MEDYAJANS.COM

ANASAYFA » SON DAKİKA » DHA SON DAKİKA HABERLERİ » DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA SON DAKİKA HABERLERİ

DHA RSS Video Foto

  • Van'da kaçakları taşıyan minibüste 11 kilo 378 gram esrar ele geçirildi

    VAN, (DHA)- HAKKARİ- Van'da polis tarafından şüphe üzerine durdurulan minibüste 38 kaçak göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı şüphelisi 1 kişi gözaltına alınırken, 3 sırt çantasında 11 kilo 378 gram esrar ele geçirildi.
    Gürpınar İlçe Emniyet Amirliği ekiplerince, Van-Hakkari Karayolu üzerinde uygulama noktasında durumundan şüphelenilerek durdurulan 15 kişilik minibüste, Afganistan ve Pakistanlı uyruklu 38 kaçak göçmen yakalandı. Yurda yasadışı yollardan giriş yaptığı tespit edilen kaçak göçmenler İl Göç İdaresi'ne teslim edilirken, göçmen kaçakçılığı yapan M.S.E.,  gözaltına alındı. Minibüste yapılan aramada ise 3 sırt çantası içerisinde zulalanmış 11 kilo 378 gram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

    FOTOĞRAFLI



  • Mansur Yavaş'tan, 'Yavaş Yavaş Devrim' yazısına tepki

    Haluk KARAASLAN- Arda ERDOĞAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA'nın Çankaya ilçesinde ODTÜ Kavşağı'nda duvarda görülen 'Yavaş Yavaş Devrim' ve 'Devrim Ankara'dan Başlayacak' yazıları, Temiz Siyaset Platformu üyeleri tarafından silindi. Twitter'dan açıklama yapan Yavaş, "Ankara’da her seçimde yaşanan geleneksel kışkırtmalar başladı" dedi.
    Çankaya'da, 1071 Malazgirt Bulvarı üzerindeki ODTÜ Kavşağı'nda duvara, 'Yavaş Yavaş Devrim', 'Devrim Ankara'dan Başlayacak' yazıları yazıldı. Tartışmaya neden olan yazılar, CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş'ı destekleyen Temiz Siyaset Platformu üyeleri ve CHP'liler tarafından dün akşam sprey boyalarla silindi.
    'BU PROVOKASYONLARI 2014'TE DE GÖRDÜK'
    Platform Genel Başkanı Mehmet Bayındır, 2014'deki yerel seçimlerde de aynı provokasyonları gördüklerini söyleyerek şöyle dedi:
    "Biz bu provokasyonları 2014 yılındaki seçimde de gördük. Mansur Yavaş'ın çeşitli örgütlerle ilişkisini kurmak istediler. Mansur Yavaş, Türk milliyetçisidir. Ülkücü olduğunu söylemekten sakınmayan birisidir. Ülkücülerle CHP'liler bugün kenetlenmiş daha güzel bir Ankara için mücadele etmektedirler. Bunun önüne geçmek istiyorlar. Ankara'nın kalkınmasını istihdam sahibi olmasını, dünya başkenti olmasının önüne geçmek istiyorlar. Bu provokasyonlarla bunun önüne geçemeyeceklerdir."
    CHP ÇANKAYA İLÇE BAŞKANI: GERGİNLİK YARATMAYIN
    CHP Çankaya İlçe Başkanı Fatih Yıldırım ise, "Mansur Yavaş'ı zorda bırakmak için, kim olduğu belli olmayan karanlık güçlerin bu provokasyonları yapacaklarını daha önceden biz haber almıştık. Çok da dikkatli davranıyoruz. Bu dikkatimizi aynı zamanda emniyetle de paylaşıyoruz. Bu tip provokasyonlara direkt müdahale etmiyoruz. Çünkü seçimin güvenliği açısından ve toplumda seçimlere yönelik bir şaibe olmaması açısından son derece dikkatli davranıyoruz. Emniyetle iç içe çalışıyoruz. Önce emniyete haber veriyoruz sonra biz müdahale ediyoruz. Bunlar bizim seçimi almamıza engel değil. Bütün siyasi partilere buradan bir şey söylemek istiyorum; sandığa müdahale etmeyin, toplumda gerginlik yaratmayın. Seçimlere giderken toplumun huzurunu bozacak bu tip provokasyonlara biz düşmeyeceğiz, halkımız da düşmeyecek; ama provokasyonları yapanların da peşini bırakmayacağımızı buradan ilan ediyoruz" diye konuştu.
    YAVAŞ: ANKARA BU YALANLARI YEMEZ
    Mansur Yavaş da konuyla ilgili Twitter'da açıklama yaptı. Yavaş, "Ankara'da her seçimde yaşanan geleneksel kışkırtmalar başladı. Bizim ittifakımız önce hakla sonra halkla. Ankara bu yalanları yemez, bu telaş çaresizliğin göstergesi. 1 Nisan'da Ankara'ya huzur ve bereket gelecek" dedi.

    FOTOĞRAFLI



  • BİLGİ’li öğrencilerden özgün tasarımlar

    İSTANBUL, (DHA)  - İSTANBUL Bilgi Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü 1’nci sınıf öğrencilerinin tasarımlarından oluşan sergi, santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde kapılarını açtı. 24 Şubat’a kadar devam edecek sergide öğrencilerin tasarımlarının yanı sıra tasarım süreçlerini gözler önüne seren eskiz çalışmaları ve hikayelere de yer veriliyor.
    İstanbul Bilgi Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü 1’nci sınıf öğrencileri tarafından Tasarım Stüdyosu dersi kapsamında sergi hazırlandı. Sergide özel tasarımların yanı sıra eskizler ve hikayeler de yer alıyor. BİLGİ Moda Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İrem Arıkan Ekşi ile Araştırma Görevlisi Ülker Tatlıdil’in yürütücülüğünü yaptığı sergide toplam 21 öğrencinin işleri yer alıyor. Sergi, öğrencilerin özgün tasarımcı kimliklerini keşfederken yaptıkları görsel, deneysel ve kavramsal araştırmaların izlerini taşıyor.
    Tasarımın bir süreç olduğu vurgusundan özgün kesitler sunan sergi, 24 Şubat’a kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi’nde sanat ve moda severlerin ziyaretine açık olacak.
    Tasarımlarıyla sergiye katılan öğrenciler; Lal Kulaberoğlu, Ömer Ülger, Merve Abedan, Dilara Tamtürk, Haldun Aybars Sümerman, Lara Dirlik, Elif Kar, Bilgenaz Akyel, Duru Dodanlı, Laman Guluzade, Dilek Yılmaz, Kaan Karakoç, Pelin Su Sağ, Melek Darcan, Ayşenur Yılmaz, Aliya İsmail, Zeynep Rümeysa Aydemir, Ece Uslu, Ru'aa Zeitoun, İman Hamidi, Shakiba Hosseini.



  • Düzce'de 10 camiden 100 musluk çaldılar

    Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, (DHA) - DÜZCE'de, 10 camiden 100'e yakın musluk çalındı.
    Düzce Belediyesi tarafından ücretsiz hale getirilen ve geceleri de açık bırakılan cami tuvaletlerinden dün gece 100'e yakın musluk çalındı. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şehir merkezindeki camilerde incelemelerde bulunarak, çevredeki güvenlik kameralarının kayıtlarını gözden geçirdi. Sabah saatlerinden itibaren tespit yaptıklarını söyleyen Düzce Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü İsmail Işıldak, "Dün gece 10 camimizden 100'e yakın musluk çalınmış. Sabah saatlerinden bu yana tespit yapıyoruz. Biz Düzce Belediyesi olarak vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için tuvaletleri sabaha kadar açık bırakıyoruz. Ancak bu olaylar bizi üzüyor. Bu kişilerin daha duyarlı olmasını istiyoruz" dedi.

    FOTOĞRAFLI

     

     



  • Otomobildeki 5 büyükbaş, jandarmayı şaşırttı

    Devrim DERİN/BALIKESİR, (DHA)- BALIKESİR'de huzur uygulamasında durdurulan otomobilde kulak küpesiz 5 büyükbaş hayvanı gören jandarmalar şaşkınlık yaşadı. Uygulamalarda ayrıca çeşitli suçlardan aranan 193 kişi yakalandı. 
    Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, il genelinde huzur ve güven uygulaması yaptı. Ekipler durdurdukları otomobilde kulak küpesiz 5 büyükbaşla karşılaşınca şaşkınlık yaşadı. Sürücü hakkında yasal işlem başlatılırken, ele geçirilen hayvanlar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne teslim edildi.
    Öte yandan, jandarma ekiplerinin 58 yol kontrol arama noktası, 492 umuma açık eğlence mekanları, 16 gar-istasyon-iskele ve 121 park-bahçe ve metruk binalarda yapılan uygulamasında 11 bin 482 kişi sorgulandı. GBT sorgulaması sırasında 1 açık cezaevi firarisi, 2'si kayıp olmak üzere çeşitli suçlardan arama kaydı bulunan 193 kişi yakalandı. Yakalanan bu kişilerden 5'i gözaltına alındı. 20 kişiye adli ve idari işlem ile 28 bin 134 lira adli ve idari para cezası uygulandı.

    FOTOĞRAFLI



  • Balıkesir’de tarihi lahit başı ve sütun kapağı ele geçirildi

    Devrim DERİN/BALIKESİR, (DHA)- BALIKESİR İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen operasyonda Bizans dönemine ait olduğu düşünülen lahit kapağı ve sütunbaşı ele geçirildi.
    Karesi ilçesinin Şamlı Mahallesi’nde izinsiz kazı çalışması yapıldığı yönünde istihbarat alan İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir eve operasyon düzenledi. Operasyonda evin eklentilerinde Bizans dönemine ait olduğu düşünülen lahit kapağı ve sütunbaşı ele geçirildi. Olayla ilgili M.D. adlı şüpheli gözaltına alındı. Eserler Balıkesir Müze Müdürlüğü’ne teslim edilirken, şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.

    FOTOĞRAFLI



  • Çocuklar dünya kültürleriyle tanışacak

    İSTANBUL, (DHA)- Trump Alışveriş Merkezi’nde yer alan KidzMondo, çocukları dünya kültürleriyle tanıştırmayı amaçlıyor.

    Eğlenirken öğrenmek isteyen çocuklar için etkinlikler hazırlayan KidzMondo’da şubat ayında İtalya ile başlayacak olan kültür turu, mart ayında Arjantin ile devam edecek.40’tan fazla meslek ünitesinin yer aldığı KidzMondo’da çocuklar meslekleri deneyimlemenin yanı sıra her ay bir ülkenin kültürüyle tanışacak.

    23-24 Şubat tarihlerinde İtalya’nın simgeleriyle donatılacak olan KidzMondo’da, İtalyanların ünlü halk dansı Tarantella’dan ünlü İtalyan eserleri sergisine kadar aktiviteler yer alacak. KidzMondo’nun minik ziyaretçileri ‘İtalya Günleri’ kapsamında; ‘Kidz House Dance’ gösterilerini, ayrıca yüz boyama ve yaratıcılık atölyeleri gibi etkinlikleri de görme fırsatı yakalayacak.



  • Turistler, hedefi 12'den vuruyor

    İbrahim LALELİ/ANTALYA, (DHA) - ANTALYA'da silah ve atıcılık tutkunlarının buluşma noktası Antalya Atış Poligonu'nun ikinci şubesi, Rauf Denktaş Bulvarı üzerinde açıldı. 'İçinize atmayın hedefe atın' sloganıyla kapılarını açan merkezde, Antalyalıların yanısıra turistler de atış yapıyor.
    Antalya Atış Poligonu kurucusu 25 yıllık turizmci Alper Uçar ile ortağı Murat Onaran, atıcılık sporunu turizmle buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Uzun yıllar turizm sektöründe yönetici pozisyonunda görev yaptığını, sektörü ve turistin ne istediğini çok iyi bildiğini belirten Alper Uçar, atıcılık ve poligon kültürüne Rus ve Araplar'ın yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.
    Üç yıl önce Konyaaltı'nda ilk poligonu hayata geçirdiklerini anlatan Uçar, tecrübelerini ikinci şubeye de aktardıklarını vurguladı. İşletme için oteller bölgesi Kundu'ya yakın konumu seçmeye özen gösterdiklerini belirten Uçar, amacının turistlere daha rahat ulaşmak olduğunu vurguladı. Uçar, "Alternatif turizme atıcılık ve poligon kültürünü dahil etmenin mutluluğunu yaşıyorum. Konyaaltı şubemizde yerleşik Ruslar başta olmak üzere bölgemize tatile gelen binlerce turist atış yaptı. İkinci şubemiz oteller bölgesine daha yakın. Bu avantajımızı kullanarak turistlerin ilgisini çekmeyi planlıyoruz" dedi.
    TURİST SADECE DENİZ ARAMIYOR
    ABD ve Avrupa'nın birçok ülkesinde atıcılık sporunun ilgi gördüğünü anlatan Alper Uçar, "Turistlere farklı eğlenceler bulmalıyız. 25 yıl otel yöneticiliği yaptım. Turist tatilinde sadece deniz, kum, güneş aramıyor. Aynı zamanda katılabileceği etkinlikleri planlamak ve gerçekleştirmek istiyor. Atış poligonu da bu etkinlikler arasında. ABD'nin Nevada çölünde turistlere tank, top, uçaksavar gibi silahlarla atış yaptırıyorlar" diye konuştu.
    'MAGANDA KURŞUNU SIKMAYIN, POLİGONDA SIKIN'
    Kent merkezlerinde, düğün ve kutlamalarda havaya ateş açanlara da çağrı yapan Uçar, "Gelin poligonda güvenli atış yapın. Atış yapmak isteyenlerin bize kimliğiyle başvurması yeterli. Envanterimizdeki silahlardan birisini seçip, eğitmenlerimizin gözetiminde poligonda kağıt hedeflere atış yapabilirler. Sokaklarda kimsenin hayatını tehlikeye atmamış olurlar" diye konuştu.
    FİLM SEKTÖRÜ İLGİ GÖSTERİYOR
    Geçen yıllarda yayınlanan 'Börü' adlı dizinin oyuncu ekibinin taktiksel atış eğitiminin Antalya Poligon'da verildiğini hatırlatan Alper Uçar, "Birçok oyuncu, silahlarla ilgili bizden eğitim alıyor. Dizilerden teklif alıyoruz" dedi.
    BİR ŞARJÖR MERMİ 88 TL
    Poligonda atış yapmak isteyenler bir şarjör mermi için 88 TL ödüyor. Ruhsatlı silahı ve kendi mermisini kullanmak isteyenler ise poligon kullanım ücreti ödeyerek kağıttan hedefleri vurmaya çalışıyor.

    FOTOĞRAFLI



  • Mahsur kalan belgeselcileri, karla mücadele ekibi kurtardı

    Behçet DALMAZ/VAN,(DHA)- VAN'ın Bahçesaray ilçesi Özbeyli mezrasına belgesel film çekimi için giden 12 kişi, dönüş yolunda kar ve tipi nedeniyle mahsur kaldı. Ekip 4 saatlik çalışmayla kurtarıldı. 
    12 kişiden oluşan çekim ekibi, İstanbul’dan Van’a belgesel çekimi için Bahçesaray ilçesine bağlı 3 bin rakımlı Özbeyli mezrasına gitti. Bir hafta boyunca mezrada çekim yapan ekip, geçtiğimiz Cuma günü il merkezine dönmek isteyince köy yolunda tipi ve kar yağışına yakalandı. Karda mahsur kalan ekip durumu AK Parti Başçesaray ilçe başkanlığına bildirdi. İlçe başkanı Cumali Sabırlı’nın durumu bildirmesiyle bölgeye iş makinesi sevk edildi. 4 saat süren çalışmayla ekibe ulaşıldı. 
    Belgesel ekibinden Sait Keskin, Başçesaray ilçesine belgesel çekimi için geldiklerini belirterek, "Kar ve tipiden dolayı 2 saat bekledik. Ak Parti Bahçesaray İlçe Başkanı Cumali Sabırlı beyin devreye girmesiyle bulunduğumuz bölgeye iş makinesi geldi. Yolun açılmasıyla Van merkeze döndük. Bölgede yaklaşık 4 metreye yakın kar var" dedi.
    FOTOĞRAFLI
     



  • Amasya’da kardan kapanan köy yolları açıldı

    Sinan HARMANCI/MERZİFON, (Amasya),(DHA)- AMASYA’nın Merzifon ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle kapanan 3 köy yolu, ekiplerin 2 günlük çalışmasıyla ulaşıma açıldı.
    İlçenin Tavşan Dağı mevkiinde bulunan Aşağıbük, Ortabük ve Yukarıbük köylerinin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanan yollar, Amasya Özel İdaresi ekiplerinin yoğun çalışmaları ile yeniden ulaşıma açıldı. Çalışmalar hakkında bilgi veren Amasya Özel İdaresi Genel Sekreteri Faruk Aykutlu, "Kardan kapanan 3 köy yolumuz ekiplerimizin yoğun çalışmaları ile ulaşıma açıldı. 1 greyder, 1 kanal kazıcı ve 1 yükleyici kar rotatif püskürtme aracı ile 10 personelimiz yol açma çalışmalarına katıldı. Kapalı köy yolu bulunmamaktadır" dedi.
    FOTOĞRAFLI



  • Ekonomik kriz algısı AB'yi kurtarıcı olarak gösteriyor

    Sinem ERYILMAZ / İSTANBUL,(DHA) - İKV tarafından yapılan araştırmaya göre, AB ile ilişkilerde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türk halkının üyeliğe desteği yüzde 78,9 oldu. Destek oranının yüksek olmasını değerlendiren Doç. Dr. Ozan Örmeci, ekonomik kriz algısının AB'yi kurtarıcı olarak gösterdiğini söyledi.

    İktisadi Kalkınma Vakfı'nın (İKV) 18 ilde, 1311 kişi ile yüz yüze görüşme metodu ile yapılan ve Ocak 2018'de açıklanan AB algısının ölçüldüğü bir araştırmasının sonuçlarına göre, AB üyeliğine olan desteğin yüzde 78,9 ile oldukça yüksek bir düzeyde gerçekleşti. Daha önce yapılan araştırmaya kıyasla destek oranı bir önceki seneye göre yüzde 3 artış gösterdi. Aynı kişilere Türkiye'nin yakın bir gelecekte AB üyesi olacağına inanıp inanmadıkları sorulduğunda ise olumlu beklenti oranı yüzde 31,2 olarak gerçekleşti. Türkiye'nin AB üyeliğini destekleme sebepleri arasında, yüzde 48,3 ile en başta refah ve ekonomik kalkınma beklentisi geldi. Onu yüzde 38,1 ile AB'de serbest dolaşım, yerleşme ve eğitim imkânı izledi.

    KATILIMCILARIN ÜÇTE BİRİ YAKIN ZAMANDA ÜYELİĞİN GERÇEKLEŞMESİNİ BEKLEMİYOR

    AB üyeliğine verilen destekteki artışın son derece doğal bir durum olduğunu belirten Gedik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Doç. Dr. Ozan Örmeci, "Bir sene içerisinde yüzde 3’lük artış küçümsenemeyecek bir yükseliş grafiğidir. Turizm faaliyetleri ve gezi programları sayesinde Avrupa’daki yüksek yaşam standartlarının Türk halkınca fark edilmesi de bu durumda etkili olmuş olabilir. Zaten anket sonuçlarının devamında, AB’ye olan desteğin refah ve ekonomik gerekçeler (yüzde 48,3) ve serbest dolaşım, yerleşim ve eğitim imkânları (yüzde 38,1) temelinde olduğu görülüyor. Buna karşın, anket sonucunda ortaya çıkan AB üyeliğine yönelik yüzde 78,9 oranındaki muazzam destek, bence toplumdaki gerçek dengelerin üzerinde bir rakam. Bunun sebebi de ekonomik kriz algısı nedeniyle toplumun bir kurtarıcı araması ve bu umudu Avrupa Birliği’nde görmesi olabilir. Lakin aynı ankette Türk halkının AB üyeliği beklentisi ve umudu yüzde 31,2’de sınırlı kalıyor ki, bu noktada Ankara kadar Brüksel ve diğer Avrupalı başkentlerin de hatalarını sorgulamaları lazım" şeklinde konuştu.

    "Türkiye, genç nüfusu ve büyüyen rekabetçi ekonomisiyle, Avrupa ekonomisine dinamizm katmak ve rekabet gücünü yükseltmek anlamında ideal bir partnerdir" ifadelerini kullanan Doç. Dr. Ozan Örmeci, "Türkiye, tam üyelik durumunda Avrupa’ya muazzam bir bilgi dağarcığı ve deneyim fırsatı da katacaktır" dedi.

    "TÜRKİYE'NİN AB'YE ÜYELİĞİ TÜM SEKTÖRLERDE FIRSAT YARATABİLİR"

    Doç. Dr. Ozan Örmeci sözlerine şöyle devam etti:

    "Somut birkaç örnek vermek gerekirse tam üyelik ve entegrasyon durumunda, Avrupalı sosyologlar ve genel olarak sosyal bilimciler için İslami ve seküler yaşam tarzlarının bir arada olduğu İstanbul ve Anadolu şehirlerinde yoğun gözlem ve bilimsel araştırma yapma imkânları ortaya çıkacaktır. Bu sayede Avrupa’nın İslam dünyası ile ilişkilerini geliştirmesi, Müslüman toplumları daha iyi anlaması ve Avrupalı bilim insanlarının yaratıcı ve özgün bilimsel yayınlar yapması konusunda eşsiz bir fırsat doğacaktır. Bu gibi örnekleri hayatın tüm alanında ve tüm sektörlerde düşünebiliriz. Mesela Avrupalı bir müzisyen için de (geçmişte Amerikalı ünlü caz sanatçısı Dave Brubeck’in Türkiye’deki ayakkabı boyacılarının ritimlerinden etkilenmesi gibi) Türkiye’de uzun süre ve rahatça yaşama/çalışma fırsatlarının oluşması müthiş bir sentez ve yaratıcılığa neden olabilir. Aynı şey tabii ki Avrupa’ya gidecek Türk bilim insanları ve sanatçıları için de geçerli olacaktır. Dahası, şimdilerde PESCO girişimi ile hız verilen AB Ordusu konusunda da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deneyimi ve Türkiye’nin demografik gücü Avrupa için başlı başına bir avantajdır. Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaştırılması ise, diğer bloklara yanaşması durumunda 'kelebek etkisi' şeklinde Avrupa ve dünya için beklenmedik ve olumsuz etkilere neden olabilir."

    YENİ PAZAR İMKÂNLARI DOĞACAK

    AB’nin bir 'Hıristiyan Kulübü' değil de, evrensel ve seküler bir medeniyet projesi olduğunu ispatlamak için Müslüman halklara kapısını açması gerektiğini vurguluyan Doç. Dr. Ozan Örmeci, "AB tam üyelik durumunda, Türkiye’ye müthiş bir uluslararası saygınlık, Türkiye’nin ticaret yapmasını kolaylaştıracak kural ve düzenlemeler ve tabii ki daha kolay ulaşılabilir büyük bir pazar imkânı sunacaktır. Türkiye’nin AB üyeliği, medeniyetler çatışması tezini körüklemek ve Müslüman-Hıristiyan çatışması yaratmak isteyenlere de harika bir cevap olacaktır" açıklamalarında bulundu.

    "AB'NİN ELEŞTİRİLERİNİ OLUMLU KARŞILAMAK GEREKLİ"

    Türkiye’nin AB'ye üyeliğinin bazı olumsuzluklara da yol açabileceğini söyleyen Doç. Dr. Ozan Örmeci, "Türkiye, 80 milyonu aşkın nüfusu ve Avrupa standartlarına kıyasla daha ucuz ve esnek olan işgücü nedeniyle Avrupa’daki çalışan kesimlere yönelik endişe kaynağı oluşturabilir. Avrupa’daki sağ ve aşırı sağ siyasetlerin bunu körüklemesi de önyargı ve korkuları güçlendirmektedir. Türkiye’nin neredeyse tamamı Müslüman olan nüfusu da Avrupalılar için bir endişe kaynağıdır. Ancak Türkiye’nin en seküler Müslüman toplumlardan birisi ve Türkiye’nin de tüm sorunlara rağmen halen laik bir devlet olduğu düşünülürse, bu konuda aşırı korkulara gerek yoktur.

    AB’nin Türkiye’ye yönelik eleştirilerinin olumlu karşılanması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Ozan Örmeci şunları söyledi:

    "Zira bu eleştiriler Türkiye halkının yaşam standartlarını geliştirmek için ve büyük ölçüde iyi niyetle yapılmaktadır. Lakin şunu da belirtmek gerekir ki, AB içerisinde de demokrasi standartları veya ekonomik gelişmişlikleri yüksek olmayan bazı üye ülkeler bulunmaktadır. Türkiye’de halkın ve devletin bürokratik prosedür ve kurallar konusunda AB’nin katı yaklaşımlarına uyum sağlamakta zorlanması gibi sorunlar da mevcuttur."

    "BREXİT, TÜRKİYE İÇİN OLUM BİR SÜRECE DÖNÜŞEBİLİR"

    Brexit sürecinin Türkiye'nin AB üyeliğine desteğini olumsuz etkilediğini belirten Gedik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Doç. Dr. Ozan Örmeci, sözlerini şu şekilde tamamladı:

    "Zira Birleşik Krallık, Türkiye’nin AB’ye üyeliğine açık ve aktif destek veren ülkelerden birisiydi. Bu ülkenin yokluğunda, Türkiye’nin üyeliğini savunan ülkelerin sayısı iyice azalmış ve Türkiye karşıtlığı AB’nin genel duruşu haline gelmiş durumda. Brexit sürecinin etkilerinin Türkiye-AB ilişkilerine nasıl olacağını henüz tam olarak hesap edemiyoruz ancak AB, Türkiye ve Birleşik Krallık’ı ortak olarak ilgilendiren konularda, bunun etkileri mutlaka hissedilecektir. Fakat bu olumsuz orta ve uzun vadede olumlu bir şeye de sebep olabilir. Yıllardır Türkiye’yi üyelik için kapısında bekleten ve Birleşik Krallık gibi en önemli üyelerinden birini kaybeden AB, bu şekilde devam ederse daha da kan kaybedeceğine kanaat getirirse, belki hızlı bir şekilde toparlanma sürecine girebilir ve Türkiye’nin üyeliği yönünde olumlu adımlar atabilir. AB’nin nasıl bir birlik olmayı tasarlayacağı da bu noktada çok önemli. Türkiye’nin üyeliği konusunda en kritik mesele ise Kıbrıs Sorunu’nun çözülmesi ve Türk-Yunan ilişkilerinin geliştirilmesidir."



  • İtfaiye çalışanı, işyerinde damadını tabancayla vurdu

    Tolga YANIK- Hasan DÖNMEZ/KONYA, (DHA)- KONYA'da itfaiyede şoför olarak çalışan Mustafa A. (47), kızıyla boşanma aşamasında olan damadı Mehmet Koyuncu'yu (36) tabancayla 3 el ateş ederek yaraladı. Kollarından ve başından yaralanan Koyuncu hastanede tedavi altına alınırken şüpheli Mustafa A., gözaltına alındı.
    Olay, saat 08.30 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Hüsamettin Çelebi Mahallesi Uluyayla Cadddesi üzerinde bulunan Selçuklu İtfaiye Müdürlüğü'nde meydana geldi. İddiaya göre, Büyükşehir İtfaiye Daire Başkanlığı'nda şoför olarak çalışan Mustafa A.'nın, yanına kızıyla 8 gün sonra boşanma davaları olan damadı Mehmet Koyuncu geldi. İkili konuşmak için mutfak kısmına geçti. Mehmet Koyuncu'nun kızıyla ilgili söylediği sözlere sinirlenen Mustafa A., yanındaki ruhsatsız tabancasıyla damadına 3 el ateş etti. Açılan ateş sonucu Koyuncu, kollarından ve başından yaralandı. İtfaiye personelinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı Mehmet Koyuncu sağlık ekipleri tarafından olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından ambulansla Konya Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Koyuncu'nun sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Şüpheli Mustafa A. ise Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından suç aleti tabancayla birlikte olay yerinde gözaltına alındı. Mustafa A. polisteki ilk ifadesinde, "Mehmet Koyuncu damadım olur. Kızım ile 8 gün sonra boşanma davaları var. Damadım sürekli bana tehdit mesajları atıyordu. Konuşmak için yanıma geldi. Aramızda tartışma çıktı ve bu olay yaşandı" dedi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

    FOTOĞRAFLI



  • Kayseri'de FETÖ soruşturmasında 13 şüpheli adliyede

    Muhammed KISIR/KAYSERİ, (DHA)- ANKARA merkezli 76 ilde düzenlenen FETÖ/PDY operasyonu kapsamında Kayseri'de gözaltına alınan 26 eski komiser yardımcısından 13'ü adliyeye sevk edildi.
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 2010'daki Polislikten Komiserliğe Geçiş Sınavı öncesi örgüt üyelerinden soruları aldığı belirlenen bin 112 kişi hakkında çıkarılan yakalama kararı sonrası Kayseri'de 26 kişi gözaltına alındı. Komiser yardımcılığından ihraç edilen 26 kişiden 13'ü emniyetteki işlemlerinin ardından Kayseri Devlet Hastanesi Adli Tabipliği'nde sağlık kontrolünden geçirilerek, adliyeye sevk edildi. Diğer 13 kişinin sorgusu devam ediyor.

    FOTOĞRAFLI



  • Bursa'da iki katlı evde yangın

    Muammer İRTEM/BURSA, (DHA)- BURSA’da iki katlı ev, çıkan yangında kullanılamaz hale gelirken, yaralanan olmadı. Yangın sırasında evde bulunan Ayşe Koçuk (66), "Oğlum olmasaydı biz de yanacaktık” dedi.
    Olay, sabah saatlerinde Osmangazi ilçesi Molla Fenari Mahallesi Uğureli Sokak'ta meydana geldi. Abidin Koçuk’a ait 2 katlı evde, henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Yangını fark eden çevredekiler durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Yangın sırasında evin içinde bulunan Abidin Koçuk, Ayşe Koçuk ve torunları Fatih Koçuk güçlükle evden çıkabildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından yangını kontrol altına aldı. Ev kullanılamaz hale gelirken, yaralanan olmadı. Polis ve itfaiye ekipleri yangının çıkış nedenini belirlemek için soruşturma başlattı.
    Komşularının yangını gördüklerinde bağırmaları üzerine uyandıklarını söyleyen Ayşe Koçuk, "Dışarıdan 'Ev yanıyor' diye bağırdılar. Komşunun evi sandım. Çıktım oğlum yukarı katta. Üst katta tavan alev almış. Oğlum hemen inip elektriği kapattı. Eğer oğlum olmasaydı biz de yanacaktık" dedi.

    FOTOĞRAFLI



  • Özlem Öztekin Vural: Adalar’a huzurevi yapacağız

    İSTANBUL, (DHA) – AK Parti Adalar Belediye Başkan Adayı Özlem Öztekin Vural, Adalar'da bir huzurevi yapmak istediğini açıkladı. Vural, “Zamanında Adalar'da yaşamış, sonra gitmiş, ancak tekrar dönmek ve son dönemlerini burada geçirmek isteyenler var” dedi.

    Adalar'ın silüetini olumlu yönde etkileyecek, çevreci projeleri olduğunu belirten AK Parti Adalar Belediye Başkan adayı Özlem Öztekin Vural, Adalar'da bir huzurevi yapmak istediğini açıkladı. Vural, "STK'ları destekleyecek hazırlıklarımız var. Zamanında Adalar'da yaşamış, sonra gitmiş, ancak tekrar dönmek ve son dönemlerini burada geçirmek isteyenler var. Bu talebe sıcak bakıyorum. Ulaşım anketlerde en ciddi problem olarak karşımıza çıkıyor. Bunun faytonlarla ilgili ayağını hızlı bir şekilde çözüme kavuşturacağız. Akülüler ve bisikletlerle ilgili çalışmalarımız herkesi memnun edecek yönde sürüyor” dedi.

    Adalar’ı boş bir tuvale benzeten Vural, “Çalıştıkça renklendirirsiniz. Yapacak çok iş var. Geçmişte çözülmemiş, biriken sorunlar var. Adalar'da yaşamak keyifli olmalı ve ada sakinlerine ayrıcalıklı oldukları hissettirilmeli. Adalar'ı marka haline getirmek istiyorum" diye konuştu.

    “HERKES MUTLU VE HUZURLU BİR HAYAT SÜRECEK”

    Gençlerin artık Adalar'da yaşamak istemediğini vurgulayan AK Parti Adalar Belediye Başkan adayı Özlem Öztekin Vural, "Gençlerimizin sosyal hayatları yok, burada yaşamakla gelecekle ilgili planları da yok. Gençler Adalar’dan gittiği için yaşlı nüfus artış gösteriyor. Bu insanların sağlık problemleri var. Yaşlılarımızın da bir sosyal hayatları yok. Biz onların farklı bir sosyal hayatı olması için bir takım çalışmalar yapmak istiyoruz. Yaz-kış burası canlanınca Adalar’ımız da şenlenir. Yaşlılarımızda emekliliklerini daha tatlı geçirir, mutlu ve huzurlu bir hayat sürerler" dedi.

    “ESNAF 12 AY ÇALIŞABİLMELİ”

    Esnafın 5 ay çalışıp 9 ay para ödediği için şikâyetçi olduğunu belirten Vural, "Bende bir esnaf çocuğuyum. Bu duruma çok üzülüyorum. Eskiden esnaf 12 ay iş yapıyordu. Yıllar geçtikçe, tablo şuanki hale geldi. Esnafımız 3 ay çalışıp 9 ay boşta kalıyor. Esnafın artık 12 ay çalışabilmesi gerekiyor. Adalar’ın en az 9 ay iş yapması lazım. Belediyecilik tecrübemizle bunu yapacak vizyon bizde var. Planımız esnafın yükünü azaltmak yönünde" dedi.

    ÖZLEM ÖZTEKİN VURAL HAKKINDA

    1978'de İstanbul-Adalar'da doğan Özlem Öztekin Vural, aslen Ordu-Mesudiye'lidir. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra 2004 yılında Adalar ilçe Başkanlığı'nda Halkla İlişkiler Birim Başkanlığı görevini üstlenerek siyasete atıldı.2007'de Adalar İlçe Başkanlığı'na getirildi. 2011 Genel Seçimlerinde İstanbul 1. Bölge 18. sıra Milletvekili Adayı oldu. 2012'de İstanbul İl Başkanlığı 4. Olağan Kongresinde İl Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi.2014 yılında İl Sekreterya Birim Başkanı olan Özlem Öztekin Vural, 5. Olağan Kongre’de yeniden İl Yönetim Kurulu’na seçildi ve yeniden Sekreterya Birim Başkanlığı görevini üstlendi. Vural, 2018’de tekrar Adalar AK Parti İlçe Başkanlığı’na seçildi.31 Mart 2019’da yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde, Ak Parti'den Adalar Belediye Başkan Adayı oldu. İyi derecede İngilizce bilen Vural, evli ve 1 kız çocuğu annesidir.



  • İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ağrı tüm boyutlarıyla ele alınacak

    İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Bilgi Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, Uluslararası Fizyoterapide Ağrı Sempozyumu’nun ilkine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 8 Mart’ta gerçekleşecek sempozyuma birçok akademisyen, doktor ve fizyoterapist katılacak.

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından bu yıl ilk kez ‘Uluslararası Fizyoterapide Ağrı Sempozyumu’ düzenlenecek. Birçok akademisyen, doktor ve fizyoterapistler ağrının çeşitlerini, boyutlarını ve tedavi yöntemlerini tüm detaylarıyla ele alacak.

    8 Mart’ta santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenecek olan sempozyum iki oturumda gerçekleştirilecek. İlk oturumda işlevsel egzersizlerde ağrının yol gösterici rolü ve ağrı algısı irdelenecek. İkinci oturumda ise ağrının duyusal katmanları, visseral problemler, manuel terapiler ve ağrının patofizyolojisinin yanı sıra diskojenik ağrı, ulusal ve uluslararası isimler tarafından aktarılacak.



  • (Görüntülü) Mevlüt Uysal: Bizim her insana dokunan hizmetimiz olmak zorunda

    İSTANBUL, (DHA) – İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Mevlüt Uysal, Büyükçekmece’ye bu zamana kadar hak ettiği ölçüde hizmet edilmediğini vurgulayarak, ilçe halkının hizmet belediyeciliği ile tanışacağını ve de seçilmesi halinde her insana dokunan hizmetler olacağını söyledi.


     

    31 Mart Yerel Seçimleri öncesi AK Parti’den belediye başkan adayı olarak gösterildiği Büyükçekmece’de seçim hazırlıklarını sürdüren Mevlüt Uysal, ilçedeki site yöneticileri ve site sakinleri ile bir araya geldi.


     

    “HİZMET ÜRETME KONUSUNDA SIKINTI OLMAYACAĞINI BİLİYORLAR”


     

    Yoğun katılımın olduğu programda site ve apartman yöneticilerinin yaptığı işin kolay bir iş olmadığını ifade eden Başkan Uysal, “Bir sitede işler ne kadar güzel yapılıyorsa o site içerisinde oturanlar en mutlu insanların olduğu yerdir. Sitelere de biz ağaç bakımları, temizlik veya oyun parkları konusunda belediye olarak yardımcı oluyoruz. Bir site 3 bin kişiden 10 bin kişinin yaşadığı bir mahalle. Sonuçta bir ağaç varsa ve o ağaç sadece o siteye oksijen vermiyor, o ağaç bütün mahalleye katkı sağlıyor. O yüzden biz mahalledeki bir apartmanın çevresi için ne kadar sorumluysak belediye olarak, siteler için de aynı sorumluluklarımız mevcut.  Zaten burada Büyükçekmece’deki insanlarla konuşulduğu zaman Mevlüt Uysal buraya başkan olursa güzel hizmetler geleceğine inanıyor. Bizim geçmişte yaptığımız işlere bakılırsa hizmet üretme konusunda sıkıntı olmayacağını biliyorlar” diye konuştu.


     

    “BU İLÇEYİ İSTANBUL'UN EN GÜZEL İLÇESİ YAPABİLİRİZ"


     

    Başkan Uysal, “Sizler bu ilçede oturuyorsunuz ve ‘Büyükçekmece İstanbul’un en güzel ilçesi’ diyebiliyor musunuz?” şeklindeki açıklamalarına şöyle devam etti:


     

    “Büyükçekmece’nin bu kadar hizmetten yoksun mahallelerinin olabileceğini tahmin etmemiştim. Tepecik, Muratçeşme ve Türkoba’ya gittiğimiz zaman plan yok, alt yapı yok yani belediyecilik adına hiçbir şey yok.”


     

    Büyükçekmece’de birçok alanda hizmet eksikliği olduğunu hatırlatan Başkan Uysal, seçim adına her şeyi vaat ettiklerini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü, “Ama bizim her insana dokunan hizmetimiz olmak zorunda. Sosyal tesis yaparak sorunu çözüyoruz, sahil şeridinin düzenleyerek sorunu çözüyoruz. Çocuklara çocuk parkı yaparak annelerin sorunlarını da çözüyoruz. Gençler halı saha maçı için başka ilçelere gidiyor. Velhasıl biz her şeyi yapmak zorundayız. Büyükçekmece’nin potansiyeli her yerden daha iyi ve bu ilçeyi İstanbul’un en güzel ilçesi yapabiliriz. Millet Bahçesi yapacaksak en güzel yapabiliriz. Yatay mimari projesi yapacaksak en güzel uygulamayı burada yapabiliriz” dedi.


     

    Başkan Uysal, kentsel dönüşüm konusunda da vatandaşlarla omuz omuza olacaklarını ve kimse mağdur olmadan kentsel dönüşüme başlayabileceklerini ifade etti.



  • Çöpte bulunan köpek, engellilerin 'dostu' oldu

    Behçet DALMAZ/VAN,(DHA)- VAN'da çöp konteynerinin içerisinde ölüme terkedilmiş halde bulunan ve 'Dost' ismi verilen köpek, engellilerin gören gözü ve dostu oldu. 
    Van'ın merkez İpekyolu Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Akademisi, engelli vatandaşların yanısıra, toplumsal sorunlara da büyük önem veriyor. Van-Özalp Karayolu'ndaki çöplükte geçen Temmuz'da tellere bağlı halde çöp konteynerinin içerisinde fark edilen ve 'Dost' ismi verilen köpek, Van Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakım Evi'ndeki tedavisinin ardından İpekyolu Belediyesi Engelsiz Yaşam Akademesi'ne teslim edildi. Dost, kendisini gezdiren görme engelli Kadir Erdemir'e rehberlik ederken, diğer engelli kursiyerlerin de can yoldaşı olduğu.
    Görme Engelli Erdemir ve Bedensel Engelli Nihat Almaz ile Müzik öğretmeni Baran Atabay tarafından günün belirli saatlerinde simit, boğaça, mama verilip, su içirilerek büyük bir özenle beslenen Dost, eriştiği kilosu ile de oldukça sağlıklı durumda.
    'İLK GELDİĞİNDE YÜRÜYEMİYORDU'
    Engelsiz Yaşam Akademisi Müdürü Ömer Durmuş, geçen yıl 23 Temmuz'da belediye temizlik ekipleri tarafından tele bağlı vaziyette bulunan köpeği, tedavisinin ardından teslim alarak sahiplendiklerini belirterek, "Belediye ekipleri Dost'u ölüme terk edilmiş halde buldular. İşkenceye maruz kalan bu köpekle ilgili ulusal basında çıkan haberleri izleyince, ilçe kaymakamımız ve Belediye Başkan vekilimiz Cemil Öztürk'ün talimatıyla, köpeği teslim alıp, engelli kardeşlerimizle birlikte bakmaya başladık. Dost ilk bize geldiğinde hakikaten çok kötü bir durumdaydı. Yürüyemiyordu, mama bile yiyemiyordu, hayata karşı tabiri caizse küsmüş bir vaziyetteydi. Buradaki engelli kursiyerlerimizle birlikte Dostu koruma altına aldık. Şu an geldiği konum bambaşka. Dost canlısı bir hayvan oldu" dedi.
    'GÖRME ENGELLİLERİN GÖREN GÖZÜ OLDU'
    Dost'un engelli kursiyerlere rehberlik ettiğini de söyleyen Durmuş, "Görme engellilerimiz, Dost'u bahçede gezdirip oyun oynuyorlar. Dost, bir nevi görme engellerimizin gören gözü oldu. İlginç olan şey; Dost görme engelli bir kursiyerimizi, sarı bandın dışına çıkmadan rehberlik edip gezdiriyor. Tehlikeli alanlara girmeyip sarı bandı takip ediyor. Akademik olarak 35 farklı hizmet alanımız var. Sadece okul olarak değil, toplum sorunlarına da el atmaya başladık ve Dost ile bunu görmüş olduk. Aslında bakıma muhtaç hayvanları eğittimizde, baktığımızda çok güzel sonuçlar elde edebiliyoruz. Ölüme terk edilen köpeğimiz, görme ve bedensel engelli kursiyerlerimizin dostu olup, onların gören gözü oldu. Dost sağlığı ve aldığı kilosu itibariyle de gayet iyi. Eski ile yeni arasında bariz bir fark var" diye konuştu.
    FOTOĞRAFLI



  • Mesut Üner: Çatalca’yı baştan sona yenileyeceğiz

    İstanbul, (DHA) - AK Parti Çatalca Belediye Başkan adayı Mesut Üner, AK Parti belediyeciliği ile birlikte Çatalca’nın önce sosyal hayatını sonra şehircilik anlayışını baştan sona yenileyeceklerini belirtti.  
    "ÇATALCA’YA 2005-2009 DÖNEMİNDEN SONRA YATIRIM YAPILMADI"
    Seçim çalışmaları çerçevesinde Çatalca sakinleriyle buluşan AK Parti Çatalca Belediye Başkan adayı Mesut Üner, aday olma sebebini şöyle açıkladı:
    “Çatalca’nın son 15 yıllık geçmişine bakıldığında Çatalca’ya konulan tek taşın 2005 ve 2009 dönemleri arasında AK Parti tarafından getirilmiş olduğunu göreceksiniz. Biz hizmetin devam etmesini istiyoruz. AK Parti belediyeciliği ile bulvar yolundan doğal gazın gelmesine, okulların yenilenmesinden yeni okulların yapımına, okullarımızdaki kapalı spor salonlarından köy meydanlarındaki çeşmeye, camilerden pazar yerlerine kadar hepsini AK Parti belediyeciliği döneminde yaptık ve yapamadıklarımızı da İBB devam ettirdi. Bu hizmetlerin artık devamlılığını istiyorum. Vatandaşın kaldırım derdinden, yol derdinden kurtulduğu bir belediyecilik hayal ediyorum. Bu hayalimi gerçekleştirmek için aday oldum.”
    "PROJEMLERİ KAPI KAPI DOLAŞIP ANLATACAĞIZ"
    Çatalca’da her kesime ulaşmak ve herkese hizmet götürmek istediğini ifade eden AK Parti Çatalca Belediye Başkan adayı Mesut Üner, “Bizim hedef kitlemiz 7’den 70’e tüm Çatalca halkı, herkese ulaşmak istiyoruz. Tabi ki sosyal hayat eksikliği yaşayan gençlerimizi önemsiyorum. Sağlık sorunu yaşayan hastalarımızı, engelli kardeşlerimizi önemsiyorum. Dul, yetim kardeşlerimizi önemsiyorum. Yaşlılarımızı önemsiyorum. Herkese dokunacak projelerimiz mevcut, kapı kapı dolaşıp bu projelerimizi anlatacağız” dedi.
    MESUT ÜNER HAKKINDA:
    1975 İstanbul Muratbey’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Çatalca’da tamamlayan Mesut Üner, lisans eğitimini Uluslararası Amerikan Üniversitesi Mimarlık bölümünde aldıktan sonra mimar olarak mezun oldu. 1999 yılından itibaren imar ve şehircilik alanlarında çalışmaya başlayan Mesut Üner, 2009-2011 yılları arasında Büyükçekmece İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nde görev yaptı. 2014 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Çatalca Belediyesi'nde Meclis Üyesi oldu. Uzun süre aktif olarak futbolla ilgilenen Mesut Üner, Çatalca ilçesinde amatör futbol kulüplerinde de yöneticilik yaptı. 2018'de AK Parti 6. Olağan Kongresinde Çatalca İlçe Başkanı seçildi.



  • "Üstün yetenekli çocuklar da oyun oynamalı"

    İSTANBUL, (DHA)- ÜSTÜN yetenekli çocukların akademik becerilerini ve çeşitli yeteneklerini değerlendirmeye yönelik yönelik aktivitelerin önemini vurgulayan İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Psikolojik Danışman Aziz Zorlu, bu çocukların da akranları gibi oyun oynaması gerektiğini söyledi. Zorlu, “Çocuk için oyun, balık için su gibidir. Oyun, çocuğun içinden gelen motivasyonla yaptığı etkinliklerdir. Bazı aileler üstün yetenekli bireylere yönelik çalışmaları oyun olarak görmektedirler” dedi.

    Ortalamanın üzerinde bir kabiliyete sahip olmayı içeren üstün yeteneklilik genelde zekâ testinde 130’un üzerinde IQ skoruna sahip olan çocuklar olarak anlaşılıyor. Türkiye’de bulunan üstün yetenekli bireylerin sayısının tam olarak bilinmediğini ve bu çocukların akademik ihtiyaçlarını karşılamak için eğitimlerin önemli olduğunu ifade eden İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Psikolojik Danışman Aziz Zorlu, üstün yeteneklilerin tanılanma sürecinin de önemli olduğunu belirtti.

    "HER MERAKLI ÇOCUK ÜSTÜN YETENEKLİ DEĞİL"

    Çocuğun yaşıtlarına göre daha dikkatli ve meraklı olması, çok soru sorması, liderlik gibi vasıflar sergilemesinin aileler tarafından ‘üstün yetenek’ olarak adlandırıldığını belirten Dr. Zorlu, “Her meraklı çocuk üstün yetenekli değildir. Üstün yetenekli çocukların çok meraklı oldukları söylenir ancak her çocuk meraklıdır. Fakat üstün yetenekli çocukların merakı diğer çocuklardan daha iyi ayrışmıştır. Bilgi alt yapısına sahiptirler. Dinozorların sindirim sistemini sorabilirler. Bu normal gelişimdeki bir çocuğun soramayacağı sorudur. Bu yüzden üstün zekalı çocukların meraklı olduklarını söylemek yerine normal çocuklara göre daha iyi bir bilişsel kapasiteyi gösteren ve spesifikbir merak olduğunu söylemek gerekir” ifadelerini kullandı.

    Zorlu, “Üstün yetenekli bireylerin tüm gelişim alanlarının akranlarından oldukça erken olduğu söylenebilir. Bu duruma yürüme ve konuşma da dahildir. Okulda hızlı bir kavrama düzeyi vardır.  İyi bir kelime hazinesine sahip olurlar. Akranlarına göre oldukça iyi düzeyde kelimeler kullanırlar. Kendi duygu ve isteklerini çok rahat ifade edebilirler” diye konuştu.

    “ÇOCUKLARIN EN ÖNEMLİ İHTİYACI; OYUN”

    Çocukların en önemli ihtiyacının oyun olarak görüldüğünüve bu durumun üstün yetenekli çocuklar için de geçerli olduğunu belirten Zorlu, “Öncelikle bir çocuk oldukları gözden kaçırılmamalı ve oyunla ilgili ihtiyaçları da zamanında, yeterince ve sağlıklı bir şekilde karşılanmalıdır” dedi.

    “Üstün yetenekli çocuklarda görülen en büyük sorunlardan birisadece akademik, bilişsel, yeteneğe yönelik aktivitelerin içerilerinde bulunmalarıdır” diyen Zorlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu aktiviteler çok önemli, katkı sağlar bununla birlikte çocukların sosyal ve duygusal sorunlarını ortadan kaldırmaya ya da bu becerilerini geliştirmeye bir katkısı olmaz. Üstün yetenekli çocukların özelliklerine bakıldığı zaman daha hassas oldukları, riskleri daha kolay algıladıkları ve stres karşısında daha çabuk kaygılandıkları tespit ediyoruz.Her çocuğun oyuna ihtiyacı var, üstün yetenekli çocukların da buna ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Bu çocukların aynı akranları gibi zamanında, yeteri kadar ve serbest şekilde gerçekten oyun denilen etkinliklerde zaman geçirmeleri önemlidir. Bazı aileler üstün yetenekli bireylere yönelik çalışmaları oyun olarak görmektedirler. Bizim kast ettiğimiz oyun; çocuğun serbestçe, özgür olarak kendi içinden gelen motivasyonla oynadığıdır. Çocuk için oyun, balık için su gibidir.”

    TANILAMA SÜRECİNE DİKKAT!

    Üstün yetenekli bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak için en önemli sürecin ‘tanılama’ olduğuna vurgu yapan Zorlu, “Zekâ testleri çok tartışılan bir konudur. Türkiye’de çocuklara tanılama yaparken, zekâ testlerinde üstün yetenekli olduğu tespit edilen birçok çocuk güncel testlerle tekrar değerlendirmede normal ya da normalüstü düzeyde çıkıyor. Üstün yetenekli çocuğun da diğer testlerde normal ya da normalüstü çıktığını ve üstün yetenekle ilgili programlardan yararlanamadığıyla karşılaşabiliyoruz” dedi.

    “Üstün yetenekliliği belirlemede zekâ testleri önemli bir yere sahip olmakla birlikte tek kıstas olarak görülmemelidir.  Çünkü üstün zekâlılık çok boyutlu bir yapı olarak görülmelidir” diyen Zorlu, “Stanford Binet ve Wisc-R testleri en çok kullanılan testler arasında ancak çok eski testler. Günümüz çocuklarının normlarını karşılamıyor. Bu testlerle yapılan değerlendirmeler çocukları tam olarak tanılayamıyor. Güncel testlerle birlikte çocukları daha sağlıklı değerlendirmeye başladık. Daha iyi sonuçlar almaya başladık. Wisc  4 testi ile sonuçlardan şu an daha eminiz” diye konuştu.

    Dr. Aziz Zorlu, tanılama sürecinin ardından çocukların yeteneklerinin değerlendirilebileceği programlar düzenlenmesi gerektiği tavsiyesinde bulundu.