MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • (Görüntülü)Manga'dan 10 şarkılık yeni albüm müjdesi

    İSTANBUL, (DHA) -MÜZİK dünyasının en köklü rock gruplarından Manga, İsfanbul Açıkhava Konserleri kapsamında hayranlarıyla bir araya geldi. Manga'yı dinlemeye gelen yüzlerce kişi, grubun şarkıları ile doyasıya eğlendi. Grubun solisti Ferman Akgül, yazı konserlerle geçirdiklerini ve uzunca bir süredir üzerinde çalıştıkları 10 şarkıdan oluşan yeni albümü çok bekletmeden çıkaracaklarını söyledi. Manga Grubu, İsfanbul Tema Park'da konser verdi. 1 buçuk saat sahnede kalan grubun şarkılarına hayranları hep bir ağızdan eşlik etti. Grubun solisti Ferman Akgül bir hayranının isteği üzerine sahnede kitap imzaladı. Grup, 'beni benimle bırak, bir kadın çizeceksin, bitti rüya, dünyanın sonuna doğmuşuz, dursun zaman' gibi en sevilen eski ve yeni dillerden düşmeyen şarkılarını seslendirdi. Grup, sahne şovlarıyla da sevenlerine görsel bir şölen yaşattı. "ALBÜMDEKİ 10 ŞARKININ SÖZ VE MÜZİĞİ BİZE AİT" Konser öncesinde DHA'ya açıklamalarda bulunan grup üyeleri yazı tatil yapmadan bol konser vererek geçirdiklerini belirti. Feman Akgül, "Ama bu durumdan mutluyuz, yeter ki sürekli festival ve konser olsun, biz de gidip çalalım. Adrenali yüksek seyirciler gelecek bu bizim için iyi çünkü 1 buçuk saat onları zıplatacağız. Yeni albüm üzerinde uzunca bir süredir çalışıyoruz, çok bekletmeden hayranlarımızı çıkarmak istiyoruz ama şu anda hangi ayda çıkacağı netleşmedi. 10 şarkı var hepsinin söz ve müziği bize ait. Yeni çıkan müzik gruplarını destekliyoruz. Konserlerde bizden önce çıkmaları için destek oluyoruz" dedi. "LAZER GİTARI GELİŞTİRİP SAHNEDE KULLANACAĞIZ" Gitarist Yağmur Sarıgül ise, "Lazer gitar hala prototip ama geliştirmeye devam ediyoruz. Şov güzeldi, biraz daha geliştirerek devam ettireceğiz. İlk defa Zeytinli Rock Festivali'nde denedik, güzel tepki aldı. Dünyada bir ilk, biraz daha şovun içine sokarsak güzel bir yere gidecek. Yapan bazı arkadaşlar varsa kusura bakmasınlar haberimiz yok" diye konuştu. Bas gitarist Cem Bahtiyar da, yeni Türkçe müzik yapan neslin içinde iyi isimler olduğunu ve onları desteklediklerini söyledi. "TÜRKİYE'DE ALTERNATİF MÜZİK BİR MİSYON" Davul'da Özgür Can Öney ise "Biz de bir yarışmadan çıktık. Yarışmalarda kendini bir şekilde göstermeye çalışan bütün arkadaşları elimizden geldiğince destekliyoruz. Biz de aynı yollardan geçtik. Türkiye'de alternatif müzik bir misyon, insanlarında kendilerini ifade etmeye, kendileri olmaya ihtiyacı var. Mecra de bulamıyorlar. O yüzden insanlar müzik yapsınlar ve kendilerini öyle ifade etsinler" dedi. Konserler, saat 20.00’de başlıyor.Konser biletleri isfanbul.com üzerinden ve İsfanbul tema park gişelerinden 59,99 liraya satın alınabiliyor. İsfanbul Tema Park’ın yıllık üyelik kartı 'YesClub'ı alanlar ise İsfanbul Açıkhava Konserleri’ne ücretsiz giriş yapabiliyor.



  • (Görüntülü) DÖRT HAYAT BİR AMELİYATTA CAN BULDU

    Haber: İlknur SARGUT- Selin GÜRSEL- Kamera: Hüseyin ÇAKMAK/İSTANBUL DHA Türkiye'de ikinci kez gerçekleştirilen dörtlü çapraz böbrek nakli farklı şehirlerde yaşayan böbrek yetmezliği hastası 4 kişiyi İstanbul'da buluşturdu. Birbirini daha önce hiç tanımayan 3'ü Türk, 1'i Kırgız, dört ailenin 8 ferdi, 8 saatlik zorlu operasyon sonrası sağlığına kavuşarak 'böbrek kardeşi' oldu. Eskişehir, Tunceli, Gaziantep ve Kırgızistan... Bu şehirlerde yaşayan dört aile, böbrek yetmezliği tedavisi için İstanbul'da bir araya geldi. Daha önce birbirlerini hiç görmeyen, isimlerini duymayan aileler birbirlerine can oldu. Medicana International İstanbul Hastanesi'nde Böbrek Nakli Bölümü Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer tarafından gerekli tetkiklerden geçirilen 4 hasta çapraz nakle uygun görüldü. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar ve ekibi tarafından gerçekleştirilen 8 saatlik operasyonla hastalar sağlıklarına kavuştu. İkinci kez gerçekleştirilmesi açısından Türk Tıp Tarihi için önem taşıyan operasyon sayesinde 4 ailenin 8 üyesi 'böbrek kardeşi' oldu ve yeniden doğuşun resmi çizdi. 'İLK NAKLİ KENDİM İKİNCİ NAKLİ DOĞACAK KIZIM İÇİN OLDUM' Eskişehir'den gelen Tevfik And (27), 7 yaşından bu yana böbrek yetmezliği ile mücadele ediyor. İlk naklini 15 yaşında babasından alınan böbrekle olan And, 12 yıl sonra tekrar rahatsızlanınca bu sefer imdadına annesi Ayşe And (57) yetişti. Anne ile oğul arasında yaşanan kan uyuşmazlığı nedeniyle çapraz nakil listesine giren aileye umut olan isim ise bu kez çok uzaklardan geldi. Kırgızistanlı Assulu Sadyedievo'nın (34) böbreğiyle hayata tutunan Tevfik And, duygularını şu sözlerle anlattı: "Çapraz nakil için uygun böbreğin bulunduğunu öğrendiğim gün eşim doğacak bebeğimizin cinsiyetini öğrendi. Bir kız bebeğim olacak. İlk nakli 15 yaşında kendim için olmuştum. Bu nakli ise doğacak bebeğim için oldum. İnşallah bir ömür sağlıkla yaşayacağız." 'HİÇ DÜŞÜNMEDEN BÖBREĞİNİ VERMEYİ KABUL ETTİ' Nakil için Gaziantep'ten gelen Erhan Solmaz (32) ise Tuncelili Birsel Satık'ın (38) böbreğiyle sağlığına kavuştu. Eşinin hiç düşünmeden nakil listesine dahil olduğunu ifade eden Solmaz, "Çocukluğumdan bu yana böbrek hastasıyım. İkinci naklimi oluyorum. İlk nakli 12 yıl önce babamdan aldığım böbrek ile olmuştum. İkinci naklim çapraz nakil oldu. Bu sefer eşimin böbreği ile hayat buldum. Eşime teklif bile etmedim kendisi verdi böbreğini" ifadelerini kullandı. 'KIRGISİZTAN'DAN GELEREK CAN OLDULAR' Tuncelili Cahit Satık (48) Eskişehirli Ayşe And'ın, Kırgızistanlı Azamad Sadyadievo (36) ise Gaziantepli Nuray Solmaz'ın (38)böbreğiyle hayata tutundu. 4 bin 670 kilometre uzaklıktan Türkiye'ye gelerek hem sağlığına kavuşan hem de bir aileye can olan Sadyadievo Ailesi, nakil sonrası mutlu olduğunu dile getirdi. 'TÜRK TIBBI AÇISINDAN GURUR VERİCİ' Dörtlü çapraz naklin aralarında kan uyumu tespit edilen sekiz kişi arasında gerçekleştirildiğini anlatan Prof. Dr. Murat Tuncer, "Hastalar, Türkiye'de ikinci kez yapılan dörtlü çapraz nakille sağlıklarına kavuştular. Bu 4 kişinin çapraz nakilden başka şansı yoktu. Özellikle 2 hastanın durumu son derece kritikti. Türk Tıbbı adına gurur verici bir operasyon oldu. Operasyon beklediğimizden kısa bir sürede sona erdi. Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar ve ekibi ameliyatları kısa sürede gerçekleştirdi. Hastalar ameliyatın üçüncü gününde böbrek fonksiyonlarına kavuştu, beşinci gün ise taburcu oldular. Her biri birbirinden daha iyi durumda" dedi. 'DOMİNO NAKİLLERİ HEDEFLİYORUZ' Çapraz nakil ile daha çok hastanın hayatını kurtarmayı hedeflediklerine dikkat çeken Prof. Dr. Tuncer, "Böbrek yetmeliği ülkemizde ciddi bir halk sağlığı problemi. Rakamlara göre günde 26 hasta hayatını kaybediyor. Hastalarımızın hayatını kurtarmak adına biz hekimler böbrek nakli sayısını artırmaya çalışıyoruz. Çapraz nakil ise bu sayıyı artırma adına önemli bir basamağı oluşturuyor. Özellikle vericisi olup da kan grubu uyumlu olmayan veya nakil şansı bulamayan hastalara çapraz nakil yapabiliyoruz. Dörtlü çapraz nakil için listenizin çok büyük olması gerekiyor. İkincisi ise hastane alt yapısının buna uygun olması şart. Çünkü aynı anda 4 ameliyatı birden yapmanız gerekiyor. Kişilerin canlı vericileri var ve kan grupları uyumsuzsa hastalar çapraz nakle başvursunlar ve organ naklinden umutlarını kesmesinler. Hedefimiz gün içinde 11 hastanın hayatını kurtaracağımız domino nakiller yapmak" diye konuştu. 'MUTLULUĞA ORTAK OLDULAR' Operasyonun başarılı bir şekilde tamamlandığını belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar ise "Aynı ameliyatı 4 defa yaptık diyebiliriz. Kendi vericilerinden organ alamayan 4 hastaya bunu uyguladık. Çaprazlama olmasaydı bu hastalarımız sağlığına kavuşamayacaktı. Hem verici hem de alıcılar itibariyle hepsinin durumu çok iyi. Çapraz nakilde birbirini daha önce hiç görmemiş insanlar bu tedavi için bir araya geldiler ve tanımadıkları insanlara organlarını verdiler. İnsanlar birbirlerinin mutluluklarına ortak oldu" ifadelerini kullandı. Görüntü Dökümü: -Ameliyattan detaylar -Hastalardan Tevfik And ve annesi Ayşe And'dan detaylar -Tevfik And röportajı -Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar'ın hastayı ziyareti -Anne Ayşe And'ın röportajı -Kırgızistanlı Azamad Sadyadievo ve eşi Assulu'dan detaylar - Kırgızistanlı Azamad Sadyadievo röportajı -Gaziantepli Erhan Solmaz röportajı -Tuncelili Cahit Satık'tan detaylar -Prof. Dr. Murat Tuncer röportajı -Ameliyat detayları -Prof. Dr. Muzaffer Sarıyar röportajı -Alıcılar ve vericilerin toplu detayları



  • Manga'dan 10 şarkılık yeni albüm müjdesi

    İSTANBUL, (DHA) -MÜZİK dünyasının en köklü rock gruplarından Manga, İsfanbul Açıkhava Konserleri kapsamında hayranlarıyla bir araya geldi. Manga'yı dinlemeye gelen yüzlerce kişi, grubun şarkıları ile doyasıya eğlendi. Grubun solisti Ferman Akgül, yazı konserlerle geçirdiklerini ve uzunca bir süredir üzerinde çalıştıkları 10 şarkıdan oluşan yeni albümü çok bekletmeden çıkaracaklarını söyledi.

    Manga Grubu, İsfanbul Tema Park'da konser verdi. 1 buçuk saat sahnede kalan grubun şarkılarına hayranları hep bir ağızdan eşlik etti. Grubun solisti Ferman Akgül bir hayranının isteği üzerine sahnede kitap imzaladı. Grup, 'beni benimle bırak, bir kadın çizeceksin, bitti rüya, dünyanın sonuna doğmuşuz, dursun zaman' gibi en sevilen eski ve yeni dillerden düşmeyen şarkılarını seslendirdi. Grup, sahne şovlarıyla da sevenlerine görsel bir şölen yaşattı.

    "ALBÜMDEKİ 10 ŞARKININ SÖZ VE MÜZİĞİ BİZE AİT"

    Konser öncesinde DHA'ya açıklamalarda bulunan grup üyeleri yazı tatil yapmadan bol konser vererek geçirdiklerini belirti. Feman Akgül, "Ama bu durumdan mutluyuz, yeter ki sürekli festival ve konser olsun, biz de gidip çalalım. Adrenali yüksek seyirciler gelecek bu bizim için iyi çünkü 1 buçuk saat onları zıplatacağız. Yeni albüm üzerinde uzunca bir süredir çalışıyoruz, çok bekletmeden hayranlarımızı çıkarmak istiyoruz ama şu anda hangi ayda çıkacağı netleşmedi. 10 şarkı var hepsinin söz ve müziği bize ait. Yeni çıkan müzik gruplarını destekliyoruz. Konserlerde bizden önce çıkmaları için destek oluyoruz" dedi.

    "LAZER GİTARI GELİŞTİRİP SAHNEDE KULLANACAĞIZ"

    Gitarist Yağmur Sarıgül ise, "Lazer gitar hala prototip ama geliştirmeye devam ediyoruz. Şov güzeldi, biraz daha geliştirerek devam ettireceğiz. İlk defa Zeytinli Rock Festivali'nde denedik, güzel tepki aldı. Dünyada bir ilk, biraz daha şovun içine sokarsak güzel bir yere gidecek. Yapan bazı arkadaşlar varsa kusura bakmasınlar haberimiz yok" diye konuştu.

    Bas gitarist Cem Bahtiyar da, yeni Türkçe müzik yapan neslin içinde iyi isimler olduğunu ve onları desteklediklerini söyledi.

    "TÜRKİYE'DE ALTERNATİF MÜZİK BİR MİSYON"

    Davul'da Özgür Can Öney ise "Biz de bir yarışmadan çıktık. Yarışmalarda kendini bir şekilde göstermeye çalışan bütün arkadaşları elimizden geldiğince destekliyoruz. Biz de aynı yollardan geçtik. Türkiye'de alternatif müzik bir misyon, insanlarında kendilerini ifade etmeye, kendileri olmaya ihtiyacı var. Mecra de bulamıyorlar. O yüzden insanlar müzik yapsınlar ve kendilerini öyle ifade etsinler" dedi.

    Konserler, saat 20.00’de başlıyor.Konser biletleri isfanbul.com üzerinden ve İsfanbul tema park gişelerinden 59,99 liraya satın alınabiliyor. İsfanbul Tema Park’ın yıllık üyelik kartı 'YesClub'ı alanlar ise İsfanbul Açıkhava Konserleri’ne ücretsiz giriş yapabiliyor.

    (FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)



  • Dünyada ilk soğuk kolajenli içecek İzmir'de 

    Haber:Nevra UÇKAÇ- Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, (DHA)- İZMİR Kemalpaşa'da faaliyet gösteren ilikli kemik suyu fabrikasında, dünyada ilk defa soğuk kolajenli içecek hazırlanıyor. Reyhan, nane, limon ve ilikli kemik suyundan hazırlanan içeceğin tadıyla limonatayı andırdığını söyleyen firma sahibi Hüseyin Cengiz, bu doğal ve sağlıklı içecek için ilk siparişi Dubai'den aldıklarını belirtti.

    Kemalpaşa'nın Bağyurdu Mahallesi'nde kurulan ilikli kemik suyu fabrikasında, katkısız ve koruyucusuz 8 ürün çeşidi hazırlanıyor. İlikli kemik suyundan yaptıkları katkısız ve koruyucusuz geleneksel çorbaların 6 ay önce raflardaki yerini aldığını anlatan Zel İlikli Kemik Suyu Fabrikası sahibi Hüseyin Cengiz, Türkiye genelindeki ulusal zincir mağazalar ve yerel marketlerin tamamı ile birlikte 6 bin civarında noktada ürünlere ulaşılabildiğini ifade etti. Kemik suyunun içimi konusunda tereddüt yaşayanlara özel, yeni bir ürün geliştirdiklerini söyleyen Cengiz, "Dünyada ilk defa soğuk içecek formunda, ev yapımı limonata tadında bir içecek hazırladık. Soğuk içecek formunda ilikli kemik suyundan kolajen iksir yaptık. Bir şişede kişinin günlük ihtiyacını karşılayacak 5 bin 500 ppm kolajen var. İçeriğinde reyhan, nane, gerçek limon ve ilikli kemik suyu bulunuyor. Ancak ilikli kemik suyunun tadını reyhan ve naneyle baskıladık. Çocuklar da rahatlıkla içebilir. Asla kemik suyu içtiklerini anlamayacaklar. İlk sipariş Dubai'den geldi. Kısa süre içinde ihracatına başlıyoruz" dedi.

    "KIRIŞIKLIKLARI AZALTIP GENÇLEŞTİRİYOR"

    Kolajenin ciltteki kırışıklıkları azaltıp gençleştirdiğini dile getiren Cengiz, sindirim sistemini düzenleyen, göz sağlığını koruyan, kemik ve eklemleri güçlendiren bir mineral olduğunu ifade etti. Yeni içeceğin içeriğinde bulunan jelatin, glisemin ve kolajen gibi minerallerin vücuda katkı sağladığını söyleyen Cengiz, içeriğindeki yoğun kalsiyum nedeniyle gelişme çağındaki çocuklara önerildiğini vurguladı.

    "SAĞLIK VE LEZZET AYNI CAM ŞİŞEDE"

    Yemeklerde kullanılan koruyuculu toz bulyonlara karşı yeni bir ürün daha geliştirdiklerini belirten Cengiz, "Katkılı ve koruyuculu bulyonlara karşı doğal ve katkısız bir ürünümüz var. Bulyonlarla aynı fiyatta satışa sunuyoruz. Hem sağlıklı hem lezzetli olması nedeniyle yoğun talep görüyor. Sağlık ve lezzeti aynı cam şişede sunuyoruz. Yemek şirketleri için özel ambalajlarda hazırladık ve bir kısmına satışa başladık. Marketlere şişeleyip verdiğimiz gibi endüstriyel ambalaj içerisinde yemekhanelere sunuyoruz" dedi.  

    "KEMİK EN AZ 9 SAAT KAYNATILMALI"

    İlikli kemik suyunun 7'den 70'e herkesin rahatlıkla kullanabileceği bir ürün olduğunu ifade eden Cengiz, "Bebeklerde ek gıdaya geçtikten sonra kullanımı başlıyor, yaşlılık dönemine kadar her şekilde tüketilebilir. Kadınların güzellik amacıyla kullandığı ürünler çocukların gelişimi açısından da tercih ediliyor. Yıllarca annelerimiz kemiği iki üç saat kaynattıktan sonra suyunu bize içirirdi. Ama bizim yaptığımız araştırmaya göre kemiğin içindeki kalojen, jelatin, glisemin ve diğer faydalı besinlerin suyla buluşması için en az 9 saat kaynatılması gerekir" diye konuştu.

    İLİKLİ KEMİK SUYU KAFELERİ AÇILACAK

    Tamamıyla yerli sermaye ile kurulan şirketin yabancı sermayeden de teklif aldığını dile getiren Cengiz, üretime devam edip katma değeri yüksek ürünleri hem yurt içi hem yurt dışına pazarlamak istediklerini söyledi. Cengiz, "Yaşadığımız ekonomik krizden çıkışın tek yolunun üretimden ve katma değerli ürünlerin satışından geçtiğini biliyoruz. Ekip olarak her gün daha fazla çalışıyoruz. Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi ile ortak çalışmalarımız var. TÜBİTAK'a bir proje yazdık" dedi. Ürün çeşidini arttırmaya hedeflediklerini anlatan Cengiz, yeni projelerinin ilikli kemik suyu ürünlerinin bulunduğu kafeler açmak olduğunu dile getirdi.

    "2018 SONUNDA 3 ŞUBE AÇACAĞIZ"

    Fizibilitelerin tamamlandığını ve 2018'in sonunda 3 şube açacaklarını söyleyen Cengiz şöyle konuştu:

    "İlikli kemik suyu çeşitlerinin satılacağı kafelerden İstanbul, İzmir ve Ankara'da en az bir şube açacağız. Çocuklarımızın asitli ve şekerli ürünler yerine sağlıklı içeceklerle buluşmasını istiyoruz. Yıl sonuna kadar 3 farklı noktada açılacak. Daha sonra bütün ülkeye yaymayı planlıyoruz. ABD ve İngiltere'de kemik suyu kafeleri var. Türkiye'de ilk olacak."

    (FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ)

     



  • Okula uyum sürecinde aileye büyük görev düşüyor

    LEFKOŞA, (DHA)-Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı Uzman Psikoloğu Damla Alkan Saygılı, yeni eğitim döneminin başladığı şu günlerde, çocuklarda gözlenebilecek okula uyum sorunları ve bu sorunlarla başetme yöntemlerini anlattı. 

     

    Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte bazı çocukların okula keyifle gittiğini, bazılarının ise okula gitmek ya da anne ve babasından ayrılmak istemediğini belirten Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, bu durumda olan çocukların okula gitseler bile okulda yaşanan birtakım sorunlarla ebeveynlerinin karşısına çıktığını söyledi.  “Okul, her ne kadar da çocuklar için eğitim ve öğretim işlevi olan bir kurum olsa da diğer yandan aileden sonra gelen ilk toplumsallaşma ortamı niteliğini de taşımaktadır” diyen Saygılı şöyle devam dedi:  "Çocuklar ailelerinden gördükleri ve öğrendikleri davranış kalıplarını, okula gittikleri zaman orada uygulamaya başlıyorlar.  Bunun yanında okula başlarken, tanımadıkları kişi ve öğretmenlerle karşılaşmanın ve iletişim kurmayı öğrenmenin yanı sıra, okulda uymaları gereken kurallar ve başarmak zorunda oldukları öğrenim göreviyle de karşılaşıyorlar"

    Çocukların yeni çevreye uyum sağlayabilmek için tüm bunlarla baş etmek zorunda kaldığını ve okula alışmanın bir uyum süreci gerektirdiğini belirten Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, bazı çocukların okula kısa sürede uyum sağlayabildiğini, bazıları için ise bu sürecin uzayabildiğini ifade etti.

    ÇOCUĞUN OKULA UYUM SÜRECİNİ UZATABİLEN ETMENLER

    Çocukların birkaç hafta içinde okula uyum sağlamalarının beklendiği söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, ebeveynlerin, çocuğunu okula bırakırken kaygılı olması ya da evde çocukları ile kaliteli vakit geçirmemesi gibi etmenlerin çocuğun okula uyum sürecini zorlaştırabileceğini ve bu sürenin uzamasına neden olabileceğini belirtti.  Uzm. Psikolog Saygılı şunları söyledi:

     “Ebeveynlerin okuma ve öğrenmeye ilgi göstermemeleri, çocuğun yeni deneyimlerle baş etme becerisinin ve özgüveninin düşük olması, okulda arkadaşlarıyla ilişki kurmakta güçlük çekmesi, çocuğun yaşına uygun bilişsel, fiziksel ve duygusal olgunlukta olmaması gibi etkenlerin yanı sıra, yeni kardeşin dünyaya gelmesi, ebeveynlerin yeni boşanması, yeni okul değişikliği gibi gelişen ani yaşam değişiklikleri gibi etkenler de çocuğun okula uyum sürecinin uzamasına neden olmaktadır. Buna bağlı olarak ise çocukta, okula gitmek istememe, ebeveyninden ayrılırken yoğun kaygı yaşama, derslere karşı ilgisiz olma, okulda iken baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler gösterme şeklinde yakınmalar gelişebilmektedir.”

     “ÇOCUĞUNUZUN OKULA GİTMESİ KONUSUNDA ISRARCI VE İKNA EDİCİ TUTUM SERGİLEYİN”

    Bazı etmenlerin çocuğun okula uyumunu kolaylaştırdığını söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, okul öncesi dönemde sağlıklı sosyal ilişkiler geliştiren, kendine güvenen, yaşına özgü sorumluluklarını yerine getirebilen, ebeveynlerinin sözünü dinleyen, onlar tarafından araştırmaya ve yeni şeyler öğrenmeye teşvik edilen, yaşına uygun bilişsel, fiziksel ve duygusal olgunlukta olan çocuklarda okula uyumun daha kolay olduğunu belirtti. 

    Saygılı şöyle devam etti; “Çocuk okuluna bırakıldıktan sonra vedalaşma uzun sürmemelidir.  Bağımlı olduğu ebeveyn yerine okula diğer ebeveynin götürmesi, çocuğun ebeveyninden daha kolay ayrılmasına yardımcı olacaktır.  Anne ve babadan hangisi daha tutarlı ve kararlı davranabiliyorsa çocuğu okula onun götürmesi sağlanmalıdır.  Bunların yanında çocuk okula bırakıldıktan sonra ebeveynlerin neler yapacağı konusunda çocuklarını kısaca bilgilendirmeleri, örneğin ebeveynin çocuğunu okula bıraktıktan sonra nereye gideceğini, ne yapacağını onunla paylaşması, okul çıkışı ebeveyninin onu tam zamanında alacağı ya da servise bindiği zaman evde mutlaka onu karşılayacak birinin olacağı şeklinde çocuğuna yapacağı açıklamalar, çocuğun duyduğu endişeyi azaltarak, okulda kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olacaktır.  Ayrıca çocuğun okuldan uzak kalmasına izin verilmemelidir.  Çünkü çocuğun evde kalması uzadıkça, okula dönmesi de o ölçüde güçleşecektir.  Çocuğun okula gitmesi konusunda aile fertlerinin ısrarcı olması ve taviz vermemesi gerekmektedir.”

     “UYUM SORUNUNUN ALTINDA YATAN NEDENLERİ KONUŞARAK ANLAMAYA ÇALIŞIN.”

    Çocuğun okula gitmeyi reddetmesi durumunda bunun altında yatan nedenlerin çocukla konuşularak öğrenilmeye çalışılması gerektiğini söyleyen Uzm. Psikolog Saygılı, okula gitmek istemediği durumlarda onu korkutmak ve cezalandırmak yerine, bu durumun geçici olduğunu ve başka çocuklarda da okula gitme isteksizliğine rağmen bu durumun üstesinden gelebildiklerinin anlatılması gerektiğini belirtti.  Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı şunları söyledi:

    “Ebeveynler, çocuğun öğretmenleriyle işbirliği içinde olmalı, öğrenim gereksinimlerinin neler olduğunu ve bu gereksinimlerini karşılamaya yönelik neler yapılması gerektiğini belirlemelidir.  Ebeveynler çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmeye özen göstermelidir.  Okul sonrası, okulda gününün nasıl geçtiğine, neler yaptıklarına yönelik kısa sohbetlerde bulunmalıdır.  Bunlar çocuğun okula uyum sürecine yardımcı olacaktır.  Ayrıca anne ve babalar, çocuklarının okula başlamasının üzerinden birkaç hafta geçmesine rağmen, gerek okulda, gerekse evde uyum sorunları yaşadığını fark ettikleri noktada, çocukları için mutlaka bir uzman yardımı almalıdır.”

    (FOTOĞRAF)

     

     

     

     

     



  • Başkan Kafaoğlu'ndan 'Atatürk Heykeli' açıklaması

    BALIKESİR, (DHA) -  BALIKESİR Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, Çamlık Tepesi'nde bulunan ve 1980'den sonra yapılan yaklaşık 5 metre yüksekliğindeki heykelin yıprandığı için kaldırıldığını yerine eskisinin iki katı büyüklüğünde ve Balıkesir'in her yerinden görülebilecek yükseklikte Atatürk heykelinin dikileceğini söyledi.

    Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı devam eden Çamlık Projesi kapsamında; Çamlık’ta bulunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anıtı’nın kaldırılması ile ilgili olarak sosyal medyada dolaşan iddialar üzerine Başkan Kafaoğlu açıklama yaptı. İddiaların asılsız olduğunu belirten Kafaoğlu, "1980'den sonra yapılan ve yıprandığı gözlenen Atatürk anıtının yerine, bronzdan, mermer kaideli, kaide yüksekliği 5,75 metre, heykel yüksekliği 4,25 metre olan ve eskisinin 2 katı yüksekliğinde bir Atatürk anıtı kısa süre içinde Çamlık Tepesi'ne dikilecek. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Heykeli’nin yerine sabitlenebilmesi için zemin ve kaide güçlendirme çalışmaları tüm hızıyla sürmektedir. Yeni heykelin yerine montajının tamamlanması sonrasında toplam yüksekliği 10 metre olacak Atatürk heykeli şehrin her yerinden rahatlıkla görülebilecek" diye konuştu.

    "ANIT YIPRANDIĞI İÇİN KALDIRILDI"

    1980’li yılların başında yerine monte edilen ve üzerinden uzun yıllar geçen anıtın son derece yıprandığını dile getiren Kafaoğlu, "Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Kuva-yi Milliye şehri Balıkesir'imize yakışmayacak bir hal aldığı görülmüş ve bunun için de ilimize yakışır bir Atatürk heykelinin kazandırılması zorunlu hale gelmiştir. Bu nedenle eski anıt yerinden kaldırılmıştır.Tüm Türk milleti nezdinde büyük önem taşıyan Atatürk’ün unutturmaya çalışılıyormuş veya izleri siliniyormuş gibi bir algı yaratılmaya çalışılması manidardır. Atatürk bizim kurucu liderimizdir ve şehrimizi onun gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için onun ilkeleri doğrultusunda gece gündüz çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

    "TÜM KAHRAMANLARI MİNNETLE YAD EDİYORUZ"

    Kafaoğlu, "Kurtuluş Savaşı yıllarında verdiği kahramanca mücadeleden dolayı atalarımızı, 3 dönem öğrencilerini şehit veren Balıkesir Lisemizin kahraman evlatlarını, isimini hatırlayamadığımız vatanı uğruna can vermiş tüm kahramanlarımızı ve tabi ki en başta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, o zorlu şartlar altında ülkeyi ayağa kaldırarak bu toprakların vatan olmasında başrol oynayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Bu vesile ile şehrimize yakışacak olan yeni Atatürk Anıtı’nın şimdiden Balıkesir'imize ve çok değerli hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyoruz" diye konuştu. 

    (FOTOĞRAF)

     

     

     

     

     



  • Shell Eco-maraton Türkiye başladı

    İSTANBUL, (DHA) - DÜNYANIN en önemli öğrenci-inovasyon yarışmalarından 'Shell Eco-Marathon Türkiye', bu yıl dördüncü kez İstanbul'da başladı. Geleceğin mühendislerinin en az enerjiyle en uzun mesafeyi kat etmek için yarıştığı maratona 19’u üniversite, 4’ü lise olmak üzere toplam 23 takımdan 350 öğrenci, yarışmada kendi tasarladığı ve alternatif enerji kaynaklarıyla çalışan araçlar ile mücadele ediyor. Türk takımlarının yanı sıra yarışma Bulgaristan, Yunanistan, İspanya, İsveç ve Tunus’dan öğrencilere de ev sahipliği yapıyor.

    Mühendislik, tasarım, inovasyon alanlarında gençlerin ufkunu açmak ve alternatif enerji kaynakları alanında bilgilerinin artmasına katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen Shell Eco- marathon Türkiye, bu yıl dördüncü kez yapılıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği ve Shell Türkiye iş birliğiyle düzenlenen Shell Eco-marathon Türkiye, 19’u üniversite, 4’ü lise olmak üzere toplam 23 takımdan 350 öğrencinin katılımıyla İstanbul TİM kampüsünde başladı.

     "ENERJİ VERİMLİLİĞİ BİLİNCİ OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ"

    Açılış töreninde konuşan Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, projenin 33 yıldır hayata geçtiğini ve dünyanın en uzun soluklu gençlik, inovasyon yarışması olduğunu söyledi. Erdem, "Gençler çeşitli enerji kaynaklarıyla en uzun mesafeyi gidecek araçları dizayn ediyorlar. Sonra bu aracı yapmak için finansman kaynağı bulup, ekip kuruyorlar. O ekip buldukları kaynaklarla arabalarını üretip böyle yarışmalarda yarışıyorlar. Gençlere enerji verimliliği ilgili bilinç kazandırmayı hedefliyoruz. Enerji verimliliğini hedefliyoruz ki bu ülkemiz ekonomisi için son derece önemli. Enerji çeşitliliği bilincinin de arkadaşlarımız tarafından hayat boyu kullanılması ve oluşturulan bilinci etraflarına yaymalarını bekliyoruz. Çok gönül verdiğimiz, keyif aldığımız bir proje" dedi.

    "GENÇLER GELECEĞİMİZ, ONLARLA GURUR DUYUYORUZ"

    TİM Başkanı İsmail Gülle ise, "Gençlerimizle teknolojiye, otomotiv sektörüne, sektörün yeniliklerine ve çevreye duyarlı olmak adına bu yarışmalara katıldıkları için gurur duyuyoruz. Gençler sadece bu yarışmada değil uluslararası yarışmalarda da ciddi başarılar elde ediyor, onları gönülden tebrik ediyorum. Gençler geleceğimiz, yaratıcı fikirlerine ihtiyaç duyuyoruz. Otomotiv sektörü buradan çıkacak fikirler ve icatlarla daha da gelişecek. Türkiye'nin farklı şehirlerinde üniversitede okuyan gençlerin gelip burada yarışmalarını izlemek, yaratıcılıklarını görmek gurur verici" diye konuştu.

    "YARIŞMA GENÇLERİ SEKTÖRDEKİ DÖNÜŞÜME HAZIRLIYOR"

    OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik de, "Yarışma, otomotiv endüstrisinin içerisindeki dönüşüme gençleri hazırlıyor. Özellikle yakıt teknolojileri ve yenilenebilir enerji alanında büyük bir dönüşüm var. Bu alanlarda otomobiller üretiliyor, böyle yarışmalar yenilenebilir enerjiyi kullanan, elektrikli, hidrojenle çalışan, hibrit araçları gençler geliştiriyor. Bu yaşta böyle bir tecrübe edindikleri için iş hayatlarında sektöre olumlu geri dönüşlerle vereceklerine inanıyorum" dedi.

    ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ AVRUPA’DA BİRİNCİLİK KAZANDI

    Her yıl yaklaşık 30 ülkeden yüzlerce takımın yarıştığı Shell Eco-marathon Avrupa’ya Türkiye 13 yıldır katılıyor. Temmuz 2018’de Londra’da yapılan Shell Eco-marathon Avrupa yarışında Türk öğrencilerin geliştirdikleri tasarımlar gerek verimlilik gerekse teknik açıdan 'en iyiler' arasında yer aldı. Uludağ Üniversitesi adına yarışmaya katılan UMAKİT öğrencilerinin tasarlayıp ürettiği 'Barbaros' isimli araç, 'şehir konseptli hidrojen enerjisi ile çalışan araç' kategorisinde Avrupa birinciliği elde etti.

    Shell Eco-marathon Türkiye kapsamında yarın yarışmanın yanı sıra gençleri ve çocukları yenilikçi düşünmeye ve farklı enerji kaynakları üretmeye teşvik eden aktiviteler ve atölyeler yer alacak. Ziyaretçiler, ücretsiz kodlama eğitimi, robotik kodlama, 3D printer uygulama ve sanal gerçeklik oyunlarını deneyimleme şansı yakalayacak. Sonuçların açıklanacağı ödül töreninin ardından Jabbar’ın konseri ücretsiz olarak izlenebilecek.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Yenibosna’daki Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleşen Shell Eco-marathon Türkiye yarışlarına katılım ücretsiz.

     (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)

     



  • (Görüntülü)YÜZLERCE BİSİKLETLİ “TRAFİKTE BİZ DE VARIZ" DEDİ

    AVRUPA HAREKETLİLİK HAFTASI... YÜZLERCE BİSİKLETLİ “TRAFİKTE BİZ DE VARIZ" DEDİ İSTANBUL, (DHA) – İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza attı. Sürücülerin trafikte bisikletlilere daha dikkatli yaklaşması ve trafik kazalarının önlenmesi için düzenlenen etkinlikte yüzlerce bisikletli Saraçhane’den Yeni Havalimanı'na pedal çevirdi. Saraçhane’de başlayan etkinliğe 7’den 70’e yüzlerce vatandaş ilgi gösterdi. Kazananın olmadığı yarışta sosyal mesaj veren bisikletliler, sürücülerin trafikte bisikletlilere daha fazla dikkat etmesini istedi. Vatandaşların yaşam kalitesini artırma hedefiyle yola çıkılan etkinlikte yüzlerce bisikletli, Yeni Havalimanı'nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen TEKNOFEST etkinlik alanına kadar pedal çevirdi. “BİSİKLETLİLERE BİRAZ DAHA ÖNEM VERİLMESİNİ İSTİYORUZ" Etkinliğe katılan Fatih Türkmen, “Bisikletlilere biraz daha önem verilmesini istiyoruz. Sürücüler trafikteyken o yolda bizim de olabileceğimizi düşünmelerini ve araçlarını ona göre sürmelerini istiyoruz" ifadelerini kullandı. “HAREKETLİLİĞİ YAYGINLAŞTIRMAYI AMAÇLIYORUZ" Hareketliliği yayınlaştırmak için pedal çevirdiklerini kaydeden İlker Batır, “Yeni havalimanına kadar süreceğiz. Çok keyifli bir yolculuk olacak. TEKNOFEST etkinlik alanına gideceğiz. En büyük heyecan da bu bizim için" şeklinde konuştu. “Gidebileceğimiz yere kadar gideceğiz" diye konuşan Niyazi Güçlü ise, organizasyona katılmaktan büyük keyif aldığını kaydetti. Bisikletliler son hazırlıklarını tamamladıktan sonra TEKNOFEST etkinlik alanına ulaşmak için yola çıktı. Görüntü Dökümü: ---------- -Etkinlikten görüntüler -Röportajlar



  • Yüzlerce bisikletli “Trafikte biz de varız” dedi

    İSTANBUL, (DHA) – İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza attı. Sürücülerin trafikte bisikletlilere daha dikkatli yaklaşması ve trafik kazalarının önlenmesi için düzenlenen etkinlikte yüzlerce bisikletli Saraçhane’den Yeni Havalimanı'na pedal çevirdi.

    Saraçhane’de başlayan etkinliğe 7’den 70’e yüzlerce vatandaş ilgi gösterdi. Kazananın olmadığı yarışta sosyal mesaj veren bisikletliler, sürücülerin trafikte bisikletlilere daha fazla dikkat etmesini istedi. Vatandaşların yaşam kalitesini artırma hedefiyle yola çıkılan etkinlikte yüzlerce bisikletli, Yeni Havalimanı'nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen TEKNOFEST etkinlik alanına kadar pedal çevirdi.

    “BİSİKLETLİLERE BİRAZ DAHA ÖNEM VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Etkinliğe katılan Fatih Türkmen, “Bisikletlilere biraz daha önem verilmesini istiyoruz. Sürücüler trafikteyken o yolda bizim de olabileceğimizi düşünmelerini ve araçlarını ona göre sürmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “HAREKETLİLİĞİ YAYGINLAŞTIRMAYI AMAÇLIYORUZ”

    Hareketliliği yayınlaştırmak için pedal çevirdiklerini kaydeden İlker Batır, “Yeni havalimanına kadar süreceğiz. Çok keyifli bir yolculuk olacak. TEKNOFEST etkinlik alanına gideceğiz. En büyük heyecan da bu bizim için” şeklinde konuştu.

    “Gidebileceğimiz yere kadar gideceğiz” diye konuşan Niyazi Güçlü ise, organizasyona katılmaktan büyük keyif aldığını kaydetti.

    Bisikletliler son hazırlıklarını tamamladıktan sonra TEKNOFEST etkinlik alanına ulaşmak için yola çıktı.

    (FOTOĞRAFLI/GÖRÜNTÜLÜ)



  • (Görüntülü) ‘Milli Hava Trafik Kontrol Simülatörü’ ilk kez bir vakıf üniversitesinde

    İSTANBUL, (DHA)- NİŞANTAŞI Üniversitesi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ve TÜBİTAK iş birliği çerçevesinde geliştirilen ‘Milli Hava Trafik Kontrol Simülatörü (AtcTRsim)’ anlaşmasını imzaladı. Hava trafik kontrol öğrencilerine ileri düzey eğitimlerin verilmesinin amaçlandığı simülatör Türkiye’de ilk kez bir vakıf üniversitesinde yer alacak.


     

    HAVELSAN yetkilerinin katılımıyla gerçekleşen imza töreninde konuşan Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, projenin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, “Öğrencilerimiz de bizimle beraber bu projenin içerisinde yer aldılar. Bundan sonraki süreçlerde de HAVELSAN’ın büyük katkılarıyla öğrencilerimizi bu sektör içerisinde en başarılı hale getirebilmek için elimizden geleni yapacağız. Bunlar eğitimin uygulamaya yönelik olarak gerçekleştirilmesini gerektiren konular. Dolayısıyla bu sektör ve bu alanda da öğrencilerimizin çok başarılı olacağına inanıyorum. Yapmış olduğumuz iş birliği protokolünün de her iki taraf açısından da çok büyük faydalar sağlamasını diliyorum” diye konuştu. 


     

    “ÜNİVERSİTELERİN HER ZAMAN YANINDA OLMAYA ÇALIŞIYORUZ”


     

    HAVELSAN Ar-Ge ve Teknoloji Direktörü Doç. Dr. İzzettin Gökhan Özbilgin, her zaman üniversite ve sanayi birliğine çok inanan bir şirket olduklarını dile getirdi. Özbilgin, “Üniversitelerimizin her zaman yanında olmaya çalışıyoruz. Özellikle havacılık alanında simülasyon ve modelleme çok önemli bir konu. HAVELSAN’ın da en önem verdiği faaliyet alanlarından birisi. Böylece Nişantaşı Üniversitesi bir ilke imza atmış oluyor. Bu kadar büyük kapsamda, gelişmiş bir hava trafik kontrolüne yönelik simülatörü bir üniversite edinmiş oluyor. İnşallah buralarda yetişecek olan gençlerimiz, geleceğin havacılık sektöründe çok önemli yerlerde olurlar” dedi.


     

    “İYİ YETİŞMİŞ HAVA KONTROLÖRLERİ OLACAĞINA İNANIYORUM”


     

    HAVELSAN Program Direktörü İsmail Erdoğan ise yaptığı konuşmada iyi yetişmiş hava kontrolörleri olacağına inandığını vurgulayarak, “Simülatörümüz, hava trafik kontrolörlerinin eğitimini, bir anlamda gerçek ekipmanlardaki uygulamaları aynen yansıtacak şekilde eğitimleri almasını sağlıyor. Görsel sistemle ilgili havalimanlarındaki, hava ve yer trafiğinin tamamen simülasyonunu yapan bir sistem. Bütün öğrencilere başarılar diliyorum. Güzel ve iyi yetişmiş hava trafik kontrolörleri yetiştirmek niyetiyle hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.


     

    HAVELSAN yetkilileri imza töreninin ardından üniversitenin içinde yer alan laboratuvarları gezdiler.


     

    AtcTRsim, Türkiye'de ilk kez arkadan yansıtmalı 360 derece meydan kontrol simülatörü olup, yaklaşma / yol kontrol radar simülatörü ve 360 derece görselliğe sahip ve sistemde İstanbul Atatürk, Antalya, Ankara Esenboğa ve Erzincan Havalimanları’nın 3B modellemeleri mevcut. Görselleştirmede, meydan tel örgüsü içerisinde oluşabilecek patlama, rüzgar etkisi, uçak çarpışması gibi özel efektler de yer alıyor.



  • (Görüntülü) Ümraniyeli öğrenciler Birleşmiş Milletler'e barış mesajı verdi

    İSTANBUL, (DHA) - NEVZAT Ayaz Anadolu Lisesi, Modern Birleşmiş Milletler'in (MUN) projesine ortak oldu. Türkiye’nin dört bir yerinden gelen öğrenciler kendi liselerinde ağırlayarak hep birlikte dünya barışı için çözüm önerileri üretti: Öğrencilerin en büyük hedefi ise, BM’nin dünya barışı için çalışması.


     

    Modern Birleşmiş Milletler (MUN) lise ve üniversitelerde, danışman öğretmenler eşliğinde öğrenciler tarafından düzenlenen, her katılımcının bir Birleşmiş Milletler delegesi rolünü üstlendiği ve atandığı, BM komitesi için belirlenmiş olan güncel konular hakkında araştırmalar yapıp, tartışmalara katıldığı konferanslar düzenliyor. Nevzat Ayaz Anadolu Lisesi de bu oluşuma ortak oldu.


     

    Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcıların fikirlerini özgürce belirtip savunabilecekleri bir ortam yaratılarak, modern tartışma kültürü anlayışını öğrenmeleri veya sahip oldukları bu kültürü geliştirmeleri amaçlandı. Böylelikle özgüvenlerinin artmasına, uluslararası politika ve dünya problemleri hakkında bilinçlenmelerine ve çözüm önerisi üretmelerine katkı sağlandı.


     

    ÖĞRENCİLERİN ORTAK AMACI DÜNYA BARIŞI


     

    Yaklaşık bir buçuk yıldır üzerinde çalıştıkları ve NEVMUN adını verdikleri konferans hakkında bilgi veren NEVMUN Genel Sekreteri Yiğit Çakır, şöyle konuştu:


     

    “Genellikle bu konferanslarda komiteler oluyor. Bu komiteler çeşitli konulardan oluşabiliyor. Bizim konferansımızdaki komitelerden biri NATO komitesi. Biz bunun konusunu Suriye’deki iç savaş olarak belirledik. Çünkü bu sorunun hiçbir ülke ve platform tarafından çözülemediğini gördük. Buna kendi delegelerimizle çözüm bulmayı hedefledik. Tarihi güvenlik konseyimiz de bulunuyor. BM’nin bir organı olan Birleşmiş Milletler Konseyinin Ruanda Soykırımı konusunu ele alan bir komite. BM’nin bu konuya ne kadar duyarsız kaldığını tekrar gündeme getirmek istedik. O savaşı baştan başlatıp barışa ulaştırmayı hedefliyoruz.


     

    Komitede güncel olaylarımız da bulunuyor. Bunlardan birisi de yapay zeka. Silahsızlandırma komitemizin konularından biri. Yapay zeka gelecek için çok büyük bir tehdit oluşturuyor. Bunu destekleyen taraf kadar desteklemeyen taraf da var. Biz de bunun orta yolunu bulmak istedik ve konuları bu şekilde belirledik. Umarım bizim mesajlarımız sonrasında barışçıl bir süreç işler. Biz elimizden geldiği kadar olaya objektif yaklaşmaya çalışacağız. Hangi delege hangi ülkeyi temsil ederse etsin, olaya barışçıl ve objektif yaklaşacağız. Herkesin yararına olacak sonuçlar elde etmeyi umuyoruz.”


     

    “HAKLI OLAN GÜÇLÜ OLMAZSA DÜNYA BARIŞI KURULMAZ”


     

    Konferansa katılarak öğrencileri yapmış oldukları başarıdan ötürü kutlayan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ise, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:


     

    “Öğrenciler 3 gün boyunca oturum düzenleyerek bazı konuları müzakere edecek. Bunların sonucunda ortaya çıkan bilgileri BM’ye sonuç bildirisi olarak sunacaklar. İnanıyorum ki BM dünyanın dört bir yanından gelen bu tip çalışmalardan bir gün etkilenecek. Çünkü bugün dünyada barışı tehdit eden unsurları ve savaşı ortadan kaldırmak için kurulmuş olan BM, maalesef ki dünyanın 5 güçlü ülkesinden oluşması ve başkalarının söz hakkının olmaması sebebiyle ‘Güçlü olan haklıdır’ sözünü ortaya çıkarmıştır. Haklının güçlü olduğu bir dünya düzeni kurulmadığı sürece dünyada barışı kuramazsınız. Savaşı ve barışı tehdit eden unsurları ortadan kaldıramazsınız. İnanıyorum ki bu genç nesil bu duygu ve düşüncelerimizi yeni kuşaklara yayacak, BM’ye sonuçlarını göndererek seslerini duyuracak ve dünyanın 5’ten büyük olduğunu gösterecektir.”


     

    21 Eylül’de başlayan NEVMUNS konferansı 23 Eylül’e kadar devam edecek.



  • (Görüntülü) Başkan Demircan Sancaktepe Kitap Fuarı’nda okuyucularıyla buluştu

    İSTANBUL,(DHA)- Kitapseverlerin heyecanla beklediği Sancaktepe Kitap Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açtı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da “Bir Sistem Tartışması” isimli kitabıyla fuardaki yerini alarak okuyucularıyla buluşturdu. 


     

    Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Sancaktepe Kitap fuarı, çok sayıda yazar ve şairi; söyleşi, şiir dinletisi ve imza günlerinde okuyucularıyla biraraya getirdi. Fuarın açılışı milletvekilleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuara katılan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’da “Bir Sistem Tartışması” isimli kitabıyla fuardaki yerini aldı ve Kent Meydan Part'ta kitabını imzaladı.  Beyoğlu Belediyesi standının da ilgi gördüğü fuar ziyaretçilerden tam not aldı.


     

    “KENDİ DÜŞÜNCELERİMİZİ KİTAP YOLUYLA AKTARDIK”


     

    Fuarın açılışının ardından Başkan Ahmet Misbah Demircan kitabının içeriği hakkında bilgi vererek ” Bugün de aynı senaryolar başka şekilde gündemimizde. Öte yandan bir de ekonominin gelişmesiyle birlikte, idari yapıda yapılması gereken revizyonlar önümüzde duruyor. Yerel yönetici olarak geçen 15 yılda acaba daha farklı neler yapabiliriz, neleri yaparsak üretime katkı sağlayabiliriz, gibi soruların arayışı çerçevesinde yazılmış bir kitap. Böylelikle biz de kendi düşüncelerimizi, birikimlerimizi, kitap yoluyla aktardık” dedi.


     

    7’nci Sancaktepe Kitap Fuarı 30 Eylül’de sona erecek. 



  • "İttifakların gündemde olmasının nedeni sistem değişikliğidir"

    İSTANBUL, (DHA)-YEREL seçimlerde yaklaştıkça, ittifak olasılıkları da gündemde. 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türk siyasetine getirdiği en önemli değişikliklerden birinin seçim ittifakları ve ittifak arayışları olarak göründüğünü belirten Dr. Öğretim Üyesi Alihan Limoncuoğlu, “Bundan evvel yerel seçimlerde oldukça nadir olarak görünen bu ittifakların böylesine gündeme gelmesinin sebebi hükümet sistemi değişikliğidir” ifadelerini kullandı.

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhur İttifakı’nda beraber hareket ettiği Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile bir ittifak yapmak istediğinin gönlünden geçtiğini ifade ettiğini hatırlatan İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Alihan Limoncuoğlu AK Parti'nin yaklaşımını şöyle değerlendirdi:

    “Fakat partinin kurmayları arasında ittifak konusunda tam bir görüş birliği olmadığını söylemek de yapılan açıklamalardan müşahede edilmesi oldukça mümkün.  AK Parti her yerel seçimde genel seçimlerde aldığı oyun gerisine düştüğü için ve de ülkedeki iktisadi şartların beş sene öncesini aratmasıyla beraber yerel seçimlerde yaşayabileceği olası oy kaybını minimize etmeye çalışıyor. AK Parti 2011 genel seçimlerinde aldığı neredeyse yüzde 50 oyun akabinde, 2014 yerel seçimlerinde yüzde 43 oya ulaşamamış, yüzde 47 oy aldığı 2007 genel seçimleri sonrasındaki 2009 yerel seçimlerinde ise yüzde 38’in çok az üstünde oy almıştır. Bu da ister istemez AK Parti’nin yerel seçim oy oranlarının bugüne kadar genel seçim oy oranlarının altında olduğunu göstermektedir” şeklinde konuştu.

    "BAHÇELİ VE KURMAYLARI NE İSTİYOR? "

    MHP'nin, Türkiye gündemine giren yaklaşan yerel seçimlerdeki yaklaşımını da değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Limoncuoğlu, "MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de tam bir ittifak olmasa da AK Parti ile iş birliğine devam etmek istediği yönünde işaretler var. Anlaşılan Bahçeli ve kurmaylarının aklından geçen, şehirleri partilerin arasında paylaşması. Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar da bunu doğrular nitelikte" dedi. Limoncuoğlu siyaset arenasının diğer ittifak üyeleri için ise şöyle konuştu:

    "MİLLET İTTİFAKINDA BELİRSİZLİK HAKİM"

    "Millet ittifakının eski iki ortağında ise belirsizlik hâkim gibi. Bu ittifak sürecinden en çok zararlı çıkan parti gibi görünen İyi Parti ise bu sefer bir ittifaka yanaşma konusunda isteksiz gibi görünmekte. Belki bir ihtimalle birkaç ilde (aday üzerinde uzlaşılarak), Cumhuriyet Halk Partisi adayına doğru bir yönlendirme yapılabilir ama CHP eğer Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile bir seçim ittifakına doğru yanaşırsa İyi Parti CHP ile beraber hareket etmeyi kesinlikle istemeyecektir.  CHP ise zor bir süreç ile karşı karşıya. Olası bir HDP ile ittifak seçmeninin büyük çoğunluğunu İyi Parti’ye doğru itecektir. Genel seçim sonuçlarından sonra CHP tabanı mevcut parti yönetimine zaten tepkili olduğundan ötürü; CHP yönetiminin adımlarını oldukça dikkatli atmak zorunda olduğu görünüyor.”

    (FOTOĞRAF)



  • ‘Milli Hava Trafik Kontrol Simülatörü’ ilk kez bir vakıf üniversitesinde

    İSTANBUL, (DHA)- NİŞANTAŞI Üniversitesi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) ve TÜBİTAK iş birliği çerçevesinde geliştirilen ‘Milli Hava Trafik Kontrol Simülatörü (AtcTRsim)’ anlaşmasını imzaladı. Hava trafik kontrol öğrencilerine ileri düzey eğitimlerin verilmesinin amaçlandığı simülatör Türkiye’de ilk kez bir vakıf üniversitesinde yer alacak.

    HAVELSAN yetkilerinin katılımıyla gerçekleşen imza töreninde konuşan Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, projenin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, “Öğrencilerimiz de bizimle beraber bu projenin içerisinde yer aldılar. Bundan sonraki süreçlerde de HAVELSAN’ın büyük katkılarıyla öğrencilerimizi bu sektör içerisinde en başarılı hale getirebilmek için elimizden geleni yapacağız. Bunlar eğitimin uygulamaya yönelik olarak gerçekleştirilmesini gerektiren konular. Dolayısıyla bu sektör ve bu alanda da öğrencilerimizin çok başarılı olacağına inanıyorum. Yapmış olduğumuz iş birliği protokolünün de her iki taraf açısından da çok büyük faydalar sağlamasını diliyorum” diye konuştu. 

    “ÜNİVERSİTELERİN HER ZAMAN YANINDA OLMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    HAVELSAN Ar-Ge ve Teknoloji Direktörü Doç. Dr. İzzettin Gökhan Özbilgin, her zaman üniversite ve sanayi birliğine çok inanan bir şirket olduklarını dile getirdi. Özbilgin, “Üniversitelerimizin her zaman yanında olmaya çalışıyoruz. Özellikle havacılık alanında simülasyon ve modelleme çok önemli bir konu. HAVELSAN’ın da en önem verdiği faaliyet alanlarından birisi. Böylece Nişantaşı Üniversitesi bir ilke imza atmış oluyor. Bu kadar büyük kapsamda, gelişmiş bir hava trafik kontrolüne yönelik simülatörü bir üniversite edinmiş oluyor. İnşallah buralarda yetişecek olan gençlerimiz, geleceğin havacılık sektöründe çok önemli yerlerde olurlar” dedi.

    “İYİ YETİŞMİŞ HAVA KONTROLÖRLERİ OLACAĞINA İNANIYORUM”

    HAVELSAN Program Direktörü İsmail Erdoğan ise yaptığı konuşmada iyi yetişmiş hava kontrolörleri olacağına inandığını vurgulayarak, “Simülatörümüz, hava trafik kontrolörlerinin eğitimini, bir anlamda gerçek ekipmanlardaki uygulamaları aynen yansıtacak şekilde eğitimleri almasını sağlıyor. Görsel sistemle ilgili havalimanlarındaki, hava ve yer trafiğinin tamamen simülasyonunu yapan bir sistem. Bütün öğrencilere başarılar diliyorum. Güzel ve iyi yetişmiş hava trafik kontrolörleri yetiştirmek niyetiyle hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    HAVELSAN yetkilileri imza töreninin ardından üniversitenin içinde yer alan laboratuvarları gezdiler.

    AtcTRsim, Türkiye'de ilk kez arkadan yansıtmalı 360 derece meydan kontrol simülatörü olup, yaklaşma / yol kontrol radar simülatörü ve 360 derece görselliğe sahip ve sistemde İstanbul Atatürk, Antalya, Ankara Esenboğa ve Erzincan Havalimanları’nın 3B modellemeleri mevcut. Görselleştirmede, meydan tel örgüsü içerisinde oluşabilecek patlama, rüzgar etkisi, uçak çarpışması gibi özel efektler de yer alıyor.

     (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)

     



  • İslâm Bilim Tarihi'ne damga vuran icatlar TEKNOFEST'te

    İSTANBUL, (DHA)-İSTANBUL 3. Havalimanı’nda gerçekleştirilen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne katılan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ), Müslüman bilim insanlarının icatlarını kurduğu stantta sergiledi.

    Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) öncülüğünde, Türkiye’de gençlerin teknoloji üretme ve geliştirme potansiyelini artırmak ve desteklemek amacıyla düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, İstanbul 3. Havalimanı’nda kapılarını açtı. Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı (İBTAV) iş birliğiyle TEKNOFEST’e katılan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ise Prof. Dr. Fuat Sezgin ile özdeşleşmiş İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’ndeki havacılıkla ilgili bazı icatları sergileyerek İslâm bilim tarihine damga vurmuş mucitlerin yeni nesle tanıtılmasını sağlamayı amaçlıyor. Bu çerçevede Gülhane'de bulunan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı'ndan getirilen güneş saati, gökyüzü ile ilgili usturlaplar gibi İslam dönemi bilimsel çalışmalarına ışık tutacak birçok eser bilim meraklıları için sergileniyor.

    "FUAT SEZGİNLER YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ"

    İslam alimlerinin gerçekleştirmiş olduğu bilimsel ve teknolojik inovasyonları genç nesillere anlatmak istediklerini belirten FSMVÜ Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçar, Prof. Dr. Fuat Sezgin'in İslam Bilim Tarihi açısından önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Kaçar, "Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı ile müştereken gerçekleştirdiğimiz bir fuardayız. Fuat Sezgin hocamız yüz yıllık ömrü boyunca günde 18 saatten az çalışmayarak ve çalıştığı alanla ilgili kaynak dili de öğrenip 28 dili okuyup konuşup anlamıştır. Biz de bu azimle Fuat Sezgin'ler yetiştirmek istiyoruz" dedi.

    "TEMELLERİ İSLAM DÖNEMİNDE ATILDI"

    Günümüz icatlarının temelinin İslam döneminde atıldığını anlatan Prof. Dr. Kaçar, "İslam alimleri öncelikle kainatı anlamak, keşfetmek ve ölçeklendirmek için çok büyük çabalar sarf etmişlerdir. 800 yıla sığan binlerce, on binlerce bilim eserini günümüze kadar aktarmışlardır. Bu bilgiler bu ufuk sayesinde Avrupa'da özellikle 19. yy'dan itibaren temeli İslam bilgileri olmak kaydıyla bir gelişmeye yol açmışlardır" diye konuştu.

    İSLAM DÖNEMİNE DAMGA VURAN ESERLER NELER?

    İslam dönemi için en önemli bilimsel gelişmelerden olan usturlap ve Rub'u tahtasını anlatan FSMVÜ Bilim Tarihi öğretim üyesi Prof. Dr. Atilla Bir, "Usturlap bütün İslam döneminde kullanıldığı gibi ondan önce de Yunan bilim adamı tarafından prensibi ortaya dökülmüştür. Bütün ortaçağ süresince de ve sonraki dönemde Osmanlı Devleti tarafından da kullanılmıştır. Osmanlı usturlabı yıldız ölçer ve astroloji ile aynı kelimeden gelir. Osmanlı dönemi buna hayrandır. Bütün din adamlarının cebinde vardır ve tüm hesaplarını bununla yapmışlardır. Bu adeta bir Osmanlı bilgisayarıdır. Hesaplar arka yüzünde yapılmıştır" ifadelerini kullandı.

    HAVACILIK ÜRETİM TEKNOLOJİLERİ ALUTEAM STANDINDA

    Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği (SAHA İstanbul) paydaşlığında festivalde yer alan FSMVÜ Alüminyum Test Eğitim ve Araştırma Merkezi (ALUTEAM) havacılık malzeme teknolojilerini ve üretim sistemlerini teknoloji meraklılarına sunuluyor. ALUTEAM Müdürü Dr. Ebubekir Koç ise standları hakkında şu bilgileri verdi:

    "TEKNOFEST bizim için teknolojiyi sevdirme ve bir merak uyandırma konusunda biraz daha sosyal içerikte bugün buradayız. Biz iki kavramla bu festivale katılıyoruz. Birincisi malzeme teknolojileri özelinde gençlerimiz uzay havacılığının platformları olmadığını bu platformların aslında malzemelerden bir araya geldiğini ve bunların geliştirilirken hangi aşamalardan geçtiğini uzmanlarımızdan dinleyebiliyorlar. Elektron mikroskobunu da yakından görme fırsatı yakalıyorlar. Bunun dışında biz üretim teknolojileri konusunda da kendi başlarına bu işleri geliştirmeleri ve kullanabilmelerini sağlamak için gençlerin okulda geliştirdiği üretim makinelerini bugün buraya getirdik. Gençlerimiz bunları deneyimleyebilirler. Geleceğin bilim ve teknolojisinin nereye gittiğini uzmanlarımızdan dinleyebilirler."

    Eğitim ve proje odaklı çalışmalar yürüten Türkiye Teknoloji takımı Vakfı tarafından düzenlenen TEKNOFEST, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, TÜBİTAK, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü gibi kurumların yanı sıra; Aselsan, Baykar, TAI, TÜRKSAT, Roketsan, Havelsan, THY gibi ülkemizin önde gelen teknoloji firmaları tarafından destekleniyor.

    (FOTOĞRAF/GÖRÜNTÜ)



  • Türkiye’nin en büyük Apple Shop’u Teknosa’da açıldı

    İSTANBUL, (DHA)  - TEKNOSA, İstinye Park mağazasında, Türkiye’nin en büyük Apple Shop’unu açtı. iPad, iPhone, Mac ve tüm Apple ürün ve aksesuarları, Teknosa İstinye Park Apple Shop’taki özel deneyim alanlarında teknoloji severlerin beğenisine sunulacak.

    Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, Türkiye’nin en büyük Apple Shop’unu İstinye Park mağazasında açtı. Teknoloji severlerin Apple’ın tüm ürün portföyüne erişebileceği Teknosa İstinye Park, Cevahir ve Forum İstanbul’dan sonra Teknosa’nın 3’üncü Apple Shop adresi oldu.

    Ürün çeşitliliği ve sunduğu deneyim ile öne çıkan Teknosa İstinye Park mağazası, müşterilerine anı zamanda konusunda uzman danışmanların desteğiyle Apple teknolojisini yakından inceleme ve deneyimleme imkanı sunacak.  

    Teknosa İstinye Park Apple Shop içerisinde, iPhone’dan iPad’e, Mac’ten aksesuarlara kadar tüm son teknoloji Apple ürünleri yer alıyor. Mağazada yeni Apple ürünleri için demo günleri ve eğitimler de düzenlenecek.

    (FOTOĞRAF)



  • Ümraniyeli öğrenciler Birleşmiş Milletler'e barış mesajı verdi

    İSTANBUL, (DHA) - NEVZAT Ayaz Anadolu Lisesi, Modern Birleşmiş Milletler'in (MUN) projesine ortak oldu. Türkiye’nin dört bir yerinden gelen öğrenciler kendi liselerinde ağırlayarak hep birlikte dünya barışı için çözüm önerileri üretti: Öğrencilerin en büyük hedefi ise, BM’nin dünya barışı için çalışması.

    Modern Birleşmiş Milletler (MUN) lise ve üniversitelerde, danışman öğretmenler eşliğinde öğrenciler tarafından düzenlenen, her katılımcının bir Birleşmiş Milletler delegesi rolünü üstlendiği ve atandığı, BM komitesi için belirlenmiş olan güncel konular hakkında araştırmalar yapıp, tartışmalara katıldığı konferanslar düzenliyor. Nevzat Ayaz Anadolu Lisesi de bu oluşuma ortak oldu.

    Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcıların fikirlerini özgürce belirtip savunabilecekleri bir ortam yaratılarak, modern tartışma kültürü anlayışını öğrenmeleri veya sahip oldukları bu kültürü geliştirmeleri amaçlandı. Böylelikle özgüvenlerinin artmasına, uluslararası politika ve dünya problemleri hakkında bilinçlenmelerine ve çözüm önerisi üretmelerine katkı sağlandı.

    ÖĞRENCİLERİN ORTAK AMACI DÜNYA BARIŞI

    Yaklaşık bir buçuk yıldır üzerinde çalıştıkları ve NEVMUN adını verdikleri konferans hakkında bilgi veren NEVMUN Genel Sekreteri Yiğit Çakır, şöyle konuştu:

    “Genellikle bu konferanslarda komiteler oluyor. Bu komiteler çeşitli konulardan oluşabiliyor. Bizim konferansımızdaki komitelerden biri NATO komitesi. Biz bunun konusunu Suriye’deki iç savaş olarak belirledik. Çünkü bu sorunun hiçbir ülke ve platform tarafından çözülemediğini gördük. Buna kendi delegelerimizle çözüm bulmayı hedefledik. Tarihi güvenlik konseyimiz de bulunuyor. BM’nin bir organı olan Birleşmiş Milletler Konseyinin Ruanda Soykırımı konusunu ele alan bir komite. BM’nin bu konuya ne kadar duyarsız kaldığını tekrar gündeme getirmek istedik. O savaşı baştan başlatıp barışa ulaştırmayı hedefliyoruz.

    Komitede güncel olaylarımız da bulunuyor. Bunlardan birisi de yapay zeka. Silahsızlandırma komitemizin konularından biri. Yapay zeka gelecek için çok büyük bir tehdit oluşturuyor. Bunu destekleyen taraf kadar desteklemeyen taraf da var. Biz de bunun orta yolunu bulmak istedik ve konuları bu şekilde belirledik. Umarım bizim mesajlarımız sonrasında barışçıl bir süreç işler. Biz elimizden geldiği kadar olaya objektif yaklaşmaya çalışacağız. Hangi delege hangi ülkeyi temsil ederse etsin, olaya barışçıl ve objektif yaklaşacağız. Herkesin yararına olacak sonuçlar elde etmeyi umuyoruz.”

    “HAKLI OLAN GÜÇLÜ OLMAZSA DÜNYA BARIŞI KURULMAZ”

    Konferansa katılarak öğrencileri yapmış oldukları başarıdan ötürü kutlayan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can ise, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

    “Öğrenciler 3 gün boyunca oturum düzenleyerek bazı konuları müzakere edecek. Bunların sonucunda ortaya çıkan bilgileri BM’ye sonuç bildirisi olarak sunacaklar. İnanıyorum ki BM dünyanın dört bir yanından gelen bu tip çalışmalardan bir gün etkilenecek. Çünkü bugün dünyada barışı tehdit eden unsurları ve savaşı ortadan kaldırmak için kurulmuş olan BM, maalesef ki dünyanın 5 güçlü ülkesinden oluşması ve başkalarının söz hakkının olmaması sebebiyle ‘Güçlü olan haklıdır’ sözünü ortaya çıkarmıştır. Haklının güçlü olduğu bir dünya düzeni kurulmadığı sürece dünyada barışı kuramazsınız. Savaşı ve barışı tehdit eden unsurları ortadan kaldıramazsınız. İnanıyorum ki bu genç nesil bu duygu ve düşüncelerimizi yeni kuşaklara yayacak, BM’ye sonuçlarını göndererek seslerini duyuracak ve dünyanın 5’ten büyük olduğunu gösterecektir.”

    21 Eylül’de başlayan NEVMUNS konferansı 23 Eylül’e kadar devam edecek.

    (FOTOĞRAFLI GÖRÜNTÜLÜ)



  • Erdinç Bakla ve Bubi genç sanatçı adaylarıyla buluştu

    İSTANBUL, (DHA)- TÜRK sanatının önde gelen ustalarından Erdinç Bakla ve Bubi, Contemporary İstanbul’da geleceğin sanatçı adayları ile bir araya geldi. Şişli Belediye Başkanı H. Hayri İnönü’nün de katıldığı buluşmada usta ressam Erdinç Bakla, gençlere tavsiyelerde bulunarak “Sanat hiçbir zaman kendini kaybetmeyecektir” dedi.

    Şişli Belediyesi, Contemporary İstanbul’da usta sanatçılar Erdinç Bakla ve Bubi ile Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nde eğitim gören öğrencileri bir araya getirdi. Şişli Belediye Başkanı H. Hayri İnönü’nün de katıldığı buluşma, Şişli Belediyesi Sanat Galerisi standında gerçekleştirildi. Gençler etkinlikte hem Bakla ve Bubi’ye merak ettiklerini sorma hem de usta isimlerle sanat üzerine sohbet etme fırsatı buldu.

    “SANATIN GELİŞİMİNE KATKIDA BULUNMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

    Şişli Belediyesi’nin sanatın birleştirici gücüne inandığını belirten Şişli Belediye Başkanı H. Hayri İnönü, “Kültür-sanat faaliyetlerini herkes için erişilebilir kılmak ve sanatın gelişimine katkıda bulunmak için çalışıyoruz. Bu yaklaşımımız doğrultusunda, ilçe sınırlarımız içinde gerçekleşen, Türkiye’nin en büyük sanat organizasyonlarından biri olan Contemporary İstanbul’un büyülü atmosferini gençlerimizin de hissetmesini istedik. Eserleri ile Türk sanat tarihine şimdiden adını yazdıran usta sanatçılarımız Erdinç Bakla ve Bubi, öğrencilerle bir araya gelerek bu geziyi sanatçı adaylarına ışık tutacak bir deneyim yolculuğuna dönüştürdüler. Değerli sanatçılarımıza teşekkür ediyorum. Sanatın ve sanatçıların hep var olduğu bir dünya diliyorum” dedi.

    “GENÇ KUŞAKLARIN SANATLA UĞRAŞMALARI ÇOK DEĞERLİ”

    Sanat yolculuğunun başındaki gençlerle tavsiyelerini paylaşan usta ressam Erdinç Bakla, “Gençlerimize burayı gezmeleri için vesile olduk. Genç kuşakların sanatla uğraşmaları çok değerli. Her ne kadar ekonomik anlamda sıkışık düzenlerde arka planlara itilmiş olsa da sanat hiçbir zaman kendini kaybetmeyecek ve daima ufuklar açacak bir meslektir. Bugün bir araya geldiğimiz gençlerin de bu mesleği seçmiş olmalarından dolayı çok mutlu oldum” dedi.

    “SANATIN YENİ NESLE ULAŞTIRILMASI ÇOK ÖNEMLİ BİR GÖREV”

    Bubi ise gerçekleştiren bu buluşmanın çok değerli olduğunu vurgulayarak, “Sanatın yeni nesle ulaştırılması çok önemli bir görev. Bu yüzden Şişli Belediyesi’ni kutlamak gerek. Yeni nesil nasıl yönlendirirseniz öyle gelişir. Büyüklerin bir kısmı ise zaten bilgiye kapanmış. Görmemeye anlamamaya çalışan bir kültür içinde şekilleniyoruz ancak çocuklara ve gençlere erken yaştan itibaren istediğiniz formu verebilirsiniz. Bu anlamda bu buluşmayı çok değerli buluyorum” dedi.

    (GÖRÜNTÜLÜ/FOTOĞRAFLI)



  • Başkan Demircan Sancaktepe Kitap Fuarı’nda okuyucularıyla buluştu

    İSTANBUL,(DHA)- Kitapseverlerin heyecanla beklediği Sancaktepe Kitap Fuarı kapılarını ziyaretçilerine açtı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da “Bir Sistem Tartışması” isimli kitabıyla fuardaki yerini alarak okuyucularıyla buluşturdu. 

    Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Sancaktepe Kitap fuarı, çok sayıda yazar ve şairi; söyleşi, şiir dinletisi ve imza günlerinde okuyucularıyla biraraya getirdi. Fuarın açılışı milletvekilleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Fuara katılan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’da “Bir Sistem Tartışması” isimli kitabıyla fuardaki yerini aldı ve Kent Meydan Part'ta kitabını imzaladı.  Beyoğlu Belediyesi standının da ilgi gördüğü fuar ziyaretçilerden tam not aldı.

    “KENDİ DÜŞÜNCELERİMİZİ KİTAP YOLUYLA AKTARDIK”

    Fuarın açılışının ardından Başkan Ahmet Misbah Demircan kitabının içeriği hakkında bilgi vererek ” Bugün de aynı senaryolar başka şekilde gündemimizde. Öte yandan bir de ekonominin gelişmesiyle birlikte, idari yapıda yapılması gereken revizyonlar önümüzde duruyor. Yerel yönetici olarak geçen 15 yılda acaba daha farklı neler yapabiliriz, neleri yaparsak üretime katkı sağlayabiliriz, gibi soruların arayışı çerçevesinde yazılmış bir kitap. Böylelikle biz de kendi düşüncelerimizi, birikimlerimizi, kitap yoluyla aktardık” dedi.

    7’nci Sancaktepe Kitap Fuarı 30 Eylül’de sona erecek. 

    (GÖRÜNTÜLÜ/FOTOĞRAFLI)

     



  • Rus Pobeda Havayolları’nın Sabiha Gökçen uçuşları başladı

    ANIL UÇAN/İSTANBUL, (DHA)-RUS Pobeda Havayolları’nın İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’ndan seferleri bugün başladı.

    Rus Havayolu şirketi Pobeda Havayolları’nın Rusya’nın başkenti Moskova’dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na seferleri bugün başladı. Moskova’dan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda gelen uçak saat 14.10 sularında inişini gerçekleştirdi. İlk uçak su takıyla karşılandı. Boeing 737 tipi yolcu uçağıyla gerçekleştirilen ilk uçuşla Sabiha Gökçen’e gelen 189 yolcuya lokum ikram edildi. Söz konusu seferler haftanın her günü düzenlenecek. Öte yandan Pobeda Havayolları, 28 Ekim 2018 tarihinden itibaren de yine Sabiha Gökçen’den Rusya’nın St. Petersburg şehrine yönelik seferlere başlayacak. Bu uçuşlar da yine günlük ve karşılıklı olarak yapılacak. İlk uçuş için gerçekleştirilen törene İSG Yönetim Kurulu Üyesi Dato Che Azmi Bin Murad, uçuş ekibi ve Pobeda Havayolları yetkilileri ve diğer üst düzey yöneticiler katıldı. Tören sonunda ilk uçuşa özel pasta kesimi yapıldı.

    İSG Yönetim Kurulu Üyesi Dato Azmi Bin Murad, yaptığı açıklamada Pobeda Havayolları’nın Sabiha Gökçen ailesine katılmasından dolayı duydukları memnuniyeti belirtirken, “Bugün İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın 10. yıl dönümünü kutladığımız bu dönemde Aeroflot'un tamamına sahip olduğu Pobeda Havayolları’nı ağırlamak bizim için yeni bir kilometre taşıdır. Pobeda Havayolları, Vnukovo Uluslararası Havaalanı, Moskova (VKO) Sabiha Gökçen arasındaki tarifeli seferlerini 189 koltuk kapasiteli B737-800 ile gerçekleştirecektir. Bu uçuş ile Pobeda Havayolları Sabiha Gökçen'den uçan ilk Rus tarifeli havayolu şirketi oldu. Açılışını yaptığımız bu hat ile İstanbul Sabiha Gökçen olarak Rusya’da beşinci ve Moskova’da ikinci varış noktasına ulaştık. 2018'in ilk yarısından itibaren Sabiha Gökçen, Rusya'dan 180 bin yolcuyu ağırladı ve yıl sonunda yüzde 3’ün üzerinde bir büyüme ile 300 binin üzerinde yolcuya hizmet vermesi beklenmektedir” dedi.

    (FOTOĞRAFLI)