkiye'deki bankalara yatırma zorunluluğu gelmiş, 6 ay boyunca geçerli olacak uygulama mart ayının başında 6 ay daha uzatılmıştı. Atılım Üniversitesi İmalat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu bu durumun en çok yüksek teknoloji şirketlerini etkilediğini söyleyerek, "Bazı firmalar üretimlerini durdurdu" dedi.


     

    Atılım Üniversitesi'nin katılım sağladığı Avrasya bölgesinin lider sanayi fuarı WIN EURASIA'da Demirören Haber Ajansı'na (DHA) açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Bilgin Kaftanoğlu, "2011 yılında başlamak üzere Sanayi 4.0 devrimi ortaya çıktı. Bu devrim daha çok otomasyonu, robotları, bilgisayar denetimli tezgâhları içeriyor. Bu nedenle ülkemizdeki teknolojinin de bunu kullanması lazım. Sanayicilerimiz genellikle yurt dışından gerekli tezgâhları ithal ediyor. Bu şekilde dışa bağımlı bir sanayimiz oluşuyor. Bunların hepsini tabii ki yapamayız ama en azından bir kısmını Türkiye'de yapmak mümkün. Takım tezgâhları üreten firmalarımız bu teknoloji yarışında geri kaldı ve çoğu kapandı. Üniversitelerimizde uzman öğretim üyelerimiz var. Bu tasarım ve imalatları istediğimiz takdirde yapabiliriz. Bu sayede ihracatını da gerçekleştirebiliriz. Bu çalışmaları destekleyen projelerin olması lazım. Gerek Avrupa'da gerekse Uzakdoğu'da özellikle ihracatçılara destekler var. Bunların da Türkiye'de olmasını istiyoruz. Özellikle üniversite-sanayi iş birliğini destekleyecek projelere devletin desteği lazım ki cesaretle bu işler yapılabilsin, sonuç alınabilsin" dedi.


     

    "BAZI ŞİRKETLERİN ÜRETİMLERİ DURDU"


     

    İhracat firmalarına getirilen ihracat bedellerinin yüzde 80'ini Türkiye'deki bankalara yatırma zorunluluğundan dolayı yüksek teknolojili ürün yapan bazı firmaların üretimlerini durdurduğunu ve kapatma yoluna gittiklerini söyleyen Prof. Dr. Kaftanoğlu şunları dile getirdi:


     

    "Tedbir alınması küçük çaptaki teknoloji firmalarını olumsuz etkilediği için kapanma yoluna gittiler. Bu Türkiye için büyük bir kayıp. Bu gibi düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi lazım. Hatta bu firmaların geri çağrılarak çalışmalarına devam etmelerinin sağlanması Türkiye lehine olacaktır."


     

    "ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ SINIRLI"


     

    Türkiye'de üniversite-sanayi iş birliğinin sınırlı olarak yapıldığını belirten Prof. Dr. Kaftanoğlu, "Bu konudaki en önemli kaynak TÜBİTAK kaynakları. Onlar da hem kısıtlı hem de çok uzun süreç alıyor. Bir projenin kabul edilmesi neredeyse 1 yılı aşıyor. Daha kısa yoldan bu çalışmaları sonlandıracak ve destek verecek mekanizmalara ihtiyaç var. Mevcut mekanizmalar yetersiz" şeklinde konuştu.


     

    Üniversitelerde sınırlı da olsa yüksek teknoloji üretimi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kaftanoğlu, "Sanayinin de buna ihtiyacı var. Ama ikisi bir araya gelmekte zorluk çekiyor. Bunu kolaylaştırıcı yöntemlerin devlet tarafından alınması lazım. Milli politikaların oluşturulmasında da bizlere danışılması lazım, kalkınma planlarında stratejik ve yüksek teknolojik projelere yer ve destek verilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.



  • Ümraniye Belediyesi'ne Altın Karınca Ödülü

    İSTANBUL, (DHA) – ÜMRANİYE Belediyesi, Marmara Belediyeler Birliği Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri Yarışması’nın ‘Şehircilik Altyapısı’ kategorisinde birincilik ödülünü layık görüldü.
    ​Ümraniye Belediyesi sağlık alanına önemli katkılar sağladı. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ve ekibi göreve geldikleri 2004’ten beri ilçede sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak ve daha kaliteli hâle getirmek amacıyla önemli çalışmalar gerçekleştirdi. En iyi belediye ödüllerinin verildiği ve Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri Yarışması’nın ‘Şehircilik Altyapısı’ kategorisinde birincilik ödülünü bu yıl Ümraniye Belediyesi aldı. Ayrıca belediye, Türk Kızılayı’na sağladığı desteklerden dolayı ‘Kızılay Özel Hizmet Gönüllüsü’ Platin Madalya ve Beratı’nın da sahibi oldu.
    Her mahalleye bir aile sağlığı merkezi inşa edildi. Ümraniye Belediyesi, Ümraniye Sağlık Altyapısının İyileştirilmesi Projesi’yle Marmara Belediyeler Birliği Altın Karınca Belediyecilik Ödülleri Yarışması’nın ‘Şehircilik Altyapısı’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.
    Ümraniye’de çadır ve gezici araçlarla hizmet veren Türk Kızılayı’na üç katlı yeni bir hizmet binası yapıldı. Bu hizmetleri sebebiyle de Başkan Hasan Can Türk Kızılayı’na sağladığı desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ‘Kızılay Özel Hizmet Gönüllüsü’ Platin Madalya ve Beratı’nı da aldı.
    YEDAM HİZMETE AÇILDI
    Ümraniye Belediyesi ayrıca gençleri tehdit eden bağımlılıklara karşı mücadele ve çözüm olarak Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM)’ı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla hizmete açtı. Yeşilay’ın alkol ve uyuşturucu bağımlılarına ücretsiz psiko-sosyal ve rehabilitasyon hizmeti vereceği tesiste danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra, uzmanlar tarafından spor, hobi, grafik tasarım, oyuncak ve gastronomi atölyesi çalışmaları da yapılacak.