MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • 30. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı Erkekler Genel Klasmanı 1'incisi Doğukan Ulaç

    LEFKOŞA, (DHA)-YAKIN Doğu Üniversitesi’nin uzun mesafe yüzücüsü Doğukan Ulaç, “Dünya'nın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonu” olarak da kabul edilen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda, 6,5 kilometrelik parkuru, 46 dakika 58 saniye dereceyle Genel Klasman 1'incisi olarak tamamladı.

    Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından İstanbul’da düzenlenen Asya'dan Avrupa'ya 6,5 kilometrelik parkurda, 52 ülkeden 2 bin 400 yüzücünün kulaç attığı 30. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nı Doğukan Ulaç’ın, 46 dakika 58 saniyede tamamlayarak erkekler Genel Klasmanda birinci olduğu belirtildi.

    Anadolu Yakası Kanlıca İskelesi'nden başlayarak Avrupa Yakası Kuruçeşme'de son bulan yarışta, dereceler ise sporcuların ayaklarına bağlanan çipler sayesinde belirlendi.

    Başarılı Yüzücü Doğukan Ulaç, Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı'nı geçen yıl 52 dakika 21 saniyelik derecesiyle 2’inci tamamlamış, 18-24 Yaş kategorisinde ise Türkiye 1.’si olmuştu.

    “ŞAMPİYONLUĞU ANTRENÖRÜM VE AİLEME ARMAĞAN EDİYORUM”

    Erkekler genel klasmanda birinciliği elde eden Doğukan Ulaç, şampiyonluğu antrenörü Mehmet Gürcenk ve ailesine armağan ettiğini söyledi.

    Boğaziçi’ni yüzerek geçmenin pekçok kişinin hayalini süslediğini ancak hiç de kolay bir iş olmadığını ifade eden Ulaç, “Zorlu ve tehlikeli bir yarıştı. İstanbul Boğazı’nda olan dalga ve akıntı yüzücüleri çok zorladı ancak bitiş noktasına gelmeyi başardım. Dünyanın en iyi açık su yüzme organizasyonu olarak gösterilen ve binlerce yüzücünün yer aldığı etkinlikte, Kıbrıslı bir Türk olarak bulunmak, başarıya ulaşmak gurur ve mutluluk verici. Yarışma öncesi denizde yüzme antrenmanları yaptım. Başta ailem olmak üzere, antrenörüm ve desteklerinden dolayı Yakın Doğu Üniversitesine teşekkür ediyorum. Sıradaki hedefim Aralık ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek olan Türkiye Şampiyonası. Yeni başarılar elde edebilmek için çalışmalarımı sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.

    HAKAN ATAMTÜRK: BU BAŞARI TESADÜF DEĞİL

    Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk de, bu başarının tesadüf olmadığına dikkat çekerek başarılara imza atılmasına destek olanlara teşekkür etti.

    Yüzmenin spor branşları içerisinde en fazla çalışma ve özveri gerektiren bir branş olduğunu, bu sporun en zorlu olanın ise “maraton yarışları”  olduğunu belirten Doç. Dr. Atamtürk, maraton yarışları içerisinde en zorlusunun “Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı”  olduğunu söyledi.

    Yakın Doğu Üniversitesi’nin maraton branşında önemli başarılara imza atmış bir tecrübeye sahip olmasının bu başarıyı getirdiğini dile getiren Doç. Dr. Atamtürk, “Maraton branşını ülkemizde sevdiren sporcularımızdan Caner Aspava, Manş Denizi’ni ilk geçen Kıbrıslı Türk olan ve 26 kez bu yarışa katılma tecrübesini paylaşan Osman Akkuş ile birlikte Mustafa Yeşilada’nın yanında Doğukan Ulaç’ın özverili, çalışkan antrenörü olan Mehmet Gürcenk hocamızı ülkemize birçok şampiyon yüzücü yetiştirdiği için kutlarım. Bu başarının tesadüf olmadığını bir kez daha ispatlama başarısı gösterilmesi bizleri gururlandırmıştır” dedi.

    (FOTOĞRAF)

     



  • Türkiye, Dünya Şampiyonası'nda Avrupa’yı temsil edecek

    Selin GÜRSEL – Ömer HASAR / İSTANBUL, (DHA) – AVRUPA Üniversitelerarası Espor Şampiyonası’nda şampiyon olan Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Esports takımı, Türkiye’yi ve Avrupa’yı Dünya Şampiyonası'nda temsil edecek. Basın toplantısında konuşan Espor Danışmanı Serhat Bekdemir, “Bizim için zor diye bir şey yok, imkansız da biraz zaman alıyor” dedi.

    İspanya’nın Tenerife kentinde oynanan son maçta BAU Esports takımı, 1-0 geride başladığı mücadeleyi 2-1 kazandı. Şampiyonluk kupasını ülkemize getiren BAU Esports oyuncuları, Çin’in Xi’an kentinde, 16-19 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda hem ülkemizi hem de Avrupa bölgesini temsil edecek. Okulun Beşiktaş’taki kampüsünde düzenlenen basın toplantısına, BAU Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, BAU Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, BAU Mütevelli Heyeti Üyesi Ziya Alpay, BAU Esports takımı Danışmanı Serhat Bekdemir ve takım oyuncuları katıldı.

    “BU ÖĞRENCİLERİMİZİN OKUL ORTALAMALARI DA 2.50’NİN ÜZERİNDE”

    Basın toplantısında okul yönetimine ve okul personeline teşekkür eden Danışman Serhat Bekdemir, “Takım çok iyi biliyor ki, bizim için zor diye bir şey yok, imkansız da biraz zaman alıyor. Bu süreç bir buçuk senemizi aldı. Bu öğrencilerimizin okul ortalamaları da 2.50’nin üzerindedir. Bu ikisini beraber başarabilmiş olmak Avrupa şampiyonluğundan çok daha büyük bir gurur bence. Çünkü şu anda dünyaya örnek olabilecek noktaya gelmiş durumdayız. Takımımız, önce Türkiye’deki 16 üniversiteyi yenerek Türkiye şampiyonu oldu daha sonra da 11 ülkeyi yenerek Avrupa şampiyonu oldu. Önümüzdeki ay Çin’in Xi’an kentinde dünya kupasına katılacak. Gençlere olan güvenim sonsuz bir şekilde devam edecek” şeklinde konuştu.

    “ESPOR’A GÖNÜL VEREN GENÇLERE BURS SAĞLIYORUZ”

    Takımı 2 sene önce kurduklarını ifade eden BAU Rektörü Yalçın, “BAU Esports Takımı kısa bir süre önce Avrupa’da yapılan şampiyonada Avrupa 1’incisi oldu ve dünya şampiyonasında sadece Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da temsil etme hakkına sahip oldu. Bundan 2 sene önce Esports Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni açtık. Apply BAU adı altında uyguladığımız burs sistemimizle Espor’a gönül veren gençleri de desteklemeye başladık. Tam burslar vererek, bu öğrencilerin en azından eğitim öğretim açısından maddi sorunları olmasın istedik“ dedi.

    “FİNAL MAÇINDA ‘GALİBA ŞAMPİYONLUK GİTTİ’ DEDİM”

    Takımın ilk olarak 16 üniversite arasından Türkiye şampiyonu olduğunu ifade eden takım koçu Ahmet Can Aslan, şunları söyledi: “Sonra Avrupa’ya gittik ve 11 takımı da yenerek Avrupa şampiyonu olduk. Şimdi Dünya Şampiyonası'na gidiyoruz. Orada daha güçlü ve daha dişli rakiplerimiz var. Orada da başarılı olacağımıza inanıyorum. Yani kupayı getirmesek bile ilk 3’e gireceğimizi düşünüyorum ama kupa da zor değil” dedi.

    Final maçının oldukça heyecanlı geçtiğini dile getiren Aslan, “Final maçında Portekiz’e karşı oynadık ve 1-0 yenik başladık maça. Sonra ‘Galiba şampiyonluk gitti’ diyordum ama sonra takımım oyunu gayet güzel bir şekilde geri çevirdi.”

    “KENDİLERİNE GÜVENSİNLER, BAŞARIRIZ”

    Takımın arkasında çok büyük bir camia olduğunu ifade eden BAU Mütevelli Heyeti Üyesi Ziya Alpay, “Takım aslında mesajı kendi verdi. Biz kendilerine güveniyoruz, arkalarında koskoca bir camia var. Sadece arkadaşları, üniversite değil bütün Bahçeşehir eğitim kurumları akabinde de bütün Türkiye var. Hepsi orada onların heyecanını paylaşacak, onları destekleyecektir. Kendilerine güvensinler, başarırız “ ifadelerini kullandı.

    (FOTOĞRAF-VİDEO)

     



  • Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Demirci: Uzun süreli aşk acısı bağımlılık habercisi

    İSTANBUL, (DHA)-BAĞIMLILIK psikolojisinin sadece alkol, sigara veya uyuşturucu maddeler için geçerli olmadığını belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Dr. Öğretim Üyesi Psikiyatri Uzmanı Onur Okan Demirci, “Bağımlılık başka bir insana veya nesneye karşı da gelişebilir. Bu tür durumlar uyuşturucu maddeye benzer etkiler yaratır ve o kişinin veya nesnenin yokluğunda tıpkı madde yoksunluğundaki gibi belirtiler ortaya çıkar” diyerek uyarılarda bulundu.

     

    Uzun süreli aşk acısı çekmenin bu tür bir duruma örnek olabileceğine değinen Psikiyatri Uzmanı Okan Demirci,“Arada sevginin ve saygının olmadığı fiziksel veya psikolojik şiddet içeren ilişkiler de bu duruma örnek olabilir. Bağımlılığın tedavisinin ilk ve en önemli basamağını bağımlılık yapan durumun ve bu durumu hatırlatan tüm etkenlerin hayatımızdan tamamen çıkarılması oluşturmaktadır” dedi.

    İnsanlık tarihi boyunca zihinsel süreçleri etkileyen birçok bitki ve yapay madde keşfedildiğini vurgulayan Demirci, “Eski dönemlerde insanlar deneyerek bazı bitkilerin zihinsel süreçleri etkilediğini bulmuş. Kimi zaman bulan kişiler bu maddelere bağımlı hale gelmişler. Tarihsel süreç boyunca bu maddeler hep var olmuştur ve var olmaya da devam edecekler” şeklinde konuştu.  

    “TATMİN DUYGUSU YAŞAYAMAMIŞ KİŞİLER MADDELERE YÖNELİYOR”

    Bağımlılığa neden olabilecek her türlü etkenin, kullanan kişi için keyif verici bir etki yarattığını dile getiren İGÜ Dr. Ögr. Üyesi Demirci, “Size verilen öyle bir ödül düşünün ki, bu ödül hayatınızda en çok keyif aldığınız etkinlikten, en çok sevdiğiniz kişiden, hayatınızın en güzel anılarından daha fazla zevk ve tatmin duygusu veriyor” dedi. 

    Maddenin sürekli aldığında, bu duruma bağışıklık kazanıldığında ve artık kişiye eskisi kadar keyif vermediğinde ise olabilecekler hakkında açıklamalarda bulunan Demirci, şöyle dedi: “Artık kişiye keyif verebilecek ne bir madde, ne bir insan, ne bir yaşam şekli kalıyor. Hiç bir arkadaş, dost, aile, sevdikleri, değer verdikleri bu kadar kuvvetli bir zevk mekanizmasının yerini tutamıyor.  Bu da kişinin sevdiklerini hayatından çıkarmasına sebep oluyor ve kişi giderek yalnızlaşıyor.  Bu tür maddeleri kullanmaya ihtiyaç duyan kişilerin yaşamında bu tür hazlardan mahrum yetiştiğini belirten Demirci, “İyi bir çocukluk yaşamı olmayan, sevgi ve merhamet duyguları öğretilmemiş, yeterince tatmin duygusu yaşayamamış kişiler bu maddelere kolaylıkla yönelebilir."

    “TEDAVİ İÇİN BİR ÖMÜR BOYU PSİKOLOJİK MÜCADELE GEREKİYOR ”

    Bağımlılık tedavisinin bir ömür boyu süreceğinden fakat bunun sürekli ilaç kullanmak zorunda olunacağı anlamına gelmediğini dile getiren İGÜ Dr. Öğretim Üyesi Psikiyatri Uzmanı Onur Okan Demirci, “Tedavi için bir ömür boyu psikolojik olarak mücadele etmek gerekiyor ve bu mücadelede gereken her türlü desteği ve yardımı alabilmek. Evet, bu zorlu bir süreçtir fakat hiç bir bırakma mücadelesi maddeyi kullanmak ve etkileri ile mücadele etmekten daha zor değildir” diye konuştu.

    “MÜCADELE BİREYSELDEN ZİYADE TOPLUMSAL OLMALI”

    Uyuşturucu madde kullanımının tedavisinden daha kolay ve daha etkili bir mücadele yolu olduğundan, onun da uyuşturucu madde kullanımını engelleme yöntemlerinin geliştirilmesi olduğuna dikkat çeken Demirci şunları söyledi: “Engellemekten kasıt yasaklamak değil, toplumu, her bir bireyi bilinçlendirmek, eğitim düzeylerini geliştirmek, sevgi ve saygı temelli bir toplum yaratmak, sağlıklı bir toplumsal psikoloji seviyesine erişmektir. Uyuşturucu maddeler ile mücadelede bireysel mücadeleden ziyade toplumsal bir mücadele daha önemli yer tutmaktadır. Daha güzel ve sağlıklı bir gelecek için birlikte, el ele, sevgi ve saygı ile yol almalıyız. Varoluşumuzun geleceğine giden yol öncelikle kişisel mutluluğumuzdan daha sonra da toplumsal mutluluğumuzdan geçmektedir."

    (FOTOĞRAF)

     

     

     

     

     



  • Köpek Irkları ve Köpek Bilimleri Yarışması'na bin 100 köpek katıldı

    İSTANBUL, (DHA)-KÖPEK Irkları ve Köpek Bilimleri (Kinoloji) Federasyonu'nun Silivri'de her yıl 20-21-22 Temmuz tarihlerinde düzenlediği uluslararası A Midsummer Night’s Dream Shows Yarışması'na bu yıl yurt içi ve yurt dışından bin 100 köpek katıldı.

    Dünyaca ünlü Chihuahua yetiştiricisi Misty Meadow’s Kennel sahibi İtalyan hakem Francesco Cochetti  bu organizasyon da büyük ilgi gördü. Ülkemizi temsil eden Chihuahua ırkı 3 sampiyon; Galleria Chio Jazz Man, Shah Arpilin Anna Karenina , Mufuni House Chihov Pc Diana isimli köpekler, İtalyan  haken Cochetti tarafından çok beğenildi.

    (FOTOĞRAF)



  • KHAS “Uluslararası Deniz Hukuku Yaz Akademisi” başladı

    İSTANBUL, (DHA)- KADİR Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen “Uluslararası Deniz Hukuku Yaz Akademisi” bugün başladı. Deniz hukuku ile ilgili temel konular hakkında eğitimlerin verildiği ve uluslararası mahkemelerde görevli hakimler ve uluslararası hukuk alanında çalışan akademisyenlerin katılımcılarla bir araya geldiği programda 60 katılımcı yer aldı.

    KHAS Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Bayazıt Katoğlu, Uluslararası Deniz Hukuku’nun temel konularını katılımcılara sunacaklarını belirterek, akademinin özel bir teması olduğunu da söyledi. Temanın ‘Uluslararası Sularda ve Açık Denizlerde Kamusal Menfaatler’ olduğunu ifade eden Katoğlu, “Çok özel isimler uluslararası deniz hukukunun temel konularında ve bu senenin teması üzerinde dersler verecekler” dedi.

    “TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNEMLİ KONULAR VAR”

    Akademinin çok kapsamlı bir kitleyi ilgilendirdiğini ve bu tür programların tartışmaya ve karşılıklı iletişime açık olduğunu söyleyen Katoğlu, Türkiye açısından önemli konuların da konuşulacağını söyledi. Katoğlu, “Bu program sadece katılımcıları belli konularda bilgi sahibi yapmayacak aynı zamanda yurt dışından gelen ve ders veren meslektaşlarımızın da katılımcıların yorumları, görüşleri doğrultusunda bazı bilgiler edinmesini sağlayacak. Uluslararası deniz hukuku denildiğinde Türkiye’yi ilgilendiren ve Türkiye açısından çok önemli olan konular var. Dolayısıyla yurtdışından gelen eğitmenler, bu anlamda Türkiye’ye özgü konuları da Türkiye’nin bakış açısıyla değerlendirme, görme ve öğrenme şansını bulacaklar. Çok güzel bir etkiletişim ortamı yaratacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    Hafta içi her gün derslerin yapılacağını ifade eden Katoğlu, “Çok güzel tartışmalara ev sahipliği yapacağız. Umarım gelecek sene de farklı konularla bu akademiyi toplayacağız” dedi.

    Programda ders verecek konuşmacılar arasında Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Mahkemesi eski başkanı ve burada hala yargıç olarak görev yapan Jose Luis Jesus, Uluslararası Adalet Divanı’nda hukuk sekreterliği görevini yürütmekte olan Prof. Dr. Maurice Kamga, Milano-Bicocca Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tullio Scovazzi, Brüksel Vrije Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erik Franckx ve Dünya Denizcilik Üniversitesi’nden (World Maritime University) Prof. Dr. Max Mejia yer alıyor.

    Uluslararası mahkemelerde görevli hakimler ve uluslararası hukuk alanında çalışan akademisyenlerin katılımcılarla bir araya geldiği ve derslerin İngilizce yapıldığı akademi 3 Ağustos tarihine kadar devam edecek.

    (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)

     



  • Honeywell Uzay Akademisi’ne 8 Türk öğretmen katıldı

    İSTANBUL, (DHA) - SİBER endüstri şirketi Honeywell’in dünyada bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) eğitimini teşvik etmek, fen ve matematik öğretmenlerine ilham vermek hedefiyle düzenlediği Uzay Akademisi Programı, ABD Uzay & Roket Merkezi’nde (USSRC) gerçekleşti. Programa bu yıl Türkiye’den 8 öğretmen katıldı.

    Bağlantılı endüstriyel teknolojilerin global sağlayıcısı Honeywell’in (NYSE: HON) kurumsal vatandaşlık girişimi Honeywell Hometown Solutions çatısı altında, ABD Uzay & Roket Merkezi (USSRC) ile gerçekleştirdiği işbirliği kapsamında düzenlenen Uzay Akademisi Programı – HESA (Honeywell Educators at Space Academy) bu yıl da yüzlerce öğretmeni ağırladı.

    Bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) eğitimini teşvik etmek, ortaöğretim fen ve matematik öğretmenlerine ilham vermek hedefiyle düzenlenen HESA Programı, ABD Alabama, Huntsville'de yer alan ABD Uzay ve Roket Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    PROGRAMA 35 ÜLKEDEN 220’DEN FAZLA ÖĞRETMEN KATILDI

    Yarının bilim insanlarının daha iyi koşullarda çalışmalarını yürütmesini hedefleyen, bu amaçla öğretmenlerin mesleki gelişimlerine yatırım yapan HESA, 2004 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin 2013 yılında dâhil olduğu programa şimdiye kadar tam 46 Türk öğretmen katılım gösterdi.  Haziran ayında iki ayrı grup için düzenlenen beşer günlük Honeywell Uzay Akademisi Programı’na 35 ülkeden 220’den fazla öğretmen katıldı. Türkiye’den de Ankara, Çankırı, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van’dan seçilen 8 eğitimci kampta yer aldı.

    Programa başvuru yapan, fen ve matematik öğretmenleri arasından belirlenen eğitimciler; bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında düzenlenen sınıf ve laboratuvar eğitimlerine katıldı. Sınıf, keşif odaklı laboratuvar ve uygulama çalışmalarının da yer aldığı 45 saatlik Uzay Akademisi Programı kapsamında öğretmenler ayrıca bilim, uzay araştırmaları ve liderlik becerileri odaklı eğitimler de aldı.

    Katılımcılar, yüksek performanslı jet simülasyonu, kodlama ve kodlama zorlukları, suda sağ kalma eğitimi, senaryo tabanlı uzay görevleri, interaktif uçuş dinamiği gibi fen ve matematik derslerini destekleyecek astronot eğitimlerden geçti. Program kapsamında öğretmenler ayrıca bilgisayar programcılığı ve edindikleri bilgileri derslerine nasıl yansıtacakları konusunda da bilgi aldı.

    "ÖĞRETMENLERE SESLENİP, GELECEĞİN BİLİM İNSANLARINA ERİŞİYORUZ"

    HESA Programı’na şimdiye kadar 3 bini aşkın öğretmenin katıldığını ve programın bu öğretmenler sayesinde 5 milyondan fazla öğrenciye dokunduğunu anlatan Honeywell Türkiye ve Orta Asya Başkanı Orhan Geniş, "Honeywell geliştirdiği siber endüstriyel teknolojiler ve Endüstri 4.0 sayesinde yaşadığımız dünya üzerinde olumlu bir etki yaratan çözümler üretmek için fiziksel ürünleri yazılım çözümleri ile birleştirir. Bilim ve matematik bu konuda büyük bir rol oynar ve biz bu amaçla tüm dünyada geleceğin bilim insanları ve teknoloji uzmanları üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilmek için öğretmenlerimizi destekliyoruz. Tüm dünyadan gelen öğretmenlerimizin arasında ortaya çıkan bu etkileşimin çok olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Bugün öğretmenlerimize seslenerek aslında geleceğin bilim insanlarına erişmiş oluyoruz" dedi.

     “ÖĞRETMEK İÇİN MOTİVASYONUM DAHA DA ARTTI”

    Programa katılan öğretmenlerden Kocaeli, Kartepe Pakmaya Muzaffer İncekara Ortaokulu, Fen Bilimleri Öğretmeni Mehmet Geren ise, “Bu program sayesinde düşünce ufkum daha çok genişledi. Çalışmaları yerinde görmek, astronotlarla sohbet edebilme fırsatı bulmak, uzay çalışmalarının gelişimini ilk elden duymak anlatılmaz bir duygu. Bunun yanı sıra ülkemizde Fen Bilimleri Dersi müfredatına bir yıldır dahil olan STEM eğitimi kapsamında farklı etkinlik örnekleri ile tanıştık. Edindiğim deneyimlerimi öğrencilerime aktarmak ve onların vizyonlarını genişletmek için elimden geleni yapacağım. Yaşadığım heyecanı ve enerjiyi onlara da aktarmayı ve daha güzel yarınlar için bir ışık olmayı umuyorum" diye konuştu.

    "UZAY YOLCULUĞU HAKKINDA BİRÇOK BİLGİM VE ANIM VAR"

    HESA’da yer alan bir diğer eğitimci  Van, Muradiye Akbulak Borsa İstanbul Yatılı Bölge Ortaokulu Fen Bilimleri Öğretmeni Tuğba Bozdoğan da program sayesinde mesleki ve öğretme motivasyonunun daha da arttığını söyledi. Bozdoğan, “Şimdi öğrencilerim ve meslektaşlarımla uzay yolculuğu hakkında paylaşacak birçok bilgim, anım var. Bu sayede onlar üzerinde bir farkındalık yaratabilmeyi umuyorum. Takım çalışmasının ve iletişimin ne kadar önemli olduğunu bu program ile bir kez daha gördük. Eğitim sırasında öğrendiğimiz STEM uygulamalarını kendi okulumda da uygulamaya çalışacağım. Öğrencilerimle bütün deneyimlerimi paylaşarak elimden geldiğince geleceğin bilim insanları, astronotları, mühendisleri olmaları yönünde onları motive etmeyi amaçlıyorum" ifadelerini kullandı.

    (FOTOĞRAF)

     

     



  • Maltepe Belediyesi kadınlar için tekne turu düzenledi

    İSTANBUL,(DHA)- MALTEPE Belediyesi, ilçede yaşayan 18 mahalleden 15 bin kadın için ücretsiz tekne turu düzenledi. Tura katılan Belediye Başkanı Ali Kılıç, gezi turlarının amacının aynı mahallede yaşayan komşuları kaynaştırmak olduğunu söyledi. 

    Maltepe Belediyesi’nin kadınlar için 4 yıldır yaz mevsiminde ücretsiz düzenlediği tekne turlarına bu yıl, 18 mahalleden 15 bin kadın katıldı. Belediyenin Kadın, Aile ve Engelli Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, 18 Haziran-6 Temmuz tarihleri arasında günde iki kez düzenlenen gezilere kadınlar, büyük ilgi gösterdi.

     Tuz İskelesi’nden hareket eden gezi tekneleri için, muhtarlıklar önünden araç kaldırıldı. Gezinin başlangıcında konuklarını karşılayan Kılıç, belediyenin kadınlara yönelik hizmetlerine dair bilgiler verip, kadınların sorunlarını, istek ve önerilerini dinledi. 

    Yaklaşık dört saat süren tekne gezilerinde, aynı mahallede, sokakta, binada oturup birbirlerini tanımayan kadınların, bir araya gelip, komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesi amaçlandı.

    İSTANBUL’UN GÜZELLİKLERİ TANITILDI

    Gezide, kadınlar batık ada Vordonisi’yi, Adalar, Haydarpaşa, İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasındaki semtlerini, Kız Kulesi’ni, tarihi yalıları, sarayları, camileri rehberin anlatımları eşliğinde yakından gördü. Çocuklar da öğretmenler eşliğinde, eğlenceli etkinlerle keyifli vakit geçirdi. Gezilere eşlik eden Tayfun-İlknur-Devrim üçlüsü ile Türk sanat müziği sanatçısı Arzu Akça’nın, Anadolu’nun farklı yörelerinden seslendirdiği türküler ve oyun havalarına eşlik eden kadınlar,bol bol halay çekip, gönüllerince eğlendi.

    KADINLAR BAŞKAN KILIÇ’A TEŞEKKÜR ETTİ

    Daha önce böyle bir gezi fırsatı bulamadıklarını belirten kadınlar, “Tekne turlarından çok memnunuz. Keyifli bir deniz yolculuğu yaptık. İstanbul’un güzelliklerini yakından gördük. Maltepe Belediyesi’ne ve Belediye Başkanı Ali Kılıç’a, kadına verdikleri değer ve destekten dolayı teşekkür ederiz" dedi.

    "AMACIMIZ KARDEŞLERİMİZİ BİR ARAYA GETİRMEK”

    4 yıldan bu yana devam eden tekne turlarına bu yıl 15 bin kadının katıldığını söyleyen Kılıç, "Gezilerimizin bir tek amacı var; aynı mahallede yaşayan komşularımızı, kardeşlerimizi, yılda bir defa da olsa bir araya getirmek. Aynı teknede hayatı paylaşmayı, aynı teknenin tayfaları olmayı öğretmek.Maltepeli kadınlarımızı bu turlarla bir araya getirip, kaynaşmalarını sağlıyoruz. Varlıklarıyla, hayatımızın her alanında bizlere destek olan kadın kardeşlerimiz için elimizden geleni değil, fazlasını yapacağız. Geleceğimizi kurtaracak olan gençlerimizi yetiştiren, onları büyüten kadınların hakkını ödeyemeyiz” diye konuştu.

    (FOTOĞRAFLI)



  • “Obezite ameliyatı kalp krizi geçirme riskini azaltıyor”

    İSTANBUL, (DHA)-OBEZİTE ameliyatlarının doğru zamanlamayla vakit geçirmeden yapıldığında uygun kişilerde diyabeti ve yüksek tansiyonu engellediğini belirten, İstanbul Gelişim Üniversitesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çiftçi, “Araştırmalara göre obezite ameliyatıyla kalp krizi geçirme riski de yüzde 70-75 oranın azalıyor” dedi.

    “HER HASTAYA STANDART AMELİYAT YAPILAMAZ”

    Çağın salgın hastalığı şeklinde de tarif edilen obezitenin giderek arttığını belirten Çiftçi, “Obezite cerrahisi ile metabolik cerrahi arasında fark vardır. Her hastaya standart ameliyat yapılamaz. Bu karar alımında hastanın hayat şekli ve yaşamdan beklentileri hastanın fizyolojik hali kadar önem arz ediyor. Kilo verdirme ameliyatları, bilinen diğer adıyla obezite ameliyatlarının en iyi bilineni tüp mide tekniğidir. Bu ameliyatlar yalnız fazla kilodan kurtulmak için değildir. Fazla kiloların neden olduğu şu anki yaşadıkları veya ileride yaşayabilecekleri hastalıklardan korur” diye konuştu.

    “HASTALIKLARA YAKALANMADAN AMELİYAT YAPILMALI”

    Genel düşüncenin, obezite ameliyatlarının fazla kilolardan kurtulmak isteyen kişilere yapıldığı yönünde olduğunu dile getiren Çiftçi, “ Bilakis durum böyle değil.  Bu hastalar hipertansiyon, kalp krizi, uyku apnesi, polikistik over, diyabet gibi çok sayıda metabolik, damar ve kalp hastalığıyla yüzleşiyor. Bazı insanlar bu hastalıklara yakalanmadan, ne olur ne olmaz ileride bu hastalık başıma gelmeden, geleceğimi teminat altına alayım fikriyle de ameliyatı düşünüyor ”dedi.

    Obezite ameliyatlarının kalp krizi riskini düşürdüğü lakin sıfırlamadığını belirten Çiftçi,“Kalp krizi olması bunun obezite ameliyatından kaynaklandığını göstermez. Bu ameliyatın yapımında geç kalındığını gösterir. Yani bu ameliyatın kalp krizini azaltma etkisinden faydalanmak için kalp damarlarında tıkanıklık olmadan yapılmasında fayda var. Bir başka deyişle obez kişilerin ameliyat için karar aşaması ve zamanlaması çok önem arz ediyor” diye konuştu.

    “HASTANIN KİLO ALMASININ ALTINDA YATAN NEDENLER TESBİT EDİLEBİLİR”

    Ameliyat sonrası tekrar kilo almanın önüne geçecek en önemli anahtarın davranışsal eğitim ve düzenli kontroller olduğunu vurgulayan İstanbul Gelişim Üniversitesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çiftçi şöyle dedi: “Ameliyat öncesi ve sonrasında kişilere yapılan tedavinin azami düzeyde faydalı olması için tavsiyelerde bulunulmalı. Bu süreç, diyet eğitimi ve adaptasyonu, egzersiz ve son olarak davranış üzerinedir. Tekrar kilo alımının sebebi olarak tıbbi kaynaklı mı, davranışsal nedenli mi yoksa fonksiyonel ve anatomik bir sıkıntıdan mı kaynaklandığını bulmak önemli. Tekrar kilo alımında günlük öğün sayısı, acıkma sayısı, doygunluk hissinin olup olmaması, karında yanma ve ekşime varlığı, zindelik durumu, günlük hayatta sıkıcı bir durum varlığı hastanın kilo almasının altında yatan nedenlerin tesbitinde yardımcıdır.”

    “YEMEĞİNİ KENDİSİ PİŞİRENLER DAHA AVANTAJLI”

    En sık görülen tekrar kilo almanın, kişinin dikkatsiz ve sağlıkla uyuşmayan alışkanlıklarından vazgeçmemesine bağlı olduğuna değinen Çiftçi, “Eğer kişi ben kilo almaya başladım deyip erken dönemde hastaneye başvurursa erken tedbir ve girişimle, kişiye özel durumları tekrar değerlendirerek kilo almanın önüne geçilebilir. Ameliyat sonrası gıdaları ameliyat öncesine göre farklı olanların, egzersiz yapanların, ameliyat sonrası yemeğini kendisi pişirenler avantajlı konumda fakat egzersiz yapmayanların, kendisi yemeğini hazırlamayıp dışarıda yemek yiyenlerin, ameliyat öncesi gıda alışkanlıklarını devam ettirenlerde başarılı olma oranı ise düşük” dedi.

    (FOTOĞRAF)

     

     



  • "Firmaların aşırı gerilim nedeniyle tazminat yükümlülüğü yok"

    İSTANBUL, (DHA) -  YURTTAŞ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmeliğe göre projede aşırı gerilim sönümleyici kullanılmasının zorunlu olduğunu söyledi.  Yurttaş, "Bu zorunluluk dağıtım şirketlerinin tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırdı" dedi.

    3 Aralık 2003 tarihli 25305 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğe göre projede aşırı gerilim sönümleyici kullanılması zorunlu oldu. Yurttaş, "Söz konusu yönetmeliğin yapılış amacından görüleceği üzere birçok ev ve işyerindeki binlerce elektrikle çalışan sistem, cihaz, makine ve teçhizat şebeke kaynaklı arıza yaşayabilmekte ve kullanıcı zarar görebilmektedir. Elektrik kullanıcıları böylesi zararlar karşısına koruma altına alınmıştır. Bu zorunluluk dağıtım şirketinin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaktadır. Çünkü aşırı gerilim sönümleyici bulunmayan ev ya da iş yerinde elektrik kaynaklı hasarlar kaçınılmazdır" diye konuştu.

    "HATALAR YETKİSİZ KİŞİLERDEN KAYNAKLANIYOR"

    Yetkisiz birçok kişinin elektrik sistemlerine müdahalesinden kaynaklı hataların oluşabildiğini dile getiren Yurttaş, "Buna bağlı olarak bazı durumlarda haklı olarak dağıtım şirketleri zararı tazmin etmeyebilmekte ve konu mahkemelere intikal ederek maddi anlamda birçok zarar oluşabilmektedir. Bu anlamda dağıtım şirketleri ile Trimbox arasında yapılan görüşmeler, testler ve uygulamalar neticesinde Trimbox'ın yaşanabilecek ve özellikle elektrik gidip gelmesi, yıldırım ve trafo patlaması dahil bu ve benzeri hasarları ortadan kaldırdığı görülmüş, Dağıtım Şirketleri tarafından bu durum Enerji Bakanlığı'na resmi yazı ile bildirilmiştir" ifadelerini kullandı.

    (FOTOĞRAF)

     



  • Öğrenciler 15'inci Kefken Kampı'nda buluştu

    İSTANBUL,(DHA)-BEYOĞLU Belediyesi tarafından öğrencilerin yaz tatilini verimli geçirmelerini sağlamak amacıyla hayata geçirilen Kefken Çevre ve Yaz Kampı, 15’inci yılında da öğrencilerin buluşma noktası oldu. Öğrenciler kültürel, sanatsal ve sportif eğitimlerle dolu dolu bir tatil geçirme fırsatı buldu.

    Kefken Çevre ve Yaz Kampı 3’üncü haftasında Beyoğlu’ndan 350 öğrenciyi ağırladı. Kefken’de ilk defa ailesinden uzakta kamp hayatıyla tanışan çocuklar, aldıkları bir haftalık eğitimlerin ardından, öğrendiklerini düzenlenen veda gecesinde sergiledi. Geceye, velilerle birlikte Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da katılarak öğrencilerin sahne performanslarını yerinde izledi.

    “15 YILDA 100 BİN GENCİMİZİ AĞIRLADIK”

    Öğrencilerin sahne performansından duyduğu mutluluğu dile getiren Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Mükemmel bir organizasyon, hepinizi kutluyorum. 15 yıl içerisinde burada 100 bin gencimizi ağırladık. Bu kampın anlamı sadece tatil değil, aynı zamanda eğitimdir. Hayat çok gelişti. Eskiden tarımda, sanayide çalışan işçiler vardı ama bugün İstanbul’da bunlar yok.  İstanbul’da gençlerimiz gelecekte hizmet sektöründe veya ticari sektörde çalışacaklar. Bu da onların bilgiden çok hayat tecrübesine ve ruhlarını geliştirmeye ihtiyaçları olduğunun en önemli işaretidir. Çocuklar özellikle kültür sanatta, tiyatroda, müzikte, bu tip ortamlarda kişisel becerilerini geliştiriyorlar. Çünkü yarın bunlara ihtiyaçları olacak. İnsan ilişkilerinin yoğun olduğu İstanbul’da yaşıyorsak kültür, sanat ve spor faaliyetleri de diploma kadar kıymetlidir. Ben Beyoğlu’nda gençlerimizle gurur duyuyorum. Hepsi pırıl pırıllar ve hayata umutla bakıyorlar” dedi.

    HEM EĞİTİM HEM TATİL

    Resim, müzik, tiyatro, satranç, futbol, basketbol, voleybol gibi pek çok branşta kendi tercihleri doğrultusunda eğitim alan minikler bunun yanı sıra 'Değerler Eğitimi' dersiyle de vatanseverlik, kardeşlik, birliktelik konularında uzman öğretmenler tarafından eğitildi. Derslerden arta kalan zamanda yüzmeden spora, sevilen çocuk filmlerinden tiyatro gösterilerine kadar pek çok faaliyette eğlenceli zaman geçiren çocuklar bir anlamda yaz tatilinin tadını çıkardı. Unutulmaz anılarla geçen bir haftanın ardından veda gecesinde sahneye çıkan minikler sahne performanslarıyla izleyenlerden tam not aldı.

    (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)



  • "İmplantın başarısı kemik kalitesine bağlı"

    İSTANBUL, (DHA)- KAYBEDİLEN dişlerin yerine uygulanan dental implantlar için güçlü ve yeterli bir çene kemiğinin olması gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Sercan Küçükkurt, "Hekimler hastaların kemik yoğunluğuna bağlı olarak implant uygulama tekniklerini modifiye eder ve mevcut kemiğe uygun yapıda implant tipi tercih ederler’’ dedi.

    Bilimsel çalışmalar dental implantların başarı oranının yüzde 95 olduğunu gösterse de, İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden (Dentaydın) Dr. Öğr. Üyesi Sercan Küçükkurt, impant için güçlü ve yeterli bir çene kemiğinin olması gerektiğine dikkat çekiyor. Günümüzde, kaybedilen dişlerin yerine uygulanabilecek tedavi seçenekleri arasında dental implantlar her geçen gün daha da ön plana çıkıyor. Dr. Öğr. Üyesi Sercan Küçükkurt, hastalara fonksiyonel ve estetik açıdan başarılı bir dental implant uygulanabilmesi için en önemli faktörlerden birinin bölgede yeterli kemik hacminin bulunup bulunmaması olduğunu belirtiyor.

    “ALTI AY İÇİNDE İMPLANT YAPILABİLİR”

    Kaybedilen diş bölgesinde, dişin çekiminin ardından, ilk yılın sonunda dikey ve yatay anlamda kemik hacminde yüzde 30’un üzerinde bir kayıp yaşandığını söyleyen Küçükkurt, "Diş çekimi sonrası hekimin farklı bir önerisi yoksa ilk 6 aylık dönemde implant uygulaması yapılması daha uygun olacaktır. Özellikle tek köklü olan ön bölge dişlerinin çekimi sırasında uygun vakalarda, çekim boşluğuna eşzamanlı implant yerleştirilebilirken, arka bölgelerde çoğunlukla çekim bölgesinin 2 ilâ 4 aylık bir sürede iyileşmesi beklenmektedir’’ dedi.

    “KEMİK HACMİNE GÖRE TAKVİYE YAPILABİLİR”

    Tek ya da birkaç komşu diş eksikliklerinin giderilmesinde implant uygulama yöntemlerinin genellikle birbirine oldukça benzer olduğunun altını çizen Küçükkurt, bölgede mevcut kemik hacmine göre implantın tek başına uygulanabileceği gibi, tek aşamalı olarak implant ile birlikte aynı anda kemik tozu ve zarı ile bölgeye takviye yapılabileceğini söyledi.

    "KEMİĞE UYGUN İMPLANT TİPİ TERCİH EDİLİR"

    Kemik hacminin oldukça yetersiz olduğu durumlarda ise iki aşamalı tedavi gerçekleştirilerek öncelikle bölgede çeşitli cerrahi tekniklerle kemik oluşturulması ve iyileşme döneminin beklenmesinin ardından implant uygulamasının yapılmasının önemine vurgu yapan Küçükkurt, ‘’Hekimler bölgeye implant uygulaması yapmadan önce hastaların kemik hacminin yanı sıra kemik kalitesini de değerlendirirler. Kemik kalitesi hakkında üç boyutlu çene röntgenleri hekime işlem öncesi bir fikir verebilir. Hastaların kemikleri yeterli hacimde olsa bile mermer sertliğinde olabildiği gibi sünger gibi oldukça yumuşak bir yapıda da olabilir. İdeal olan bu ikisinin ortasında kemik yoğunluğuna sahip olunmasıdır. Hekimler hastaların kemik yoğunluğuna bağlı olarak implant uygulama tekniklerini modifiye eder ve mevcut kemiğe uygun yapıda implant tipi tercih ederler’’ ifadelerini kullandı.

    Küçükkurt, hiç dişe sahip olmayan hastalara yeni bir diş dizisi kazandırmak için ise özel durumlara göre uygulanabilecek birden çok yöntem olduğunu söyleyerek, "Tam bir diş dizisini yeniden sağlamak için bir çene için 2 ila 8 arası implant gereklidir. Bu implantlar üzerine implant destekli protezler uygulanabilir’’ açıklamasında bulundu.

    (FOTOĞRAF)



  • (Görüntülü) “Bu kıtalararası değil, kıtalar üstü bir yüzme yarışı”

    Selin GÜRSEL – Özgür KUMANOVALI – BU yıl 30’uncusu düzenlenen Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı bugün yapıldı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen yarışa 55 ülkeden 2 bin 400 yüzücü katıldı. Yaklaşık 6,5 kilometrelik yarışta kadınlarda Hilal Zeyneb Saraç, erkeklerde Doğukan Ulaç genel klasmanda birinci oldu. Yarışmadan önce düşüncelerini ifade eden Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim, “Kıtalararası yüzme yarışı diyoruz ama aslında bu kıtalar üstü bir yüzme yarışı çünkü bu yıl 55 ülkeden katılımcımız var” dedi.


     

    Asya’dan Avrupa’ya doğru 30 yıldır yapılan ve Kanlıca’da başlayıp Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda son bulan, dünyada iki kıta arasındaki tek yarış Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, bugün gerçekleşti. 2 bin 400 yüzücünün heyecan dolu mücadelesini, etkinlik alanında binlerce sporsever takip etti. 6,5 kilometrelik parkurun sonunda dereceye giren isimlere plaket ve madalya verilirken İstanbul Boğazı’nın en hızlı isimleri Samsung’un ürünleriyle ödüllendirildi.


     

    Dereceye giren sporcular ödüllerini Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener ve Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim’in elinden aldı.


     

    HİLAL ZEYNEB SARAÇ PARKURU 50 DAKİKADA BİTİRDİ


     

    Kadınlar genel klasmanda 50 dakika 30 saniye ile birinci olan Hilal Zeyneb Saraç’ı, 50 dakika 40 saniye ile Buse Topçu, ve 50 dakika 50 saniye ile Amy Dantzler (ABD) takip etti.


     

    Birinci olmayı hiç beklemediğini ifade eden Hilal Zeyneb Saraç, “İlk defa katılıyorum. Açıkçası çok korkarak girdim. Gözlerim 6.5 numara o yüzden yönü bulmakta çok zorlanıyorum. Ters akıntıya girdim ama nasıl birinci olduğumu bilmiyorum”  dedi.


     

    DOĞUKAN ULAÇ 46 DAKİKA 58 SANİYE İLE BİRİNCİ OLDU


     

    Erkekler genel klasmanda ise 46 dakika 58 saniye ile birinci olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden Doğukan Ulaç’ı, 47 dakika 14 saniye ile Erge Can Gezmiş ve 47 dakika 41 saniye ile Alexander Kostich (USA) takip etti.


     

    “BU ETKİNLİĞİN 30 YIL DAHA DEVAM ETMESİNİ DİLİYORUM”


     

    Bu yarışın kendileri için de çok özel anlamı olduğunu ifade eden Samsung Electronics Türkiye Başkanı DaeHyun Kim,” Bu yıl sponsorluğumuzun 14’üncü yılı. Kıtalararası yüzme yarışı diyoruz ama aslında bu kıtalar üstü bir yüzme yarışı çünkü bu yıl 55 ülkeden katılımcımız var. Ve onları iki kıta arasındaki bu denizde kulaçlarla bir araya getiriyoruz. Farklı düşünceden, farklı ülkelerden insanlar bu yarış için bir araya geliyorlar ve bu bizim için çok daha büyük bir anlam ifade ediyor” şeklinde konuştu.


     

    Önümüzdeki 30 yılda da bu etkinliğin devam etmesini dilediğini söyleyen Kim,” Global anlamda çok değerli ve önemli bir yarış. Farklı ülkelerden binlerce yüzücüyü İstanbul’da ağırlamaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz” dedi.


     

    “50 YAŞINDAN SONRA YÜZME ÖĞRENDİM”


     

    Yarıştan önce duygularını ifade eden bir yüzücü, “Çok heyecanlıyım. Ben Levent Aksüt’ü izleyip de girmeyi istedim. 50 yaşından sonra yüzme öğrendim ve buradayım, çok mutluyum” şeklinde konuştu.


     

    “YARIŞI BİTİRMEK BÜYÜK BİR KEYİF”


     

    Yarışın bu sene zor olduğunu dile getiren yüzücü Emir Tamer,  “Üçüncü defa yüzüyorum. Harika bir yarış. Çoğu zaten yabancı. Türkiye’nin tanıtımı için de harika. Deniz bu sene çok dalgalıydı ama girmek ve bitirmek büyük bir keyif” dedi.


     

    ONUR KONUKLARI DA YARIŞI İZLEDİ


     

    Olimpiyat Şampiyonu ve IOC Yönetim Kurulu Üyesi yüzücü Zimbabweli Kirsty Coventry ve Olimpiyat Şampiyonu, dünya rekortmeni atlet ve Uluslararası Atletizm Birliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Sergey Bubka 30’uncu kez düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nı izleyenler arasındaydı.



  • (Görüntülü) Aykurt Nuhoğlu ve Hayri İnönü Boğazı yüzerek geçti

    İSTANBUL,(DHA)- TÜRKİYE Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından bu yıl 30. kez düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, İstanbul Boğazı'nda yapıldı. Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ve Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü de yarışa katılarak İstanbul Boğazı?nı yüzerek geçti.
    Anadolu Yakası'nda Kanlıca İskelesi'nden başlayan ve Avrupa Yakası'nda Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı önünde son bulan yaklaşık 6,5 kilometrelik yarışa, 55 farklı ülkeden toplam 2 bin 419 yüzücü katıldı.
    Türkiye ve İstanbul'un tanıtımına katkıda bulunan yarışta sporcular, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'nun startı vermesiyle Anadolu yakasında Kanlıca İskelesi'nden gruplar halinde İstanbul Boğazı'na atladı. Ayaklarına bağlanan çipler sayesinde dereceleri belirlenen yüzücülere, parkur boyunca herhangi bir sıkıntı durumunda müdahale edebilmek için deniz araçları eşlik etti.
    ?AYKURT NUHOĞLU İLE YÜZDÜK, BU DEFA O BENİ GEÇTİ?
    Yarışa katılan Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, ?Yarışı bitirmiş olmanın verdiği haz o kadar güzel ki, yarışa bir sonraki sene katılmanın heyecanını bile şimdiden yaşıyorum. Ben bitirmiş olmak için yarışa giriyorum. Derece almak gibi bir merakım yok. Çok büyük bir zevkti. Kadıköy Belediye Başkanı ile birlikte yüzdük. Sanırım bu defa o beni geçti? dedi.
    ?İHTİYACI OLAN ÇOCUKLAR İÇİN YÜZDÜK, ÇOK GÜZEL BİR DUYGU?
    Yarışa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu ise,? Asya?dan Avrupa?ya yüzmek çok güzel bir duygu. Bu sene Koruncuk Vakfı çocukları için, özellikle ihtiyacı olan çocuklar için yüzdük? ifadelerini kullandı.
    Dünyanın en iyi açık su yüzme organizasyonu olarak gösterilen etkinliği, erkekler genel klasmanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden Doğukan Ulaç, 46 dakika 58 saniyelik derecesiyle ilk sırada tamamladı. Türk yüzücü Erge Can Gezmiş derecesiyle ikinci, ABD'den Alexander Kostich ise ile üçüncü oldu.
    Kadınlar genel klasmanda ise Türk sporcu Hilal Zeynep Saraç, 50 dakika 30 saniyelik derecesiyle ilk sırayı elde etti. İkinci sırayı, 50 dakika 40 saniyelik süresiyle Buse Topçu alırken, onu 10 saniye geriden takip eden ABD'li AmyDantzler ise üçüncü sırada kendisine yer buldu.
    Yarış sonunda dereceye giren sporculara ödüllerini, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ile TMOK Başkanı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi Asbaşkanı Uğur Erdener takdim etti.



  • Mısır tarlaları çizgili yaprak kurtlarının istilasına uğradı

    TEKİRDAĞ'ın Malkara ilçesinde yaklaşık 15 bin dönüm mısır ekili tarla çizgili yaprak kurdu istilasına uğradı. Üreticiler, zararlarının büyük olduğunu belirterek, önlem alınmasını istedi.

    Malkara'da son günlerde mısır ekili alanlara çizgili yaprak kurtlarının istilasına uğradı. Ziraat mühendislerinin yaptığı çalışmada kırsalda bulunan 10 mahallede yaklaşık 15 bin dönüm alanda etkili alan çizgili yaprak kurtları, ürünleri kemirerek büyük zarar verdi. 
    Malkara 269 sayılı Yağlı Tohumlar Kooperatif Başkanı Cem Özkan, "Yaptığımız incelemelerde yaklaşık 10 mahallede ekili mısırlarda yeşil çizgili yaprak kurdu olduğu tespit edildi. Bu kurt ve tırtılların ekili alanlara ciddi zararları vardır. Benim üreticilerden istediğim ektikleri ürünleri takip edip yerinde incelesinler ve kontrollerini yapıp ilaçlamalarını başlatsınlar. Kesinlikle bu zararlı böcekler ile mücadele etmemiz gerekir. Her gün farklı bir mahallede çizgili yaprak kurdu ve tırtıl istilasının olduğunu öğreniyoruz. Bu zararlı böcekler Malkara bölgesinden hariç Trakya bölgesinde olabilir. Geçmiş yıllarda bu zararlı böceklerden çok zarar gören çiftçimiz olmuştu. Bir daha böyle bir şey olmasını istemiyoruz. İlgili birimlere gerekli müracaatlarını yapsınlar. Dilekçelerini versinler. Çiftçilerimiz bir an önce önlemlerini alsınlar. Bizler çiftçilerimizin her zaman yanında olduğu kadar daha da fazlasını yapmak istiyoruz. Bizim mücadelemiz çiftçilerimiz içindir" dedi.

    Çiftçilerden Nusret Yüksel, çizgili yaprak kurtlarının mısırlarına zarar verdiğini ve tarlasında yoğun olarak görüldüğünü belirterek,
    "30 yıllık çiftçilikle uğraşıyorum. Tarlamı yoğun olarak çizgili mısır kurdu sarmış durumda. Bu mısır kurtları ekili alanlarımıza aşırı zarar veriyor. Bunun çözümü ilaçlama yapmak, yoksa kurtuluş yok. Günden güne daha da sarıyor. Herkes önlemini alsın" dedi.

    Mısır ekili alanlarda her kökte tırtıl olduğunu belirten çiftçi Hüseyin Tetik, "10 yıllık çiftçiyim. Bu yıl mısırda kurt ve tırtıl istilası var. Mücadelemizi başlattık. İlk sefer böyle bir şeyle karşılaşıyorum. Herkes tarlasını kontrol etsin. Bölgemizde aşırı yoğun şekilde gözüküyor. Bu tırtıllar bizim çok canımızı yaktı. İlaçlama çalışması başlattık. Mısırlarımızın her kökünde tırtıl mevcut" dedi.

    Kurtların girdiği tarlayı kuruttuğunu söyleyen Fikret Şayan ise, "Bu tırtıllar gittiği yeri kurutur. Mısır ve bitkilerde hiç yaprak bırakmaz. Zararları büyüktür" dedi.

    GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
    -Mısırlarda görülen yaprak kurtlarından detay
    -Çiftçilerin kurtları yapraklardan toplaması
    -Yağlı Tohumlar başkanı Cem Özkan ile röp.
    -Çiftçilerle röp.
    -Başkan ve çiftçilerin kurtların zararlarını anlatması
    -Mısır ekili alanlardaki kurtlar
    -Mısır ekili tarlalar

    Haber-Kamera: Murat YAYIN/MALKARA(Tekirdağ),(DHA)



  • DHA YURT BÜLTENİ 2

    1 - Hayvanlarına kurt dadanan yaylacılardan tüfekli nöbet

    TRABZON’un Şalpazarı ilçesi Karakısrak Yaylası’nda aç kalan kurtlar meralık alanda otlayan büyükbaş hayvan sürülerine saldrımaya başladı. Değneklerle sürülerinin başında nöbet tutan yaylacılar, kurt saldırıları üzerine av tüfekleri ile nöbete geçti. Yaylacılar, ara ara tüfekle havaya ateş ederek olası kurt saldırılarına karşı sürülerini korumaya çalışıyor. 

    Şalpazarı ilçesinin 1900 rakımlı Karakısrak Yaylası’nda, kırsal alanda aç kalan kurtlar, büyükbaş hayvanlarıyla göç eden yaylacıların korkulu rüyası olmaya başladı. Aç kalan kurtlar, yaylanın meralık alanında otlatılan büyükbaş hayvanlara saldırmaya başladı.  Kurtların saldırısı sonucu meralık alandaki sürüde yer alan bir çok hayvan yaralanırken, saldırı sonucu bazı hayvanlarda telef oldu. Yaylada oturan vatandaşlar, kurtların özellikle meralık alanda otlatılan büyükbaş hayvanlara saldırılarının artması üzerine harekete geçti, değnekle bekledikleri sürülerini artık av tüfeği ile bekleyeme başladı. Yaylacılar, ara ara tüfekle havaya ateş ederek olası kurt saldırılarına karşı sürülerini korumaya çalışıyor.  Bölgede özellikle yoğun sisin yaşandığı havalarda teyakkuza geçen yaylacılar, olası kurt saldırısına karşı da birlerine ‘Kurt var mı?’ diye seslenerek önlem almaya çalışıyor. Yaylacılar, av tüfekli önlemin ise, işe yaradığını bu sayede saldırıların azaldığını söyledi.

    ‘KURTLAR, HAYVANI PARÇALAMIŞ’
    Yaylada oturan Ayşe Kandemir kurtların, otlatmak için merada bulunan sürüsündeki düveyi parçaladığını söyledi. Ayşe Kandemir, “Akşam eve götürmek için gittiğimde düvenin olmadığını gördüm. Komşumla birlikte aramaya çıktık. Düvenin yarısını bulduk. Kurtlar, hayvanı parçalamış, işkembesini ve vücudunun büyük bir bölümünü yemişler. Vücudun bir kısmı ile başının kaldığını gördükö dedi.

    ‘DEĞNEK YERİNE TÜFEKLE BEKLİYORUZ’
    Bölgede aç kalan kurtların kendileri ve hayvanları için büyük bir risk taşıdığını anlatan Ahmet Kandemir de kurtların özellikle sisli havayı tercih ettiğini belirtti. Ahmet Kandemir, “Daha önce hayvanlarımızı değnekle beklerdik. Şimdi ise eğnek yerine tüfekle bekliyoruz. İki gün önce kurtlar, sisten faydalanarak komşumuzun danasını parçaladı. Şimdi de yayladaki kahvenin yanında bir ineğe daha saldırdı. Devamlı kollaştırıyoruz, rast gelemedik. Ara sıra tüfekle havaya ateş ederek onların bölgeden uzaklaşmasını sağlıyoruzö diye konuştu.

    ‘KURTLAR KORKUP GELEMİYOR’
    Yayla sakini, Ayşe Gören de danasını araziye otlaması için çıkardığını ifade ederek,  “Danayı çıkardım, aradan 15 dakika geçmedi. Komşu kadınlar, 2 kurdun dananın başına saldırdığını görmüşler. Hayvanı başından yaralamışlar. Tüfekle havaya ateş edilince kurtlar korkup gelemiyorö ifadesinde bulundu.
    Öte yandan bazı yayla sakinleri, yoğun sisin yaşandığı havalarda ineklerini meraya çıkarmaya korktuklarını, her gün ellerinde av tüfeğiyle, hayvanların yanında beklemek zorunda kaldıklarından da yakındı.

    GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
    -Yayladan drone görüntüleri
    -Hayvanlardan görüntüler
    -Saldırıya uğrayan hayvanların sahipleri konuşma
    -Yaralı hayvanın görüntüsü
    -Av tüfeğiyle nöbet tutan kişi
    -Yayla göçü drone arşiv görüntüleri
    -Detaylar
    Boyut: 496 mb
    HABER KAMERA: İnan KALYONCU/TRABZON-DHA

    ==========

    2 - Kurban Bayramı için Marmaris'e geleceklere rezervasyon uyarısı 
     
    MUĞLA'nın Marmaris ilçesindeki turizmciler, yaklaşan Kurban Bayramı için 9 günlük tatil planlaması yaptı. Dönemin yoğun geçeceğine dikkat çeken turizmciler, vatandaşların açıkta kalmaması için bir an önce belgeli acentelerden rezervasyon yaptırmalarını gerektiğini vurguladı.

    Marmaris'teki turizmciler, Kurban Bayramı'na bir ay kala tatilin 9 gün olacağını düşünerek konaklama tesisleri için planlama yapmaya başladı. Marmaris ve çevresindeki 3 yıldız ve üzeri nitelikli konaklama tesislerin yüzde 95'lik doluluk oranına sahip olduğunu belirten turizmciler, belgeli acentelerle erken rezervasyon yapılması konusunda bayram tatilcilerini uyardı.

    'ACELE EDİN' ÇAĞRISI

    Bayram tatili rezervasyonları için acele edilmesini öneren Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Ali Kırlı, "Marmaris'in 72 bin yatak kapasitesi mevcut. 3 yıldız ve üzeri her şey dahil sistemi çalışan nitelikli dediğimiz otellerin yatak kapasitesi 52 bin civarında. Haziran, temmuz ve ağustos ayları yüksek turizm sezonu denilen dönemler. Temmuz itibariyle oteller yüzde 95 dolu. Doluluk Avrupalı, Orta Doğulu, gurbetçi ve Rus turistlerden oluşmakta. Kurban Bayramı için vatandaşlarımızın kalan nitelikli yüzde 5 yatak kapasitesinde açıkta kalmaması için acele etmesi gerekiyor. Turizm Bakanlığı belgeli, daha rahat, ailesiyle istediği tatili yapabileceği otelleri tercih edecek olanlar erken ve belgeli acentelerle rezervasyon yaptırmalı. 20 Ağustos Arife ile 24 Ağustos arası Kurban Bayramı. Geçen yıllarda olduğu gibi 9 veya 10 günlük tatil bekliyoruz. Tesislerimizde tüm planlamalar 9 ve 10 günlük olarak yapıldı" dedi.

    'DOLANDIRILMAYIN'
    Tatilcilerin dolandırılmaması için uyarıda bulunan Kırlı, "Fishing olarak adlandırılan oltalama denilen dolandırma yönetimi mevcut. Özellikle bayram tatilleri öncesi 3, 4 ve 5 yıldızlı otellerin web sayfaları dolandırıcılar tarafından kopyalanıyor. Verilen hesaplara para yatırılıyor. Vatandaş, oteli arayıp rezervasyonunun onayını almayınca dolandırıldığını tatile geldiğinde anlıyor. Bu tür dolandırılmaların önüne geçmek için belgeli turizm acenteleri ile rezervasyon yaptırarak otel yetkililerinden teyit almalılar. Nitelikli ucuz otel reklamlarına kanmayın, mutlaka araştırmasını yapın" dedi.

    GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
    - Marmaris girişi nüfus tabelasından görüntü
    - Bir tepeden Marmaris şehir manzarası görüntüsü
    - Bir tepeden Marmaris otellerinin görüntüsü
    - TÜRSAB Marmaris Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Ali Kırlı ile röp.
    - Drone ile çekilmiş Marmaris görüntüsü
    (Toplam: 4 dakika 52 saniye-351 MB. HD: görüntü)
    Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN / MARMARİS (Muğla), (DHA)

    ============

    3 - Kente estetik katan heykeller tahrip edildi
     
    BURSA'da, belediyenin kent merkezine estetik katması amacıyla koyduğu 'kemancı kız' heykelinin kemanı çöpte bulunurken, 'yaşlı çift' heykelindeki baston kırıldı. Defalarca tahrip edilen 'kitap okuyan kız' heykeli ise belediye tarafından kaldırıldı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Şube Müdürlüğü, belediyenin heykel atölyesinde üretilen heykelleri, estetik katması amacıyla kent merkezinde caddelere yerleştirdi. Cumhuriyet Caddesi'ne konulan 3 heykelden 'kemancı kız' heykelindeki keman ve yay, kimliği belirsiz kişilerce çalındı. 'Kitap okuyan kız' heykeline ise zarar verildi. Yine Atatürk Caddesi'ndeki yaşlı çift heykelinde bulunan baston da kırıldı.

    Belediye görevlilerinin yaptığı araştırmada çalınan keman, çöplükte bulundu. Zarar gören keman, heykel atölyesinde tamir edilerek yayı ile birlikte yerine monte edilecek. Yaşlı çift heykeli için de yeni baston yapılacak. Görevliler, daha önce de defalarca zarar verilen kitap okuyan kız heykelini ise kaldırdı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Şubesi yetkilisi, 2016 yılında sanatı sokaklara taşımak, kente estetik katmak için yapılan heykellerin kimliği belirsiz kişilerce tahrip edildiğini söyledi. Yetkili, kitap okuyan kız heykeline defalarca zarar verildiğini, kemancı kız heykelinin 2, yaşlı çift heykeline de bir kez tahrip edildiğini belirterek, şöyle konuştu:

    "Heykellerde zamanla oluşan basit yıpranmaların bakım ve onarımı düzenli yapılıyor. Ancak heykellere kasıtlı olarak verilen zararlar ve parçaların çalınması gibi durumlar bizi sıkıntıya sokuyor. Örneğin çalınan keman çöp konteynerinde bulundu. Hem keman hem de bastonun onarımı sürüyor. Kısa sürede yerlerine takılacak.

    Görüntü Dökümü:
    -Sokak heykellerinden görüntüler

    Haber - Kamera: Mehmet İNAN/BURSA, (DHA)
    1 dakika 12 saniye Boyut: 135 MB

    =============

    4 - Yürüyemeyen yavru sokak kedisini veterinere götürdü

    ARTVİN'in Yusufeli ilçesinde Hanife Coşkun yürüme zorluğu çeken yavru sokak kedisini veterinere götürerek tedavi edilmesini sağladı.

    Yusufeli ilçesinde caddede yürüme zorluğu çeken yavru sokak kedisini gören Hanife Coşkun, kucağına aldığı kediyi veterinere götürdü. Veteriner Hekim Ramazan Çakal'ın muayene ettiği kedinin sindirim sistemi sorunu yaşadığı ve bu nedenle yürüyemediği belirlendi. İlaç tedavisi uygulanacak kedinin sağlığına kavuşacağı belirtildi.

    Hanife Coşkun, yolda yürüyemez halde bulduğu kedi yavrusunu veterinere getirerek tedavi ettirdiğini belirterek "Hayvanları sevip korumamız gerekiyor. Onlardan kimseye zarar gelmez" dedi.

    GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
    Kedinin veterinere götürülmesi
    Tedavi edilmesi
    Veteriner açıklaması
    Hanife Coşkun'un açıklaması
    Haber-Kamera: Nusret DURUR ARTVİN-DHA


    ========================
     



  • (Görüntülü) Klasik Müzik Günleri’nden unutulmaz gala gecesi

    İSTANBUL, (DHA) - BEYLİKDÜZÜ Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Klasik Müzik Günleri unutulmaz bir gala konseriyle veda etti. Besteci ve Şef Oğuzhan Balcı sahne aldığı konserde vatandaşlar keyifli anlar yaşadı. 


     

    Beylikdüzü Yaşam Vadisi Etkinlik Alanı’nda düzenlenen Beylikdüzü Klasik adlı etkinlik vatandaşların yoğun katılımıyla sona erdi. Konserin son gününde sahne alan Oğuzhan Balcı’nın yönetimindeki Orkestra İstanbul izleyenlere keyifli dakikalar yaşattı. Balcı’nın Beylikdüzü Belediyesi için bestelediği “İstanbul’da Bir Gezinti” adlı eseri ise izleyenlerden tam not aldı. Konserde sanatçı Dilek Türkan ve İzmir Opera Balesi sanatçısı Bas Teyfik Rodos da sahne aldı. Vatandaşlar bu anları cep telefonlarıyla kayıt etti. 


     

    “AVRUPA’DA YAPILAN KONSERİ BURADA GÖRÜYORUZ”


     

    Oğuzhan Balcı konser öncesi yaptığı açıklamada etkinliğe olan ilgiden büyük mutluluk duyduğunu belirtti. Konser için şarkı da besteleyen Balcı, ”Burada Avrupai bir atmosfer var. Televizyonlarda gördüğümüz bahar konserlerinden bir tanesini yaşıyoruz. Bunu Türkiye’de bir ilçe belediyenin gerçekleştirmesinden oldukça memnunum.  Bu topraklara dokunmuş bütün kültürleri içinde barındıran lirik bir beste yapıldı. Aslında yeni bestemize İstanbul seçkisi diyebiliriz” dedi.


     

    “BÖYLE BİR ORTAMI TÜRKİYE’DE İLK DEFA GÖRÜYORUM”


     

    Sanatçı Teyfik Rodos, etkinlik hakkında şunları söyledi:


     

    “Böyle güzel ve nezih bir organizasyonu Türkiye’de ilk defa görüyorum. Tıpkı Avrupa’daki gibi park konserleri yapmayı başaran bir belediye var. Aslında bu konserlerin en önemli özelliği işin popülaritesine kaçmadan klasik ve caz gibi konserler yapmalarıdır inanılmaz seyirci topladılar. Ben buraya daha önce izleyici olarak da geldim. Buraları böyle dolu görünce içimde bir sevinç kopuyor. Demek ki bizler böyle konserleri halka sunduğumuz zaman inanılmaz tepkiler alabiliyoruz. İşin ucuzuna kaçmadan böyle güzel konserler yaptıkları için Beylikdüzü Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum.”


     

    Konser ile ilgili konuşan sanatçı Dilek Türkan, “Bugün final yapacağız. Çok güzel bir gece olacak” şeklinde konuştu. 


     

    “BU KONSERLERE AVRUPA BİLE İMRENECEK”


     

    Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 4 gün süren Beylikdüzü Klasik’e olan ilgiden memnun olduğunu dile getirdi. İmamoğlu, “Türkiye’nin en güzel klasik müzik festivalini yapıyoruz. İnşallah niceleri olacak. Bu çağdaşlıktır,  güzelliktir. Avrupa bile imrenecek bu konserlere. Oradan bile sanatçı getireceğiz” diye konuştu.



  • Gülse, Pegasus filosuna katıldı

    ANIL UÇAN/İSTANBUL,(DHA)-YENİ nesil çevreci motorlara sahip uçaklarla filosunu genişletmeye devam eden Pegasus Hava Yolları, 2018 yılında filosuna katılacak 10 yeni uçaktan yedincisi olan TC-NBY kuyruk tescilli “Gülse” isimli uçağı teslim aldı.

    Fransa’nın Toulouse şehrinden hareket ederek İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na dün akşam itibariyle iniş yapan Airbus A320neo tipi yeni uçak, Pegasus’un 100 uçaklık Airbus siparişi kapsamında teslim aldığı 22'inci ve Pegasus filosunun 80'inci uçağı olma özelliğini taşıyor.

    5,8 yaş ortalaması ile Türkiye’nin en genç filosuna sahip olan Pegasus’un filosunda 45 adedi Boeing B737-800, 1 adedi Boeing B737-400, 12 adedi Airbus A320-200ceo ve 22 adedi Airbus A320neo olmak üzere toplam 80 adet uçak bulunuyor.

    (FOTOĞRAFLI)



  • KKTC medyası Makedonya'daki uluslararası kongrede konuşuldu

    LEFKOŞA, (DHA)-MAKEDONYA’DA düzenlenen 3. Uluslararası Bilimsel Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Kongresi'ne (IBAD - 2018) katılan Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap ve öğretim görevlileri; üç başlık altında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) medyası üzerine bildiriler sundu.

    Doç. Dr. Fevzi Kasap ile öğretim görevlileri kongrede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti örneği verdikleri; İletişim ve Yeni Medya Haberciliği, Sosyal Medyanın Gençlerin Oy Vermedeki Kararları Üzerine Etkileri ile Engellilere Yönelik haberlerin sunumu konularında bildiler sundular. Kongrede sunulan 3 bildirinin İngilizce tam metinleri, Thomson Reuters CPCI ile taranabilen Proceeding Book (Bildiri Kitabı)’da yayınlanacak. Çalışmaların makale versiyonları ise, Thomson Reuters WoS İndekslerde taranabilen dergilere gönderilecek.

    KKTC'DEKİ HABER SİTELERİNDE ADLİ HABERLERİN SUNUMU

    Radyo, TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap ile Öğretim Görevlileri Çağdaş Öğüç ve Ayhan Dolunay, kongrede sundukları “İletişim Etiği ve Yeni Medya Haberciliği: KKTC Haber Sitelerinde Adli Haberlerin Sunumu Üzerine Bir İnceleme” adlı bildiride, yeni medya kavramı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti haber sitelerinde adli haberlerin sunumu üzerine bir çalışma yaparak, önerilerde bulundular.

    Yeni medya haber sitelerinin iletişim etiği ilkeleri ışığında ele alınması hedeflenen bildiride, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, özellikle şüphelilerin henüz suçları kesinleşmeden, hükümlü olarak lanse edilmesi ve kişilik haklarına aykırı olarak adı, soyadı ve fotoğraflarının kullanımı çerçevesinde, adli haberlerin sunumu hususu ele alındı. Çalışma kapsamında ülkemizde faaliyet gösteren gazetelerin internet haber sitelerinde, Kasım-Aralık 2017 döneminde yayınlanan adli haberler üzerinden basın taramasına ilişkin bir değerlendirme gerçekleştirilerek, saptanan sorunlara ilişkin somut çözüm önerilerine yer verildi.

    "GENÇLERİN OY VERME KARARLARI VE İNTERNET ETKİSİ"

    Kongrede Doç. Dr. Fevzi Kasap, Dr. Cüneyt Kurtulan ve öğretim görevlisi Ayhan Dolunay’ın sunduğu ”Sosyal Medyanın Genç Bireylerin Oy Verme Kararları Üzerindeki Yönlendirici Etkisi: KKTC Örneği” adlı bildiride, KKTC’de gençlerin oy verme kararları üzerinde internet üzerinden yürütülen çalışmalar ele alındı.

    Bildiride, toplumsal yapının en önemli taşları olan gençlerin, siyasal katılım açısından büyük önem taşıyan bir kitle olduğu tespitinden hareketle nüfus yoğunluğunu gençlerin oluşturduğu toplumlarda, gençlerin seçim sonucunu belirleyecek düzeyde olmasının önemine işaret edildi.

    Bu çalışmada, KKTC özelinde, gençlerin oy verme kararları üzerinde internet üzerinden yürütülen çalışmalar ve sosyal medya araçlarının ne derece önemli ve ön planda olduğu, ayrıca gençlerin oy kullanma eğilimlerini ortaya koymak amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin altı ilçesinde, resmi seçmen sayısı içerisinden belirlenen, 18-25 yaş arası genç bireyler evreninden, rastlantısal olarak belirlenen örnekleme yönelik yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirildi.

    ENGELLİLERE İLİŞKİN HABERLERİN İNTERNET SİTELERİNDEKİ SUNUMU İRDELENDİ

    Kongre de ayrıca Doç. Dr. Fevzi Kasap, Dr. Pınar Gürçınar ve Öğr. Gör. Ayhan Dolunay tarafından “Engellilere Yönelik Şiddet ve Engelli Haberlerinin İnternet Haber Sitelerinde Sunumu: KKTC Örneği” adlı bildiri sunuldu. Bildiride engellilerin internet haberlerindeki sunumu, şiddet olgusunun ne olduğu ve engellilere yönelik şiddet türleri incelenirken, medya, engelliler ve şiddet ilişkisi tartışıldı. Çalışma kapsamında Eylül 2016- Eylül 2017 arasındaki internet haber sitelerinde engellilere yönelik şiddet haberlerinin nasıl oluşturulduğu ele alınarak tespit edilen sorunlar çerçevesinde, somut çözüm önerilerine yer verildi.

    “AKADEMİK ÇALIŞMALARIMIZ AYNI KARARLILIKLA SÜRECEK”

    Doç. Dr. Fevzi Kasap, Dr. Cüneyt Kurtulan, Dr. Pınar Gürçınar, Öğr. Gör Ayhan Dolunay ve Öğr. Gör. Çağdaş Ögüç, gerek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, gerekse Yakın Doğu Üniversitesi’ni uluslararası bilimsel arenada temsil etmekten onur duyduklarını ifade ederek akademik çalışmalarının aynı kararlılıkla süreceğini vurguladı.

    (FOTOĞRAF)

     

    (FOTOĞRAF)



  • "The Chain Stars katılımcıları uzmanlarla buluşturuyor"

    İSTANBUL, (DHA)- BLOCKCHAIN teknolojilerini kullanarak, yeni nesil girişimciliği teşvik amacıyla yola çıkan The Chain Stars'ın Türkiye etabının, 11-12 Ağustos tarihlerinde İstanbul Point Hotel'de başlatılacağı belirtildi. The Chain Stars Genel Direktörü Oğuzhan Karakaya, "Tüm etkinliklerin ücretsiz olacağı organizasyonda, katılımcıları uzman isimlerle buluşturmayı hedefliyoruz" dedi. 

    Dünyanın gündeminde olan  Blockchain teknolojilerini kullanan The Chain Stars; gelecek vaat eden, potansiyel taşıyan ve desteğe ihtiyaç duyan fikirleri finanse etmeyi amaçlıyor. The Chain Stars'ın,  fikir sahiplerine gerekli arka plan desteğini ve teknik desteği sağlamayı hedeflediği belirtiliyor. 

    "THE CHAIN STARTUPS İLE DE STRATEJİK İNTERNET PROJELERİNE DESTEK SUNUYORUZ"

    The Chain Stars Genel Direktörü Oğuzhan Karakaya, fikir yolculuklarıyla ilgili şöyle konuştu: "The Chain Stars dünya üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir yapılanmaya sahip. Sektörün uzmanlarını vizyoner lider adaylarıyla buluşturarak kariyer anlayışına yeni bir boyut getirmek için çalışıyoruz. Her biri alanında profesyonel olan ekibimiz sayesinde yenilenen teknolojileri, çağın dinamiklerini ve insanların gereksinimlerini ideal biçimde analiz ediyoruz. The Chain Stars'ın alt kuruluşu olan The Chain Donation ile yardımlaşmanın yaşamımızı sardığı bir iyilik vakfı oluşturuyor, bağışlarda şeffaflık ilkesiyle ilerleyerek kişisel çıkarların gölge düşürmesini önlüyoruz. Yine bir alt kuruluş olan The Chain Startups ile stratejik internet projelerine kuvvetli bir destek sunarak girişimcilerin fikirlerini ışığa kavuşturuyoruz.

    "LİDER RUHLU STAR ADAYLARI ARIYORUZ"

     Hiçbir hayal tozlu raflarda beklemek zorunda değil... Potansiyeli güçlü fikirlere sahip olan, takım çalışmasına yatkın, lider ruhlu star adaylarımızı arıyoruz. İlk ayağı Türkiye'de gerçekleşecek olan yolculuğumuzu farklı ülkelerde de sürdürmek adına çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Daha nitelikli bir iş anlayışı, uzun vadeli bir kazanç modeli ve daha yaşanabilir bir dünya mümkün... The Chain Stars sayesinde doğru fikirlerin finansal özgürlükle buluşmasına olanak sağlıyoruz. Çağın yükselen değeri olan Blockchain teknolojileri yakın zamanda internet gibi yaşamımızı saracak. Bu yeniliklerin bilincinde yolculuğumuzu hız kesmeksizin sürdürüyoruz."

     

    (FOTOĞRAF)



  • Çarşı Pazar resmi törenle açıldı

    İSTANBUL, (DHA) - VENEDİK konseptiyle tasarlanan alışveriş merkezi Venezia Mega Outlet’teki Venezia Çarşı Pazar’ın resmi açılışı yapıldı. Pazar kültürünü ve esnaf ruhunu modern bir üslupla yansıtması amaçlanan Venezia Çarşı Pazar’ın açılış törenine Gürsoy Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gürsoy, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Mevlüt Uysal, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, Eyüp Sultan Belediye Başkanı Remzi Aydın ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekip Avdagiç katıldı.

    “250 GİRİŞİMCİYİ İŞ SAHİBİ YAPTIK”

    16 bin metrekarelik bir alanda kurulu olan ve 500 mağazasıyla hizmet veren alanın açılışına özel bando korteji ve pandomim gösterisi gerçekleşti. Bu yıl özellikle gençlere, kadın girişimcilere ve kobilere yönelik sosyal sorumluluk projesine imza attıklarını dile getiren Gürsoy, “’Girişimcilik esnafla başlar’ inancıyla yarattığımız modern Venezia Çarşı Pazar’da girişimcilere çok küçük sermayelerle mağaza açıp işletme sahibi olma fırsatı sunduk. Projemizle şimdiden 250 girişimciyi iş sahibi yaptık” dedi.

    “METROMUZ YIL SONUNDA TAMAMLANIYOR”

    Bir yıl içerisinde metro çalışmalarının da biteceğini ifade eden İBB Başkanı Mevlüt Uysal, “Genellikle alışveriş merkezleri belirli bir ticari yapının içinde hizmet veriyor. Bu nedenle yeni bir konseptle açılan Venezia Çarşı Pazar için Gürsoy Grup başkanımızı tebrik ediyorum. Buraya gelen herkesin kendine uygun bir konsept bulacağını düşünüyorum. Büyükşehir de gereğini yapacak ve metromuz yıl sonunda yapımı tamamlanarak buranın daha da hareketlenmesini sağlayacak. Yeni esnaf olarak Venezia Çarşı Pazar’da yer alacaklara hayırlı olsun diyorum ve bol kazanç diliyorum” şeklinde konuştu.

    “EKONOMİMİZİN DE BUNDAN FAYDALANMASINI DİLİYORUM”

    Bu tür girişimlerin yapılmasından memnun olduklarını dile getiren Bakan Varank, “Burada güzel bir konsept ile açılan bu tarz mekanlar ile İstanbul’un turistler için daha fazla uğrak noktası olmasını ve ekonomimizin de bundan faydalanmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Venezia Çarşı Pazar’ın girişine geçen davetliler kırmızı kurdeleyi hep birlikte kesti ve içeriye geçerek esnafı ziyaret etti.  Alışveriş merkezinde, San Marco Meydanı’nın üst katında yer alan Venezia Çarşı Pazar’da birçok yöresel lezzet sunan, aksesuar, elektronik ve ev eşyası mağazası bulunuyor.

    ‘İSFANBUL DREAMS BY ANADOLU ATEŞİ’ GÖSTERİMİ İZLENDİ

    Düzenlenen resmi açılışın ardından davetliler İsfanbul Tema Parkı’ı ziyaret ederek açıkhava sahnesi İsfanbul Show Center’da gerçekleşen ‘İsfanbul Dreams by Anadolu Ateşi’ özel gösterimini izledi.

    İSFANBUL SHOW CENTER ‘A ÖZEL GÖSTERİM

    Türkiye’nin ilk Tema Parkı’nı bünyesinde bulunduran alışveriş merkezi Vialand, artık yoluna İsfanbul adıyla devam ediyor. Türkiye’nin en büyük açık hava Led ekranına sahip, 10 bin kişilik etkinlik ve konser alanı olan İsfanbul Show Center konserler, gösteriler, sinema ve maç gösterimlerinin yanı sıra özel şovlara da ev sahipliği yapıyor. 

    Anadolu Ateşi sanat yönetmenliğinde İsfanbul’a özel oluşturulan şov grubu ‘İsfanbul Dreams by Anadolu Ateşi’, Show Center’ a özel gösteriler gerçekleştiriyor. Mustafa Erdoğan’ın bir kültür projesi olan ‘İsfanbul Dreams by Anadolu Ateşi’ gösterileri asırlık bir medeniyetin izlerini müzikal bir yolculuk olarak sunuyor. İsfanbul Dreams by Anadolu Ateşi gösterileri her Cuma, cumartesi ve pazar akşamları 20.00’de seyirciyle buluşuyor.

    (FOTOĞRAF-VİDEO)



POPÜLER ARAMALAR