MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • (Görüntülü) Esenyurt’t a mahsur kedi operasyonu

    İSTANBUL, (DHA) - Esenyurt Belediyesi ekipleri, üç gün boyunca bir mağazanın reklam tabelası içinde mahsur kalan kediyi uzun uğraşlar sonucu kurtardı. Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda bir mağazanın reklam tabelası içinde üç gündür mahsur kalan kedi için Esenyurt Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü seferber oldu. Kedinin durumunu gören vatandaşlar, belediyeyi arayarak hayvanın kurtarılmasını talep etti. Mağazaya gelen belediye ekipler, tabelanın aydınlatma lambasını sökerek yaş mama bıraktı. Mamanın kokusunu alan kedi, aydınlatma lambasının boşluğuna gelerek mama yemeye başladı. Kediyi açtıkları lamba boşluğundan çıkaran ekipler sakinleştirdikten sonra Veteriner işleri Müdürlüğü’ne bağlı Modern Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne götürdü. Kediyi kurtaran Esenyurt Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü personeli Mehmet Umur Kara, kedinin ilk önce gerekli muayenesinin yapılacağını, daha sonra ise güvenli bir yuva bulunup sahiplendirilmesi için çalışılacağı, sahiplenecek kimse bulunmazsa doğal ortamına bırakılacağını söyledi.



  • Esenyurt’t a mahsur kedi operasyonu

    İSTANBUL, (DHA) - Esenyurt Belediyesi ekipleri, üç gün boyunca bir mağazanın reklam tabelası içinde mahsur kalan kediyi uzun uğraşlar sonucu kurtardı.

    Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda bir mağazanın reklam tabelası içinde üç gündür mahsur kalan kedi için Esenyurt Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü seferber oldu. Kedinin durumunu gören vatandaşlar, belediyeyi arayarak hayvanın kurtarılmasını talep etti. Mağazaya gelen belediye ekipler, tabelanın aydınlatma lambasını sökerek yaş mama bıraktı. Mamanın kokusunu alan kedi, aydınlatma lambasının boşluğuna gelerek mama yemeye başladı. Kediyi açtıkları lamba boşluğundan çıkaran ekipler sakinleştirdikten sonra Veteriner işleri Müdürlüğü’ne bağlı Modern Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne götürdü.

    Kediyi kurtaran Esenyurt Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü personeli Mehmet Umur Kara, kedinin ilk önce gerekli muayenesinin yapılacağını, daha sonra ise güvenli bir yuva bulunup sahiplendirilmesi için çalışılacağı, sahiplenecek kimse bulunmazsa doğal ortamına bırakılacağını söyledi.



  • Samsun'un tek motosikletli kadın polisi göreve başladı 

    Tayfur KARA- Hüseyin KALAY/SAMSUN, (DHA) - SAMSUN'un tek kadın Yunus polisi Ayşenur Günay, asayiş ve güvenlik için devriye görevine başladı. Yunus polisi olmanın özel bir duygu olduğunu ifade eden Günay, "Kaskımı çıkardığımda beni görenler şaşırıyor. Teyzeler de genelde 'çok güzelsin' deyip oğluna istiyor" dedi.
    Samsun Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan 1.5 yıllık polis memuru Ayşenur Günay (21), Asayiş Şube Müdürlüğü Motorize Polis ekibine katıldı. Motosiklet özellikleri ve parçaları hakkında çeşitli sunumlarla teorik eğitimlerin yanısıra engelden kaçma, dubalar arası geçme, düşük hızda kullanma ile çeşitli istasyonlarda uygulamalı eğitim alan Günay, kentin tek kadın Yunus polisi oldu. Özel imal edilmiş kıyafet, yüksek konfor ve güven sağlayan motosiklet ve kask ile diğer teçhizatlarını kuşanan Günay, asayiş ve güvenlik için devriyeye başladı. Günay, ekip arkadaşlarıyla birlikte suç işleme oranlarının düşürülmesi, işlenen suçların faillerinin süratle yakalanabilmesi amacıyla şehrin yoğun trafiğinde hızlı hareket edebilme kabiliyetine sahip motosikletiyle cadde ve sokaklarda görev yapıyor. 
    'ÇOCUKLUK HAYALİMDİ'
    Mesleğini çok sevdiğini belirten Ayşenur Günay, "Çocukluk hayalim olan polislik mesleğini başarılı ve ülkemize en faydalı şekilde devam ettirmek istiyorum. Özellikle uyuşturucu satan şüphelileri yakaladığında ayrı bir gurur yaşıyorum. Bu gibi durumlar olduğunda erkek kardeşim aklıma geliyor. Gençliğimizi zehirlemek isteyenlere mani olmak, kötü insanlara karşı koymak benim karakterimde var. Ekip arkadaşlarımın da yardımıyla artık tuttuğumu koparıyorum" dedi.
    'BENİ GÖREN ŞAŞIRIYOR'
    Yunus polisliğindeki yaşadığı anısını anlatan Günay, "İlk görevimde döner bıçaklı bir kavganın yapıldığı yere gittim. Olay yerine geldiğimde kaskı kafamdan çıkarmamla beraber herkes şaşıp kaldı. Onlar öyle kalınca da olaya müdahale ederek herhangi bir yaralanma olmadan durdurmayı başardık. Beni görenler şaşırıyor" diye konuştu. 
    'SENİ OĞLUMA ALAYIM' DİYORLAR
    Yunus polisi olmanın özel bir duygu olduğunu ifade eden  Günay, "İnsanlar beni görünce şaşırıyorlar, iyi dileklerde bulunuyorlar. Özellikle teyzeler 'çok güzelsin' diyerek 'seni oğluma alayım' diyorlar. Ama ben yalnızca görevimi en iyi şekilde yerine getirmeyi hedefliyorum. Sağolsunlar bana karşı hep nazik ve iyi niyetliler. Kaba kuvvet gerektiren şüpheliler, bana gelince daha nazik davranıyorlar. Ses yükselten olursa da elbette haddini bildiriyorum. Aslında nabza göre şerbet veriyoruz diyebilirim. Ortam gerginse ben de geriliyorum" ifadelerini kullandı. 

    FOTOĞRAFLI



  • Girişimsel radyoloji tepeden tırnağa birçok alanda kullanılıyor

    İSTANBUL, (DHA)- Doç. Dr. Başar Sarıkaya, girişimsel radyoloji tedavisinin beyindeki anevrizmadan (damar baloncuklaşması) diyabetik ayağa (şeker hastalığına bağlı ayak yaraları) kadar birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını belirtti.

    Girişimsel radyoloji tedavisinin birçok hastalığın tedavisinde kullanıldığını ifade eden Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı, Girişimsel Radyolog ve Nöroradyolog Doç. Dr. Başar Sarıkaya, "Teknik olarak ameliyat mümkün olmayan durumlarda veya hastanın ameliyatı kaldıramayacağı hallerde ameliyata alternatif tedaviler kullanıyoruz. Yıllar içinde bu tedavilerin bazıları ameliyatların karşısında kendini net bir şekilde ispatladığı için, ameliyattan öncelikli olarak düşündüğümüz tedaviler de söz konusu" dedi.

    İLK SIRADA BEYNİN DAMARSAL HASTALIKLARI GELİYOR

    Girişimsel nöroradyolojide asıl hastalık grubunun beynin damarsal hastalıkları olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Başar Sarıkaya, "Bunlar arasında anevrizma (baloncuk) tedavileri başta geliyor. Ayrıca arteriovenözmalformasyon (AVM) adı verilen 'damar yumakları' tedavide katkı sunduğumuz hastalıklar arasında. Beyin ve boyun damarlarında özellikle şahdamarı darlıklarında, ilaç ve cerrahinin tercih edilemediği durumlarda, beyin anatomisine hâkim bir nöroradyologun bu tedaviyi gerçekleştirmesi çok daha doğru olacaktır. Bazı uygun beyin ve baş-boyun yerleşimli tümörleri besleyen damarları tıkayıcı tedaviler uyguluyoruz" diye konuştu.

    "AKUT İNMEDE ZAMANINDA MÜDAHALE İLE FELCİN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİYOR”

    Girişimsel nöroradyolojinin en önemli tedavi alanlarından birisinin akut inme tedavisi olduğunu belirten Doç. Dr. Sarıkaya, "Beyin damarlarındaki ani tıkanıklık anlamına gelen bu durumda, zamanında müdahale ile beyin dokusu kurtarılarak, hastanın hayatının geri kalan döneminde felç veya başka engellerin önüne geçilebilir. Burada beyin ve kalp dışındaki bütün damar tıkanıklıkları veya daralmalarına yönelik tedavileri kastediyoruz. Özellikle bacak damar tıkanıklıkları ve diyabetik ayakta müdahaleler çok önemlidir. Varis ve toplardamar tıkanıklıkları da toplumda yine sık görülen, girişimsel radyoloji ile çözümler sunulabilen alanlardır. Bazen hastalara merkezi damar yolu gerekir. Santral kateter adı verilen (örneğin kanser hastalarında port gibi veya böbrek yetmezliği olan hastalarda diyaliz kateteri gibi) işlemler de girişimsel radyoloji tarafından uygulanır" ifadelerini kullandı.

    "MİYOM VE PROSTAT TEDAVİ EDİLİYOR"

    Kadınlarda tek seansla bütün miyomların tedavisinin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Sarıkaya, tedavinin ileri yaşta erkeklerde sıkça görülen prostat büyümesinde de son yıllarda uygulamaya başladığını ifade etti.

    Girişimsel radyoloji tedavisiyle, bugün ameliyata gerek kalmadan vücudun pek çok noktasından doku veya hücre elde edilebildiğini belirten Doç. Dr. Sarıkaya, şunları söyledi:

    "Bunlar görüntüleme kılavuzluğunda günübirlik yapılabiliyor. Safra yolu ve idrar kanallarına yönelik müdahalelerle buradaki tıkanıklıkları giderebiliyoruz. Hastanın beslenme sorunları konusunda çözümler bulabiliyoruz. Ayrıca görüntüleme kılavuzluğunda tümöre noktasal ulaşarak, tümörlü dokuya yakma tedavileri uygulayabiliyoruz. Perkütanablasyon adı verilen bu tedaviler, daha çok karaciğer tümörleri olmak üzere bazı kemik, akciğer ve böbrek tümörlerinde de fayda sağlayabiliyor. Toplumda oldukça sık görülen tiroit nodüllerinde de ameliyata alternatif olarak ablasyon tedavisini başarı ile uyguluyoruz. Girişimsel radyoloji ayrıca başta kanser hastaları olmak üzere lokal müdahalelerle ağrı konusunda da çözümler sunabiliyor."

    GİRİŞİMSEL RADYOLOJİNİN KAZANIMLARI

    Doç. Dr. Başar Sarıkaya, girişimsel radyolojinin faydalarını ise şöyle sıraladı:

    “Tedaviler, herhangi bir kesi, dikiş olmaksızın iğne deliğinden görüntüleme kılavuzluğunda gerçekleştirilebiliyor. Nöroradyolojik tedaviler hariç, girişimsel radyolojide tedavilerin çoğu genel anesteziye gerek kalmaksızın uygulanabiliyor. Hasta konforu sedasyon ve lokal anestezi ile maksimumda tutulmaya çalışılıyor. Çoğu işlemde hasta aynı gün eve gönderilebiliyor. Ameliyata kıyasla daha az risk taşıyor. Normal yaşama ve çalışma hayatına dönüş süresi çok daha kısa oluyor."



  • Bitcoin işlemlerinde ATM dönemi

    İSTANBUL, (DHA) - Dünyada çok sayıda bulunan Bitcoin ATM’lerinin Türkiye’deki ilk örneği İstanbul’da hizmete girdi. Dijital para borsası Koineks’in CEO’su Faruk Fatih Özer Bitcoin ATM’sini ilk olarak City’s Nişantaşı Alışveriş Merkezi’nde hizmete sunduklarını duyurdu. 

    İŞLEMLER KOLAYLAŞACAK

    Özer yaptığı açıklamada “ATM ile Bitcoin ve diğer kripto para birimleri alım satım işlemleri kolaylaşacak. Üstelik Türkiye’de bir ilk olacak’’ dedi. 

    Bankacılık işlemlerinde şube yükünü azaltan ve müşterilerin çok daha hızlı ve ucuz işlem yapmasına olanak tanıyan ATM’ler kripto para işlemlerinde de kullanılıyor. 

    Koineks CEO’su Özer, yakın gelecekte Türkiye’de bu cihazların sayısının artabileceğine değinerek, ‘’Koineks olarak ülkemizde bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünyada Bitcoin alım ve satım işlemlerini kolaylaştıran çok sayıda ATM var. Türkiye’de de bu alanda talebe bağlı olarak zaman içinde sayısı artacaktır” dedi.

    ÖNCEDEN ALINAN COİNLERLE DE İŞLEM YAPILABİLECEK

    Özer, yaptığı açıklamada Bitcoin ATM’sini kullanmak için yeni alım şartı aranmadığını belirterek, “ATM ile önceden satın aldığınız Bitcoin ve altcoinler ile işlem yapabilirsiniz. ATM üzerinde yer alan yönlendirmeleri takip ederek birkaç dakika içinde alım ve satım yapabilirsiniz” ifadelerini kullandı.  

    ALIŞVERİŞE BİTCOİN MOLASI 

    ATM’yi İstanbul’un en merkezi en kolay ulaşılabilen alışveriş merkezlerinden birinde hizmete açtıklarına dikkat çeken Özer, şimdiye kadar belirli bir kesim tarafından alınıp satılan Bitcoin’i ve kripto paraları daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini belirtti.

    Özer, “Özellikle 2017 yılından itibaren Bitcoin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık konuşulan konulardan biri haline geldi. Koineks olarak hizmete sunduğumuz ATM ile Bitcoin ve altcoin işlemlerini herkes tarafından kolaylıkla gerçekleştirilebilecek hale getirmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.



  • Avni Özgürel: Türkiye dışa bağımlı ve borçlu bir ülke olmaktan kurtuldu

    İSTANBUL, (DHA) -Türk Gazeteci ve Yazar Avni Özgürel Kağıthane’de 'Değişim Yolunda Türkiye' adlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Türkiye’nin son yıllardaki gelişimini değerlendiren Özgürel, “Türkiye dışa bağımlı ve borçlu bir ülke olmaktan kurtuldu” dedi.

    Hamidiye Gençlik Merkezindegerçekleştirilen seminere vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. Söyleşiyi Kağıthane Belediye Başkanı Fazlı Kılıç da vatandaşlarla birlikte takip etti.

    Türkiye'nin hedefleri doğrultusunda geleceğe emin adımlarla ilerlediğini belirten Özgürel, “Türkiye, eski günlerine nazaran artık her alanda ve anlamda aydınlık geleceğe doğru önemli adımlar atmaktadır. İçte ve dışta bulunan tüm terör örgütlerine rağmen Türkiye bu yürüyüşü sonuna kadar götürecektir” dedi.

    “TÜRKİYE’DE SAVUNMA SANAYİSİNE ÖNEMLİ YATIRIMLAR YAPILDI”

    Türkiye'nin artık dışa bağımlı ve borçlu bir ülke olmaktan kurtulduğunu belirten Özgürel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Bugün baktığımızda özellikle savunma sanayiinde çok önemli yatırımlar yapıldı ve yapılmaya devam ediliyor. Bunların yapımlarının yanı sıra dış ülkelere ihracı da son yıllarda gerçekleştirilmeye başlandı. Bu Türkiye'nin geleceği ve ekonomisi adına çok önemli bir adım. Bu üretim, bundan 30-40 sene sonra hangi noktalarda olabileceğimizi gösteren önemli bir bulgudur.”

    Programın sonunda Avni Özgürel'e bir çiçek ve Kağıthane'nin sembolü olan lale figürünü takdim eden Başkan Kılıç, Avni Özgürel'e de paylaşımlarından dolayı teşekkürlerini iletti.

    (FOTOĞRAFLI)



  • Van'da 'Okul Güvenliği' uygulaması

    VAN,(DHA) - VAN'da 'Okul Güvenliği' uygulamasında, 2 bin 918 araç kontrol edilirken, 5 bin 702 kişinin kimlik kontrolleri yapıldı. Kontrollerde, evrakı eksik olan 3 araç trafikten edildi. 
    Jandarma Komutanlığı ekipleri, öğrencilerin daha güvenli bir şekilde okullarına gidip gelmeleri için, araçlarda ve şüpheli kişiler üzerinde kontroller yaptı. 72 ekip ve 445 personelle yapılan 'Okul Güvenliği' uygulamasında, 2 bin 918 araç kontrol edilirken, 5 bin 702 kişinin kimlik kontrolleri yapıldı. Kontrollerde, evrakı eksik olan 3 araç, trafikten edildi. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada benzer uygulamaların çocuklarımızın güvenliği için eğitim ve öğretim yılı boyunca aralıksız devam edileceği belirtildi.
    FOTOĞRAFLI
     



  • Unutulmaya yüz tutmuş yemeniciliği yaşatmaya çalışıyor

    Mahir ALAN/ ADIYAMAN, (DHA)- ADIYAMAN'da 40 yıldır yemenicilik yapan Mehmet Baltacı, unutulmaya yüz tutmuş mesleği yaşatmaya çalışıyor.
    Mesleğinin tamamen unutulmaması için eğitim veren Baltacı, mesleği yeni nesillere aktarmak için çaba harcıyor. Okuma yazma bilmemesine rağmen Halk Eğitim Merkezi'nde 5 yıldır usta öğretici olarak görev yapan Mehmet Baltacı (52), belediyenin açtığı yemeni kursunda 24 kursiyere yemeniciliği öğretiyor.
    'YEMENİ RENKLERİNİN ANLAMI VAR'
    Yemeninin eskiden saraylarda giyildiğini dile getiren Baltacı, "Yemenide her deri kullanılmaz. Ham deri kullanır. Dışı dana derisi, içi oğlak, koyun karışımı 5 hayvan derisinden meydana gelir. Yemeni eskiden beri çok tercih edilen bir ayakkabı türüdür. Renklerin de bir anlamı var. Mesela bordo renklisini genç kızlar giyermiş, siyahını dullar giyermiş. Sağlıklı, ayağınızı terletmiyor, çok hafif. Zaten insan ayaktan alır sağlığı o yüzden giymek lazım" diye konuştu.
    Baltacı, mesleğinin unutulmaması adına çalışmalar yaptığını anlatarak şöyle konuştu:
    "Şu anda 24 kayıtlı bayan erkek karışık kursiyerimiz var. Burada üretilen yemeniler hediyelik. Yemeniler belediye tarafından folklor ekiplerine ücret alınmadan veriliyor, güzel bir hizmet oluyor. Bir yemeni 3 günde bitiyor. Semerciliğin verdiği tecrübe ile ben de yaparım dedim. 10 tane yemeni ustası getir bir tane semer yapamaz. Ama Semerci getir yemeni yapar. Şu anda Osmanlı çarıklarını istediğiniz modelde istediğimiz gibi yapabiliyoruz. Bu meslek ölmez."

    FOTOĞRAFLI



  • BDDK İkinci Başkanı Asarkaya:Sermayemiz yeterli,bankalarımız güçlü

    İSTANBUL, (DHA)- İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde konuşan BDDK İkinci Başkanı Yakup Asarkaya, sermaye yeterliliği oranının bankalarda aradıkları en önemli oranlardan biri olduğuna değinerek, “Şu anda sermaye yeterliliği oranımız yüzde 18 civarında.  Bu da mevcut konjonktürde bankaların güçlülüğünü gösteriyor” dedi.

    İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bankacılık ve Sigortacılık Programı tarafından ‘BDKK Nedir? Ekonomideki işlevleri nelerdir?’ başlıklı konferans düzenlendi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) İkinci Başkanı Yakup Asarkaya’nın katılımıyla gerçekleşen konferansa çok sayıda akademisyen, öğrenci ve davetli katıldı.

    Bankalarda sermaye yeterliliği oranına dikkat ettiklerini ve mevcut sermaye yeterliliği oranının yüzde 18 civarında olduğunu ifade eden Asarkaya, “Banka ne kadar iş yapıyorsa, mesela ne kadar kredi veriyorsa onunla orantılı bir sermaye tutmak zorunda. Şu anda da sermaye yeterliliği oranımız yüzde 18 civarında ve bu bizim için çok iyi bir oran. Özellikle mevcut konjonktürde bankaların güçlülüğünü gösteriyor. Biz bunun yüzde 12’lerin altına düşmesini istemiyoruz. O yüzden bütün bankaları bu oranın üzerinde tutmaya çalışıyoruz. Bu, kanunlarla da sınırlandırılmış durumda. Kanundaki sınır yüzde 8 olarak biraz daha aşağılarda” dedi.

    “BANKALARIN GÜNDELİK İŞLERİNE KARIŞMIYORUZ”

    Konferansta öğrencilerle BDDK’nın işlevleri hakkında bilgiler paylaşan Asarkaya, en önemli işlerinin düzenleme faaliyetleri olduğunu vurguladı. Bankaların gündelik işlerine karışmadıklarının altını çizen Asarkaya, “Risk değerlendirmesi yapmak durumundayız ve kontrollü bir denetim yapıyoruz. Bankanın altında başka finansal kurumlar varsa onları da kapsama alıyoruz. Risk odaklı denetim yapıyoruz. Bankanın risklerini yönetebilmesini arzu ediyoruz. Bankanın bir alana çok yoğunlaşıp oradaki riskleri kontrol edemez duruma gelmesini istemiyoruz. Bankanın gündelik işlerine karışmıyoruz. ‘Şu kişiye kredi ver, buna verme’ demiyoruz. Kredi verdiği kişiyle ilgili ‘risk değerlendirmesini yap’ diyoruz. Bu kişi çok riskliyse ‘onun limitlerini riskine göre ayarla, azalt’ gibi şeyler söylüyoruz” diye konuştu.

    “STANDARTLARIN DİĞER ÜLKELERE YAKIN OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”

    Düzenleme faaliyetlerinde temelde uluslararası standartları gözettiklerine dikkat çeken Asarkaya, Basel üyesi olduklarını vurgulayarak, “Bu üyelik bizim için çok önemli çünkü BDDK’nın standartlarının diğer ülkelere yakın olması hem bizim sektörümüze iyi bir referans oluyor hem de diğer ülkelerin yatırımcıları için olumlu bir ortam sunuyor” dedi.

    Asarkaya, Bilgi Sistemleri Uyum Daire Başkanlığı adı altında daireleri olduğunu ve buralarda daha çok mühendislerin çalıştığını ve bankaların bilgi sistemlerinin denetlendiğini ifade etti. Bu duruma ilişkin bir mevzuat seti olduğunu dile getiren Asarkaya, “ ‘Bankalarda bilgi sistemlerinin çalışmalarında ne tür esaslar olması gerekir, ne tür güvenlik gerekleri vardır?’ Mevzuatta bunlar yer alıyor. Onların da denetimlerini yapıyoruz ve gerektiğinde idari yaptırıma da bağlayabiliyoruz. Sızma testi de bankalardan düzenli olarak istediğimiz bir şey. Bankalara bir saldırı olduğunda bankaların ne kadar hazır olduğunu ölçmeye yönelik bir sistem. Siber olaylara müdahale ekibimiz de var. Temelde bankaya bir siber atak olduğu zaman banka bunu bize bildirsin, bizim üzerimizden BTK’ya bildirilsin gibi organize tepki geliştirmemize yönelik bir yapı var” ifadelerini kullandı.

    “BANKALARIN ŞEFFAF OLMASI GEREKİR”

    Konferansa konuşmacı olarak katılan isimler arasında yer alan İstanbul Yeni Yüzyıl ÜniversitesiBankacılık ve Sigortacılık Öğr. Gör. Ardahan Yamandağ ise, BDDK’nın kuruluşuna kadar bankaların zor dönemler atlattığını vurgulayarak, “Uluslararası bankacılık kurallarına bakıldığında bankacılık finans krizinin çıkmaması için çok güzel denetleme kurulu olması lazım. Mevduata yüzde yüz güvence, gelişmemiş ülkelerde krizin önemli sebeplerindendir. Bankaların güven vermesi gerekir. Problem çıkması, ekonomiye zincirleme etkiyle olumsuz olarak yansıyor. BDDK,problemlerin yaşanmaması için var. Bankaları günümüzde şeffaf olması gerekmektedir. ” dedi.

    “BANKALAR İYİ KREDİ VERMEZLERSE REEL SEKTÖRÜN DÖNMESİ ÇOK ZOR”

    BDDK’nın en büyük yasal gücünün Bankalar Kanunun olduğunu dile getiren konuşmacılardan Dr. Naci Yılmaz ise, bankaların iyi kredi veremeyecek duruma gelmelerinin reel sektörü olumsuz etkileyeceğini söyledi. Yılmaz, “Bankaların temel görevinin fon fazlasını vatandaştan mevduat olarak toplayıp fon talep eden yatırımcılara kredi olarak vermesidir. Dolayısıyla çok önemli bir aracılık fonksiyonu var. Eğer bankalar iyi kredi veremezlerse ekonominin yani reel sektörün dönmesi çok zor. Dolayısıyla finansal kesimdeki herhangi bir sıkıntı, kredi mekanizmasının çalışmamasına, bu da reel ekonominin gelişememesine neden olur. Bu ulusal ekonomi için hayati önemde olan bir süreç” dedi. 

     

     



  • İki kez inme geçirdi şimdi merdiven çıkıyor

    İlknur SARGUT-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA)- Bir ay arayla iki kez beyin kanamasına bağlı felç geçiren 45 yaşındaki Armağan Erdoğan, konuşma ve yürüme fonksiyonlarını kaybetti. Geçirdiği zorlu ameliyatlar sonrası Nörorehabilitasyon ve Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi gören Erdoğan, şimdilerde merdiven çıkabiliyor.

    İstanbul’da uluslararası faaliyet gösteren bir şirkette çalışan bir çocuk annesi, 45 yaşındaki Armağan Erdoğan, geçtiğimiz eylül ayında yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması geçirdi. Bir ay sonra ikinci kez aynı teşhisle hastaneye kaldırılan genç kadın, yürüme ve konuşma fonksiyonlarını kaybetti. Gerçekleştirilen cerrahi operasyonun ardından Memorial Şişli Hastanesi Nörorehabilitasyon ve Robotik Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavileri başlayan Erdoğan, 2 aylık sürecin ardından yürümeye başladı. Artık merdiven dahi çıkabilen genç kadın yaşadığı mutluluğu paylaştı.

    "BİLİNCİM KAPALIYDI YÜRÜYEMİYORDUM"

    Vücudunun sol tarafının felç nedeniyle işlevini kaybettiğini dile getiren Armağan Erdoğan, “Geçtiğimiz eylül ve ekim aylarında bir ay arayla iki kere yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması geçirdim ve iki kere ameliyat oldum. Buraya geldiğimde bilincim kapalıydı, yürüme yetimi kaybetmiştim, vücudumun sol tarafında hasar vardı ve sol bacağım ve kolum çalışmıyordu. İki üç günde bütün hafızam geri geldi. Tedavinin ardından artık yürümeye başladım, son iki gündür de merdiven inip çıkabiliyorum. Şükürler olsun çabuk atlattığımı düşünüyorum” dedi.

    "AİLE HAYATINI ÇOK ÖZLEDİM"

    50 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştuğunu ifade eden Erdoğan, “Şu anda çok  mutluyum. Hastalığı atlattığımı ve bir daha bu süreci yaşamayacağımı umuyorum. Yaklaşık 50 gündür tedavi görüyorum. Yaşadığım gelişmeyi bir mucize olarak tanımlıyorum. Eve gitmeyi, oğluma ve aile hayatıma bir an önce kavuşmayı istiyorum. Yeniden araba kullanmak en çok istediğim şeylerden biri. Ailemle eskisi gibi eğlenceli aktiviteler yapmayıda çok özledim” diye konuştu.

    "YAKINDA İŞİNE GERİ DÖNECEK"

    Beyin kanamasının artık yalnızca ileri yaşta değil 65 yaş altındaki kişilerde de oldukça sık görüldüğünü belirten Memorial Şişli Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Çakar, "Beyin kanaması inmenin bir çeşididir. Armağan Hanım, beyin kanaması geçirmiş, ardından durumunu toparlamış ve bir başka beyin kanamasından sonra komaya girmişti. Durumu stabilleşince onu rehabilitasyona aldık. Geldiğinde yatağında sadece yatabiliyor, kısıtlı bir iletişim kurabiliyor ve eliyle kolunu etkin bir şekilde kullanamıyordu. 2 aylık süreç içinde kendi kendine kalkıp yüzünü yıkayabilecek düzeye geldi. Saç ve yüz bakımının yanı sıra makyajını da kendi yapabiliyor. Yürüyebiliyor ve merdiven inip çıkabiliyor. Hastamız fizik tedavi desteği almaya devam edecek ve sonrasında da normal iş yaşamına dönebilecek” ifadelerini kullandı.

    "İNME YÜZDE 80 ÖNLENEBİLİR"

    İnmenin yüzde 80 oranında önlenebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Engin Çakar, uyguladıkları rehabilitasyon süreci hakkında şunları söyledi:

    "İnme geçiren hastaların tedavisine ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi sonuçlar elde ediyoruz. Yoğun bakım süreci biter bitmez devreye giriyoruz. Tedavideki başarıda hastanın yaşı da belirleyici bir rol oynuyor.İnme, tansiyon ve şeker gibi yüzde 80 önlenebilir rahatsızlıklar nedeniyle ortaya çıkıyor. Gerekli önlemler alındığında yüzde 80 oranında risk azaltılabiliyor. Türkiye'de beyin hasarı ve inmede, dünyada ne yapılıyorsa, merkezimizde de aynı imkanları hastalarımıza sunuyoruz. Beyin hasarı tedavisinde, hastayı, genel durumu stabilleşince yoğun bakımdan hemen sonra rehabilitasyon sürecine alıyoruz. Burada, yutma ve solunum ile el kol kullanımı ve yürüme potansiyelinin değerlendirilmesi yapılıyor. Bunun sonrasında da uygun fizik tedavi protokollerine başlıyoruz."

     



  • Geleceğin yazarlarının hikayeleri kitapta toplandı

    Cemil SEVAL/MANİSA, (DHA) - MANİSA'da, Şehzadeler ilçesinde geleceğin usta kalemleri yarıştı. Yarışmada toplanan 20 eser 1 kitapta toplanarak çoğaltıldı. Kitaplar, ilçe genelindeki okullara ücretsiz dağıtıldı.
    Şehzadeler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından geçen şubat ayında 'Bir Hikayem Var' adlı yarışma düzenlendi. Yarışmayla, öğrencilere yazmayı sevdirmek, imla kurallarına dikkat çekmek, okullarda kitap okuma oranını artırmak, fen bilimlerinde yetiştirildiği gibi sosyal alanda da ihyaç olan kaliteli şairleri, yazarları, usta kalemlerin yetiştirilmesi amaçlandı. Kentteki 30 ortaokul ve liseden 500 öğrenci, hikayeler yazdı. Jüri bu hikayeleri inceleyip 20'sini seçti. Ayrıca ilk 3'ten 1'nci öğrenciye tam altın, 2'nci öğrenciye yarım altın, 3'ncü öğrenciye ise çeyrek altın hediye edildi. Toplanan 20 eser ise 1 kitapta toplanarak çoğaltıldı. Kitaplar, ilçe genelindeki okullara ücretsiz olarak dağıtıldı.
    İlçe Milli Eğitim Müdürü Ebubekir Ermiş, "Sözel olarak okuduğunu daha iyi anlayabilme, hayatı daha iyi okuyabilme, yazarlık vasıflarını geliştirebilme, bu anlamda kabiliyetli ve yetenekli çocuklarımızı ortaya çıkarabilmemiz için bir çalışma yaptık" dedi.
    Proje sorumlusu İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Kumray Cin ise, "Projeye katılan öğrencilerimizde ortaya çıkan farklılıklar çok güzel. Örneğin öğrencilerimiz duygu ve düşüncelerini yazıya daha rahat aktarabiliyorlar. Bu çok güzel bir etki yarattı. Projemizin genel gidişatından memnunuz" dedi.
    ÖĞRENCİLER MUTLU
    Hikayesi dereceye girenler öğrencilerden Ali Rıza Çevik Ortaokulu Öğrencisi Eslem Nur Karataş, "Öncelikle hikaye yazmak için çok kitap okuyup, hayal gücümüzü geliştirmek gerekir. Bunun için de kitap okumayı sevmek gerekir. Kendi kendime sorular sordum. Bu sorularımın cevaplarını ise hikayelerime aktardım. İleride de, yazı yazmayı bırakmayacağım" dedi. Aynı okulda öğrenci Arda Durmaz, "Katıldığım bu yarışmada yazdığım hikayeyle 5'inci oldum. Yarışma sayesinde, imla kurallarını ve Türkçeyi daha iyi kullanmaya başladım" dedi. Manisa Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Teslime Çelik ise, "Hikayemin birileri tarafından okunması çok hoş ve gurur verici. Hikayemi yazarken amacım, toplumumuzun sorunlarını dile getirmek ve etkili bir şekilde bunu insanlara aktarmaktı. Bunu biraz da olsun başarabildiysem, benim için çok mutluluk verici. Hikayemin bana kattıkları ise kendimi geliştirmemi, yeteneğimin olduğunu keşfetmemi bunun üzerinde ilerlememi sağladı. Okuma yazmaya olan ilgim biraz daha arttı" dedi.

    FOTOĞRAFLI



  • 'Yanımda Kal' filminin galası yapıldı

    Gül KABA-Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA) -  BAŞROLLERİNİ Çağlar Ertuğrul ve Meriç Aral’ın paylaştığı 'Yanımda Kal' filminin İstanbul galası ünlü oyuncuların katılımıyla yapıldı. Galada filmin başrol oyuncuları Çağlar Ertuğrul ve Meriç Aral sinemaseverlerle buluştu.

    İşkolik bir adamla sokak şarkıcısının dramatik hikayesini konu alan 'Yanımda Kal' filminin galası yoğun katılımla Trump Alışveriş Merkezi'nde gerçekleşti. Galaya, Burcu Biricik, Emre Yetkin, Edis, Tolga Güleç, Ezgi Şenler, Hamza Hamzaoğlu ve Cem Kılıç gibi ünlü isimler katıldı.

    MERİÇ ARAL:ÇOK SICAK,NAİF,TATLI BİR FİLM YAPTIK

    Meriç Aral galada yaptığı konuşmada, "Heyecanlıyız, çok sıcak ve tatlı,naif bir film yaptığımızı düşünüyoruz. Şu anda çok heyecanlıyım, izleyince göreceğim. Bütün ekibe ve oyuncu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İnsanların zaman zaman güleceği, zaman zaman ağlayacağı bir film olduğunu düşünüyorum. Ben senaryoyu okurken sonunda ağladım. İnsanların da duygulanacağını sanıyorum" dedi.

    ÇAĞLAR ERTUĞRUL: SICAK VE SAMİMİ BİR FİLM OLDU

    Çağlar Ertuğrul ise, "Uzun bir serüven oldu. Senaryoyu ilk okuduğumuzdan bugüne neredeyse 1 yıl geçti. Sonunda meyveyi alacağız, çok heyecanlıyız. Tüm ekiple bu heyecanı paylaşıyoruz. Filmi İstanbul'da çektik, çekimler 1 ay sürdü. Ben filmde Emir Kurt'u canlandırıyorum. Emir, son derece çalışkan, hırslı bir işadamı, işinde çok başarılı ama biraz sistemin çarklarından biri olmuş. Hayatın güzelliklerini kaçırmış, taa ki Zeynep ile tanışa kadar diyelim kabaca özetleyelim. Çok samimi, sıcak bir film oldu" diye konuştu.

    "İSTANBUL'DAN SIKILMADIM YORULDUM"

    Geçtiğimiz günlerde yaptığı 'İstanbul'dan sıkıldım' açıklaması sorulan Ertuğrul, "Hayır İstanbul insanından sıkılmadım. İstanbul'dan da sıkılmadım sadece birçok İstanbullu gibi yoruldum. Biraz yorucu bir şehir, güzelliklerine odaklanıyoruz burası harika bir şehir" dedi.

    YAĞCIOĞLU: GÜZEL BİR HİKAYE OLDU

    Filmin yönetmeni Mustafa Uğur Yağcıoğlu da, "Güzel bir hikaye olduğunu düşünüyoruz. İçinde her rengin olduğu bir hikaye oldu. Bundan sonra film seyircinindir, hayırlısı olsun" ifadelerini kullandı.

    AŞKIN:EN GÜZEL TECRÜBEMDİ

    Yapımcı Shebnem Aşkın ise, "Benim bir film setinde en güzel tecrübemdi. bütün bir ekip bir araya geldi. Çekimleri İstanbul ve Sapanca'da yaptık. Herkesin keyifle izlemesini diliyorum" dedi.

    KURT:İNSANIN İÇİNİ ISITACAK BİR FİLM

    Senarist Çarlar Kurt da, "Herkes bir şey yazarken tabi ki hayatından doneler katıyor. Sımsıcak insanın içini ısıtacak bir film yapmak istedik. Şahane bir ekiple de çalışma fırsatı buldum çok mutluyum" diye konuştu.

    ARMAN:FİLM HAYATA GEÇ KALMAMAYI ANLATIYOR

    Filmin oyuncularından Tuna Arman ise, "Ben Sapanca'da cennette çalıştım. Harika bir ekiple çalıştım. Hayat geç kalmamayı anlatan bir film, heyecanla bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

    EMRE YETKİN: KEYİFLİ BİR FİLM

    Galaya katılıp arkadaşlarını yalnız bırakmayan Burcu Biricik'in eşi Emre Yetkin de, "Filmin kaba kurgusunu daha önceden izledim, keyifli bir film. Çağlar ve Meriç'te arkadaşımız, onlar için heyecanlıyız. Yılbaşı bileti 'olmayacak duaya amin' gibi bir şey, çocukluktan gelen bir alışkanlık, alıyoruz" dedi.

    BURCU BİRİCİK: CAST ÇALIŞMASI DEVAM EDİYOR, HİKAYEMİZE GÜVENİYORUZ

    Oyuncu Burcu Biricik ise, "Ben filmi izlemedim. Sadece fragmanından hikayeyi biliyorum. İlk duyduğumda hikayeyi merak da etmiştim. Barış Arduç ile birlikte bir çalışmadan çıktık çok açtık. Biz yemek yemek için oturduk sonra Gupse Özay ile Emre geldi. Sonra biraz daha muhabbete devam edelim derken 7 saat olmuş hiç fark etmemişiz. Kadroda belli olan isimler var. Cast çalışması hala devam ediyor. Uzun zamandır bildiğimiz ve üzerine çalıştığımız bir iş. Hakikaten çok heyecanlıyız. Hikayemize güveniyoruz" açıklamalarında bulundu.

    BİRİCİK: YILBAŞI BİLETİNE İNANMIYORUM, ALMADIM

    Yılbaşı bileti aldınız mı? sorusuna ise Biricik, "Emre yılbaşı bileti aldı ben almadım, inanmıyorum. Ama Emre her sene inatla alıyor. Geçen gün evde, 'gezerim,haber vermem, parayı bitirince ararım seni' diyordu" diye konuştu.

    EDİS: İLK DEFA FİLM GALASINA KATILIYORUM

    Şarkıcı Edis ise, "İlk defa film galasına katılıyorum. Çünkü bir sahnesinden albümünden şarkı var. Yapımcısı benim çok yakınım, başrol oyuncularını da çok seviyorum. Her şeyden önce çok güzel bir film olduğunu biliyorum. Tam bu havaların,romantik gitmelik filmi, umarım izleyenler de beğenir" dedi.

    "ÇOK KİLO ALDIM"

    Önceden birçok yapım şirketine demo götürdüğünü ama dönmediklerini söyleyen Edis, "Çok kilo aldım, hem kas yapıyorum hem de yiyorum, benim sorunum o. 2 ay kilo alırım, çabuk veriyorum, problem yok. Kaç yapım şirketine demo götürdüm, kimse bana dönmedi. Şu an mutluluğumu yaşıyorum, ben film yapmam. O yapım şirketlerindekilerle karşılaştım.Ama onları suçlamıyorum çünkü o dönmedeki halim ve ses kayıtlarım o kadar iyi değiller" ifadelerini kullandı.

    FİLM 21 ARALIK'TA VİZYONDA

    Yanımda Kal’ın yönetmen koltuğunda Mustafa Uğur Yağcıoğlu oturuyor. Aşk ve dram türündeki filmin başrollerini ise Çağlar Ertuğrul ve Meriç Aral paylaşıyor. Filmin senaryosunu da Çağlar Yurt üstleniyor. Filmde, Çağlar Ertuğrul ve Meriç Aral’ın yanı sıra Murat Aygen, Nilay Duru, Ege Aydan, Levent Sülün, Tuna Arman, Deniz Baytaş rol alıyor. Yapımcılığını Lucky Red Film/Shebnem Aşkın’ın üstlendiği 'Yanımda Kal' filmi 21 Aralık cuma günü vizyona giriyor.



  • ‘Uygulamalı Oyun Terapisi Eğitimleri’ İGÜ’de başlıyor

    İSTANBUL, (DHA) - PSİKİYATRİ uzmanları, psikiyatri asistanları, psikologlar ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü mezunlarına yönelik düzenlenecek olan ‘Uygulamalı Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Eğitimleri’ İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sürekli Eğitim Merkezi'nde başlıyor.

    Boğaziçi Ruh Sağlığı Derneği ve İstanbul Gelişim Üniversitesi iş birliği ile düzenlenecek olan Oyun Terapileri Eğitimleri ile ilgili konuşan Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Uzman Klinik Psikolog Pelin Hazer, “Eğitimlerin ile çocuklarla çalışan deneyimli uygulayıcılar ve öğrenciler tarafından kullanılmasını hedeflemekteyiz” dedi.

    “ÇOCUĞUN DÜNYASI ÇOCUK ZİHNİYLE KEŞFEDİLECEK”

    “Oyun terapisi tüm dünyada faydalanılan çok sayıda kuramsal yönelimi kapsamaktadır” diyen Psikolog Hazer, “Bu eğitimler ile eğitimli oyun terapistlerinin, çocukların psikososyal sorunlarını engellemelerine ya da çözmelerine, ideal büyüme ve gelişimi gerçekleştirmelerine yardımcı olmak amacı taşıyoruz. Oyunun terapötik gücünden yararlandıkları, kişilerarası bir süreç sağlamaları için alan oluşturmalarını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Psikolog Hazer konuşmasına şöyle devam etti:

    “Her şeyin yapı taşının çocuklar olduğu düşüncesinden yola çıkarak çocukların ortaya çıkardığı semptomları anlamlandırmanın, onların iç dünyalarındaki çatışmalarını çözümlemelerini sağlamanın ve oyuncaklar aracılığıyla bazen duygularını ifade edebilmelerini sağlamanın biz ruh sağlığı çalışanlarının başlıca görevleri olduğunu düşünüyoruz.  Katılımcılar, çocuğun dünyasını çocuk zihniyle keşfederek, yetişkin dünyasına kadar uzanan ruhsal gelişimi anlamlandırmak için uygulamalı çalışamalar sayesinde bunu deneyimleme fırsatları bulabilecek.”

    SERTİFİKA PROGRAMI YÖK ONAYLI

    Eğitimlerin yakın zamanda başlayacağını belirten İGÜ Sürekli Eğitim Merkezi (SEM) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Fatih Fuat Tuncer, “İGÜ Sürekli Eğitim Merkezi'nde verilecek ‘Uygulamalı Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Eğitimi’nin sonunda katılımcılar yazılı ve pratik sınavlara tabi tutulacak. Başarılı olmaları halinde uluslararası akreditasyonlara sahip olan İGÜ, Yükseköğretim Kurumu (YÖK) ve Boğaziçi Ruh Sağlığı Derneği tarafından onaylı Uygulamalı Çocuk Merkezli Oyun Terapisi sertifikasyonuna sahip olma hakkı kazanacaklar” dedi.



  • Tartıştığı doktorla özür ve çikolata ikramıyla uzlaştı

    Mehmet CANDAN/İZMİR, (DHA) - İZMİR'in Menemen ilçesinde, annesini tedavi için götürdüğü hastanede doktorla tartışan Yıldıray Bacar, uzlaştırmacı avukatın müzakereleri sonucunda Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Pakize Ayşe Turan'dan özür dileyip, çikolata ikram ederek uzlaştı.
    Menemen'de hamallık yaparak geçimini sağlayan Yıldıray Bacar, geçen mart ayında annesi Aynur Bacar'ı tedavi ettirmek amacıyla Menemen Devlet Hastanesi'ne götürdü. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Pakize Ayşe Turan, muayene ettiği Bacar'dan efor testi yaptırmasını istedi. Annesinin test sonuçlarını doktora götüren Yıldıray Bacar, içeride hasta varken bunlara bakmasını istedi. Başka bir hastayı muayene ettiğini söyleyen Turan ile Bacar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın ardından Turan, Bacar'dan kendisini tehdit ettiği iddiasıyla şikayetçi oldu.
    Olayı soruşturan savcı, konunun uzlaşmayla çözülebilecek suçlar kapsamında olmasından dolayı dosyayı uzlaştırma savcısına gönderdi. Karşıyaka Adliyesi Uzlaştırma Bürosu da Uzlaştırmacı Avukat Ayhan Çakmak'ı görevlendirdi. Çakmak, özür dileme karşılığında tarafları uzlaştırdı. Annesinin sağlığı nedeniyle paniklediğini ve bu nedenle bir an önce test sonuçlarını göstermek için uğraştığını belirten Bacar, Dr. Turan'ı ziyaret ederek özür diledi. Ziyarette kendisine çikolata ikramında bulanan Bacar'a bunun için teşekkür eden Turan, özür dilenmesinden dolayı mutlu olduğunu dile getirdi.
    SAĞLIK ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDETE DİKKAT ÇEKTİ
    Avukat Ayhan Çakmak, konuyla ilgili açıklamasında, "Ülkemizde ne yazık ki son dönemlerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları giderek artıyor. Bu tür olaylardan üzüntü duyuyorum. Böyle bir olaydan sonra uzlaştırmacı olarak, şüpheli tarafın yaptığı yanlışı anlayarak ve özür dilemesiyle uzlaşmanın sağlanmasından mutlu oldum. Umarım sağlık çalışanlarının harcadıkları emeğin değeri anlaşılır ve onlara yönelik fiziki veya hakaret, tehdit gibi manevi şiddet son bulur. Bu olayda iki tarafı mahkeme aşamasına gelmeden uzlaştırdık ve iki tarafın imzaladığı uzlaşma tutanağını savcılığa teslim ettik" dedi.
    'MAĞDURU ÖN PLANDA TUTARAK TARAFLARI UZLAŞTIRIYORUZ'
    Bu tür olaylarda, işlenen suçun uzlaşma kapsamına girmesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma aşamasında dosyayı uzlaştırma savcısına gönderdiğini dile getiren Çakmak, "Uzlaştırma bürosu da uzlaştırmacı olarak bizi görevlendiriyor. Biz de taraflarla görüşerek ve mağdur olanın mutluluğunu ön planda tutarak uzlaştırıyoruz. Bu tür olaylarda uzlaştırma ücretlerini devlet karşılıyor. İki taraf da herhangi bir maddi harcama yapmıyor" diye konuştu.

    FOTOĞRAFLI



  • Otobüs şoförü bayılan yolcusunu hastaneye yetiştirdi

    Ramazan ÇETİN/DENİZLİ, (DHA) - DENİZLİ'de belediye otobüs şoförü Faruk Dere, aniden fenalaşıp bayılan yolcusunu, güzergahından çıkarak, hastaneye yetiştirdi.
    Bayramyeri- Meska hattında dün saat 22.00 sıralarında sefere çıkan 20 BL 097 plakalı belediye otobüsündeki bir erkek yolcu aniden fenalaşıp, bayıldı. Diğer yolcuların haber vermesi üzerine otobüs şoförü Faruk Dere, güzergahından çıkarak, bayılan yolcuyu Denizli Devlet Hastanesi'ne yetiştirdi. Bayılan yolcu, sağlık görevlilerinin getirdiği tekerdekli sandalyeye nakledilerek, tedavisi için acil servise götürüldü.
    Hastayı acil servise yetiştiren otobüs şoförü Dere, seferine kaldığı yerden devam etti. Otobüs şoförü Dere'nin bu örnek davranış yolcular tarafından da takdirle karşılandı.
    Olayı anlatan şoför Dere, "Bayramyeri'nden hareket ettikten 5 dakika sonra bir yolcu gelerek arkada birinin rahatsızlandığını söyledi. O anda aklıma Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Zolan'ın 'Böyle bir durumda yolcuyu, kimseyi riske atmadan hastaneye güvenli bir şekilde yetiştirin' talimatı geldi. İnsanlık görevimizi yapıp, en güvenli şekilde rahatsızlanan yolcuyu en yakında bulunan Denizli Devlet Hastanesi'ne ulaştırdım. Yolcuyu tekerlekli sandalyeye taşıyıp, sağlık görevlilerine teslim ettikten sonra da amirlerimizi arayarak durumu aktardım" dedi.

    FOTOĞRAFLI

     

     

     

     



  • Adıyaman'da hakkında yakalama kararı çıkarılan FETÖ üyesi Adana'da yakalandı

    Mahir ALAN/ADIYAMAN, (DHA) - ADIYAMAN'da silahlı terör örgütü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan, örgütün askeri öğrenci genel mesul sorumlusu M.B.G., Adana'da gaybubet evinde yakalanarak Adıyaman'a getirildi.
    Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen silahlı terör örgütü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında 2 yıl önce yakalama kararı alınan 'Bilal' kod adlı M.B.G., Adana'da polisin düzenlediği operasyonla örgütün gaybubet evinde yakalandı. Örgütün askeri öğrenci genel mesul sorumlusu olduğu öğrenilen M.B.G., sorgulanmak üzere Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'ne getirildi.



  • Keşan'da kar yağışı

    Ünsal YÜCEL/KEŞAN (Edirne), (DHA) - EDİRNE’nin Keşan ilçesinde akşam saatlerinde etkili kar yağışı başladı.
    Keşan'da hava sıcaklığının 4 dereceye kadar düştüğü ilçe merkezinde kar yağışı etkili olmaya başladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nce yapılan uyarı sonrası akşam saatlerinde Keşan'da kuvvetli kar yağışı başladı. Kar yağışı nedeniyle bazı kişiler şemsiyeyle dışarı çıkarken, hazırlıksız yakalananlar saçak altlarına sığındı. Trafikteki sürücüler ise kar yağışı nedeniyle ilerlemekte güçlük çekti. Kar yağışının şiddetini arttırarak, devam etmesi bekleniyor.

    FOTOĞRAFLI



  • CHP'nin Antalya adayı Muhittin Böcek

    ANTALYA, (DHA) - CHP'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek oldu.
    Bugün MYK sonrası toplanan Parti Meclisi, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Muhittin Böcek'i belirledi. Konyaaltı'nda biri Anavatan Partisi, 3'ü CHP olmak üzere 4 dönemdir belediye başkanlığı yapan Muhittin Böcek, akşam Ankara'dan uçakla Antalya'ya gelecek. Partililer Muhittin Böcek için havalimanında karşılama töreni organize ediyor. Muhittin Böcek, adaylığının belli olması sonrasında Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, "20 yıldır Konyaaltı'nda birlikte başardık. Şimdi de hayatımı adadığım Antalya'da birlikte başarmaya geliyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, örgütümüze ve Sayın Meral Akşener'e teşekkür ediyorum. Oturan değil çalışan Antalya'ya hazır olun, şimdi çalışma zamanı" dedi.
    MUHİTTİN BÖCEK KİMDİR?
    Muhittin Böcek, 1962 yılında Konyaaltı'nın Uncalı Mahallesi'nde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Antalya'da tamamladı. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümlerini bitirerek Ahmet Yesevi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında yüksek lisansını tamamladı.
    1994-1999 yılları arasında Anavatan Partisi Merkez İlçe Başkanlığı görevini yürüten Böcek, 18 Nisan 1999 tarihinde Anavatan Partisi'nden Konyaaltı Belediye Başkanı seçildi. 28 Mart 2004 yerel seçimlerine bu kez CHP'den aday olan Böcek, yüzde 50'nin üzerinde oy oranıyla tekrar seçildi. Böcek, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde yeniden başkanlığa seçildi.
    Siyasi hayatı süresince 4 dönem Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığı görevinde bulunan Muhittin Böcek, aynı zamanda Batı Antalya Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi Altyapı Hizmet Birliği (BATAB) Başkanlığı, Konyaaltı Turizm ve Eğitim Geliştirme Vakfı (KONTEV) Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Konyaaltı Kent Konseyi Başkanlığı görevlerine de devam ediyor. Böcek, geçen ekim ayında hayatını anlattığı 'Ben Bu Şehre Aşığım' adlı kitabını yayımladı. Bir çocuk babası Muhittin Böcek, bağlama çalıyor.

    FOTOĞRAFLI



  • Minikler ‘Karton Heykel Atölyesi’ ile ilk sanat eserlerini yapacak

    İSTANBUL,(DHA) - İrem Kopuz ile 'Ufak Şaşırtan Tatlı Yüzlü Karton Heykel Atölyesi' minik sanatçılarını ağırlamaya hazırlanıyor.

    Trump Alışveriş Merkezi’nin sergi alanı Trump Art Gallery’de 22 Aralık Cumartesi günü saat 15:00’te gerçekleştirilecek 'Metalist Manifesto Karma Metal Heykel Sergisi’ kapsamında çocuklar için özel bir atölye düzenlenecek.

    7-12 yaş aralığındaki çocukları kapsayan etkinlikte minik sanatçılar, kendilerine gösterilen tarzın yanı sıra hayal güçlerini de kullanarak kendi karton heykellerini yapacak. Yaptıkları heykelleri diledikleri gibi renklendirip son haline getirecek olan minikler, ilk sanat eserlerini evlerine götürecekler.

    Atölyeye katılımın ücretsiz olduğu, ancak sınırlı sayıda kontenjandan dolayı öncesinden kayıt yaptırılması gerektiği bildirildi.



  • Türkiye’nin ilk ‘mikromekanik’ bölümü Bursa’da açılacak

    Halil ÖZÇOBAN/BURSA, (DHA)- TÜRKİYE'de, ilk olarak Bursa’da mikromekanik alanında istihdam garantili mesleki eğitim verilecek.
    Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Sabahattin Dülger, İlçe Milli Eğitim ve Meslek Lisesi müdürleri ile bu yıl 150’nci kuruluş yılını kutlayan Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir araya geldi. Toplantıda eğitimin 2023 vizyonu ve Türkiye’de ilk olarak Bursa’da açılacak İleri teknolojinin temeli olan ‘mikromekanik’ alanının değerlendirmesi yapıldı.
    ‘İSTİHDAM GARANTİLİ EĞİTİM VERİLECEK’
    İl Milli Eğitim Müdürü Dülger, bölümle ilgili yaptığı değerlendirmede, istihtam garantili eğitim verileceğini ifade ederek, “Sektörün ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda, otomotiv, endüstri, biyoteknoloji, uzay-havacılık ve saatçilik sektörü gibi birçok alanda kullanılan ve ileri teknolojinin temelini oluşturan mikromekanik alanında istihdam garantili mesleki eğitim verilecek. Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’a, Vekilimiz Sayın Osman Mesten’e ve Türkiye Saatçi İşadamları Derneği Başkanı Sayın Hayrettin Akpınar’a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi. Bakanlığın 2023 Mesleki Eğitim Vizyonu'nun açıklandığını da hatırlatan Dülger, "Mesleki eğitimde üç sihirli unsur var. Bunlar istihdam, sanayi ile işbirliği ve döner sermayedir. İstihdam odaklı çalışmanın ve sanayi-okul işbirliğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Döner sermayeyi ise sadece parasal bir unsur değil, öğrencinin gelişimini, eğitimini ve mesleki alanda yetişmesini sağlayan bir unsur olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.
    Toplantının ardından Dülger ve beraberindekiler Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin eğitim atölyelerini gezdi.

    FOTOĞRAFLI