MEDYAJANS.COM

MEDYAJANS.COM : ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • (Görüntülü Haber) Kudüs direnişinin simgesi el-Cüneydi: Filistin İslam aleminin davasıdır

    İSTANBUL,(DHA)-  ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımlamasının ardından çıkan olaylarda direnişin sembolü olan Fevzi el-Cüneydi, Esenler’e gelerek bu süreçte yaşadığı detayları düzenlenen basın toplantısında paylaştı. Fevzi el-Cüneydi, "Filistin davası sadece Filistinlilerin davası değil, aynı zamanda Türkiye’deki kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin de davasıdır” dedi.


     

     Batı Şeria'da ABD'nin kararını protesto eden ve çok sayıda İsrail askeri tarafından gözleri bağlı şekilde götürülürken çekilen fotoğrafıyla Kudüs direnişinin sembolü olan 16 yaşındaki Fevzi el-Cüneydi Esenler'e geldi. Esenler Belediyesi'nin, üç gün boyunca İstanbul'da ağırlayacağı Cüneydi, babası Muhammet el- Cüneydi ile birlikte Çemberlitaş’ta düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.


     

    Basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Fevzi el-Cüneydi, “Türkiye’de ikinci vatanımızdayız ve Türkiye’yi çok seviyoruz” dedi.


     

    "FİLİSTİN SADECE FİLİSTİNLİLERİN DAVASI DEĞİLDİR"


     

    "İnşallah yakın zamanda Sultan Abdülhamit gibi yine sultanlar çıkar ve hakkımızı siyonistlerden alır" diyen Cüneydi, "Türk halkına Trump’ın kararına göstermiş olduğu tavırlardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Filistin davası sadece Filistinlilerin davası değil, aynı zamanda Türkiye’deki kardeşlerimizin ve tüm İslam aleminin de davasıdır" dedi.


     

    İsrail askerlerinin omzuna vurduğunu ve silahlarla omzumu kırıldığını söyleyen Cüneydi, "Hapishanede 22 gün kaldım ve sonra çıktım. Beni tutuklayabilirler, şehit edebilirler,şehit olurum, hapse atabilirler, her türlü ihtimale hazırım. Ama önemli olan ben bütün kardeşlerimle, arkadaşlarımla birlikte Filistin’e, vatanıma, başkentimize ve müslümanların başkentine sahip çıkmaya çalıştım” diye konuştu.


     

    "BEDENİMİZ HİÇBİR ZAMAN BUNA GEÇİT VERMEYECEKTİR"


     

    Toplantıya katılan Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Yaklaşık 1 ay önce meydan okuma esnasında  dünyaya sembol bir görüntü ortaya çıktı. 23 tane korkak İsrail askerinin ortasında gözleri kapatılmış, ve alnını asla yere dikmeyen, onurlu bir şekilde 23 tane İsrail askerine direnen henüz 16 yaşındaki bir delikanlının kollarına girilerek hapse götürülmek istenmiş ve yaşanan tüm bunlara direnen bir delikanlının görüntüsü dünyayı bir taraftan gıpta ile izletti, bir taraftan acı ile bir taraftan da dünyanın çok önemli tarihi sürecinde imza olarak atıldı. İşte o görüntülerin sahibi Fevzi el-Cüneydi kardeşimizdi. Bu evladımız o görüntülerle bütün dünyaya; Filistin, Filistinlilerindir, Kudüs Filistin’indir ve Kudüs Filistin’in olarak kalacaktır, bedenimiz hiçbir zaman buna geçit vermeyecektir mesajını verdi” dedi.

     



  • Nüzhet Kutluğ 60 yıl sonra Balıkesir'de sergi açtı

    BALIKESİR , (DHA)- BALIKESİR Büyükşehir Belediyesi’nin kültür sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği Nüzhet Kutluğ Sergisi, Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde açıldı. Sergiye, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mehmet Gürbüz, Balıkesir Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Çaltı, sanatçının öğrencileri ve çok sayıda sanatsever katıldı.

    Sergide sanatçının ismiyle özdeşleştirilen uzay serisi, özgün baskılar ve kadınlar serisinden oluşan koleksiyonları sergileniyor. Resim sergisi sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Nüzhet Kutluğ’un 60 yılı aşan sanat hayatında 1950’li yıllardan günümüze kadar imza atmış olduğu 43 eserlik koleksiyon sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

    “SANATA YATIRIM YAPMAK İSTİYORUZ”

    Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mehmet Gürbüz;  “Kentlerin sanatsal varlıkları kentlere değer katar. Biz büyükşehir belediyesi olarak sanata, yatırım yapmak istiyoruz. Değerli hocamızın bayrağını taşıyıp, dalgalandıracak sanatçılar yetişsin istiyoruz. Önümüzdeki dönemde her ilçemizde sanatsal ve kültürel etkinlikler yapıldığını, yatırımların oralarda hayat bulduğunu göreceksiniz" dedi.

    Nüzhet Kutluğ’un öğrencisi Balıkesirli Ressam Özdemir Yemenicioğlu, Nüzhet Kutluğ’un ani gelişen bir sağlık problemi yaşaması sebebiyle davete katılamadığını ancak serginin 60 yıl sonra tekrar Balıkesirli sanatseverlerle buluşmasından duyduğu sevinci iletti.

    Konservatuvar öğrencilerinin müzikleriyle eşlik ettiği sergi 9 Şubat’a kadar devam edecek.

    (FOTOĞRAF)

     

     

     



  • Çocuklara Türk Sanat Musikisi'ni sevdirdiler

    BALIKESİR, (DHA)- BALIKESİR Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’na bağlı Yaygın Eğitim ve Konservatuvar Müdürlüğü'nün önceki akşam düzenlediği Çocuk Korosu konseri büyük ilgi gördü.

    Salih Tozan Toplantı ve Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, bir çok vatandaş etkinliği ayakta izlemek zorunda kaldı. Türk Sanat Musikisi'nin değerinin korunması, yeni nesillere sevdirilmesi amacı ile hayata geçirilen proje kapsamında, Balıkesir Büyükşehir Belediye Konservatuvarı ile Albay Cafer Tayyar - Nuran Oğuz Ortaokulu'nun müşterek gerçekleştirdiği "Türk Film Müzikleri" konserinde koro halinde ve solo olarak sergilenen performanslar izleyenler tarafından büyük beğeni topladı.

    Koro şefi Seval Duman, enstrüman şefi Zafer Dutçu'nun yönetiminde gerçekleşen konserde çocuklarımız Türk Sanat Musikisi'nin seçkin örneklerini izleyenleriyle buluşturdu.

    Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Özen, Karesi Kaymakamı Abdülkadir Demir, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Yıldız’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş Çocuk Korosu Konseri’ni izlediler.

    Konser sonrasında Karesi İlçe Kaymakamı Abdülkadir Demir, özellikle eğitime ve sanata verdikleri değerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Özen’e bir şilt takdim ederken, Başkan Vekili Faruk Özen, Türk Müziği’nin gelecek nesillere aktarılması adına Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü katkıyı verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini söyledi.

    (FOTOĞRAFLI)



  • Öğrencilere karne indirimi yapılacak

    İSTANBUL, (DHA)-SÖMESTR tatili yaklaşırken birçok çocuk ve genç öğrenci eğlence merkezlerine akın edecek. 

    2 yıl üst üste Avrupa'nın en iyi ilk 10'u arasına giren Tema Park'ın yanı sıra teraryum ve akvaryumda 100 egzotik canlıyı barındıran eğlence merkezi Vialand de sömestr hediyesi olarak karnesi ile gelen öğrenciler ve ebeveynlere indirim yapacağını duyurdu. 19 Ocak - 4 Şubat tarihleri arasında yapılacak kampanyada biletler 44,99 Türk Lirası'na düşürülecek. 

    ATÖLYE ÇALIŞMALARI VE SÜRPRİZ AKTİVİTELER VAR

    Bunun yanı sıra kaliteli vakit geçirmek isteyen ve değişik aktiviteler yapmak isteyen öğrenciler için de atölye etkinlikleri düzenlenecek. 20-21 Ocak tarihlerinde Bilim Atölyesi düzenlenecekken, 27-28 Ocak tarihlerinde Emoji Yastık Yapımı etkinliklerinin yer aldığı atölye çalışmaları da devam edecek. Çocuklar için dans yarışmaları  düzenlenirken, yüz boyama ve sürpriz aktiviteler gerçekleştirecek özel ekip ise 24-25 Ocak ve 1-4 Şubat tarihleri arasında Vialand Alışveriş Merkezi’nde olacak.

    Kampanyadan yararlanan gençler Fatih Sultan Mehmet'in, İstanbul'u fethini insansı robotlarla anlatan 'Fatih'in Rüyası’nı keşfe çıkıp, dev King Kong ünitesinde eğlenceli dakikalar yaşayacaklar. Jungle İstanbul için 19 Ocak - 4 Şubat tarihleri arasında karnesiyle gelen öğrenciler ve yanında gelen aileleri için giriş ücreti ise kişibaşı 9 TL olacak. Tema Park ve Jungle İstanbul, sömestir tatili boyunca haftanın 7 günü hizmet verecek.



  • Engelliler mantar üreterek hem terapi görüyor, hem de meslek sahibi oluyor

    İSTANBUL, (DHA) - BAĞCILAR Belediyesi Engelliler Sarayı’nda mantar üretim eğitimi alan engelliler hem terapi görüyor hem de meslek sahibi oluyor. Kursa down sendromlu, hafif zihinsel ve ortopedik engellilerden oluşan 23 öğrenci katılıyor.

    Mantar Üretim Atölyesi’nde oda neminin ayarlanmasından sulamaya, toplamadan satışa kadar mantarın her anına şahit olan engelli kursiyerler, kurs sayesinde hem gelecekle ilgili hedeflerini belirliyor hem de özgüvenlerini arttırıyor. Ayrıca atölyede eğitimini tamamlayanların çoğu mantar ticaretine başlıyor.

    “MANTARLARI TOPLAMAK BENİ HEYECANLANDIRIYOR”

    Kursiyerlerden 20 yaşındaki Furkan Yaşar, “Mantar üretimini öğreniyoruz. Burada arkadaşlarla çok eğlenceli vakit geçiriyoruz. Mantar yetiştirmek çok heyecanlı. Özellikle mantarları toplamak beni heyecanlandırıyor. İleride kültür mantarını yetiştirip satmayı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    ENGELLİLERDEN KURSA YOĞUN İLGİ

    Engellilerin kursa ilgisinden memnun olduğunu söyleyen eğitmen Derya Subaşı, “Şu anda 23 öğrencimiz var. Kültür mantarı ve istiridye mantarı yetiştiriyoruz. Oda nemi ayarlanması, sulama, toplama, paketleme, satışa kadar her şeyi öğreniyorlar. İstiridye mantarı çok iş gücü istemiyor. Bu da kursiyerlerin işini daha da kolaylaştırıyor. Bu atölyede öğrendikleriyle ileride iş yapabilir ve kazanç sağlayabilirler. Mantar üretiminin terapi özelliği de var. Kursiyerin eli toprağa değiyor. Bir şeyler ürettiğini, sattığını ve para kazandığını hissediyor. Kursiyerler burada çok mutlu oluyorlar” dedi.

    (FOTOĞRAF)



  • Nazım dostları Kartal’da buluştu

    İSTANBUL, (DHA)- NAZIM Hikmet, dünyaya gelişinin 116’ncı yılında Kartal Belediyesi tarafından düzenlenen programda anıldı. Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hazırlanan anma programına gazeteci-yazar Hıfzı Topuz, tiyatro sanatçısı Orhan Alkan, şair Ahmet Telli ve şair İbrahim Karaca katıldı.

    Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi salonu, ünlü Şair Nazım Hikmet Ran’ın sevenleriyle doldu. Şairin 116’ncı doğum günü nedeniyle Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen anma etkinliği ile memleket şairi bir kez daha anıldı. Etkinliğe Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz’ün yanı sıra Başkan Yardımcısı Gökhan Yüksel, duayen gazeteci - yazar Hıfzı Topuz, tiyatro sanatçısı Orhan Alkan, şair Ahmet Telli, şair İbrahim Karaca ve yüzlerce Nazım dostu katıldı.

    NAZIM'IN ANILARINI ANLATTILAR

    Nazım Hikmet’in yaşamından bahseden kısa bir sinevizyon gösterisinin ardından başlayan etkinlikte Eğitim-Sen üyesi Laşer Fidan bir konuşma yaparak Nazım Hikmet’in bir dönem Bolu’da öğretmenlik yaptığını belirtti ve Milli Mücadele dönemine yaptığı katkıyı anlattı. Etkinlikte daha sonra tiyatro sanatçısı Orhan Alkan, Nazım Hikmet’in bir şiirini okudu. Daha sonra söz alan ve kendisinin de Kartallı olduğunu belirten Hıfzı Topuz ise Nazım Hikmet ile Paris’te ortak dostları Abidin Dino aracılığı ile tanıştıklarını belirterek, Nazım Hikmet ile birlikte yaşadıkları anılardan örnekler verdi. Nazım’ın hep memleket hasreti içinde olduğunu belirten Topuz, bizzat Nazım Hikmet’ten duyduğu 3 ilginç anıyı da izleyicilere aktardı.

    "BAZI ŞİİRLERİ GÜNÜMÜZE UYUYOR"

    Nazım’ın şiirini okuyarak intihardan vazgeçenlerin ya da Nazım’ın şiiri nedeniyle evlenenlerin olduğunu belirten Topuz, Nazım Hikmet’in iyi ki bugünleri görmediğini, görseydi bile mutlaka lafını esirgemeyeceğini söyledi. Şair Ahmet Telli ise yatılı okulda Nazım’ın şiirleri ile büyüdüklerini, içinde bulundukları salonun açılışına da merhum Can Yücel ile birlikte geldiklerini hatırlatarak, şairin şiirlerinden örnekler okudu. Şair İbrahim Karaca, Nazım ile ilgili paylaşılan anıların topluma mal olduğunu belirterek, Nazım’ın; hangi koldan olursa olsun sol düşünceye sahip herkesin üzerinde uzlaştığı biri isim olduğunu söyledi. Karaca, Nazım’ın bugün bir sansüre uğradığını belirterek, bazı şiirlerinin bugüne bile tıpa tıp uyduğunu söyledi.

    Yapılan konuşmaların ardından sahneye davet edilen Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, konuşmacılara katkılarından dolayı çiçek takdim etti. Başkan Altınok Öz yaptığı konuşmada, Nazım’ın adının yaşamaya devam ettiğini belirterek, ilerleyen yaşına rağmen programa katılan gazeteci - yazar Hıfzı Topuz’a ve diğer katılımcılara teşekkür etti. Hıfzı Topuz’un adını Kartal’da yaşatmak istediklerini belirten Başkan Altınok Öz, Nazım Hikmet’in bir şiirinde de bahsettiği ve bir süre aynı koğuşta yattığı Kartallı Kazım’ın adını Kartal’da bir meydanda yaşattıklarını kaydetti.

    Anma programının bundan sonraki bölümünde sahneye çıkan Grup Adalılar, Nazım’ın şiirlerinden bestelenmiş eserleri seslendirdi.

    (FOTOĞRAF)

     



  • Nazım Hikmet 116'ncı doğum gününde Maltepe’de anıldı

    İSTANBUL,(DHA)- DÜNYACA ünlü şair Nazım Hikmet Ran, 116'ncı doğum gününde Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikle anıldı.

    Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen anma programında sanat dünyasının iki önemli ismi Sema Moritz ile Derya Alabora’nın sahne aldı. Sema Moritz, Nazım Hikmet’in şiirlerinden bestelenen eserlerini, 'Nazım Şarkıları' adı altında hazırladığı repertuarla seslendirdi. Moritz’in kendine has üslubuyla yorumladığı, 'Bence Şimdi Sende Herkes Gibisin', 'Münevver’in Doğum Günü' isimli eserleri dinleyicilerin beğenisini topladı.

    NAZIM’DAN ŞİİRLER OKUNDU

    Tiyatro ve sinema sanatçısı Derya Alabora da, şiirleri elliden fazla dile çevrilen ünlü şairin şiirlerinden örnekler sundu. Programına Nazım Hikmet’in, 'Doğum Günü' isimli şiiriyle başlayan Alabora, usta şairin 'Kadınım Benim' isimli şiirini de yorumladı.  Anma gecesinde Moritz ve Alabora’ya piyanoda, Cumhur Bakışkan eşlik etti.

    (FOTOĞRAF)

     



  •  Arabistanlı Lawrence Kartal’da gösterildi

    İSTANBUL,(DHA)- KARTAL Belediyesi’nin Ocak ayı kültür etkinlikleri kapsamında Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde ‘Arabistanlı Lawrence’ adlı sinema filminin gösterimi yapıldı. Yoğun katılımın olduğu gösterim izleyenlerden büyük alkış topladı.

    Başrollerini Anthony Quinn, Ömer Şerif, Alec Guiness, Pere O’toole ve Calude Rains’ın paylaştığı, 3 saat 48 dakika uzunluğundaki sinema filmine soğuk havaya rağmen Kartallılar büyük ilgi gösterdi. Yönetmenliğini David Lean’in yaptığı 1962 yapımı filmde, 1’inci Dünya Savaşı’nda Arap birliklerini Osmanlı İmparatorluğu’na karşı organize eden Arabistanlı Lawrence’ın gerçek hayat hikâyesine dayanan olaylar yer alıyor. Gösterime girdiği yıl 7 dalda Oscar kazanan film, sinema tarihinin klasikleri arasında sayılıyor.

    (FOTOĞRAF)

     



  • Pisten çıkan Trabzon uçağı için inceleme başlatıldı

     

    İSTANBUL, (DHA)- Trabzon Havalimanı'nda pisten çıkan, Pegasus Hava Yolları'nın Ankara-Trabzon uçağı için şirketten açıklama yapıldı. Açıklamada can kaybının yaşanmadığı olayla ilgili olarak şöyle denildi:

    "13 OCAK 2018 tarihinde PC8622 uçuş numaralı TC-CPF tescilli uçağımızın Trabzon Havalimanı inişini takiben yaşadığımız üzücü olayın sebeplerini ortaya çıkarmak üzere; T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu tarafından gerekli incelemeler başlatılmıştır.

    "UÇAĞIN KALDIRILMASINA ÇALIŞIYORUZ"

    Şirketimiz an itibarıyla çalışmalarını, uçağımızın bulunduğu pozisyondan kaldırılması ve olay esnasında uçakta bulunan misafirlerimizle yakın iletişimin korunarak kendilerine gerekli tüm desteğin sağlanması yönünde yoğunlaştırmıştır.

    Pegasus Hava Yolları olarak, tüm misafirlerimize uçağımızın başarıyla tahliye edilmesi sırasında uçuş ekibimize gösterdikleri yardımcı ve soğukkanlı yaklaşımlarından ötürü teşekkürlerimizi sunarız"

     

     



  • (yeniden-ek fotoğraf) 151 bin öğrenciye burs imkanı doğdu

    İSTANBUL, (DHA)- UĞUR Okulları tarafından düzenlenen ve 151 bin öğrencinin başvurduğu 'Uğur Kabul ve Bursluluk Sınavı' 30 ilde 85 okulda gerçekleştirildi. Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu, "Başarılı öğrencilere yüzde 100’e kadar burs imkanlarımız var" dedi.

    Öğrencilere başarılarını ölçme imkanı sunan 'Uğur Kabul ve Bursluluk Sınavı' geçen hafta sonu 30 ilde Uğur Okulları'nın 85 kampüsünde gerçekleştirildi. Sınava katılan öğrencilere alanlarına ve yaşlarına göre sorular yönelttiklerini belirten Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu, "4, 5, 6, 7'nci sınıf öğrencilerine 60 soru 80 dakika, 8,9 ve 10'uncu sınıf öğrencilerine 80 soru 120 dakika ve 11'inci sınıf öğrencilerine 90 soru 120 dakika süresinde sınav vermiş oluyoruz. Bu sınavda öğrencilerimizin başarı durumuna göre bursla ödüllendirilmelerini planladık. Burslar, her okulumuzun burs kontenjanına göre, o okulda sınava giren öğrencilere verilecek. Öğrencilerin başarı oranlarına göre yüzde 100’e kadar burs imkanı söz konusu" diye konuştu.

    SINAVA REKOR BAŞVURU

    Geçen yıla oranla sınava başvuruda büyük bir artış yaşandığını ifade eden Uğur Okulları Kartal Kampüsü Müdürü Dilek İkizoğlu, "Geçen yıl  65 bin öğrenci Uğur Kabul Sınavı'ndaydı. Bu yıl 151 bin sınav başvurusu kabul etmiş bulunmaktayız. Biz Uğur Okulları olarak kendi öğrencilerimizi de bursluluk sınavlarına alıyoruz. Her yıl kendilerini denesinler. Bu büyük kalabalığın içinde nerede yer aldıklarını bilsinler istiyoruz. Biz onları o topluluğun içinde görmek istiyoruz. Kartal Kampüsümüzde 2 bini aşkın öğrencimizi ağırladık" şeklinde konuştu.

    "BURS OLANAKLARIMIZ DEVAM EDECEK"

    Uğur Okulları'nın okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim olanağı sunduğunu anlatan Dilek İkizoğlu, şöyle devam etti:

    "Biz çocuklarımızın hayalleriyle gelmelerini istiyoruz. Veliler çocuklarıyla ilgili hayal kurmaktan vazgeçmesinler. Sınavlarımız her yıl devam edecek. Öğrencilerimizin ufku çok açık. 5 dil 2 beceri stratejisiyle yola çıktık. Yabancı dili çok iyi öğretmeyi, öğrencilerimizin teknolojiyle iç içe olmalarını hedefliyoruz. Her şeyden önce iyi bir insan, vatandaş olsun istiyoruz. Kültür, sanat ve sporda becerileri gelişsin istiyoruz. Veliler bizi takip etsin her zaman burs olanaklarımız olacak."

    MATEMATİK TESTİ ZORLADI

    Sınava katılan öğrencilerden Irmak Güneş matematikte zorlandığını belirtirken, Can Cahan sınavının iyi geçtiğini söyledi. Sınavdan iyi bir sonuç beklediğini belirten Ekin Kayıkçı ise, "Sınavım çok güzel geçti. Kolaydı ama zorlandığım sorular da oldu. Matematik ve Sosyal Bilgiler testinde zorlandım. İyi bir sonuç bekliyorum. Umarım bursu kazanırım" dedi.

    13-14 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen Uğur Kabul ve Bursluluk Sınavı'nın sonuçları 17 Ocak 2018 tarihinde ilan edilecek, 22 Ocak’ta ise her okul kendi bursluluk oranlarını açıklayacak.


     

     


     

     



  • Liselilerin BM simülasyonu bu yıl Maltepe Üniversitesi'nde

    İSTANBUL, (DHA)- BU yıl yedinci kez düzenlenen ve Birleşmiş Milletler (BM) simülasyonu olan MUN (Model United Nations) Model Birleşmiş Milletler, Maltepe Üniversitesi'nin ev sahipliğinde başladı.

    Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi MUN (Model United Nations) Kulübü tarafından gerçekleştirilen etkinlik dünya gençliğinin daha donanımlı yetişmesi; tartışan, soruşturan ve öğrenen nesiller yetiştirebilme vizyonu kapsamında çeşitli konferanslarda gençleri buluşturuyor. 18 Ocak Perşembe gününe kadar sürecek olan program Türkiye genelindeki çok sayıda okulda 540 öğrenciyi bir araya getirdi.

    Son üç senedir üniversitelerin işbirliği ile hayata geçirilen etkinlikte, “Molotov-Ribbentrop Müzakereleri”, “Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi”, “Birleşmiş Milletler Filistin Özel Komitesi” gibi başlıklarla oluşturulacak komiteler bu sorunlara çözüm önerileri getirerek, tasarılar hazırlıyor. Her öğrencinin kendisine önceden verilen bir ülkeyi temsil ettiği etkinlikte öğrenciler oturumlar sırasında gerçek birer BM delegesi gibi hareket ediyor. Oturumların sonunda ise her komite, ele aldığı konuyla ilgili bir çözüm önergesi hazırlayacak ve önerge BM'ye gönderilecek.  

    " AKDENİZ, MARMARA VE EGE BÖLGELERİNDEN KATILIM YOĞUN"

    Maltepe Üniversitesi ile başka projeler yaptıklarını da söyleyen Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi Müdürü Haluk Değirmenci, "Amacımız tüm konular hakkında farkındalık yaratmak ve o bilinci uyandırmak. Sadece akademik anlamda derslerde başarıyı ön planda tutmuyoruz. Biz aynı zamanda çevreye, doğaya, gündemdeki meselelere yerel değil küresel bakmayı, sadece Türkiye'nin değil tüm insanlığın meselesi gibi bakmayı öğretmek istiyoruz. En önemlisi de bunu raporlaştırıp BM'ye gönderiyoruz. Artık konular tek bir ülkenin sorunları değil küresel sorunlar. Bu nedenle uluslararası bir program düzenliyoruz. Türkiye'nin farklı bölgelerindeki liselerden öğrenciler var. Ağırlıklı olarak Akdeniz, Marmara ve Ege bölgelerindeki okullardan katılım var" dedi.

    Maltepe Üniversitesi'ni geçen yıl birincilikle bitiren Hukuk Fakültesi mezunu Sena Karaduman ise üniversite adına etkinlikte görev alan isimlerden biri. Liseli ve üniversiteli öğrencileri aynı çatı altında buluşturan projenin üniversite ayağı hakkında konuşan Karaduman, "Bu etkinlikle amaçlanan tartışan, soruşturan, öğrenen, dünyanın sorunlarına çözüm arayan nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunmak. Biz üniversite olarak sürekli sivil toplum kuruluşları ve liselerle bu tür etkinlikler yapıyoruz. Ben de lisedeyken buna benzer bir etkinlikle bu salonda okulu tanıma şansı bulmuştum ve burada okumak istemiştim. O yüzden lisedeki arkadaşlarımızın burayı görmesi ve kampüs ortamını yaşamaları adına çok güzel bir etkinlik. Biz de onların kendilerini evlerinde hissetmeleri için elimizden geleni yapıyoruz" diye konuştu. ,

    (FOTOĞRAF-VİDEO)

    GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

    -Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi Müdürü Haluk Değirmenci röportajı

    -Maltepe Üniversitesi mezunu Sena Karaduman ile röportaj

    -Etkinlikten detay görüntüler 

     



  • Bahçeşehir Koleji öğrencilerinin projesi İngiltere'den davet aldı

    Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,(DHA)- ESKİŞEHİR Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi öğrencileri Harezmi, Ömer Hayyam, Uqlidisi, Biruni, Ebu'l Vefa, Sabit Bin Kurra gibi bilim insanlarının matematiğe kazandırdıkları tekniklerini anlatan projelerini İngiltere'nin Keele Üniversitesi'nde sunacaklar.

     Eskişehir Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji ve Anadolu Lisesi Müdürü Canan Madenoğlu, öğrencilerinin hazırladıkları projenin Keele Üniversitesi'nden davet aldığını belirti. Madenoğlu, "Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır' sözünden ilham alarak kadim geçmişimiz ve köklü tarihimizde yer alan Harezmi, Ömer Hayyam, Uqlidisi, Biruni, Ebu'l Vefa, Sabit Bin Kurra gibi matematik dünyasına iz bırakmış, batılı bilim insanlarına temel oluşturmuş matematikçilerin hayatları ve matematiğe kazandırdıkları teknikleri araştıran öğrencilerimiz hem İngilizce hem de Türkçe olacak şekilde poster bildiri hazırladılar. Bu proje ile İngiltere'de Manchester yakınlarında olan İngiltere'nin en önemli uygulamalı matematik çalışmalarının yapıldığı Keele Üniversitesi matematik bölüm başkanı olan Prof. Julius Kaplunov ve ekibinden davet aldık. TÜBİTAK çalışması yapmak için ülkemize gelen Kaplunov, projemizden çok etkilendiğini henüz 14 yaşında olan bu öğrencilerin böyle çalışma içerisinde olduklarından dolayı memnuniyet duyduğunu belirtti. Öğrencilerimiz Bahçeşehir Kolejli olmanın onlara sağladığı donanımla ve taşıdıkları vizyonla, henüz hazırlık sınıfında araştıran, üreten ve projelerini İngilizce sunabilecek düzeye erişiyorlar. Posterler, Keele Üniversitesi'nin akademik personeli ve üniversite öğrencilerine İngilizce sunulacak" diye konuştu.

     Öğrencilerin hazırladıkları posterler hakkında bilgi veren Eskişehir Bahçeşehir Koleji Matematik Zümre Başkanı Emre İncekalan ise, "Bu posterlerin içeriğini kısaca anlatacak olursak; 980 yıllarında Şam taraflarında yaşamış Uqlidisi, o zamanlarda yayınlanan bir kitabında görme engelliler için bir hesap tablasından bahsetmiştir. Anadolu Üniversitesi matematik bölümünde görevli Prof. Dr. Bünyamin Demir'in desteğiyle iki öğrencimiz bu hesap tablasını daha kullanışlı, çağımıza uygun ve ergonomik olacak şekilde geliştirmektedirler ve bunu okulumuzda bulunan 3D yazıcıyla üretmişlerdir. Bir başka öğrenci grubumuz ise yaklaşık olarak bin yıl önce Biruni tarafından dünyanın yarıçapını nasıl bulduğunu gösteren poster hazırladılar. Diğer grup ise insanlık tarihinin en önemli matematikçilerinden biri olan cebirin babası olarak da kabul edilen, eserlerinde Avrupa'nın bilmediği 'sıfır'ı kullanıp, cebir işlemlerini geometrik düşüncelerle temellendiren 'cebir' kelimesini matematiğe kazandıran, Harezmi'nin yaklaşık olarak bin 200 yıl önce 2'inci dereceden denklemlerin geometrik olarak nasıl çözülebildiğini anlayıp genelleştirilmiş kurallarını oluşturduktan sonra posterlerini yapacaklar. Bu posterlerden en önem verdiğimiz ise bilim dünyasını aydınlatacak olan Ebu'l Vefa'nın Pisagor ispatıdır. Ebu'l Vefa bu ispatı yaklaşık olarak bin yıl önce yapmıştır. Biz de bu çalışmanın kanıtları ile birlikte posterini hazırlamaktayız" ifadelerinde bulundu.

    (FOTOĞRAF-GÖRÜNTÜ)

    -Caman Madenoğlu ile röp

    -Okuldan detay görüntüler

    -Öğrenciler ile röp

    -Projelerinden görüntüler

     



  • Altın ve doların ardından en çok gayrimenkul kazandırdı

    İSTANBUL-(DHA)-SON on yılda İstanbul’da fiyatı ortalama yüzde 174 artan gayrimenkul, yatırımcısına borsa ve eurodan daha fazla gelir getirirken, altın ve euronun ardından en çok kazandıran üçüncü yatırım aracı oldu.

    Medya takip kurumu Ajans Press, İstanbul’un konut fiyatları araştırmasını ve medya başlıklarını araştırdı. Ajans Press’in RE/Max Türkiye’nin araştırmasının yanı sıra medyadan elde ettiği bilgilere göre, İstanbul’da gayrimenkul yatırımcısı gelirlerini katladı. Yatırımcısına ortalama yüzde 110 getiri sağlayan borsa ve yüzde 163 değerlenen euroyu geride bırakan gayrimenkul, yatırımcına önemli ölçüde kazanç sağladı.

    MEDYADA EN ÇOK GAYRİ MENKUL HABERİ YAPILDI

    Gayrimenkul başlığı altında, geçtiğimiz yıl medyaya 63 bin 923 haber yansırken, konut fiyatlarıyla alakalı çıkan haber sayısı 13 bin 322 oldu. Özellikle son bir haftada içerisinde konut fiyatlarıyla alakalı haber çıkışları artışa geçerken, Kanal İstanbul projesinin geçtiği güzergahlardaki konutların, mevcut değerlerini katlayarak, yüzde 50 oranında artacağı başlığı, medyada öne çıkan haberler arasında yer aldı.

    İSTANBUL'UN BAZI İLÇELERİ DOLARA FARK ATTI

    ITS Medya’nın RE/Max Türkiye’nin araştırmasından derlediği bilgilere göre, gayrimenkul fiyatları İstanbul genelinde olmasa da bazı ilçeler bazında dolara fark attı. Son on yılda dolar yüzde 226 artış kaydederken, Kadıköy’de metrekare fiyatları yüzde 291, Beşiktaş’ta yüzde 288, Bakırköy’de yüzde 272, Sarıyer’de yüzde 259, Zeytinburnu’nda yüzde 241 yükselerek dolar artışını geride bıraktı. Ortalamanın üzerinde artış göstererek listeye adını yazdıran diğer ilçeler arasında, yüzde 222 ile Bağcılar, yüzde 212 ile Maltepe, yüzde 204 ile Kartal ve yüzde 180 oranla Ümraniye yer aldı.

    (FOTOĞRAF)

     

     



  • 151 bin öğrenciye burs imkanı doğdu

    İSTANBUL, (DHA)- UĞUR Okulları tarafından düzenlenen ve 151 bin öğrencinin başvurduğu 'Uğur Kabul ve Bursluluk Sınavı' 30 ilde 85 okulda gerçekleştirildi. Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu, "Başarılı öğrencilere yüzde 100’e kadar burs imkanlarımız var" dedi.

    Öğrencilere başarılarını ölçme imkanı sunan 'Uğur Kabul ve Bursluluk Sınavı' geçen hafta sonu 30 ilde Uğur Okulları'nın 85 kampüsünde gerçekleştirildi. Sınava katılan öğrencilere alanlarına ve yaşlarına göre sorular yönelttiklerini belirten Uğur Okulları Genel Müdürü Nevzat Kulaberoğlu, "4, 5, 6, 7'nci sınıf öğrencilerine 60 soru 80 dakika, 8,9 ve 10'uncu sınıf öğrencilerine 80 soru 120 dakika ve 11'inci sınıf öğrencilerine 90 soru 120 dakika süresinde sınav vermiş oluyoruz. Bu sınavda öğrencilerimizin başarı durumuna göre bursla ödüllendirilmelerini planladık. Burslar, her okulumuzun burs kontenjanına göre, o okulda sınava giren öğrencilere verilecek. Öğrencilerin başarı oranlarına göre yüzde 100’e kadar burs imkanı söz konusu" diye konuştu.

    SINAVA REKOR BAŞVURU

    Geçen yıla oranla sınava başvuruda büyük bir artış yaşandığını ifade eden Uğur Okulları Kartal Kampüsü Müdürü Dilek İkizoğlu, "Geçen yıl  65 bin öğrenci Uğur Kabul Sınavı'ndaydı. Bu yıl 151 bin sınav başvurusu kabul etmiş bulunmaktayız. Biz Uğur Okulları olarak kendi öğrencilerimizi de bursluluk sınavlarına alıyoruz. Her yıl kendilerini denesinler. Bu büyük kalabalığın içinde nerede yer aldıklarını bilsinler istiyoruz. Biz onları o topluluğun içinde görmek istiyoruz. Kartal Kampüsümüzde 2 bini aşkın öğrencimizi ağırladık" şeklinde konuştu.

    "BURS OLANAKLARIMIZ DEVAM EDECEK"

    Uğur Okulları'nın okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim olanağı sunduğunu anlatan Dilek İkizoğlu, şöyle devam etti:

    "Biz çocuklarımızın hayalleriyle gelmelerini istiyoruz. Veliler çocuklarıyla ilgili hayal kurmaktan vazgeçmesinler. Sınavlarımız her yıl devam edecek. Öğrencilerimizin ufku çok açık. 5 dil 2 beceri stratejisiyle yola çıktık. Yabancı dili çok iyi öğretmeyi, öğrencilerimizin teknolojiyle iç içe olmalarını hedefliyoruz. Her şeyden önce iyi bir insan, vatandaş olsun istiyoruz. Kültür, sanat ve sporda becerileri gelişsin istiyoruz. Veliler bizi takip etsin her zaman burs olanaklarımız olacak."

    MATEMATİK TESTİ ZORLADI

    Sınava katılan öğrencilerden Irmak Güneş matematikte zorlandığını belirtirken, Can Cahan sınavının iyi geçtiğini söyledi. Sınavdan iyi bir sonuç beklediğini belirten Ekin Kayıkçı ise, "Sınavım çok güzel geçti. Kolaydı ama zorlandığım sorular da oldu. Matematik ve Sosyal Bilgiler testinde zorlandım. İyi bir sonuç bekliyorum. Umarım bursu kazanırım" dedi.

    13-14 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen Uğur Kabul ve Bursluluk Sınavı'nın sonuçları 17 Ocak 2018 tarihinde ilan edilecek, 22 Ocak’ta ise her okul kendi bursluluk oranlarını açıklayacak.

    (FOTOĞRAF-VİDEO)

    Görüntü Dökümü

    -Sınavdan detay görüntüler

    -Uğur Okulları Kartal Kampüsü Müdürü Dilek İkizoğlu ile röp.

    -Sınava giren öğrencilerin röpleri

     



  • 'Durusu ve Sazlıdere'deki arsa fiyatları artacaktır'

    İSTANBUL, (DHA) - ESENYURT Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Uslu, Kanal İstanbul Projesi'nin bölgedeki sanayi, turizm ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayacağını söyledi. Prof. Dr. Uslu, projeyle beraber Durusu ve Sazlıdere'deki  zaten artmış olan arsa fiyatlarının daha da artacağını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2011'de açıklanan Kanal İstanbul Projesi'nin güzergahı belli oldu.  Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan,  Kanal İstanbul Projesi'yle ilgili açıklama yaptı. Buna göre, 5 farklı güzergah üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda 4'üncü alternatif olarak düşünülen Küçükçekmece - Sazlıdere - Durusu koridoru Kanal İstanbul Projesi'nin güzergahı oldu.

    TAŞIMA KAPASİTESİ 300 BİN TONA ÇIKACAK

    Güzergahı değerlendirip bölgenin çevre ve iklimindeki olası değişikliklere dikkat çeken Esenyurt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Uslu, projenin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük projelerinden biri olduğunu söyledi. Süveyş ve Panama kanallarının bulunduğu ülkelerdeki ticaret hacminin yetmediğini ve ülkelerin bunların yanında yeni alternatifler aradığınıyeni kanallar açma projelerinde bulunduğu ve yapılacak olan kanal projesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Uslu,  "Dünya ticaretinin yüzde 75’i deniz yoluyla yapılıyor ve deniz yoluyla yapılan ticaret kapsamında hem ihracatın hem ithalatın gelişmesi mümkün. Proje kapsamında, gemilerin boğazlardan geçişiyle 260 bin ton kadar bir taşıma kapasitesi vardı, şu anda kanal projesiyle bu 300 bin tona çıkacak. Yani ithalat ve ihracat yapan firmaların her 6 gemiden 1 tane kazancı olmuş olacak buda özellikle ithalat yapan firmaların kanal istanbulutercih etmesini sağlayacak" dedi.

    "BÖLGEDE SANAYİ, TURİZM VE TİCARET GELİŞECEKTİR"

    Durusu ve Sazlıdere tarafındaki arsa fiyatlarında büyük bir artış olacağını düşündüğünü dile getiren Prof. Dr. Uslu, şunları söyledi:

    "Durusu tarafına 5 kilometrelik mesafede 3'üncü havaalanı mevcut. Buranın etrafında da hem sanayi, hem ticaret hem de turizm açısından büyük gelişmeler olacaktır. Küçükçekmece’ye ve Durusu'ya çıkan kısımlarda marinaların yapılacağı veya Manhattan tarzında büyük kulelerin, iş merkezlerinin yer alması düşünüldüğünde  projenin ticari açıdan da çok büyük gelişmeler sağlayacağını düşünüyorum."

    KARADENİZ, MARMARA’DAN ORTALAMA 30 CM DAHA YÜKSEK

    Karadeniz, Marmara’dan ortalama 30 cm daha yüksek olduğunu ve mühendislerin bunun iyi hesapladığını dile getiren Prof. Dr. Uslu, "Suyun akışı aslında Marmara’ya doğru hareket ediyor. Yani bir gemi boğazdan Karadeniz’e giderken 30 cm’lik bir yokuş çıkıyor. Önemli olan, bunu projelendiren mühendislerin çok düzgün bir şekilde yapısal olarak kanalın derinliğini hesaplayarak hareket etmeleri. Derinliğin yaklaşık 25 metre olması düşünülüyor" diye konuştu.

    "HİDROJEN SÜLFÜR KOKUSUNU ENGELLEMEK İÇİN DERİNLİĞİ 25 METREYE KADAR TUTMUŞLAR"

    Projenin iklime herhangi bir etkisi olmayacağını söyleyen Prof. Dr. Uslu, "Güneş ışınları 25 metre derinliğe kadar inebiliyor. 25 metrenin altına indiği zaman oksijen oranı azalıyor, hidrojen sülfür oranı artıyor. Bu da lodos estiği zaman ortamda hidrojen sülfür kokusunu meydana getiriyor. Bunu engellemek için kanal derinliğinin 25 metreye kadar tutmuşlar" dedi.

    Marmara’daki tuzluluk oranı Karadeniz’e göre daha fazla olduğunu ve ters akım sürerse yıllar içerisinde Karadeniz'deki tuzluluk oranının artacağını vurgulayan Prof. Dr. Uslu, "Bu kısa bir sürede etkilemez ancak ters akım süresi yani Marmara’ya Karadeniz’den gelen su miktarı terse doğru dönerse Karadeniz’in tuzluluk oranının artması düşünülebilir. Ama bu  binlerce yıl sürebilecek bir süreç" dedi.

    "BÖLGEDEN ÖNEMLİ KAZILAR ÇIKACAKTIR"

    Bölgede çıkacak kazılar önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Uslu, "Bölgenin topraklarının killi toprak ve tarım için elverişli topraklar olduğu düşünülüyor. Bazıları dolgu malzemesi olarak kullanılabilecek ancak iyi toprakların da tarım alanında kullanılmasını düşünüyorum.

    Sayın cumhurbaşkanımızın önemle yapılmasını isteğdiği bu proje ile boğazların kontrolünün tamamen elimizde olduğu bir kanal olacak. Bu Türkiye'nin  dünyanın merkezinde bir ağırlık merkezi konumunda olduğunu gösteriyor yani Türkiye’nin almış olduğu kararlar ve hareketi dünyadaki dengeleri değiştirmeye yetecektir. Ortadoğu'da önemli bir ülkeyiz" şeklinde konuştu.

    (FOTOĞRAF)



  • Yrd. Doç. Dr. İbrahimoğlu: Ergenlik geçici bir hastalık

    Gökçe KARAKÖSE/Özgür KUMANOVALI/İSTANBUL, (DHA)-EBEVEYNLERİN ergenliği hastalık olarak görüp, geçici olduğunu unutmamaları uyarısında bulunan İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Davut İbrahimoğlu, “Ergenlik geçici bir hastalık, ebeveynler bunun bilerek çocuğa iyi davranmalı ve onların değerli olduğunu hissettirmelidir” dedi.

    Ergenlik dönemi ve bu dönemde ailelerin nasıl davranması gerektiğiyle ilgili bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Davut İbrahimoğlu, ergenliğin geçici bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, ailelerin çocuklarıyla bütünlük içerisinde olmasının çocukları intihar düşüncesinden uzaklaştıracağını söyledi.

    İnsanın hayatında dört buhran döneminin bulunduğunu, en önemlisinin de ergenlik olarak tabir edilen 13 yaş buhranı olduğunu dile getiren İbrahimoğlu “Kızlarda ve erkeklerde ergenlik döneminde her şey ani bir değişimle başlar. Hormonal değişimin en hızlı olduğu dönemdir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ergenlik, 12 yaşında başlar ve 22 yaşında son bulur. Kızlar genelde babaya aşık olup anneyi model alırlar. Erkekler de anneye aşık olur ve babayı model alır. Erkek çocuk, babayı rakip olarak görmeye başlar. Böylelikle baba-oğul arasında ciddi bir çatışma meydana gelir. Aynı çatışmanın benzeri kız ve anne arasında da yaşanır. Bu hem fiziki, hem zihinsel, hem ruhsal açıdan yayılan ciddi bir çatışmadır. Bu dönemde ergen kendisinden başka kimseyi göremez. Her yerde anne babaya karşı olumsuz eleştiri yapmaya, onları yetersiz bulmaya başlar” dedi.

    “EN TEMEL İHTİYAÇ AİDİYET HİSSİ”

    Ruhsal sağlığımız için aidiyet hissinin önemine dikkat çeken İstanbul Esenyurt Üniversitesi Öğretim Üyesi İbrahimoğlu, ergenlik döneminde aile tarafından aidiyet ihtiyacı karşılanmayınca ergenlerin değişik yollara yöneldiklerini ve kendilerini oraya ait hissettiklerini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Davut İbrahimoğlu, “Aidiyet hissedilmeyince birey normal yoldan sapıp yanlış yola gidiyor. Ne yazık ki kötü alışkanlıklara yönelme yaşı 12 yaşına kadar indi. Bu çok vahim bir durum” diye konuştu.

    “ANNENİN ETEĞİ ÇOCUĞUN İLK ÖĞRETMENİDİR”

    Bilinçaltının ne verilirse onu hayata geçirdiğini bu yüzden çatışmaların, huzursuzlukların ve başarısızlıkların ortaya çıktığını belirten İbrahimoğlu, annelerin yetiştirme tarzının çok önemli olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: 

    “Çocuğun kişiliği 0-6 yaşında meydana gelir ve bu dönemde en çok zamanı annesiyle geçirdiği için annelere çok büyük rol düşüyor. Anne, 6 yaşındaki erkek çocuğa ablasının hizmet etmesini istiyor, erkek çocuğudur istediğini yapar diye hareket ediyorsa bu yanlış bir davranıştır. Kız çocuğuna ‘sen gülme, yapma, ayıptır’ zihniyetiyle yaklaşırsa erkeğin bilinçaltında o üstünlüğü oluşturur ve bilinçaltı bu şekilde davranır.”

    “ERGENLİK İLGİ BEKLEYEN BİR HASTALIK”

    Ebeveynlerin ergenliği hastalık olarak görmesini ve geçici olduğunu unutmamaları gerektiğini tavsiye eden Yrd. Doç. Dr İbrahimoğlu, “Ebeveyn olarak ergenliği bir hastalık gibi görüp, çatışmaya girmemeliyiz. Bu dönemin geçeceğini unutmayarak ebeveyn olarak çocuğa iyi davranmalıyız. Bir tatile çıkılacaksa evdeki ergenlik çağındaki çocuğa bu senenin tatil programını sen yap, nereye gidelim? Diye sorup, bireyde ‘ailem bana değer veriyor’ hissi yaratmalıyız. Böyle küçük değerler bile hem ergen çocuğu evden uzaklaştırmaz hem de içindeki özgüven açığa çıkmaya başlar”  dedi.

    “İLGİSİZ GEÇEN ERGENLİK ÇOCUĞU İNTİHARA GÖTÜRÜYOR”

    Ergenlik dönemini ilgisiz geçiren çocuğun yalnızlığa itildiğini, kötü alışkanlıklara sürüklendiğini ve aileye önemli rol düştüğünü vurgulayan İbrahimoğlu,  yalnızlık hissinin intihara kadar gidebileceği uyarısında bulunarak şöyle konuştu:

    “İstanbul Esenyurt Üniversitesi Çocuk Gelişim ve Sosyal Hizmet Bölümleri'nde özellikle aile konusunu öğrencilerimizle işlediğimizde intihar konusuna vurgu yapmaktayız.  Aile olarak çocuklarımızla bütün içerisinde olursak, çocuk intihar düşüncesinden uzaklaşacaktır. Çocuğun aileden, toplumdan kopması, değersiz hissetmesi intihara iter. Biz çocuklarımızın sözünü dinleyeceğiz. ‘Sen hiçbir şey bilmiyorsun, bunu yapacaksın’ diye dikte edersek onu yapmaz. Ergenlik döneminde çocuk hata yapacak. Bir hatası olduğunda ‘sana güveniyorum, sen bunu yaparsın, çözersin’ diyerek çocuğa özgüven, dinginlik ve cesaret aşılamalıyız. Gencin içindeki potansiyeli, yeteneği açığa çıkartmalıyız. Gençlerin farkındalığını artırmalıyız. Anne-babalar, öğretmenler,  yetkililer ve toplum temiz kalırsa çocuk da intihara sürüklenmeyecektir.  Çocuklarımızı keşfedelim. Onlara kendini ifade etme özgürlüğü sağlayalım ve kısıtlamayalım.”

    “DOKUNMAK MUTLULUK GETİRİR”                                                

    Annelerin aşırı derecede korumacı davrandığını, babaların ise daha serbest davranıp bu sebeple çocukların arada kalışına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. İbrahimoğlu, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktaları ilişkin ise şunlar söyledi:

    “Ebeveynler çocuklarına sorumluluk vermeli. 13-14 yaşındaki çocuğun yemek takibini yapmamalı çünkü bu ona ‘sen yemeği ne zaman yiyeceğini bilmiyorsun, sana ben hatırlıyorum’ demek gibidir. Fiziki açıdan baba çocuklarıyla güreşmeli, boğuşmalı ve çocuğa dokunmalıdır. Dokunmak, çocuğun ciddi şekilde öz güvenine katkı sağlayacaktır. Dokunmak mutluluk getirir.”

    (FOTOĞRAF-VİDEO)

    GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

    Yrd. Doç. Dr. Davut İbrahimoğlu ile röp.

    Röportajdan detay görüntüler

     



  • Genç orta kuşak sanatçıların 'Bugün' sergisi İKÜSAG’da

    İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Kültür Üniversitesi Sanat Galerisi, 2017-2018 sanat sezonunun 4'üncü sergisinde genç orta kuşak sanatçıları ağırlıyor.

    İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Galerisi (İKÜSAG), 2017-2018 sanat sezonunun 4'üncü sergisinde, genç orta kuşak sanatçıları ağırlıyor. Beyza Boynudelik, Meltem Sırtıkara, Merve Şendil, Cemile Kaçmaz, Zeynep Belerve Elif Öner’in eserlerinden oluşan 'Bugün' sergisi, 7 Şubat Çarşamba günü sanatseverle buluşuyor.

    Tuval üzerine akrilik boya ve karışık tekniğin kullanıldığı eserlerin yer alacağı karma sergide; genç orta kuşağın kişisel ve toplumsal deneyimleri, yine genç orta kuşak bir grup sanatçının gözünden aktarılacak.

    7 Şubat Çarşamba günü saat 15.00’da İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy yerleşkesinde gerçekleştirilecek açılış kokteyli ile kapılarını açacak olan sergi,7 Mart  tarihine kadar İKÜSAG’da ziyarete açık olacak.

    (FOTOĞRAF)



  • "Amaç daha pahalı ithalat değil, daha düşük maliyetli üretim olmalı"

    İSTANBUL,(DHA) - ÜRETİCİLERİN ve ihracatçıların maliyetlerini düşürmek, yüksek katma değeri olan ürünler üretmelerini teşvik etmek ve eğitimi ele almanın Türkiye'nin dış ticaret açığını azaltmada önemli olduğunu belirten Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, "Amaç daha pahalı ithalat değil, daha düşük maliyetli üretim olmalı" dedi.

    Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye'nin dış ticaret açığını azaltmak için atılacak adımları sıralayarak, bölgedeki savaş hali ve petrol fiyatlarına ilişkin açıklama yaptı. Bölgedeki gerginliklerin devam ettiğini ve yoğun bir trafik yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Alkin, "Uluslararası gerginliklerin özellikle bölgemizde devam ettiği ve ABD ile Rusya'nın da kendi cephelerinden dahil olduğu bir sürecin içinden geçiyoruz. Özellikle Suriye ve PYD ile ilgili konularda hem ABD hem de bölgedeki diğer ülkelere Türkiye'nin kırmızı çizgilerinin hatırlattığı bir diplomasi trafiği yaşıyoruz. Bunun haricinde bu gerginliklerin doğal sonucu olabilecek terör eylemlerine karşı da Türkiye teyakkuzda" diye konuştu.

    "EKONOMİDE YAPILAN HAMLELER DIŞ TİCARET AÇIĞINI DARALTMAYA YETMEZ"

    Ekonomik açıdan cari açığın beklenenden daha yüksek gelmesinin Ekonomi Bakanlığı tarafından ithalatı daraltıcı hamlelerin beklenen sonucu vermediğini belirten Prof. Dr. Alkin, şunları söyledi:

    "Hafta sonu kamunun yaptığı ithalatların da denetim altına alınacağı konusunda açıklama yapıldı. Demek ki dış ticaret açığını ve cari işlemler açığını ithalata engel çıkararak düşürme stratejisi devam edecek. Eğer petrol fiyatları 80 dolara yaklaşır, metal ve diğer emtianın fiyatları yükselirse ne olur ? Türkiye'nin ithalatının yüzde 85'inden fazlası hammadde, ara malı ve yatırım malı olduğuna göre yukarıdaki çabalar dış ticaret açığını daraltmaya yeter mi ? Elbette yetmez."

    BUNLAR GECEDEN SABAHA KADAR ÇÖZÜLECEK İŞLER DEĞİL

    Maliyetleri düşürmek, üreticilerin yüksek katma değer yaratmaları için teşvikler hazırlamak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Alkin, "O zaman ne yapmak lazım ? Üreticilerin ve ihracatçıların maliyetlerini düşürmek, yüksek katma değer yaratmalarını sağlayacak teşvikleri yaratmak ve eğitimi en baştan ele almak. Bunlar tabii ki geceden sabaha kadar çözülecek işler değil. Ancak, cari açık geceden sabaha çözülmek istendiği için ithalatı zorlaştırmak tercih ediliyor" dedi.

    DEVLETİN GÖREVİ, ULUSLARARASI RAKİPLERDEN DAHA DÜŞÜK ÜRETİM MALİYETİ YARATMAK OLMALI

    Dolar/TL ve kurların sakin seyrettiğini ve ithalatın pahalılaştırılması sonucunda faturanın daha da ağır olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Alkin,  "Aslına bakılırsa Ekonomi Bakanlığı, 'Türkiye'deki üretim maliyetinden daha yüksek bir ithalat maliyeti yaratmak' için çalışıyor. Halbuki, devletin görevi 'uluslararası rakiplerden daha düşük üretim maliyeti yaratmak' olmalıdır diye düşünüyorum" diye konuştu.

    (FOTOĞRAF)

     



  • Ömrünü tamamlamış lastikler geri dönüşüme kazandırılıyor

    İSTANBUL, (DHA) - ÜMRANİYE Belediyesi, ömrünü tamamlamış lastikleri toplayarak, ekonomiye katkı sağlayıp çevre kirliliğinin önüne geçiyor.

    Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin ton ömrünü tamamlamış lastik açığa çıkıyor. Bir lastiğin geri dönüşüme gönderilmesiyle birçok ürün elde edilebiliyor. Ömrünü tamamlamış lastikleri geri kazandığımızda; yaklaşık yüzde 73 oranında granül kauçuk malzemesi, yüzde 19 oranında çelik tel, yüzde 8 oranında ise tekstil ve diğer maddeler geri kazanılıyor.

    EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR

    Bu kapsamda “25.11.2006 tarih ve 26357 sayılı Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği” doğrultusunda atık lastiklerin çevreye zarar vermemesi, yakıt ve kaplama malzemesi olarak ekonomiye kazandırılması ve geri dönüşümü amacıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş olan Lisanslı Dernek ile Ümraniye Belediyesi'nin yapmış olduğu protokol kapsamında atık lastikler toplatılıyor. Toplanan Ömrünü Tamamlamış Lastikler lisanslı geri dönüşüm tesislerinde enerji ve hammaddeye dönüştürülerek ekonomiye kazandırılıyor. 2017 yılında ilçede bin 100 ton atık lastik toplanarak geri dönüşüm sistemine dâhil edildi.

    (FOTOĞRAF)

     

     



  • Maltepe zabıtası son 4 yılda 41 bin 963 şikâyeti çözdü

    İSTANBUL, (DHA) -MALTEPE Belediyesi  zabıtası, son 4 yıl içerisinde 41 bin 963 şikâyeti sonuçlandırarak, halkın şikâyetlerini çözüme kavuşturdu.

    Maltepe Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın göreve gelmesinden bu yana ilçedeki denetimlerine hız verdi. Vatandaşlar tarafından son 4 yılda iletilen, 41 bin 963 şikâyet çözüme kavuşturuldu. Çalışmalar kapsamında, 4 sene içerisinde 3 bin 196 işyeri denetlendi, bin 491 ruhsatsız işyeri tespit edildi ve 944 işyeri mühürlendi. Ayrıca 24 bin 10 seyyar satıcı denetlenirken, 11 bin 246 dilenci hakkında yasal işlem yapıldı, eksiklikleri bulunan 4 bin 741 işletmeye de ceza yazıldı.

    OKUL ÖNLERİNE TRAFİK ZABITASI

    Zabıtanın çalışmalarını giderek daha aktifleştirdiğini ifade eden Kılıç, “Özellikle okul önlerine koyduğumuz trafik zabıtalarıyla, çocuklarımızı tehlikelerden korumaya çalıştık. Ayrıca Girne mahallemize pazar açtığımız gibi Bağlarbaşı mahallemizde de kapalı pazar alanımızı kurduk. Denetimlerimizi sıklaştırarak, halkın sağlıyla oynayan işletmelere göz açtırmadık. Zaman zaman sabahın erken saatlerinde bilhassa ekmek fırınlarını denetledim ve denetlemeye devam ediyorum. Her şey güzel Maltepemiz için” diye konuştu.

    (FOTOĞRAF)